İşe dönüş, kurallı ve esnek başladı

Türkiye’deki 200 binden fazla işyeri, iki ayı aşan pandemi molasının ardından mesaiye başladı. “Salgın iş kazası mı” sorusu yanıt bekliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yener KARADENİZ - SELENAY YAĞCI

İlk koronavirüs vakasının görüldüğü mart ayından itibaren evden çalışmaya geçen ya da üretime ara veren iş dünyası, normalleşme adımları kapsamında ofislere dönmeye başladı. Uzaktan çalışan şirketler farklı çözümlerle işbaşı planlarken, kimi de kademeli geçiş için düğmeye bastı. Ancak en çok merak edilen sorulardan biri koronavirüs iş kazası sayılıp sayılamayacağı olurken, şirketler çalışanları korumak için önlemler alıyor.

Holdingler ve şirketlerden DÜNYA'ya yapılan açıklamalara göre koronavirüs ile birlikte iş dünyasında çalışma şekli artık eskisi gibi olmayacak. Yeni normale hazırlanan ve bir dizi yeni kural koyan birçok şirket bu dönemde ofise dönse bile ziyaretçi kabul etmeyecek, toplantıları ve eğitimlerin de uzun süre online olarak yapacak. Hatta bazı şirketler, salgın sonrasında da uzaktan ve esnek çalışma modelini benimseyecek.

Koç, salgın sonrasına hazırlanıyor

Yeni dönemde işe dönen ve salgın sonrası için hazırlık yapan gruplardan biri 90 bini aşkın çalışanı bulunan Koç Holding. Grup, yaptığı açıklamada, halihazırda sahada, ofiste ve evlerinde çalışan ekipleri bulunduğunu, tüm işyerlerinde ise çalışanlar için gerekli önlemleri en üst düzeyde uyguladıklarını bildirdi. Holding, “Normale dönüş dönemini de bu şekilde geçirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca salgın sonrasına da yeni dönemin gerektirdiği bir çalışma düzeni ile başlamak üzere hazırlanıyoruz” açıklamasını yaptı.

Sabancı, bugün işbaşı yapıyor

Sabancı Holding ise salgının ilk başladığı günden itibaren sağlık konusunda taviz vermeden tüm tedbirleri aldıklarını açıkladı. Holding'den yapılan açıklamada yeni dönem ile ilgili olarak ise “Ofise dönüşte de yine minimum risk prensibiyle hareket edeceğiz. 1 Haziran'da kademeli olarak, çalışanlarımızın ofise dönüşlerini başlatacağız. Bu süreçte de, ofis ortamlarının dezenfeksiyonu, asansör kullanımı, servis ve yemek hizmetlerinin yürütülmesi yeni sağlık normları çerçevesinde olacak. Ayrıca kalabalık katılımlı toplantıları ve seyahatleri bir süre daha gerçekleştirmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

Yıldız, dönüşümlü çalışacak

Yıldız Holding, mayıstan itibaren kademeli olarak ofislere dönmeye başladı. Yıldız Holding Genel Müdür Yardımcısı Bahattin Aydın, “11 Mayıs itibariyle kademeli artışla, ofiste çalışan sayısını, dönüşümlü olmak kaydıyla yüzde 25’e çıkardık. Sosyal mesafeye göre en fazla kaç kişinin aynı anda çalışabileceğini, çalışan servislerimizin yüzde 50 doluluk olanıyla çalıştığında kaç kişiyi taşıyabileceğini, yemekhane gibi ortak alanlarda kaç çalışanımızı ağırlayabileceğimizi hesapladık. Bugün itibariyle de her lokasyonumuzda bu hesaplamalar doğrultusunda belirlenmiş sayılara geçilmemesi kaydıyla, dönüşümlü olarak ofiste ve uzaktan erişimle çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hamile, engelli ya da kronik hastalığı olan arkadaşlarımız ise yine evlerinden çalışmaya devam edecekler. Ofislerimizde ve uzaktan erişimle çalışma modelimizde mesai saatlerimiz 08.30-17.30 olarak uygulanacak” dedi.

Borusan'dan psikolojik destek

Borusan Holding de işe dönüşü; normalleşmeye geçiş, normalleşme dönemi ve yeni normali deneyimleme dönemi diye ayırarak her dönem için farklı bir kural ve prensip belirledi. Borusan Holding İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, “1-15 Haziran aralığında grup şirketlerimizde yüzde 25, yüzde 50 ve yüzde 75 oranlarında, kademeli olarak çalışan gruplarının ofise dönmesi planımız bulunuyor. Bu dönemi evden – ofisten hibrit bir çalışma dönemi olarak görüyoruz. Buna göre ilk 4 hafta boyunca haftada 2 gün ofisten, 3 gün evden; kalan 4 haftada ise 3 gün ofisten, 2 gün evden çalışılmasını planlıyoruz. Kronik rahatsızlığı olanlar evden çalışmaya devam edecek” dedi. “Ofis kavramı, ev-ofis kavramı ile birleşecek” diyen Ateş, grubun çalışanlarına psikolojik destek noktasında da yatırımlar yapacağını aktardı.

Vodafone hibrit çalışma yapacak

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Bayram, şimdilik evden çalışmaya devam edeceklerini belirterek, yüz yüze yapılması zorunlu her türlü toplantı için önlemlerin alındığına dikkat çekti. Bayram, “Sosyalleşmenin, ofiste çalışmanın ve evde çalışmanın iyi harmanlanıp dengelenebileceği bir çalışma şekli olacak. Salgın sonrası süreçte hibrit çalışma sisteminin yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Ekibin bir kısmının evden çalıştığı, bir kısmının ise sahada hareket halinde olduğu, bununla birlikte iki tarafın da entegre çalıştığı bir düzen oluşacak. Ofisler, daha çok sosyalleşme ve işbirliği odaklı ortamlar olacak. Böylece, ülkemizdeki her ev potansiyel bir ofis olacak” diye konuştu.

Sur Yapı yaz ortasında tam kapasite

Sur Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Altan Elmas ise “Yemekhane düzeninde boşluklu oturma düzeni uyguluyoruz. Yatakhaneleri 5-6 kişiden 3 kişiye indirdik. İstanbul’da kademeli geçiş uygulayacağız. Yaz ortasında ise tam kapasiteyle çalışamaya başlayacağız” dedi.

Yataş temmuzda dönüyor

Yataş Grup ise Temmuz ayından itibaren kademeli olarak ofise dönüş yapacak. Seyahatleri iptal eden şirket, ayrıca servis araçları sayısını artırarak kapasitesinin yarısı kadar taşıma yapacak. Toplantıları online platformlarda yapmaya devam edecek. Üretim tesislerine ve ofislere ziyaretçi kabul etmeyecek.

PepsiCo'dan esnek çalışmaya teşvik

Ofise dönme konusunda PepsiCo Global de bütün ofislerinde uygulanacak tüm standart ve protokolleri hazırlayan şirketlerden biri. Türkiye’de kademeli olarak ofislerini açmayı planladıklarını anlatan PepsiCo Türkiye İK Kıdemli Direktörü Cristina Meson, yeni çalışma dönemleri ile ilgili olarak şu bilgileri verdi: “Kurumumuzdaki Esnek Çalışma Politikalarımızı yenilemeye odaklanacağız ve çalışanlarımızın refahını ve iş-yaşam dengesini desteklemek için bu uygulamalardan daha fazla yararlanılması yönünde herkesi teşvik edeceğiz.”

Kahve Dünyası'nda klimasız dönem

Kahve Dünyası da 8 Haziran itibarıyla kademeli şekilde ofise dönmeyi planlıyor. Genel Müdür Kaan Altınkılıç, “Bu süreçte ofis nüfusumuz, toplam nüfusumuzun yüzde 50’sini geçmeyecek. 14 gün kuralı kapsamında ayın 2 haftası ofiste, kalan 2 haftası evde olacak şekilde planlarımızı kurguladık. Ofislerimizde klima çalıştırmayacağız, asansörleri kullanmayacağız. Hamile çalışanlarımız bir süre daha evden çalışacaklar” dedi.

Mapfre, toplu taşıma kullanmayacak

Mapfre Sigorta, 1 Haziran itibarıyla üç kademe halinde ve yüzde 50’yi geçmeyecek şekilde ofise dönüyor. Mapfre Sigorta İnsan ve Organizasyon Direktörü Elif Özgür, ofise dönüş süreci kapsamında ekibin sadece bir kısmının 1 Haziran, 29 Haziran ve 4 Ağustos tarihlerinde kademeli olarak ofise döneceğini belirterek, ayın 2 haftası ofiste, 2 haftası evde olacak şekilde çalışacaklarını anlattı. Özgür, “Kronik rahatsızlığı olanlar da eylüle kadar evden çalışacak. Servislerimiz yüzde 50 kapasitede olacak" diye konuştu.

İŞ KAZASI MI, MESLEK HASTALIĞI MI, HASTALIK MI?

İşe dönüş ile birlikte işverenler ve işçiler arasında ana gündem konusu aslında koronavirüs vakalarının iş kazası ya da meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konusu… Pozitif vakanın hastalık mı, iş kazası mı yoksa meslek hastalığı mı sayılacağı konusunda fikir birliği bulunmuyor. Bunun bir iş kazası veya meslek hastalığı değil, hastalık olarak kabul edilmesi gerektiği görüşünü savunanlar da var. SGK, iş kazası sayılmayacağı konusunda genelge yayınlarken, hukukçular daha önce emsal teşkil eden davalar olduğunu belirtiyor.

MEVZUAT YETERSİZ

Yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını kaydeden İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Resul Kurt, salgın hastalıkların hangi kategoride ele alınacağı konusunda netlik bulunmadığını söyledi. Ayrıca virüsün iş kazası mı değil mi konusunun da uzun süre tartışılacağını vurgulayan Kurt, “Bir kısım çalışanların veya koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin yargısal süreçlere girmeleri kaçınılmaz” dedi. Kurt, özellikle bu süreçte çalışanların maruz kalacağı koronavirüs bulaşı nedeniyle olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı konusunda bazı tereddütlerin olduğunu ifade ederek, “Esasen koronavirüsün doğası gereği çalışanların salgın hastalığa ne zaman, nerede ve ne şekilde yakalandığının tespiti oldukça zor. COVID-19 kaynaklı iş sağlığı ve güvenliği anlamında meydana gelecek zararların, olay ve zarar tipine göre iş kazası veya bulaşıcı meslek hastalığı olarak tanımlanabileceği, ancak her olay özelinde sorumluluk hukuku açısından, işverenin zararlı sonucun meydana gelmesinde objektif kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekecek. Mevzuatta hastalık, iş kazası ve meslek hastalığı kavramları olmakla birlikte, bu tür salgın hastalıkların çalışma hayatına etkileri konusunda boşluk var” diye konuştu.

“HER İŞ KAZASI YÜKÜMLÜLÜK GETİRMEZ”

Çalışma ekonomisi uzmanı Dr. Murat Özveri de işçinin virüse yakalanmasının, dışsal bir etki olduğunu ve iş kazası sayılması gerektiğini belirterek, “Her iş kazası işverene tazminat ödeme yükümlülüğü getirmez. İşveren ancak kusuru varsa tazminat öder. Şu ortamda virüs tehlikesi devam ederken çalışmakta ısrar eden her işveren, virüsün yayılmasını sıfıra indirmediği sürece ‘Bu iş kazasında kusurum yok’ deme hakkına sahip değildir” dedi.

“İŞ KAZASI KONUSUNDA EMSAL KARAR VAR”

Avukat Egemen Gürsel Ankaralı, tartışmalarda nedensellik bağının (illiyet bağı) önemli olacağını dile getirerek, “Bu, her olaya göre değişecek. Ayrıca SGK’nın konuyla ilgili çıkardığı genelge de uyuşmazlığı aydınlatmaktan çok, daha karmaşık hale getiriyor. İş ve Sosyal Güvenlik alanındaki kanunlara ve mevzuata aykırı olması sebebi ile çok fazla etkili olmayacağını düşünmekteyiz” şeklinde konuştu. Genelge yayınlanmış olsa da çalışanların hukuka başvurmasının kaçınılmaz olduğunu ifade eden avukat Ankaralı, “3 yıl önce H1N1 virüsü olarak bilinen domuz gribi için açılmış bir dava ve verilmiş bir iş kazası hükmü var. Bu durumda koronavirüs içinde Yargıtay karar verebilir. Bakanlıklar sektörler özelinde rehberler oluşturuyor. İşveren yükümlülüğünü ortadan kaldırmak için gerekli tüm önlemleri almalı. Çünkü iş kazası görüşünde kusur sorumluluğu da önemli olacak” dedi.

İŞVERENLERE ÖNLEM ALMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GELDİ

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda işverenlerin gerekli önlemleri alması yükümlülüğü düzenlendi. Bu çerçevede işverene yönelik yükümlülüklerin sınırını çizmenin mümkün olmadığı belirtiliyor. Bu kapsamda alınması gereken önlemlerden bazıları şöyle sıralandı:

● Ofislerin yerleşimi, fiziki mesafeye dikkat edilerek düzenlenmeli.
● Servisi kullanan kişi sayıları fiziksel mesafe korunacak şekilde belirlenmeli.
● Tüm yüzeyler sık aralıklarla temizlenmeli.
● Tuvaletlerin havalandırma sistemi yeterli olmalı.
● Temizlik personeli kişisel koruyucu ekipman kullanmalı.
● İşletmelerde çalışan başına üç ay süreyle yetecek maske stoğu bulundurulmalı.

TESK: KAMU VE YEREL YÖNETİMLER ESNAFIN İŞİNİ YAPMAMALI

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de kamu ve yerel yönetimlerin esnafın işini yapmaması gerektiğini belirterek, “Kısıtlı imkanlarıyla stopaj, tabela ve gelir vergisi ödeyen esnafımız bu rekabete maruz bırakılmamalı” dedi . Palandöken, birçok yerel yönetim ve kamu kurumunun misafirhane adıyla otelcilik, düğün organizasyonu gibi faaliyetlerde bulunduğuna, meslek edindirme kurslarında el işi ürünleri ve giyim eşyası üreterek sattığına işaret etti. Devlet imkanlarıyla pasta, simit, börek, et, süt, yoğurt üretim ve satışı yapıldığını da kaydeden Palandöken, “Pandemi döneminde binlerce iş yeri kapalıyken kamu kurum ve kuruluşlarının esnafımızla rekabet etmesi hiç etik değil. Çünkü kamu kurum ve kuruluşlarının görevi ticaret yapmak değil, ticaret yapan küçük esnafa destek olmaktır" ifadelerini kullandı.

İTO: YASAL ANLAMDA YAPILMASI GEREKENLER VAR

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, bugün itibari ile yeni normalin başlayacağını, iş dünyasının işe dönüş heyecanı yaşadığını söyledi. Koronavirüsü kendimizi izole ederek değil, virüsü izole ederek yenebileceğimize dikkat çeken Avdagiç, “Bugünden itibaren elimiz işimizde, gözümüz sağlık tedbirlerinde olacak” dedi.

Koronavirüsün iş kazası sayılıp sayılmayacağı konusunda ise üyeleri tarafından kendilerine sürekli talepler geldiğini aktaran Avdagiç, “Koronavirüs, Sağlık Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın yayımladığı genelge ile 5510 Sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca ‘iş kazası ve meslek hastalığı sayılmayan hastalık’ olarak kabul edildi. Buna göre, işyerlerinin artık koronavirüs vakalarını SGK’ya iş kazası olarak bildirmelerine gerek kalmadı. Ancak, buna rağmen olası ağır yaptırımlar nedeniyle, yani tazminat yükü ve cezai yükümlülük nedeniyle bunun bir kanuni düzenlemeye bağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Koronavirüsün iş kazası ve meslek hastalığı kapsamından çıkarılması için yasal anlamda yapılması gerekenler var” dedi.

EN ÖNEMLİ NOKTA KLİMA

Normalleşme ile işyerlerinde en önemli konuların başında havalandırma sistemleri geldi. Özellikle klimaların hastalığın yayılması konusunda belirleyici konuların başında geldiği belirtilirken İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği (İSKİD) Başkanı Ozan Atasoy, iklimlendirme ve havalandırma sistemlerinin bakım ve işletmesinin en az sistemlerin kusursuz olması kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, sistemlerin bakımının düzenli ve doğru yapılmasının salgının yayılımını engelleyeceğini belirtti.