Hürmüz krizi petrol akışını durdurdu, OPEC+ artışları gölgede kaldı

Orta Doğu'da çatışmalar yeniden patlak verirken İran bir kez daha Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu. Hürmüz'deki kriz ve artan belirsizlik petrol piyasalarını altüst etmeye devam ederken OPEC+ grubunun üretim artışı da gölgede kaldı.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Hürmüz krizi petrol akışını durdurdu, OPEC+ artışları gölgede kaldı

Suudi Arabistan, Rusya, Irak, Kuveyt, Kazakistan, Cezayir ve Umman'dan oluşan OPEC+, savaşın başından bu yana dördüncü kez üretim artışı kararı almış ve temmuz için toplam petrol üretimini günlük 188 bin varil artıracağını açıklamıştı.

Ancak Hürmüz Boğazı'nın bir kez daha kapanması ile bu üretim artışına rağmen arz krizini dizginleyemedi. Bu süreçte, bazı kilit OPEC+ grubu üyesi ülkeler tam kapasite tedarik sağlayamazken BAE'nin 1 Mayıs'ta OPEC'ten ayrılması krizi daha da derinleştirdi.

Üretimde sert düşüş

OPEC'in son yayımlanan petrol piyasası raporuna göre, OPEC+ grubunun günlük ham petrol üretimi martta 34 milyon 929 bin varil, nisanda 33 milyon 190 bin varil olarak gerçekleşti. Bu miktar şubatta 42 milyon 772 bin varil olarak kayıtlara geçmişti.

Şubat ayında 42,7 milyon varil olan OPEC+ günlük üretimi, martta 34,9 milyon varile, nisanda ise 33,1 milyon varile geriledi. En sert düşüşler Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve BAE gibi büyük üreticilerde görüldü. Mart ve nisanda yaşanan bu kayıplar, bölgedeki çatışmaların etkisiyle derinleşirken, bazı ülkelerde sınırlı toparlanma olsa da genel üretim düşüşü sürdü.

Kriz 2027'nin ilk çeyreğine kadar sürecek

Bağımsız petrol piyasası analisti Gaurav Sharma,OPEC+ grubunun Orta Doğu'daki bazı üyelerinin bölgedeki gelişmeler nedeniyle seyirci konumunda kaldığını söyledi.

ABD/İsrail-İran Savaşı'ndan bu yana açıklanan günlük yaklaşık 600 bin varil üretim artışının uygulanabilirliğine ilişkin konuşan Sharma, "Barış sağlansa bile, OPEC'e bağlı Orta Doğu tedarikçilerinden gelen arzın normale dönmesi en az 2027'nin ilk çeyreğine kadar sürecektir. Daha geniş kapsamlı OPEC+ bünyesinde ise kota veya üretim hacmine uyum büyük ölçüde sembolik kalmakta. Çünkü üretimi artırmakta hala zorluklarla karşılaşılmakta" değerlendirmesinde bulundu.

OPEC+ grubu üretim kararlarının petrol fiyatlarına etkisine de değinen Sharma, "Bu karar kısa vadede pek bir fark yaratmayacak, ancak barış sağlanırsa 2027'de önemli sonuçlar doğurabilir. Piyasadaki durum, OPEC+ grubu ve BAE gibi eski üyelerin de ABD, Kanada, Brezilya, Norveç ve Guyana'ya dahil olarak küresel petrol piyasasına daha yüksek miktarda petrol sürmesiyle yeniden arz fazlasına dönebilir." ifadelerini kullandı.

"Kararın fiziksel etkisi neredeyse sıfır"

Norveç merkezli araştırma kuruluşu Rystad Energy Jeopolitik Analiz Başkanı Jorge Leon da "Hürmüz Boğazı kapalıyken, asıl mesele OPEC+ grubunun kağıt üzerindeki kotaları artırıp artırmaması değil, ilave varillerin gerçekten piyasaya ulaşıp ulaşamayacağı." dedi.

Leon, günlük 188 bin varillik üretim artışına devam etme kararının grubun gönüllü kesintilerin ilk aşamasını eylüle kadar, hatta daha erken bir tarihte geri almaya devam edeceğine işaret ettiğini belirterek, "Mevcut piyasa koşullarında bu kararın fiziksel etkisi neredeyse sıfır olacaktır." şeklinde konuştu.

Rusya baskı altında

Bunun sadece Körfez bölgesindeki ülkelere özgü bir ihracat sorunu olmadığının da altını çizen Leon, şunları kaydetti:

"Rusya da giderek artan bir baskı altında. Yeni kotası günlük yaklaşık 9,82 milyon varile çıkacak olsa da, ülke mayıs ayında yalnızca günlük yaklaşık 9,2 milyon varil üretim yaptı. Bunda petrol altyapısına yönelik artan dron saldırıları da etkili. Yeni kotanın günlük yaklaşık 600 bin varil altında kalan bu üretim açığı, hem altyapıya yönelik saldırıların oluşturduğu hasarı hem de mevcut çatışmadan önce başlayan yapısal üretim kapasitesindeki yıpranmayı yansıtıyor. Son artış, OPEC+ hedefleri ile Rusya'nın fiili üretim kapasitesi arasındaki farkın daha da açığa çıkmasına yol açacaktır."

Kaynak: Anadolu Ajansı - AA