İş dünyası ilk çeyrek rakamlarından memnun

Türkiye ekonomisinin bu yılın ilk çeyreğindeki yüzde 4,5'lik büyüme performansı iş dünyasını memnun etti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerine göre, geçen yılı yüzde 0,9 büyümeyle geride bırakan Türkiye ekonomisi, bu yılın ilk çeyreğinde de yüzde 4,5 büyüme gösterdi. 

Yılın ilk çeyrek verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan İTO Başkanı Avdagiç, yüzde 4,5,'lik "trend büyüme"nin, Türk iş dünyasının antikorlarının güçlü olduğunu bir kez daha gösterdiğine işaret etti.

Rakamların, koronayı ikinci çeyreğe hapsetme umudunu artırarak, 1 Haziran sonrası için sağlam bir zemin oluşturduğunu belirten Avdagiç, şunları söyledi:

"İlk çeyrekteki 4.5’lik büyüme, 'Bir de COVID-19 olmasaydı ikinci çeyrekte ne olurdu.' dedirtiyor. Güçlü bir sanayi büyümesi yakaladık. Ayrıca görünen o ki, ilk çeyrek verisi, 2021 yılı sıçraması için sağlam ve itici bir zemin oluşturacak. 1 Haziran'dan itibaren ertelenen işlerin de devreye girmesiyle birlikte büyüme hızımız çok daha artmasını bekliyoruz. Yüzde 4,5'lik büyüme, aynı zamanda reel sektörün üretimden kopmadığını, işleri bırakmadığını, zor şartlara rağmen üretimde eksiklik oluşturmadığını gösteriyor.

İlk çeyrekte AB'nin yüzde 3,5, ABD'nin yüzde 4,8 daralmış olması, Türkiye'nin büyümesini daha anlamlı kılıyor. Dünya ekonomisinin pause konumuna geçtiği ilk çeyrekte, Türkiye yüzde 4.5 büyümesiyle dünyadan pozitif ayrıştı. Dünyanın ilk çeyreği de kayıp saydığı ve küresel ekonominin dip yaptığı bir süreçte biz bu büyümeyi kat ettik."

Avdagiç, dünyada ekonomik çarklarının hızlanacağı bir ikinci yarıyılın başlayacağını dile getirdi.

"Türkiye yılın ilk çeyreğinde kritik eşiği başarıyla atlattı"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, yaptığı değerlendirmede, küçülme tahminlerinin yapıldığı 2019 yılı genelinde oldukça iyi bir performans göstererek 0,9 puan büyüyen Türkiye ekonomisinin, 2020 yılının ilk çeyreğinde de yüzde 4,5 büyüyerek ve kritik bir eşiği başarıyla atladığını söyledi.

Aynı dönemde dünyadaki büyüme oranlarına bakıldığında Türkiye ekonomisinin başarısının daha iyi anlaşılacağını aktaran Kaan, şunları kaydetti:

"Salgın sürecinin ortaya çıkmasından önce yüzde 5 büyümeyi hedeflediğimiz bir yıl olan 2020'yi muhtemelen büyüme kaydedemediğimiz bir dönem olarak geride bırakacağız.

Bununla birlikte, yılın ilk çeyreğinde G20 ülkeleri içerisinde Hindistan'ın ardından en çok büyüme oranını gerçekleştiren Türkiye ekonomisi, COVID-19 salgınının olumsuz etkilerinin nispeten azalmaya başlamasıyla, bilhassa yılın ikinci yarısı itibarıyla yeniden ivme kazanacaktır. Yılın ilk çeyreğinde iç talebin yüzde 6,2 genişlemesiyle hızlanan Türkiye ekonomisinde, yatırımlardaki azalışın sürdüğünü görüyoruz."

Buna göre bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,4 oranında azalan yatırımların, büyümeyi sınırlamaya devam ettiğine işaret eden Kaan, bu dönemde mal ve hizmet ihracatının yüzde 1 azalmasıyla, iç tüketimin büyümedeki lokomotif güç niteliğinin belirginleştiğini dile getirdi.

Kaan, küresel ekonominin tamamında olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de hem arz hem de talep yönüyle ciddi bir bunalıma neden olan COVID-19 salgınının etkisiyle özellikle Nisan ve Mayıs aylarında tarihi düşük seviyeleri test eden iç talebin, yılın üçüncü çeyreği itibariyle yeniden artışa geçeceği tahminini paylaştı.

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Büyüme rakamlarında dikkat çeken bir diğer nokta ise, geçtiğimiz yılın tamamında 0,2 puanla oldukça sınırlı bir büyüme kaydedebilen sanayi sektörünün 2020 yılının ilk çeyreğinde yüzde 6,2 oranında genişlemesi olmuştur. Bu dönemde imalat sanayisinin 6,7 puan genişlemesiyle ivme kazanan sanayi sektörüne, tarım sektörü yüzde 3'le, hizmetler sektörü ise yüzde 3,4'le destek vermiştir.

Büyümenin motoru olduğuna inandığımız imalat sanayimizin, esnek üretim kapasitemiz ve büyük piyasalara yakınlığımız sayesinde, COVID-19 sürecinde diğer ülkelerden pozitif anlamda ayrışacağına inanıyoruz.
Ekonomi yönetimince alınan ve dönem itibariyle 260 milyar TL'yi aşan destek ve teşviklerin piyasalara olan olumlu etkileri, Haziran ayı itibariyle başlayacak olan normalleşme süreci ve sonrasında daha da belirginleşecektir."

Kaan, MÜSİAD olarak yılın ikinci yarısı itibarıyla Türkiye ekonomisindeki ivmenin hızlı bir şekilde pozitife döneceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

ATO Başkanı Baran: İlk çeyrek GSYH rakamları umut verici

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 büyümesinin umut verici olduğunu belirterek, "Pandemi nedeniyle yılın sonunda birçok ülkede ekonomik daralma yaşanırken Türkiye'de daha iyimser bir tablo olmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Baran, yazılı açıklamasında, bu yılın ilk çeyreğine (ocak-mart) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını değerlendirdi.

Türkiye'nin yılın ilk çeyreğini büyümeyle kapatmasının çok önemli olduğuna dikkati çeken Baran, "İhracatımız her şeye rağmen devam ediyor. Alınan tedbirlerle üretim ve istihdamda gerilemeye engel olundu. İlk çeyrek GSYH rakamları umut verici. Pandemi nedeniyle yılın sonunda birçok ülkede ekonomik daralma yaşanırken Türkiye'de daha iyimser bir tablo olmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Baran, dünyada tedarik zincirlerinde değişim sinyallerinin başladığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu süreçte atılacak doğru adımlar Türkiye'nin hem büyüme ivmesini daha yukarılara taşımasına hem de dünya tedarik zincirine sağlam bir halka olarak yerleşmesine sebep olacaktır. İş dünyası olarak kendimize güveniyor ve ülkemizin geleceğine dair iyimser beklentiler taşıyoruz."

ASO Başkanı Özdebir:  Büyüme hızını korumak için harekete geçilmeli

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, orta vadeli büyüme hızını korumak ve kapsayıcılığını artırmak için yapısal politikaları ve piyasa dinamiklerinin harekete geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Bunun için de para ve maliye politikası ile bankacılık reel sektör arasında likidite kanallarının açılmasını sağlayan bir model kurgulamamız gerekmektedir." ifadesini kullandı.

Özdebir, yazılı açıklamasında, bu yılın ilk çeyreğine (ocak-mart) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini değerlendirdi.

Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğinde yüzde 4,5 ile beklentiler doğrultusunda büyüdüğünü aktaran Özdebir, diğer taraftan çeyrekten çeyreğe 0,6'lık artışın, ekonomide yavaşlamaya işaret ettiğini vurguladı. Özdebir, "COVID-19 pandemisinin etkisi ilk çeyrekte zamanlama itibariyle yansımış gözükmüyor. Pandeminin büyüme üzerine etkisini, ancak ikinci çeyrekte görebileceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

İlk çeyrekteki büyümeye en önemli katkının kamu harcamaları, hanehalkı tüketimi ve stok değişiminden geldiğine dikkati çeken Özdebir, büyümeyi etkileyen diğer verileri de paylaşarak şunları kaydetti:

"Dünyada ocak ayından itibaren pandeminin yayılmasıyla dış ticaret pazarlarımız kapanmaya başladı. Bu durum, ihracat üzerindeki olumsuz etkisini hemen gösterirken, ithalatta tedarik zincirinde ortaya çıkan olumsuzluklar firmaların siparişlerini öne çekmesine sebebiyet verdi. Bu da ihracatı azaltırken, ithalatın artmasına neden olmuştur. Pandeminin küresel ekonomide yarattığı belirsizlikler, her geçen gün artmakta ve belirsizlikler öngörülen toparlanmayı kırılgan hale getirmektedir. Firmaların pandemi sürecinde sermayeleri ciddi anlamda eridi. Üretim ve yatırımların devam edebilmesi, üretim gücümüzün korunabilmesi için firmalarımız desteklenmesi oldukça önemlidir.

Orta vadeli büyüme hızını korumak ve kapsayıcılığını artırmak için hem yapısal politikalar hem de piyasa dinamiklerini harekete geçirmek zorundayız. Bunun için de para ve maliye politikası ile bankacılık reel sektör arasında likidite kanallarının açılmasını sağlayan bir model kurgulamamız gerekmektedir."

İSTİB Başkanı Ali Kopuz: Yüzde 4,5 büyüme umut verici

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, Türkiye ekonomisinin ilk çeyrekte yüzde 4,5 büyümesine ilişkin, "Türkiye felaket tellallarının aslında temennilerini içeren öngörülerini boşa çıkarmaya devam ediyor. Birinci çeyrekte gerçekleşen yüzde 4,5 büyüme umut vericidir." dedi.

Kopuz yaptığı yazılı açıklamayla, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ilk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi.

Türkiye'nin felaket tellallarının aslında temennilerini içeren öngörülerini boşa çıkarmaya devam ettiğini ifade eden Kopuz, birinci çeyrekte gerçekleşen yüzde 4,5 büyümenin umut verici olduğunu kaydetti.

Mart ayında Türkiye’de görülen ilk salgın vakalarının son iki haftayı olumsuz etkilediğini aktaran Kopuz, "Eğer salgın olmasaydı büyüme 4,5’tan da fazla olacaktı." değerlendirmesini yaptı.

"Birçok ülkede resesyon konuşuluyor"

Kopuz, pandeminin asıl etkilerinin ikinci çeyrekte görülmeye başlanacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Salgının ekonomideki büyümeye etkileri ikinci çeyrekte görülecek ve üçüncü çeyreğe de etki etmesi muhtemel ancak ülkemizin bu süreçte hem sağlık hem de ekonomi alanlarında süreci iyi yöneterek dünyaya örnek olacak birçok başarıya imza attığı aşikardır. Bu yüzden diğer ülkeler ile karşılaştırıldığı zaman önümüzdeki iki çeyreğin büyüme rakamlarının dünya ortalamasından çok daha iyi seviyelerde olacağını söyleyebiliriz."

Ali Kopuz, salgının olumsuz etkilerinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de hissedilmeye devam ettiğini hatırlatarak şu değerlendirmeleri yaptı:

"Evet tüm dünya salgınla boğuşuyor ve ekonomilerde küçülmeler, hatta birçok ülkede resesyon konuşuluyor. Ancak, Türkiye sanayileşmiş ülkeler dahil tüm dünya ile karşılaştırıldığında olumlu olarak ayrışan bir ülke. Geçen gün sayın Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, ölüm oranlarının sanayileşmiş ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’de ne kadar az olduğunu paylaştı. Yine sayın Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak yaptığı açıklamada Türkiye’nin yılı büyüme ile kapatacağına inandığını belirtti. Ben de sayın bakanımıza katılıyorum.

Türkiye ekonomisinin küresel salgını daha az etkilenerek atlatması için alınan tedbirler işe yarayacaktır inşallah. Bunun en önemli göstergesi de bu tedbirlerin sürekli güncellenmesi, iş dünyasından gelen taleplerin ve önerilerin değerlendirilerek gereğinin yapılmasıdır. Zaten sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın milletle iletişiminin gücü başarısının en önemli nedenlerinden biridir."

"Bu zor günleri birlik ve beraberlik içinde atlatmayı başaracağız"

Yaptığı açıklamalarda sık sık tarımın önemini vurguladığını hatırlatan Kopuz, "Ekonomik açıdan da stratejik öneme haiz olan tarım sektörü, özellikle pandemi sürecinde vazgeçilmez olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Yüzde 3 oranında büyüyen tarım sektörü, sadece yarattığı katma değerin Türkiye büyümesindeki hayati önemiyle değil, milletlerin kendi kendilerine yetebilmesi ve güçlü kalabilmesi için de ne kadar önemli olduğunu bizlere anımsatmıştır. Tarımsal ihracatımızın 18 milyar dolar ve dış ticaret fazlamızın 5,3 milyar dolar olması, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk onun içinde yer almamız bize yeterli gelmemeli. Daima büyümeye devam etmeliyiz." ifadelerini kullandı.

İstanbul Ticaret Borsa Başkanı Ali Kopuz, iş dünyasının umudunu koruduğunu belirterek, "İnşallah bu zor günleri birlik ve beraberlik içinde, dayanışma ve direncimizi artırarak atlatmayı başaracağız." diye devam etti.