23 °C

Hammaddede korumacıklık ihracata engel

Dünya ile rekabet eden iklimlendirme sektörü hammadde alımındaki uygulamadan şikayetçi.

Hammaddede korumacıklık ihracata engel

Yeşim ARDIÇ

Avrupa’da enerji verimliliği için yayımlanan yeni yönetmeliklerin iklimlendirme pazarına ivme kazandıracağını bildiren İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, sektörün dünyadaki yıllık ticaret hacminin 505 milyar doları aştığını söyledi. Afrika pazarı ile bu hacmin daha da artacağını ifade eden Şanal, Türkiye'nin bu gelişmeleri, stratejik bir planlama ile fırsata çevirip, ihracatta 12 milyar doları aşabileceğini savundu. Hammaddeye uygulanan gümrük vergileri hakkında konuşan Şanal "Bizim sektörümüzde ürünün kendisi sıfır vergiyle giriyor. Hammadde olarak kullandığımız ürünlere ise koruma koyuluyor. Tamamen yanlış bir politika. Hammaddede korumacılık ihracatımızı geriye götürür. Teknolojik gelişmenin de önünde engel" diye konuştu. Avrupa’da enerji verimliliği için yayımlanan yeni yönetmelikler ve Afrika pazarının da devreye girmesiyle iklimlendirme pazarına ivme kazandıracağını bildiren İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, “Gümrük vergileri ile hammadde olarak kullandığımız ürünlere koruma koyuluyor. Hammaddede korumacılık ihracatımızı geriye götürür. Yarı mamullerin de korumacı kuralların içerisine girmemesi lazım” dedi.

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şanal, Avrupa’da enerji verimliliğine yönelik yayımlanan yeni yönetmeliklerin iklimlendirme pazarı ve sektörünü farklı bir boyuta taşıyacağına dikkat çekerek, “Sektörün Dünyadaki yıllık ticaret hacmi 505 milyar doları aştı. Avrupa’daki yönetmelik değişiklikleri ve Afrika pazarının devreye girmesiyle bu hacim çok daha yükselecek. Bu gelişmeyi, stratejik bir planlama ile fırsata çevirip, ihracatta 12 milyar doları aşabiliriz.” dedi.

Ar-Ge sayesinde ithalatın düştüğüne ve sektörel dış ticaret açığının sıfırlandığına vurgu yapan Şanal, kamu mal alımı ihalelerinde ve kamu yapım işi ihalelerinde yerli ürün kullanımını teşvik eden yasal düzenlemenin tüm bürokrasi tarafından uygulanması halinde, ticaret fazlası vermeye başlayacaklarını kaydetti. DÜNYA Gazetesi Ankara Sohbetlerine konuk olan Şanal, Temsilcimiz Ferit Parlak’ın sorularını cevaplandırdı.

İhracatta önümüzdeki döneme yönelik hedefleriniz neler?

Tüm planlarımız bu yönde. Avrupa’da enerji verimliliğine yönelik yönetmelik değişikliği, kullanılan ve eskiyen iklimlendirme ürünlerinin değişimini zorunlu kılıyor. Bu bizim için fırsat. Ayrıca Afrika’da yaptığımız çalışmaların geri dönüşünü almaya başladık. Bu da ciddi bir fırsat oldu. Tüm bu gelişmeler ve önceki gün açıklanan Sanayi Stratejisi, sektörün ihracatına ciddi bir ivme sağlayacak. ÖTV ve hammaddeye gümrük vergisi gibi problemler çözülürse 2023 yılında 12 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşacağımızı düşünüyoruz.

İthalatta durum nasıl?

Bu yıl ayrıca Mısır ,Güney Afrika, Kolombiya, Peru iş heyetleri düzenleyip bu ülkelerdeki iş hacmimizi arttırmaya çalışıyoruz. Sene sonuna kadar 4 farklı ülkeye daha iş heyetlerimiz olacak.

Yabancı yatırımcıların Türkiye’de yatırım yapma isteğinde olduğu ifade ediliyor. Gerçekliği var mıdır?

Yabancının Türkiye’ye ilgisi artarak devam ediyor. Yeni yatırımlar yapılıyor. Yatırım için araştırma yapanlar var. 3.5 saat uçuşla Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Balkanlar, Avrasya, Rusya gibi ülkelere ulaşabileceği için Türkiye’yi düşünenler var. Maliyet avantajları için düşünenler var. Teknolojik olarak güçlü bir alt yapımız var. Çok iyi mühendis ve teknik elemanlarımız olmaya başladı. Ar-Ge’de ciddi yol kat ettik. Bunlar yabancı yatırımcıyı çekiyor. Ayrıca iç Pazar büyüklüğümüzde yabancı yatırımcıya cazip geliyor.

Enerji verimliliği sağlayan ürünler önemli Enerjinin verimsiz kullanımı Türkiye’de de sorun. Sizin ürünler de başı çekiyor galiba. İsrafı nasıl önleriz?

Şu anda sanayi dışı elektrik tüketiminin yüzde 70’ini, iç hava kalitesi, ısıtma soğutma havalandırma gibi konforumuz için kullanıyoruz. Maalesef buradaki israf hat safhada. Yüzde 45 gibi hesaplanıyor. Tabii ki enerji verimliliği sağlayan ürünler önemli ama en hızlı çözüm, mevcut binalarımızda ısı yalıtımını en üst seviyede yapmaktır. İsrafı bu yolla önleyebiliriz.

Bu yıl fuar için 15 bine yakın rezervasyon yapıldı Türkiye’de düzenlediğiniz fuarın, tüm dünyada bilinirliği ve saygınlığı da arttı. Bu yıl için beklentiniz nedir?

Sektör olarak organize ettiğimiz fuar (ISK SODEX), Avrupa’nın 2’inci, dünyanın 3’üncü büyük fuarı haline geldi. Globalde ciddi tanıtımlar yapıyoruz. Geçen sene düzenlediğimiz fuara Afrika’dan, Asya’dan, Avrupa’dan 10 bine yakın yabancı ziyaretçi gelmişti. Bu yıl 2-5 Ekim tarihleri asında yapılacak olan fuarımız için şu ana kadar 15 bine yakın rezervasyon yapıldı. 100 binin üzerinde de toplam ziyaretçi olacağını tahmin ediyoruz. Bu inanılmaz bir rakam ve bu turist sayısını ve otellerin doluluk oranını da artıracak bir gelişme. Yani, diğer sektörlere de katkı sunuyoruz bu fuarla.

Kamu ihalelerinde, yerli malı tercihine yönelik Başbakanlık Genelgesi var. Uygulanıyor mu?

Yerli malı tercihine yönelik Tebliğ var. Kamu tarafından ihalesi yapılan yapım işlerinde Bilim Sanayi Bakanlığı ve Çevre Ve Şehircilik Bakanlığının yayınladığı yerli malı kullanımı zorunlu ürünler listesi mevcut. Fakat uygulanmıyor çünkü uygulamaya yönelik kontrol sistemi yok. Uygulamadığınız zaman bir cezası yok. Sistemin revize edilmesi lazım. Birçok kamu kuruluşu yapım işi ihalesi yapıyor. Biri tercih ediyor, diğeri etmiyor. Kişiden kişiye değişiyor yani. Bu ihalelerin yapım sürecindeki süreci tek merkez üzerinden, yani, Kamu İhale Kurumu (KİK) üzerinden yerli malı kullanımı şartını takip ettirirsek problemi çözer, yerli malı tercihini artırabiliriz.

Teknik şartnamenin çıkmasını bekliyoruz Teknik şartnameyle ilgili ne durumdayız?

Teknik şartname konusunda tüm paydaşlarımızla çalışıyoruz. En son modern bir binanın iklimlendirme projesinin nasıl yapılacağı, hangi cihazların ne şekilde kullanılacağı konusunda çalışma yapıp, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na takdim ettik. Çıkmasını bekliyoruz. Şu anda yapılan binalarda, şartname standartları 60’lı yılların şartları. Yaptığımızla teknik şartname arasında uçurum var. Güncellenmesini ve herkes tarafından uygulanmasını istiyoruz. İşte pay ölçer bunlardan bir tanesi, enerji verimliliği bir tanesi.

Eğitim konusunda çalışmalarınız olduğunu biliyorum. Ve bu çalışmalar sonucunda teknik seviye oldukça yükseldi. Bu alanda hedefiniz nedir?

Eğitimi çok önemsiyoruz. Teknik liselerde, yüksekokullarda, üniversitelerde en iyi öğrencileri yetiştirebilmek için burslar veriyoruz. Öğrencilere koçluk yapıyoruz, sektör toplantılarına çağırıyoruz, özel ve uzun süreli staj programları uyguluyoruz. Ve kaliteli eleman yetiştiriyoruz. Bunun sonucunda örneğin Türkiye’deki üretilen ve Kolombiya’ya satılan büyük süpermarket dolaplarını, Türkiye’de, teknik elemanlarımızın çalıştığı bir merkezden kontrol ediyoruz. Avustralya’daki süpermarketi Türkiye’deki teknik elemanlarımız kontrol ediyor.

Endüstriyel amaçlı sistemlerde ÖTV olmasın

ÖTV konusu da yıllardır çözüm beklediğiniz bir konu. Var mı bir gelişme?

Evet, ÖTV konusu yıllardır kanayan yaramız. Bir türlü çözemedik. İklimlendirme her alanda ihtiyaç duyulan, zorunluluğu olan bir sektör. Tüm ürünlerimiz, yatırım ürünlerinden oluşuyor. Yatırım yaparken ekstra ÖTV ödemek zorunda kalınıyor ve yatırımı zorlaştırmış oluyoruz. Örneğin şofbende ÖTV var, kombide yok. Ticari tip market soğutucularında tek beden olursa ÖTV var, ayrık olursa yok. Mini çamaşır makinesinde ÖTV var, oysaki endüstriyel tip olarak adlandırılan 8 kg’den kapasitesinden büyük çamaşır makinalarında ÖTV yok. Bizim isteğimiz bu. Ayıralım, doğru tarif yapalım. Bireysel klimalarda ÖTV olsun. Merkezi sistem ve endüstriyel amaçlı büyük iklimlendirme sistem cihazlarında ÖTV olmasın.

2017 yılında Türkiye’nin genel ithalatı yüzde 17 artarken, iklimlendirme sektörünün ithalatı yüzde 1 geriledi. 2018 ve 2019’da da bu düşüş devam etti. Ar-Ge merkezi sayısının son 3 yılda 25’i aşması; firmalarımızın geliştirdikleri ürünlerle rekabet gücünü artırması ithalattaki düşüşün nedeni.

2 yıldır ihracatta KG fiyatı da artıyordu. Sizde de gerileme var mı bu yıl?

Son 6 yıllık periyotta, ihracat büyümemiz Türkiye genelinin üzerinde oldu. Dünya ticaret hacmi 505 milyar doları aştı. Avrupa ve Afrika ile bu hacim çok daha büyüyecek. Bizim pastadan aldığımız pay ise yüzde 1 civarında. Kısa vadedeki hedefimiz bu oranı yüzde 1.5’e çıkarmak. KG’de 2018 ortalamamız 4.6 dolar oldu. 2017’de 4.1 dolardı. Bizim için önemli hedeflerden birisi de kilogramda birim fiyatı 5 dolarların üzerine çıkarmak.

Yıl sonuna kadar 4 farklı ülkeye daha iş heyetleri düzenlenecek Afrika’da ki çalışmalar ne durumda? Hedefte yeni pazarlar var mı?

Göreve gelir gelmez yurtdışı pazarlarımızı geliştirebilmek için neler yapabiliriz diye çalışmalar yaptık. Afrika gelişmekte olan ülke sayısının fazlalığı nedeniyle öne çıktı. Orada da Tanzanya, Nijerya, Cezayir, Etiyopya ve Gana’yı öncelikli ülkeler olarak belirleyip, ‘model’ olarak Tanzanya’da çalışma başlattık. Ülkenin Ticaret odaları ve Müteahhitler Birliği gibi STK’larının temsilcileriyle görüştük. İhtiyaçlarını ve taleplerini dinledik. Ve o toplantılar sonucunda sadece iklimlendirme sektöründe değil gıda, sulama, depolama sektörlerinde de işbirliği yapmak istediklerini gördük. Ticaret Bakanlığımız ve büyükelçiliğimiz başta olmak üzere orada ki STK’ların da destekleriyle Tanzanya medyasında ve bilbordlarında tanıtımlar yaptık. Geri dönüşleri çok olumlu. Gana, Nijerya, Cezayir ve Etiyopya’da aynı modeli uyguluyoruz.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap