Fonksiyonel gıdada ihracat atağı

Mor ekmek ve baklava gibi sağlıklı ürünlere yoğunlaşan Sankara, meyve ve sebze biyobileşenlerini saflaştırarak ortaya çıkardığı toz ürünleriyle yurtdışı kanallarını genişletiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yener KARADENİZ/İSTANBUL

Koronavirüs salgını ile birlikte gıda sektörünün stratejik konumu öne çıkarken, bu süreçte sektörün başarılı girişimleri de ön plana çıktı. Bunlardan biri de İstanbul Üniversitesi Teknokent’te faaliyet gösteren Sankara Beyin ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi. Kurucusu Prof. Dr. İhsan Kara öncülüğünde, meyve ve sebzeleri saflaştırarak birçok hastalığa iyi gelen fonksiyonel gıdalar elde eden şirket, bu ürünleri ihraç da ediyor. Şirketin en fazla bilinen ürünü ise Mormiks. Ekşi siyah dut, nar, yaban mersini, siyah havuç ve böğürtlen gibi meyvelerin saflaştırılmasıyla elde edilen toz ürünün başta şeker hastalığı olmak üzere birçok kronik rahatsızlığa iyi geldiği belirtiliyor. Tarım Bakanlığı onayı da bulunan Mormiks ile ekmek, baklava ve son olarak simit de üretildi.

Ekmek ve baklava morardı

Koronavirüs salgını sürecinde şeker ve kalp rahatsızlığı gibi kronik hastalığı olan ve özellikle yüksek risk grubundaki vatandaşlara da ürünü ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. İhsan Kara, “Koronavirüs diyabet gibi kronik hastalığı olan insanlar için daha büyük risk teşkil ediyor. Ölüm oranı en fazla diyabeti olan, kalp damar rahatsızlığı olan yaşı ilerlemiş insanlarda gerçekleşti. Bu hastalıktan onları korumanın yolu da diyabetli insanların sayısını azaltmaktan geçiyor. Ürün diyabetin bütün komplikasyonlarını kullanım süresine bağlı olarak neredeyse kapatıyor, azaltıyor, ortadan kaldırıyor” dedi. Bu kapsamda Fırıncılar Odası ve Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği ile gerçekleştirilen işbirliği ile mor ekmek ve mor baklava gibi ürünler de geliştirildi.

Olgunlaşmış ürünler daha az faydalı

Fonksiyonel gıda alanında Türkiye’de faaliyet gösteren tek girişim olduklarını dile getiren Prof. Dr. Kara, laboratuvarda ilk olarak zeytinyağının içindeki biyobileşenlerin saflaştırılması ile elde edilen ürünü geliştirdiklerini ve bunu BTA ile havalimanlarında 4 yıl boyunca sattıklarını anlattı. Ürün ayrıca Almanya, İsveç gibi ülkelere de ihraç edildi.

Sankara Beyin ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi’nin halihazırda geliştirilmiş 8 ürünü bulunuyor. Bu ürünlerin 4’ünün ruhsatı alınmış durumda. Kara, olgunlaşmamış meyve ve sebzelerin besin değerinin olgunlaşanlara göre daha fazla olduğunu söylerken, “Sağlık açısından tarlada bazı üretimlerin anlamı aslında bulunmuyor. Genelde olgun meyve ve sebzeler maalesef faydası az moleküller içeriyor. Çünkü bitkiler küçükken daha fazla besin değeri barındırır” diye konuştu. Öte yandan meyvesuyu şirketlerinin atıkları olan nar, elma, vişne, şeftali, domatesin son derece yararlı moleküller barındırdığını dile getiren Kara, “Safl aştırma olmadığı için bu servetleri yitiriyoruz. Bu yüzden genç ölüyoruz veya hastalıklı yaşıyoruz” açıklamasında bulundu.

Yurtdışı bayilik çalışmaları sürüyor

Prof. Dr. İhsan Kara, ürünleri ile ilgili yurtdışından aldık talebin önemli oranda arttığını söyledi. Kara, “Kuzey Avrupa ülkelerinin bayiliğini almak isteyen bir girişimci ile konuşuyoruz. Ayrıca İspanya, Portekiz, ABD ve İtalya ile de bayilikler için çalışmalarımız devam ediyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çalışmaya başladık” dedi. İstanbul Üniversitesi Teknokent’te faaliyet gösteren Sankara Beyin ve Biyoteknoloji Araştırma Merkezi, şu an 3.100 metrekare alanda 10 laboratuvar ve 2 üretim merkezi ve 30 kişilik ekibi ile çalışmalarına devam ediyor