İş gücü göstergeleri ne zaman düzelecek?

Güven endeksleri 2019 sonlarına doğru tekrar artışa geçti. Hepsi aynı ivmede olmasa da bir iyileşme var. Tüketim yeniden yükselmeye başladı. Üretim tarafı daha yavaş olsa da tüketimin peşinden geliyor. Şimdi bahar aylarıyla birlikte istihdamda da artış görmemiz gerekiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İş gücü göstergelerinin en yakından izleneni işsizlik oranıdır. Ama sadece işsizlik oranına bakmak bizi yanıltır. Bunun en canlı örneklerini Eylül ve Ekim aylarında gördük. Her ikisinde de işsizlik düştü. Ama buna bakıp göstergelerin iyiye döndüğünü söylemek mümkün değildi. Çünkü çalışan sayısı arttığı için değil, işsiz sayısı azaldığı için işsizlik oranı düşmüştü.

Tuhaf bir durum değil mi? Çalışan sayısı artmıyor ama işsiz sayısı azalıyor. Evet tuhaf, ama gerçek bu. Eylül ve Ekim’de çalışan sayısı artmadığı halde işsizlik oranı geriledi.

Sonra “Ben İşsizlik Oranının Yalancısıyım” Dememek İçin…

İşsizlik oranı, normal şartlarda mevsimsel nedenlerle çalışan sayısı azaldığı için Ekim, Kasım, Aralık aylarında peş peşe artar. Ancak 2019’da bunun tersini görüyoruz. İşsizlik oranı geriliyor. Bu gerileme çalışan sayısındaki artıştan kaynaklanmıyor. Yani ekonomi yeniden büyümeye başladı, işletmeler yeniden işe alıma geçti ve istihdam sayısı arttı diyemiyoruz. Çünkü, işsizlik oranındaki gerileme işsiz sayısındaki düşüşten kaynaklanıyor. İşsiz sayısı Eylül döneminde 84 bin, Ekim döneminde 170 bin azaldığı için bu iki ayda işsizlik oranı gerilemişti.

Az önce Kasım dönemi işgücü istatistikleri açıklandı. Eylül ve Ekim’den sonra Kasım döneminde de işsizlik oranı önceki aya göre geriledi. Eylül ve Ekim’de olduğu gibi Kasım döneminde de hem istihdam da hem de işsiz sayısında azalış görüyoruz.

Kasım döneminde;
İşgücüne katılım oranı Ekim’e göre 0,5 puan azalarak yüzde 52.5
Çalışan sayısı geçen aya göre 174 bin kişi azalarak 28 milyon 169 bin
İşsiz sayısı, geçen aya göre 88 bin kişi azalarak 4 milyon 308 bin
İşsizlik oranı geçen aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 13.3 oldu.
Geçen aya göre tarım, inşaat ve hizmet sektörlerindeki çalışan sayısında gerileme yaşanırken, sadece sanayi sektöründe artış oldu.

Şimdi biraz daha geri gidelim ve önceki yılların Kasım dönemleri ile 2019’un Kasım verilerini karşılaştıralım. İşgücü istatistiklerindeki bozulma bir yılını doldurdu. Bu artık bir baz etkisinin denkleme girdiğini gösteriyor. Yani verileri sadece geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslamak doğru tespitler yapmak için yeterli değil. Bu nedenle ana göstergelerde kıyaslamayı sadece 2018 ile değil 2017 ile birlikte yapalım.

• 2017’de yüzde 10.3 olan işsizlik oranı 2018’de yüzde 12.3’e, 2019’da yüzde 13.3’e yükseldi.
• 2017’de 3 milyon 275 bin olan işsiz sayısı, 2018’de 3 milyon 981 bine, 2019’da 4 milyon 308 bine yükseldi.
• 2017’de yüzde 47.3 olan istihdam oranı 2018’de yüzde 46.5’e, 2019’da yüzde 45.6’ya geriledi.
• 2017’de 28 milyon 515 olan çalışan sayısı 2018’de 28 milyon 314 bin , 2019’da 28 milyon 169 bine geriledi .
• 2017’de yüzde 19.3 olan genç işsizlik oranı 2018’de yüzde 23.6’ya, 2019’da yüzde 24.5’e yükseldi.

Muhtemelen sizlerin de duyduğu, yaygın bir piyasa söylemi, ekonomimizin işsizlik oranını sabit tutabilmek için yılda 700-750 bin istihdam yaratması gerektiğini ifade eder. 2017 sonunda 80 milyon 810 bin olan Türkiye nüfusu, 2019 sonunda 83 milyon 155 bin kişiye çıktı. Yani son iki yılda nüfusumuz 2 milyon 345 bin kişi arttı. Ancak bu dönemde çalışan sayısında artış olmadı. Hatta 300 binden fazla gerileme yaşandı. Aşağıda istihdamın hangi sektörde nasıl değiştiğini görebilirsiniz.

2019’da İşsizlik Oranı Yüzde 13.7

TÜİK 2019 yıl geneli işgücü istatistiklerini 20 Mart sabahı açıklayacak. Ama bugün itibarı ile yıl genelinde işsizlik oranının yüzde 13.7 olacağını söylemek mümkün. İşgücü verileri, aslında sadece açıklandıkları ayların değil; bu aylar ile birlikte bir önceki ve bir sonraki ayların ortalamaları ile ilan ediliyor. Örneğin bugün açıklanan Kasım dönemi verisi, Ekim-Kasım-Aralık aylarına ait işgücü göstergelerini içeriyor. Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım dönemi verilerinin ortalaması da bize yaklaşık olarak yıl geneline ait resmi çiziyor. İşsizlik oranı için bakarsak Şubat yüzde 14.7, Mayıs yüzde 12.8, Ağustos yüzde 14 ve bugün açıklanan Kasım yüzde 13.3 ortalaması bize 2019’da işsizliğin yüzde 13.7 olarak açıklanacağını gösteriyor.

İyileşme zamanı

2018’de ekonomideki bozulma en başta bahar aylarında güven endekslerindeki gerileme ile başlamış, ardından tüketim ve sanayi üretimi düşüşe geçmiş ve son olarak sonbaharda işsizlik artmaya başlamıştı.

Güven endeksleri 2019 sonlarına doğru tekrar artışa geçti. Hepsi aynı ivmede olmasa da bir iyileşme var. Tüketim yeniden yükselmeye başladı. Üretim tarafı daha yavaş olsa da tüketimin peşinden geliyor. Şimdi istihdamda artış görmemiz gerekiyor.

İstihdam artışından kastım, mevsimsel olarak havaların iyileşmesi ile birlikte tarım, inşaat ve turizmde her yıl mutad olarak yaşadığımızdan farklı bir artış. Önümüzdeki aylarda zaten mevsimsel etki ile bir istihdam artışı göreceğiz. Ama buna bir de ekonomideki kıpırdanma kaynaklı bir istihdam artışının eşlik etmesi gerekiyor.
Ekonomimiz için önemli olan bu ikinci etkinin büyüklüğü ve süresi. Mevsimsel olmayan bu etkinin büyüklüğü ne olacak, ne kadar sürecek bilmiyoruz ama bugün gelen Kasım verisi ekonomideki hareketlenmenin istihdamı artırmaya başladığını göstermiyor.

2014-2017 dönemindeki 4 yıl boyunca ekimden kasıma istihdam edilenlerin sayısı ortalama 180 bin azaldı. 2018’de ekonomideki yavaşlamanın sertleşmesi nedeniyle gerileme 556 bine kadar çıktı. Bugün ise 2019 Kasım’da Ekim dönemine göre istihdam 174 bin kişi azaldı. Yani 2014-2017 dönemindeki yıllık ortalama azalış ile neredeyse birebir örtüşüyor. Eğer 80-90 bin civarından bir azalış görseydik en azından “ekonomideki hareketlilik her yıl olandan daha az mevsimsel istihdam kaybına neden oldu” diyebilirdik ama bu da mümkün görünmüyor.

İşsizlikte kalıcı ve hızlı bir gerileme için önümüzdeki dönemde Türkiye’nin mümkün olduğunca tarım ve inşaat dışı sektörlerde, özellikle de sanayi sektörlerinde bu tür bir istihdam artışına ihtiyacı var.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan İSO-PMİ endeksi 22 ay aradan sonra Ocak ayında ilk kez artıya geçmişti. Reel Kesim Güven Endeksinde Aralık ve Ocak döneminde gelecek aylardaki istihdam beklentisinde iyileşme görüyoruz.

Daha önce burada paylaşmıştım. Kurulan şirket sayısı ile istihdam arasında yakın bir ilişki var. Açılan şirket sayısındaki artış istihdamın artmasına ve işsiz sayısının azalmasına zemin hazırlıyor. Son aylarda yeni açılan şirket sayısında da bir hareketlenme görüyoruz.

Verilerdeki bu iyileşmenin istihdama da bir an önce yansımasını bekliyoruz.