Irak’taki konjonktür, Türkiye’nin gübre ihracatını artırdı

Irak’ta yaşanan toplumsal olaylar nedeniyle Basra üzerinden yapılan ithalatın azalması, ülkedeki devlet sübvansiyonlarında yaşanan sıkıntılar ve mevsimsel nedenlerle 2019’da Türkiye’den Irak’a yapılan gübre ihracatı arttı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Eray ŞEN

İskenderun merkezli olarak Irak ve Romanya’daki şirketleriyle birlikte dış ticaret alanında faaliyet gösteren Savra İthalat İhracat ve Lojistik A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Şimşek “Sektörden elde edilen saha verilerine göre 2019 yılında Irak’a yapılan gübre ihracatının 50 Milyon ABD Dolarını geçmesi beklenmektedir” bilgisini verdi. Bu rakam geçen yıl 30 milyon dolardı.

Yusuf Şimşek, 2004’ten bu yana Irak pazarı ile Irak ve Türkiye arasında ticari ve hizmet faaliyetleri yürüttüklerini, 2019 yılında 65 bin ton tahıl ve 40 bin tonu aşan gübre satışı gerçekleştirdiklerini kaydetti. Ticaretini yaptıkları ürünlerin başta Irak olmak üzere bölge ülkelerinden gelen talep doğrultusunda şekillendiğini belirten Şimşek “Irak, petrol gelirine dayalı ve ülke tarım politikasının gübre, tohum, ilaç, tarım aletleri ve makineler gibi sektör girdilerinin kontrolü ve sübvansiyonundan oluştuğu bir ülkedir. Halkının yüzde 75’inin sadece tarımla geçindiği bir ülke olarak, gübre tüketimi konusunda potansiyeli olan, devlet eliyle sübvansiyon ve gelir desteği sayesinde bu potansiyelin talebe dönüşebildiği önemli bir pazardır. Ülkemizde gübre sektörü, ihracat odaklı olmamasına rağmen, firmalarımız Irak gübre pazarında coğrafi ve lojistik avantajı ve uygun maliyetli nakliye hizmetiyle yer almaktadır” dedi.

Türkiye’de 2017 yılında 602 bin ton olan gübre ihracatının, benzer şekilde tarımın önem taşıdığı diğer ülkelere göre düşük olduğuna dikkat çeken Şimşek “Bunun da en önemli nedenleri arasında; iç pazara yönelik ürün üretilmesi, hammadde kaynağı bakımından dışa bağımlı olunması, gübrenin mevsimselliği, üretim maliyetlerinin yüksekliği ve özellikle de azotlu gübrelerde ihracatçı ülkelerle rekabet edebilme şansının bulunmamasıdır” diye konuştu. Türkiye’de hammadde kaynakları bulunmadığından kimyasal gübre sektörünün yüzde 90’ın üzerinde dışa bağımlı olduğunu dile getiren Şimşek “TÜİK verilerine göre 2015 yılında Türkiye'nin gübre ihracatı 134.4 milyon dolar iken bu rakam 2018'de 251.4 milyon dolara yükselmiştir. Ülkemiz gübre ihracatında ilk sırayı 30.6 milyon ABD doları ile Irak almaktadır. Irak’ın ardından gübre ihracatında Ukrayna, İspanya, Romanya ve Fas gelmektedir” bilgisini verdi.

Coğrafi ve lojistik avantaj ile ihracat geliri artırılabilir

Gübre üretiminde yetersiz ve ithalata bağımlı bir durum olsa da doğalgazda olduğu gibi, coğrafi ve lojistik avantaj kullanılarak Türkiye’nin ihracat gelirini artırabileceğini ifade eden Şimşek “Dahilde işleme rejimi kapsamında ağırlıklı olarak Rusya’dan ithal edilen buğdayın ülkemizde un üretiminde kullanılması ve bu unun başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere önemli un ithalatçısı ülkelere ihraç edilmesi örneğinde olduğu gibi, gübrede de benzer bir sistemin teşvik edilmesiyle, hammadde ithalinin ardından ülke içi üretim faaliyetiyle önemli bir katma değer ülkemizde kalabilecektir. Gerek Irak gibi gübre ithalatçısı ülkelere gerekse de hammadde ihracatçısı Ürdün, Fas, Cezayir gibi ülkelere yakınlık ve lojistik kolaylık ülkemizi gübre ticareti ve üretimi konusunda avantajlı kılmaktadır” diye konuştu.