İkinci dalgayı kaldıramayız!

Fabrikalarda alınan önlemlerin sokakta karşılık bulamadığına dikkat çeken iş dünyası, salgında "ikinci dalga" uyarısı yaptı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DÜNYA

Tüm dünyada koronavirüs salgınında iyi sınav veren ülkeler arasında gösterilen Türkiye’de vaka sayısı son birkaç gündür yeniden artışa geçti. Konuyla ilgili endişelerini dile getiren iş dünyası, “İkinci dalgayı kaldıramayız” dedi. Kendilerinin çalışanları ve toplum sağlığı için fabrika ve şirketlerinde her türlü önlemi aldıklarını dile getiren iş dünyası temsilcileri, “Ancak kamuya açık alanlarda aynı hassasiyet gösterilmiyor. Sokaklar maske çöplüğüne dönüyor. Aldığımız tedbirler sokakta karşılık bulmuyor. Sosyal mesafe, kişisel hijyen, sosyal mesafe ve maske takma zorunluluğu gibi önlemler sokakta da yaygınlaşmazsa ikinci dalga kaçınılmaz olur ve ekonomi bunu kaldırmaz” mesajını verdi.

“Sokakta maske zorunlu olmalı”

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, bu kapsamda sokakta maske takılmasının zorunlu olması gerektiğine dikkat çekti. Öksüz, “Bu süreçte oturma düzeninin değiştirilmesi, maske takma ve iş ortamında hijyenin artırılması gibi önlemler alındı. Ancak insanların maskesiz hiç salgın yokmuş gibi sokağa çıkması bizleri endişelendiriyor. Salgının artışından etkilenen firmalar var” dedi. Salgının ilk dalgasında sektörün ihracatının yüzde 50 oranında düştüğünü, yeni yeni artışa geçtiğini aktaran Öksüz, “Bu süreçte kısa çalışma ödenekleri de önemli oranda destekleyici oldu. Ancak yeniden ikinci bir dalgayı kaldıramayız. Bu nedenle sokakta da maske takılması zorunlu hale getirilmeli” açıklamasını yaptı.

“Ceza korkusu gerekiyor”

Konuyla ilgili bir uyarı da 460 şirket ve 200 binden fazla çalışanı temsil eden Taşıt Araçları Tedarik sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca’dan geldi. Vaka sayısındaki artışı ve sokaklardaki durumu “ilginç” olarak niteleyen Kanca, TAYSAD üyesi şirketlerde maske ile çalışma mecburiyetinin devam ettiğini ve yüzde 99 oranında bu kurala uyulduğuna dikkat çekti. TAYSAD Başkanı Kanca, “Fakat bakıyorsunuz sokakta, çarşıda, sahilde insanların yüzde 70’i maskesiz. Toplumsal baskı yetmiyor. Sokakta birisine ‘maskeni neden takmıyorsun’ denilemiyor. Bizde bu kültür yok. En doğrusu maske takma zorunluluğunun devlet eli ile uygulanması ve bunun takibinin yapılması. Bizim vatandaşımız ceza yeme korkusu ile maske takar. Hastalık tek başına yetmiyor. Ceza korkusu olması gerekiyor” diye konuştu.

“Pandemi maliyetlerimizi artırdı”

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün de 18 Mart’tan bu yana uygulamaya başladıkları önlemlere istisnasız şekilde devam ettiklerinin altını çizerek bunun tüm sektör için aynı zamanda önemli bir maliyet kalemi haline geldiğini anlattı. Yenigün, şöyle konuştu: “1 Haziran sonrası normalleşme süreci bizler için büyük bir risk yaratmaya başladı. Çalışanlarımız şirkette daha emniyetli bir ortamda olduklarını düşünüyorum. Pandeminin ortadan kalkacağı güne kadar da bu şekilde devam edeceğiz. Sonbahar ile birlikte Türkiye’de ve Avrupa’da ikinci bir dalganın oluşması durumunda ekonominin çok ciddi bir şekilde etkileneceğini düşünüyorum. Buna karşı da hazırlıklarımız var.”

“Faturası çok ağır olabilir”

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Başkan Başkanı Ziya Özalp de, pandeminin önüne ancak ülkedeki her bireyin azami dikkat ve önlemi sayesinde geçilebileceğine dikkat çekti. Özalp, “Normalleşme sürecinde geri gitmemiz, ülkemiz için ekonomik olarak çok daha ağır faturalar getirecektir” dedi. Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği Başkanı İnan Ekici ise özellikle yoğun mobilitenin olduğu sabah işe gidiş ve akşam iş dönüşü saatlerine dikkat çekerek, çalışanlar dışındakilerin mümkün olduğunca toplu taşımayı kullanmamasının salgının tamamen kontrol altına alınmasında önemli katkıları olacağını belirtti.

“Sorumlular tedbirsiz insanlar”

Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran da tedbirsiz davranılması halinde koronavirüsün daha büyük bir dalga ile geleceğini ve o zaman virüsün küçük bir sorun olarak kalacağına dikkat çekti. Dalgakıran, “İkinci dalga gelirse ekonomi büyük bir darbe alır. İşletmelerin yeniden kapatılmasını bu ekonomi kaldıramaz. Bunun sebebi de tedbirsiz insanlar olacak. Bu tehdit ile karşı karşıyayız. Herkes bilinçli olmak zorunda. Olmayanlara da görüldüğü yerde ağır yaptırımlar uygulanmalı” diye konuştu. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Basın sözcüsü Erkan Yağcı ise herkesin Sağlık Bakanlığı’nın uyarıları ve tavsiyelerine uyması gerektiğini belirterek, “Maske ve sosyal mesafe bu hastalık için elzem. Sonuçta bu her şeyden önce bir vatandaşlık görevi” dedi.

"Bakanlık önlemleri uygulanmalı"

Lojistik sektörü de koronavirüs salgınından en fazla etkilenen sektörlerden biri. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Emre Eldener, bu kapsamda üyeleri, sektör mensupları ve vatandaşlara çağrıda bulundu. Eldener, “Önümüzdeki süreçte, sosyal hayattaki normalleşme adımlarının getirdiği fazla rahatlamaya kanmadan, Sağlık Bakanlığı’nın öngördüğü tüm önlemleri işyerlerinde ve çalışanları için ciddi biçimde uygulamaya devam ederek, ekonomik faaliyetlerini en verimli ve en az maliyetle yürütmelerini öneriyoruz” diye konuştu.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Müberra Eresin ise pandemi sürecinin çok iyi yürütüldüğüne dikkat çekerek, sektör olarak kendilerinin de tüm önlemleri aldıklarını söyledi. Eresin, “Salgının önlenmesi için verilen emeklerin, gösterilen çabaların heba olmaması için ve bütün sıkıntıların boşuna çekilmiş olmaması için rehavete kapılmayalım, geleceği hızla yeniden kazanalım ” dedi.

TÜBİSAD Başkanı Kübra Erman Karaca da, “Tedbirsiz davranırsak, olası bir ikinci dalganın ülke ekonomisine yansıması maalesef hiç iyi olmayacaktır. Tüm vatandaşların tedbirlere dikkat etmesi büyük önem taşıyor” yorumunda bulundu.

"Gevşemeye izin vermemeliyiz"

Anadolu Grubu şirketlerinden Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, şirket dışında kamuya açık alanlarda görülen gevşemeye fabrika ve ofislerde kesinlikle izin vermediklerinin altını çizerek, “Kuşkusuz şirket dışındaki hayatın da bizdekine benzer kurallarla gerçekleşmesini istiyoruz. Gevşemeye izin vermemeliyiz. Bilim Kurulu ve Sağlık Bakanlığı hep referansımız olmalı” diye konuştu.

"Kredi açıldı, iyi değerlendirilmeli"

Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Sinan Öncel, 1 Haziran itibari ile mağazalarda sosyal mesafeden ateş ölçerlere, maskeden dezenfektasyona kadar önemli tedbirleri hayata geçirdiklerini söyledi. Bu süreçte azalan vaka sayısı nedeni ile devletin vatandaşlarına bir kredi verdiğini ve bunun iyi kullanılması gerektiğine dikkat çeken Öncel, “Devlet vatandaşlara uyarılarda bulunarak ekonomik hayatın devamı için bir kredi açtı. Vatandaşların bu krediyi iyi değerlendirmesi lazım. Ancak şu an artan vaka sayısı durumun vehametini ortaya koyuyor. Bundan sonraki süreçte maske kullanımı, sosyal mesafe olmazsa olmaz olmalı ve uygulamayanlara ağır ceza getirilmeli” dedi.

"Sokaklarda dezenfeksiyon noktaları olmalı"

İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Adil Pelister ise son dönemde artan vaka sayısının test sayısındaki artıştan da kaynaklı olabileceğini belirterek yine de rehavete kapılmamak gerektiğini söyledi. Pelister, “Tamamen izolasyonlu hayattan izolasyonun sınırlı şekilde yaşandığı hayata geçiyoruz. Bu aşamada bu artışlar gayet normal ama halkın rehavete kapılmaması gerekiyor. Bu süreçte sokaklara dezenfektasyon noktaları kurulmalı, sosyal mesafe gibi önlemler alınmalı. Sağlık Bakanlığı her gün uyarılarda bulunuyor” dedi. Pelister, kendilerinin de sektör olarak her türlü önlemi dikkatle uyguladıklarını söyledi.