İş dünyası 'matrah'ta ısrarlı

TOBB Ekonomi Şurası'nda ekonomi yönetimi iş dünyasının sorunlarını dinledi. TOBB konsey başkanlarının sektörel ve genel, 7 bölgeyi temsilen oda-borsa başkanlarının yerel sorun ve taleplerini aktardığı toplantıyı 3 bin kişi izledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türkiye’nin salgın nedeniyle zor bir ekonomik dönem geçirdiği 2020 yılı biterken, ekonomi yönetiminde de beklenmedik değişiklikler oldu. İsim değişikliklerinin ardından söylem değişikliği ötesinde, istikrar, yatırım ve istihdamı önceleyen, hukuk ve reform temelli yeni bir yaklaşımın benimseneceği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Bu gelişmelerin olduğu bir dönemde yapılan TOBB Ekonomi Şurasında, ekonomi yönetimi yatırım ve üretim ortamını etkileyecek bir dizi kararı iş dünyasına duyurdular. TOBB konsey başkanlarının sektörel ve genel, 7 bölgeyi temsilen oda-borsa başkanlarının yerel sorun ve taleplerini aktardığı toplantıyı oda ve borsa başkanları, oda yetkilileri ile birlikte yaklaşık 3 bin kişi izledi.

Bir dizi sorun ele alındı

DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre, oda ve borsa başkanlarının talepleri, yerel yatırımlar yanında sözleşmeli tarım, salgın nedeniyle ertelenen vergi-primlerin gelen ödemeleri, kredi geri ödemelerinin yarattığı sorunlar, ulaştırma, iş dünyasının KDV alacağı, OSB altyapısı, vergi ve prim yüklerinin azaltılması etrafında oluştu. ATO Başkanı Gürsel Baran markalaşmanın kritik önemine dikkat çekerken, İSO Başkanı Erdal Bahçıvan yeşil ekonomiye hazırlık yapılmasını; ASO Başkanı Nurettin Özdebir de iş dünyasının kamuya olan borcunu alacaklarıyla ödeyebilmesi için kaydi bir ödeme aracı- kaydi para çözümünü önerdi.

Yatırım, istihdam, üretim

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantının basına açık bölümünde yatırıma engel olarak gösterdiği yüksek faize ilişkin görüşlerini toplantıda da tekrarladığı öğrenildi. Sanayicilerin OSB taleplerinin ardından Erdoğan, “Yatırım için yer sıkıntısı yok. Nerede uygun yer bulursak tahsis ederiz” dedi. Erdoğan yatırımcıların en önemli sıkıntısının bu aşamada kredi olduğunu, kredideki sorunun ise yüksek faiz olduğunu söyleyerek, “yüksek faizle kolay kolay sanayici yatırıma girmez” dediği öğrenildi.

Erdoğan’ın Sırbistan’ın fabrika inşa ederek yer tahsis ettiği örneğini verdiği, Türkiye’nin bunu yapamayacağını ancak yer tahsisi, enerji ve vergi avantajları ile kamu bankalarının uygun faizli finansmanının yeterli teşviki oluşturduğunu vurguladığı ve “Yatırım, istihdam ve ihracat. Bunlara ihtiyacımız var” dediği kaydedildi. Bu arada, turizm yatırımlarının teşvikine yönelik olarak yeni bir kanun üzerinde çalışıldığı bilgisi de toplantıda paylaşıldı.

Vergi matrahı düzenlemesi

DÜNYA’nın edindiği bilgilere göre söz alan konuşmacılardan önemli bir kısmı belirli bir dönem için vergi matrahında artış kabul edilerek, o dönemin vergi incelemesi dışında bırakılması şeklinde işleyen “matrah artışı” düzenlemesi istedi. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, konuyla ilgili “iş dünyasıyla birlikte çalışma yapma” sözü verirken, düzenlemenin artıları ve eksileri olduğunu, ekonomik dengelerin gözetilmesi gerektiğini ve zamanlamasının kritik önem taşıdığını vurguladığı belirtildi.

Yemde ithalat bağımlılığı

Toplantıda yem fiyatlarına yönelik taleplere ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanıt verdiği öğrenildi. Erdoğan’ın yem ve yem hammaddesinde dışa bağımlılığın kabul edilemeyeceğini belirterek, hem et hem de süt üretiminin bu nedenle sorunlu olduğunu söylediği öğrenildi. Erdoğan’ın talimat niteliğinde “bu işi bitirelim” dediği belirtildi, yem konusunda dışa bağımlılığın azaltılması için harekete geçilmesini istediği vurgulandı.

Çukurova bölgesel havalimanı

Toplantıda tarımla ilgili olarak, daha önce de kamuoyu gündemine gelen bazı Afrika ülkelerindeki tarım arazilerinin işletilmesi projesinin halen devam ettiği, bu alanda bitkisel ve hayvansal üretim için fırsat kapısının açık olduğu, çok büyük tarım işletmelerinin kurulmasının mümkün olduğu bilgisinin verildiği kaydedildi. Ayrıca toplantıda bölge girişimcilerinin talepleri içinde Çukurova bölgesel havalimanının tamamlanmasının da olduğu bildirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da bu projeyi önemsediğini söylediği ve kısa süre içinde ihalesinin yapılacağını açıkladığı anlatıldı.

Yeni strateji hazırlığı

Toplantıda söz alan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, sayısallaşmanın önemine işaret ederken, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile birlikte yenilik odaklı yabancı sermaye yatırımlarını çekmek için yeni bir strateji hazırlığı içinde olduklarını ve yakın zamanda açıklamayı planladıklarını söylediği aktarıldı. Varank’ın uzun vadede yatırımcı gelebilecek OSB’ler için ivedi talepte bulunulmamasını istediği öğrenildi.

YEREL TALEPLERİ DE DİNLEYEN HÜKÜMET NELER YAPACAK?

- KOSGEB İzmir’de KOBİ’lere özel paket hazırlıyor. Paketin 500 KOBİ’ye ulaşabileceği bildirildi.

- İzmir Çandarlı limanının kamu-özel işbirliği projesi olması hedefleniyor. Yatırımcı ilgisinin oluşturulmasına çalışılıyor.

- OSB’lerin demiryolu ile limanlara bağlanması projesinde detay çalışmalara geçildi.

- Koster filosu yenileme projesinde finansman konusunda ilerleme sağlandı.

- Mevzuat hazırlıklarında tarafların görüşünün alınmasında daha hassas davranılacak.

- Medikal sektörün alacakları sorununda, üniversite hastanelerinden alacakların yüzde 80’i konusunda uzlaşma sağlandı. Bugün büyük oranda anlaşma sağlanması bekleniyor.

- Suudi Arabistan’ın resmi olmadığı tezini işlediği Türk mallarına boykot uygulamasına karşı DTÖ nezdinde girişim yapılabilir.

- Sözleşmeli çiftçiliğe yönelik bir yasa taslağı üzerinde çalışılıyor.

- KKTC’de yatırım fırsatları iş dünyasına detaylarıyla anlatılacak.

BAKAN VARANK’TAN İŞVERENLERE “SESSİZ KALIYORSUNUZ” SİTEMİ

Toplantıda çalışma hayatına yönelik taleplere ilişkin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın işadamlarına sitem ettiği öğrenildi. Bakan Varank’ın TBMM’ye sunulan kanun teklifinden esnekleşmeye ve belirli süreli çalışmaya yönelik maddelerin çıkarılmasını hatırlattığı; bunun da nedeninin işçi kesiminin itirazları olduğunu söylediği kaydedildi. Bakan Varank’ın “iş dünyasının talebiyle getirilen düzenlemelere ilişkin işçi kesiminin çok yoğun ses çıkardığı dönemde iş dünyasının sessiz kaldığı” eleştirisini getirdiği ve “İş dünyasını yanımızda görmek istiyoruz” dediği belirtildi. Varank’ın iş dünyasının talepleriyle oluşturulan düzenlemeler konusunda savunma anlamında iş dünyasının düzenlemeye daha güçlü destek vermesini, sesini yükseltmesini istediği bildirildi.