Gong bu sefer finansal okuryazarlık için çaldı

Finansal bilinç ve tasarruf kültürünü artırmayı hedefleyen Küresel Para Haftası, Borsa İstanbul’da düzenlenen gong töreniyle yapıldı. Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, uygulanan ekonomi programıyla 'kararlı bir dezenflasyon süreci' yürüttüğünü belirterek 2025’te ekonominin yüzde 3,6 büyüdüğünü ve milli gelirin 1,6 trilyon dolara ulaştığını söyledi.

Gong bu sefer finansal okuryazarlık için çaldı

Finansal okuryazarlığı artırmak, erken yaşta finansal bilinç kazan­dırmak, finansal sisteme gü­veni ve katılımı artırmak gibi amaçlarla 2012 yılında başla­tılan ve 2018’den bu yana Eko­nomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) öncülüğünde yürütülen Küresel Para Haf­tası, 176 ülkede eş zamanlı dü­zenleniyor. Türkiye koordi­nasyonunu Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yaptığı Kü­resel Para Haftası’nın açılış etkinliği için Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, Borsa İstan­bul ve Türkiye Sermaye Piya­saları Birliği (TSPB) iş birli­ğinde gong töreni düzenlendi. Üniversite öğrencilerinin ka­tıldığı törende konuşan Hazi­ne ve Maliye Bakan Yardımcı­sı Osman Çelik, her yıl dünya­nın birçok ülkesinde kutlanan Küresel Para Haftası’nın top­lumun tüm kesimlerinde fi­nansal bilinç ve farkındalığın artırmasını hedefleyen önem­li bir uluslararası girişim oldu­ğunu söyledi. Çelik, finansal okuryazarlık kavramının yal­nızca bireylerin bütçelerini daha iyi yönetmelerini sağla­madığını kaydederek, “Finan­sal okuryazarlık aynı zamanda sağlıklı, güvenilir ve kapsayıcı bir finansal sistemin yapı taş­larındandır. Bu kavram ülke­miz açısından da yadsınamaz bir öneme sahiptir” dedi.

Osman Çelik, son yıllarda dünya ekonomisinin artan je­opolitik gerilimler ve küresel finansal koşullardaki sıkılaş­ma gibi zorluklarla karşı kar­şıya kaldığını belirterek, Tür­kiye ekonomisinin küresel tüm olumsuzluklara rağmen uygulanan ekonomi progra­mı sayesinde önemli mesa­feler kat ettiğini söyledi. Ka­rarlı bir dezenflasyon süreci yürüttüklerinin altını çizen Çelik, sözlerini şöyle tamam­ladı: “Uygulanan para politi­kası, makro ihtiyati tedbirler ve mali disiplin sayesinde fi­nansal istikrar güçlenmiş, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmıştır. Bu sü­reçte ekonomimiz büyümesi­ni sürdürmüş, 2025’te yüzde 3,6 büyümüştür. Böylece mil­li gelirimiz aynı yıl 1,6 trilyon dolar, kişi başına gelirimiz ise 18 bin dolar seviyelerine gel­miştir. Bir yandan ekonomi­miz büyürken diğer yandan is­tihdamımız güçlü olarak sey­rini korumaktadır.”

“Gençlerin parayı anlaması ve yönetmesi oldukça önemli”

Türkiye Cumhuriyet Mer­kez Bankası (TCMB) Başka­nı Fatih Karahan da toplum­da her bireyin erken yaşlardan itibaren finansal konularda farkındalığa sahip olmasının ve doğru kararlar verebilme­sinin finansal istikrar için ol­dukça önemli olduğunu be­lirterek, Küresel Para Hafta­sı’nın da bu kapsamda her yıl tüm dünyada finansal okurya­zarlığın önemine vurgu yaptı­ğını söyledi. Gençlerin para­yı anlamasının, yönetmesinin ve geleceğini planlamasının oldukça önemli olduğunu di­le getiren Karahan, “Çünkü fi­nansal konularda bilinçli bi­reyler demek, daha güçlü bi­reyler, daha güçlü kurumlar ve daha güçlü bir ekonomi de­mek” diye konuştu. Paranın alışveriş kolaylığı, tasarruf imkanı ve fiyat karşılaştırma­sı imkanı sağladığını kayde­den Karahan, paranın bu iş­levlerini yerine getirmemesi halinde ticaretin, tasarrufun ve ekonomik kararların zor­laştığını, yüksek enflasyon dö­neminde bunların yaşandığı­nı anlattı. Karahan, enflasyon ortamında insanların parayı elde tutmak yerine harcamak, döviz almak ya da başka var­lıklarda değerlendirmek iste­diğini dile getirerek, bu dav­ranış toplum geneline yayıl­dığında tasarrufun azaldığını, yatırımın zorlaştığını ve eko­nomik dengenin bozulduğunu söyledi.

Kısa sürede yüksek kazanç tehlikesi

Enflasyonun günlük hayatı bir parçası olduğunu ve etki­lerinin sadece fiyatlarla sınırlı olmadığını dile getiren Kara­han, sözlerini şöyle sürdürdü: “Enflasyon aynı zamanda top­lumun refahını çok derinden etkiler. Sağlıklı bir ekonomi­de kaynakların çoğu üretime, yatırıma ve yenilikçi alanlara yönelir. Bu sayede yeni işlet­meler kurulur, yeni teknolo­jiler geliştirilir, yeni istihdam alanları oluşur. Ama yüksek enflasyon ortamında insanlar çoğu zaman yatırıma değil, ta­sarruflarını korumaya odakla­nır. Bu da ekonomik büyümeyi olumsuz etkiler.” Finansal sis­temde yaşanan dijitalleşme­nin büyük kolaylıklar sağla­manın yanı sıra bazı yeni risk­leri de beraberinde getirdiğini kaydeden Karahan, “Çok kısa sürede yüksek kazanç vade­den önerilere karşı dikkatli ol­mak gerekiyor. Çünkü finan­sal nitelikte aldatma amaçlı yöntemler de dijital ortamda hızla yayılabiliyor” şeklinde konuştu.

“Hiçbir suretle yüksek kazanç vaatlerine inanmamalıyız”

SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise Küresel Para Haf­tası’nın, çocuklara ve genç­lere erken yaşlardan itiba­ren bilinçli yatırım yapmanın önemini vurgulamak, tasar­ruf alışkanlığı kazandırmak, emek ve üretimin değerini anlatmak gibi pek çok konu­nun konuşulduğu ve tartışıldı­ğı bir farkındalık kampanya­sı olduğunu söyledi. Finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik kendilerinin yaptığı çalışmalardan bahseden Gö­nül, “Çocukluk yaşlarından başlayarak özellikle gençlerin ilk para kazanmaya başlaya­cağı zamanlara kadar kazanı­lan paranın biriktirilmesi ve harcanılması noktasında far­kındalığın artırılması için ge­rekli eğitimleri vererek bu­nu yaygınlaştırmaya çalışı­yoruz” dedi. Bu nedenle 2026 temasını ‘Akıllı Para’ olarak belirlediklerini aktaran Gö­nül, “Akıllı parayı kullanmak, akılcı bir biçimde kullanmak önem taşıyor. Hiçbir suret­le yüksek kazanç vaatlerine inanmamamız ve bu tür spe­külatif hareketlerden uzak durulması gerektiğini defa­larca söyledik.” ifadesini kul­landı. Gönül, finansal okurya­zarlığın artırılmasının öne­mine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Kurulumuz ile Milli Eğitim Bakanlığı Ye­nilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından Küresel Para Haftası kapsa­mında hayata geçirilen proje­lerimizle yaklaşık 18 milyon gence ulaşmayı planlıyoruz.”

TSPB Yönetim Kurulu Baş­kanı Pamir Karagöz de 2012 yılında başlatılan Küresel Pa­ra Haftası etkinlikleri kapsa­mında bugüne kadar 176 ül­kede 71 milyon çocuk ve gen­ce ulaşılarak onlara finansal okuryazarlık konusunda çok değerli bir farkındalık tohumu ekildiğini söyledi. Karagöz, şu değerlendirmelerde bulundu: “Amacımız çok net; gençleri­mize kaynakları doğru kullan­mayı, bilinçli tüketimi, tasar­ruf kültürünü ve girişimci bir bakış açısını daha küçük yaş­lardan itibaren aşılamak.”

 Açığa satış yasağı devam edecek

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına ve kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına ilişkin tedbir ve uygulamalara 27 Mart seans sonuna kadar devam edilmesini kararlaştırdı. SPK, konuya ilişkin duyuru yayımladı. Buna göre, Kurul, Borsa İstanbul AŞ pay piyasalarında açığa satış işlemlerinin yasaklanmasına, kredili sermaye piyasası işlemlerinin devamı süresince öz kaynak oranının esnetilerek uygulanmasına ilişkin tedbir ve uygulamalara 27 Mart seans sonuna kadar devam edilmesine karar verdi.