25 °C

'Hedef, 5 milyar $'lık ticaret hacmi'

80 milyona ulaşan nüfusu ile Türkiye'nin Malezyalı iş insanlarına geniş pazar yarattığını kaydeden Büyükelçi Wahab, Malezya'nın da ekonomik büyüklüğü 2.5 trilyon doları bulunan ASEAN bölgesi ve diğer STA'larla Türk firmalara büyük fırsatlar sunduğunu söyledi.

'Hedef, 5 milyar $'lık ticaret hacmi'

İNAN MUTLU

Malezya'nın Ankara Büyükelçisi Abd Razak Abdul Wahab, Malezya'nın da içinde yer aldığı ekonomik büyüklüğü 2.5 trilyon doları bulunan ASEAN bölgesinin kapılarının Türklere açık olduğunu söyledi. Türkiye'nin önemli miktarda açık verdiği kauçuğun ülkelerinde rahatlıkla üretilebileceğini dile getiren Wahab, Malezya'da daha fazla Türk görmek istediklerini bildirdi. Ankara Sohbetleri'ne konuk olan Abd Razak Abdul Wahab, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak'ın sorularını cevaplandırdı.

- Malezya, Çin gibi bölgedeki büyük Asya ekonomileri arasında yüksek rekabetçiliğini nasıl sürdürüyor?

Malezya'nın sırrı, diğer bölge ülkelerinin aksine ekonomisini ucuz emek üzerine değil, yüksek teknoloji üzerine kurmasıdır. Malezyalı iş insanları yüksek teknolojinin önemini çok erken fark ederek buna yatırım yapmaya başladılar. Malezyalı şirketler ucuz emeğe değil, makinalara yatırım yapıyorlar. Dahası, Malezya'da işçi ücretleri görece yüksektir. Malezya'nın bir diğer avantajı iyi ve gelişmiş bir eğitim sistemine sahip olmasıdır. Malezya'da hemen herkes İngilizce bilmektedir. Dolayısıyla, Malezya'ya yatırım yapacak firmalar işgücünün eğitimi için ekstra bir çabaya girmek zorunda kalmazlar. Malezya, 1960'larda tarım ve birincil tüketim mallarına bağımlı olan bir ülkeden, bugün yüksek teknolojiye dayanan, bilgi temelli ve sermaye yoğun ihracatçı bir ülke haline gelmiştir. Son olarak uluslararası şirketlerle işbirliği yapmaya hazır bir iş dünyasının olduğunu da belirtmeliyiz.

- Malezya'da yatırımı cazip kılan unsurlar nelerdir?

Malezya'da çeşitli kanunlarla; Ar-Ge, eğitim ve çevre koruma faaliyetlerinin yanı sıra imalat, tarım, turizm ve onaylanmış hizmet sektörlerini kapsayan teşvikler verilmektedir. İmalat ve hizmet sektörlerinde yatırım yapan şirketler için temel vergi teşviki Öncü Statü ve Yatırım Vergi İndirimi'dir. Bu teşvikler 5 ila 10 yıl arasında değişen aralıklarla kısmi ya da tam vergi muafiyeti sunuyor. Vergi teşvikleri yalnızca yatırımın desteklenmesi için bir damladır. Vergilerin dışında, Malezya iyi gelişmiş altyapısı/ ağı, iş dünyasına yakın hükümeti, eğitimli emek gücü 50 yıllık güçlü sanayi altyapısı, istikrarlı bankacılık sistemi, yaşam kalitesi ve ekonomik istikrar gibi karşılaştırmalı üstünlükleri yoluyla yatırımcıları cezp etmeye devam ediyor.

- Malezya'da Türk yatırımcılara önerebileceğiniz farklı sektörler var mı?

Tüm Malezyalıların uygun fiyatlı konuta erişimi amacıyla 1980'li yıllarda başlayan çalışmalar, bugün de zaman zaman devam ediyor. Malezya inşaat sektörü yabancı müteahhitlere açıktır. Türk müteahhitlik firmaları, ekonomik olarak güçlü Malezyalı firmalarla ortaklıklar geliştirerek yalnızca Malezya'da değil, üçüncü ülkelerde de inşaat projelerine girip bu projeleri hayata geçirebilirler.

Malezya yatırım destek çabalarında artık daha seçici ve daha hedef odaklı bir haldedir. Hedefimiz yüksek teknolojili, yüksek katma değerli, bilgi yoğun, yetenek yoğun, ihracat odaklı, sermaye yoğun, tasarım ve Ar-Ge yoğun, GSMH'ya yüksek katkılı ve yerel sanayilerle güçlü bağlara sahip yatırımları teşvik etmektir. Aynı zamanda var olan sanayi kuruluşlarını düşük katma değerli ürün ve hizmetlerden daha yüksek katma değerli, daha bilgi yoğun faaliyetlere ve sermaye yoğun yatırımlara yönelmeleri için cesaretlendiriyoruz.

- Türkiye ve Malezya arasındaki ekonomik ilişkilerin geleceği hakkında beklentileriniz nelerdir?

Türkiye ile Malezya arasında kökeni 15'inci yüzyıla kadar uzanan ilişkiler, bugün de gelişerek ilerlemektedir. Bu ilişkiler yalnızca hükümetler arasındaki ilişkilerle sınırlı değildir, özel sektör, eğitim kurumları, sivil toplum ve iki ülke insanları arasındaki ilişkiler de gelişmektedir. Var olan işbirliği her iki ülke siyasetçilerinin yüksek temsilli ziyaretleri ile pekişmektedir ve ayrıca iki ülke, BM, Bağlantısızlar Hareketi, İİÖ ve D-8 içerisinde de yakın işbirliği içerisindedir.

Sayın Erdoğan'ın 9-10 Ocak 2014 tarihlerinde Malezya'yı ziyareti sırasında imzalanan Stratejik İşbirliği Çerçevesi Ortak Deklarasyonu'nun imzalanması ile birlikte, iki ülke ilişkileri stratejik bir seviyeye yükseldi. Karşılıklı Başbakanların ziyaretlerinde 1,5 milyar dolar olan ticaret hacminin 5 yıl içerisinde 5 milyar dolara çıkarılmasının önemine vurgu yapıldı. Bu çerçevede, Ankara'da Serbest Ticaret Antlaşması 17 Nisan 2014'de imzalandı ve 1 Ağustos 2015'de yürürlüğe girdi.

2016 yılında Malezya ve Türkiye arasında toplam ticaret 8.42 milyar Ringit'ti (2.02 milyar dolar) ve bu 2015 yılındaki 5.61 milyar Ringit'e göre (1.43 milyar dolar) göre yüzde 50,2'lik bir artışa denk geliyor.

Dahası, Ocak-Kasım 2017 döneminde, Malezya ve Türkiye arasındaki ticaret yüzde 54,1 artarak 11,2 milyar ringite (2,6 milyar dolar) ulaştı. 2016 yılı aynı dönemde ticaret hacmi 7,3 milyar ringitti. (2.3 milyar dolar). İhracat 2016 yılı rakamlarına göre yüzde 59,3 artarak 9,8 milyar ringite (2,3 milyar dolar) ulaşırken, ithalatta yüzde 26 artarak 1,4 milyar ringit (300 milyon dolar) olarak gerçekleşti.

Türkiye, 80 milyona ulaşan nüfusu ile Malezyalı iş insanlarına geniş pazar fırsatları sunuyor. Benzer bir şekilde Malezya'da ASEAN ve diğer STA'lar ile Türk iş insanlarına büyük fırsatlar sunuyor. Daha önce de belirttiğim gibi, Türkiye ve Malezya birbirlerini önemli ortaklar olarak görüyorlar. Birçok yerde çok fazla Türk'ün Malezya'yı bildiği ve yakınlık hissettiğini gözlemleme fırsatım oldu. Malezyalılar da Türkiye'yi aynı oranda biliyorlar. Geçen sene 49 bin 255 Malezyalı Türkiye'yi ziyaret etmişken, 13 bin 29 Türk de Malezya'yı ziyaret etmiş. Türkleri Malezya'da daha fazla görmek istiyoruz.

"Malezya Türkiye için ASEAN ülkeleri ve Asya'ya açılan bir kapı"

- Türkiye, Ağustos 2017'de ASEAN ile sektörel diyalog ortağı oldu. Bu tür bir ortaklık nasıl fırsatlar ortaya çıkarır?

Türkiye'nin son on yılda ASEAN üyesi ülkeler ile ekonomik, siyasi ve kültürel bağları hızlı bir şekilde gelişti. İlk kurumsal ilişkiler 1999 yılında kuruldu, ancak Türkiye ile ASEAN arasında 2010 yılında imzalanan Dostluk Antlaşması bir dönüm noktasıdır. 2013 yılından beri, Türkiye ASEAN başkanlığının daveti üzerine ASEAN Liderler Zirvesi'ne ve Dışişleri Bakanları Toplantıları'na misafir ülke olarak katılmaktadır. 2016 yılında Türkiye'nin ASEAN ülkeleri ile 8.8 milyar dolarlık bir ticaret hacmi vardı. Son on yılda Türkiye ve ASEAN ülkeleri arasındaki ticaret dörde katlandı. Türkiye'yi yalnızca Avrupa'ya değil, aynı zamanda Orta Asya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya bir kapı olarak gören ve Malezya'yı da özellikle ASEAN ülkeleri ve Asya'ya bir kapı olarak gören çok sayıda analiz bulunmaktadır. Ben de bunun gerçek olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de, iş gruplarının sırasıyla Türkiye ve Malezya'nın sahip oldukları bu özel konumlarından faydalanmaları gerektiğine inanıyorum. 625 milyon nüfusa sahip 10 ülkeden oluşan ve 2016 yılında toplam 2.5 trilyon dolar GSYH'ye sahip olan ASEAN küresel ekonomi için hızlı büyüyen bir güç merkezidir. ASEAN Malezya'nın dönem başkanlığında 2015 yılında bir birlik haline geldi. Keşfedilmeyi bekleyen birçok ekonomik potansiyel ile birlikte ortak pazar olma yolunda ilerliyor. Uluslararası ticaretin sağlıklı işlemesi adına bölgesel entegrasyonun yapı olması gerektiğine inanıyoruz. Böylelikle, bölgesel ticaretin serbestleşmesi küresel ticaretin serbetleşmesine katkı sunabilir. ASEAN ve Türkiye, iktisadi ve ticari bağları daha da geliştirmek açısından büyük fırsatlar sunmaktadırlar. Türkiye'nin Sektörel Diyalog Ortağı olması önemli oranda iktisadi işbirliğinin geliştirilmesi olasılığını geliştirmektedir.

"İslami finansta öne çıkıyoruz"

- Malezya ekonomisinin genel yapısını değerlendirebilir misiniz? Hangi sektörler öne çıkıyor?

1969'da ekonomi çok fazla tarıma bağımlı haldeydi. Bugün ise imalat sanayi çok daha fazla katkıda bulunuyor. Yıllar içerisinde, Malezya yarı iletkenler, kimyasallar ve kimyasal ürünler, tıbbi kullan atlar ve araçlar, işlenmiş gıda, inşaat malzemeleri, sağlık, eğitim, altyüklenicilik, enformasyon ve iletişim teknolojileri, petrol ve gaz, havacılık ve mühendislik hizmetlerinde önde gelen ihracatçılardan biri olarak uluslararası arz zinciri içerisine kendini bütünleştirdi. Malezya ayrıca küresel helal pazarında da lider ülkelerden birisidir. Ülkedeki helal ürün ihracatçılarının sayısının 2020 yılında bin 600 şirkete ulaşması beklenmektedir. Helal ürünlerin ihracatı sadece yiyecek ve içecek sektörü ile sınırlı değildir ve gıda dışı sektörleri de içermektedir. İslami iş hizmetleri sektöründe, İslami fi nans alanında dünyadaki önemli ülkelerden biri olarak Malezya tanınmaktadır ve bu sayede de ülke bir küresel finans merkezi haline gelmiştir.

"Kauçuk açığını kapatabilirsiniz"

- Türk ekonomisinin kauçuğa olan bağımlılığı düşünüldüğünde, Türk üreticilerin ülkenizde kauçuk üretimi yapmaları mümkün müdür?

Türk firmalar hiçbir kısıtlama olmadan Malezya'da kauçuk üretmek için imalat faaliyetleri yürütmek amacıyla bir tesisin yüzde yüz hissesine sahip olabilirler. İmalat tesislerinin kurulması MIDA'dan alınacak bir üretim lisansına bağlıdır. Malezya kauçuk sanayisi iyi şekilde oluşturulmuştur ve Latex ürünler, lastikler, lastik yan ürünleri ve sanayi ve genel kauçuk ürünleri olarak kategorize edilebilirler. Kauçuk ürünleri dışında, Türk şirketlerin yatırım yapabilecekleri olası alanlar kimyasallar ve kimyasal ürünler, tıbbi araçlar ve eczacılık, otomotiv, havacılık, havacılık bakım, makine ve donanım, teknik tekstil, sağlık hizmetleri, gıda işleme ve gıda içerikleri, hotel ve turizm, İslami Finans, eğitim ve öğretim ve lojistik gibi sektörleri içermektedir.

- Malezyalı firmaların Türkiye'deki yatırımlarını değerlendirir misiniz?

Şu anda, Türkiye Acıbadem Hastanesi, Sabiha Gökçen Havaalanı, Acıbadem Sigorta gibi şirketlerde yaklaşık 2.63 milyar dolara yaklaşan hisse sahibi olan Khazanah Türkiye Bölgesel Ofi si de dâhil bir dizi Malezyalı şirkete ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Felda FGV Türkiye'de FELDA IFFCO adıyla 20 milyon dolar değerinde Palmyağı ürünleri yatırımına sahiptir. En son yatırım Tenaga Nasional Berhad (TNB) tarafından GAMA Enerji hisselerinin yüzde 30'unun 225 milyon dolara satın alınması ile gerçekleştirildi. Bu da Türkiye'deki Malezyalı yatırımcıların sağlık, havayolu yönetimi, sigorta, enerji, petrol ve gaz gibi çok farklı sektörlerde yatırım çeşitliliğine sahip olduklarını gösteriyor. Ayrıca Türkiye'de gayrimenkul, onarım ve bakım, eğitim ve turizm sektörlerinde hizmetler sunan çeşitli Malezyalı fi rmalar mevcuttur.

Ucuzlukla değil eğitim sayesinde rekabet...

FERİT PARLAK

En rekabetçi ülkeler sıralamasında Çin, Güney Kore, Fransa, İtalya gibi ülkeleri geride bırakarak ilk 20'ye giren ve her yıl bir üst sıraya geçme çabası gösterip, bunu başaran Malezya'nın Ankara Büyükelçisi Abd Razak Abdul Wahab ile bu başarının püf noktalarını ve Türkiye ile ilişkileri konuştuk. "Eğitim" diyerek başlıyor söze Büyükelçi ve, "Her Malezyalı en az bir yabancı dil bilir" deyip ekliyor, "Eğitim sayesinde emek pahalıdır bizde ama rekabetçidir."… "Ucuz emekle değil, teknoloji sayesinde rekabette üstünüz" cümlesiyle de olması gerekene ışık tutuyor. Türkiye ile ticaret hacmine gelince, Malezya'da, müteahhitlik sektörü ve Türkiye'nin hammadde nedeniyle ithalatının yüksek olduğu bazı ürünlerde, Türk yatırımcısına fırsat anlamına gelen potansiyelin olduğunu vurguluyor. Maliyetleri düşürebilecek bu çağrıya da kulak kabartmak gerekiyor.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.