"IMF kaynağı ve para basma seçeneği değerlendirilsin"

Özel sektöre nakit akışı sağlanmasını ve desteklerin hayata geçmesini isteyen iş insanları, IMF’den kredi kullanılması ve kontrollü para basılması seçeneklerinin hükümetin masasında olması gerektiğini savundu. Ekonomi Bilim Kurulu oluşturulması da talepler arasında.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esra ÖZARFAT

BURSA - Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) ile Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) online basın toplantısında Bursa basınıyla bir araya geldi. Bugün özel sektörün hiç olmadığı kadar devlet desteğine ihtiyaç duyduğunu dile getiren MARSİFED Başkanı Ramazan Kaya, “Ekonomiye bir an önce taze para girmesi gerekiyor. Yoksa hasarın boyutu çok daha büyük olacak. KOBİ’lere öncelik verilmeli” dedi. Ekonomik koordinasyonun sağlanması için STK’ların, TÜSİAD, MÜSİAD gibi iş insanları derneklerinin, TOBB’un, işçi ve işveren sendikalarının, üniversitelerin bulunduğu bir Ekonomi Bilim Kurulu oluşturulması gerektiğini öne süren Kaya, “Bu kurulun salgın sonrası süreçte de görev yapmasında fayda görüyoruz. Bütün paydaşlar ortak noktada birleşebilir. Bu dönem birlik ve beraberlik içinde olmamız gereken en hassas dönemlerden. Özel sektörün hiç olmadığı kadar devletin desteğine ihtiyacı var. Bunu da Ekonomi Bilim Kurulu koordinasyonuyla sağlayabiliriz” değerlendirmesini yaptı.

“Kontrollü şekilde para basmak uygun olabilir”

Kısa Çalışma Ödeneği’ne başvuran firmaların hala bu desteklerden somut şekilde yararlanamadığını kaydeden Ramazan Kaya, sürecin özellikle çalışanlar açısından hızlandırılması gerektiğini bildirdi. Kaya, açıklanan önceliklerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. IMF’den kullanılacak kredi ile uygun şartlarla döviz açığının belirli bir bölümünün karşılanabileceğini aktaran Ramazan Kaya şunları söyledi, “Bunu göz ardı etmememiz lazım. Diğer yandan da kontrollü bir şekilde para basmak uygun olabilir. Bunun sakıncaları var ama kavgada yumruk sayısı aranmaz. Şu anda biz gemiyi bir karaya çıkartalım. Para basmanın enflasyona yansımaları olabilir ama en az hasarla atlatabilmek adına bu tür handikapları var diye bu gibi seçenekleri göz ardı etmememiz lazım.”

“TOBB ve TİM kasasındaki parayı kullandırmalı”

Toplantıda konuşan BUSİAD Başkanı Ergun Hadi Türkay da, normalleşme sürecinin beklenenden uzun sürebileceğine işaret ederek, “Neredeyse bir aydır işler tamamen durmuş vaziyette. Bugün çarkları çeviriyoruz desek, insanların normal tüketime dönmesi yurtiçi ve yurtdışında epey bir zaman alır. Bu süresinde de eldeki para tükenecek. En hızlı şekilde para arzının sağlanması gerekir. Bunun için devletin para basması yahut da IMF’den ucuz borçlanmaya gidilmesi seçeneklerinin masada olması gerekir. Zor zamanları atlatmamız gerekiyor” diye konuştu.

Destekler noktasında kısıtlı imkanlar nedeniyle hükümetin girişimlerinin tek başına yeterli olmayacağını savunan TOBB ve TİM gibi kuruluşların da üyelerine düşük faizle kasalarındaki parayı kullandırması gerektiğini ifade etti. Kısa Çalışma Ödeneği ve ücretsiz izin konusundaki devlet desteklerini olumlu bulduklarını belirten Türkay, bu imkanların iş barışını bozmayacak şekilde genişletilmesi, bürokrasinin azaltılması gerektiğini söyledi.

“Otomotiv nakitte ciddi sıkıntı yaşayacak”

Özellikle otomotiv sektöründe temmuz ayına kadar nakit akışında ciddi sıkıntılar yaşanacağını belirten MARSİFED Başkanı Ramazan Kaya, “Otomotiv 60 gün vade ile çalışıyor. Mayıs başında çalışmaya başlayan bir firmanın ana sanayiden, yan sanayiden ödemesini alabilmesi temmuz ayını bulacak. Dolayısıyla o iki ay nakit akışında ciddi sıkıntılar yaşanacak. Taze para girişi olmazsa ekonomimiz havale geçirecek. Telafi si mümkün olmayan hasarlarla karşılaşacağız. Önümüzdeki süreçte karşılıksız çeklerde ve senetlerde de artışlar olacak” şeklinde konuştu.

“Firmalarımızı yabancılara kaptırmayalım”

Salgın sürecinin uzaması halinde özellikle KOBİ’lerin el değiştirme ve kapanmaya varacak sıkıntılarla karşılaşacağının altını çizen Ergun Hadi Türkay, “En fazla zararı KOBİ’ler görecek. Öyle bir noktaya gelinecek ki büyük firmaların bir bölümü küçük firmaları yutacak. Örneğin Almanya, Alman şirketler dışında zayıf şirketlerin satın alınmaması konusunda bir dizi önlem aldı. Bizim de bu süreçte firmalarımızı yabancılara kaptırmamız lazım” diye konuştu. Salgın sürecinde tarımın da ilk sırada değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Türkay, tarımsal alanda çalışmanın özendirilmesi, kooperatifçiliğin desteklenmesi, arazi toplulaştırmalarının yapılarak tarımda ölçek ekonomisinin kurgulanması gerektiğine vurgu yaptı.