'Gelir Vergisi'nde artış tek adamlık şirketleri artırır'

TBMM’de komisyona bugün gelmesi beklenen Vergi Paketi ile ilgili tartışmalar sürüyor. Paketin, Gelir Vergisi’ndeki artış nedeniyle tek kişilik şirket sayısını artıracağı, vergi borcu nedeniyle dijital hizmet sağlayıcılarına erişim sıkıntısı yaşanabileceği öne sürülüyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ferit PARLAK

“Yeni Vergi Yükümlülükleri Taslağı”nın bugün Meclis Plan Bütçe Komisyonu’na gelmesi bekleniyor. Vergi paketi olarak bilinen düzenleme ile ilgili farklı taraflardan yankılar gelmeye devam ediyor. Başkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Vergi Uzmanı Dr. Ozan Bingöl, “Maaşlı çalışanlar haricindekilerin, bu uygulamadan dolayı tek kişilik şirket kurup ertesi gün kurumlar vergisi mükellefi olması içten bile değil. Kurumlar vergisinin oranının yüzde 22 olduğu düşünüldüğünde, tek kişilik şirket kaçınılmaz oluyor” dedi.

Mali güce göre vergilendirmenin sosyal devletin vergi adaleti ile ilgili ilkesi olduğuna vurgu yapan Bingöl, “Mesele sadece belirli bir gelir grubundan, belirli bir kişi grubundan, belirli bir zümreden çok vergi alınması ya da az vergi alınması meselesi değil. Asıl mesele ödeme gücü ilkesinin ve Anayasa’nın 73. maddesinin göz ardı edilmeden daha adil bir vergi sistemi inşa edilmesi” diye konuştu.

“Beyannameli mükellef sayısı arttırılamaz”

Toplam vergi gelirleri içerisinde yüzde 21’e yakın paya sahip olan Gelir Vergisi’nin, büyük bir kısmının (yüzde 94) stopaj yoluyla elde edildiğini ve Gelir Vergisi tahsilatında neredeyse tamamına yakın payın maaşlı çalışanlardan yani bordrolulardan toplandığını dile getiren Bingöl, şunları söyledi: “Bu nedenle Gelir Vergisi artışı, bekleneni veremeyecek. Ayrıca Gelir Vergisi’nde maaşlı çalışanlar (ücretli) haricindeki kazançların bu uygulamadan dolayı tek kişilik şirket kurup ertesi gün kurumlar vergisi mükellefi olması içten bile değil. Aynı kanun teklifinde Kurumlar Vergisi’nin yüzde 18’e kadar düşürüleceğini düşündüğümüzde artık tek kişilik şirket kaçınılmaz olmaktadır. Yapılacak uygulamayla beyannameli mükellefiyet sayısı arttırılamayacağı gibi yük yine işçinin, emekçinin ve maaşlı çalışan bordroluların üzerine kalacaktır.”

“Az kazanana yönelik düzenleme yok”

Tasarının ‘az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi’ şeklinde duyurulduğuna dikkat çeken Bingöl, “Çok kazanana ilişkin birkaç düzenleme var ama, az kazanana ilişkin iyileştirme yok. Asgari ücret vergi dışı kalmalı. Dilim 30 binden başlamalı. Verginin fiskal amacı dışındaki amaçları da dikkate alınmalı” dedi.

“Etki analizi yapılmalı”

Etki analizinin yapılması gerekliliğinin altını çizen Bingöl, “Yapılan düzenlemelerden ne kadar vergi geliri hedeflendiği, hangi kesimi etkileyeceği, ne tür yeni yükler getireceği, örneğin konaklama vergisinin turizm sektörü üzerindeki etkisine ilişkin herhangi bir düzenleyici etki analizi mutlaka yapılmalı” şeklinde konuştu.

"Kiralamada kurunun yanında yaş da yanıyor"

İşletmede kullanılan binek otomobillerin amortisman ve giderlerine sınırlama getirilmesi ile kurunun yanında yaşın da yanacağını öne süren Bingöl, “Kiralama yoluyla edinilen otomobillerin aylık kira bedelinin 5 bin 500 TL’ye kadarlık kısmı gider yazılabilecek. Satın alınan binek otomobilin iktisabına ilişkin ÖTV ve KDV toplamının 115 bin TL’ye kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilecek. Konuyu düzenleyen maddenin gerekçesinde giderlerin tamamı yerine belli bir kısmının indirim olarak kazancın tespitinde dikkate alınmasının nedeni olarak mükelleflerin binek otomobilleri şahsi ihtiyaçlarında kullanmaları ve suistimal edebilme durumları gösteriliyor” dedi. Suistimal gerekçesi ile böyle bir düzenlemenin “kolay vergicilik” olduğunu dile getiren Bingöl, “Bazı kişiler suistimal ettiği için gerçekten işletmede kullanılan binek otomobillerin giderleri kazançtan indirilemeyecek. Sınır 5 bin 500 TL olduğunda suistimal önlenmiş olacak mıdır? Hayır ” şeklinde konuştu.

“Devlete düşen, suistimali azaltmak için hakkı olanların elinden de indirim hakkını almak değil” diyen Bingöl, “Trafik denetimleri, maliyenin yol denetimleri ile işletme adına kayıtlı araçlara yönelik denetim yapınız. Konunun, SGK ve vergi boyutu ve cezalarını uygulayınız. Bakın suiistimaller nasıl önleniyor. Örneğin, sevgilisine işletme üzerinden araç kiralayıp verenler, böyle bir tespit sonrası böyle bir riski göze alabilir mi?” diye konuştu.

“Vergi borcu nedeniyle erişilemeyecek dijital hizmet sağlayıcıları olacak”

Dijital hizmetlerin sunum şeklinden kaynaklı vergi kayıplarını önlemek için AB’nin çok uzun süredir konu üzerinde çalıştığını belirten Dr. Ozan Bingöl, “Fransa bu çabayı somut hale getirmiş ve hasılat üzerinden yüzde 3 dijital hizmet vergisini hayata geçirmiştir. Kanun teklifinde dijital hizmet vergisinin oranı, Türkiye’de elde edilen hasılatın yüzde 7.5’i olarak öngörülmüş. Cumhurbaşkanı bu oranı yüzde 15’e kadar çıkarmaya veya yüzde 1’e kadar indirmeye yetkili” diye konuştu. Dijital hizmet vergisinin dijital dünyanın zorlaması olduğunu ifade eden Bingöl, “Gerekli bir vergi. Ancak, oranı konusunda dünya genelinden yüksek oran belirlenmesi söz konusu. Teklifteki oranın Plan ve Bütçe Komisyonu veya Genel Kurul görüşmeleri sırasında değişikliğe uğraması muhtemel. Söz konusu vergiler ödenmez ise dijital hizmet sağlayıcısının kullanımı erişime engellenecektir. Belki de önümüzdeki günlerde, vergi nedeniyle erişemeyeceğimiz dijital hizmet sağlayıcıları olacak” açıklamalarını yaptı.

Etiketler