16 °C

İthal ürüne göre hazırlanan şartnameler ifşa edilecek!

Kamu alımlarında yerli makine kullanımı için yapılan düzenlemelerin yetersiz kaldığını kaydeden sektör temsilcileri, radikal dönüşüm için değişiklik istedi. Esra Özarfat'ın haberi...

İthal ürüne göre hazırlanan şartnameler ifşa edilecek!

Esra ÖZARFAT

Kamu alımlarında ve yatırımlarda yerli makine ve donanım tercih edilmesi yönünde çıkarılan mevzuat ve yasaların yeterli olmadığını savunan makineciler, yatırım teşvik sisteminde de yerli tasarım ve ürünlerin kullanımına yönelik radikal dönüşümü sağlayacak değişiklikler yapılması gerektiğini söyledi. Makineciler, çoğunlukla ithal ürüne göre hazırlanan şartnameleri dernek ve birlikler olarak ifşa etmeye hazırlanıyor.

Makine sektörünün dünyada stratejik bir sektör olarak kabul edildiğini, ancak Türkiye’de gerekli desteği göremediğini belirten Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Türkiye’nin stratejik sektörleri arasında makinenin sayılmamış olmasını eleştirdi. Karavelioğlu, “Türkiye’nin ihracatının yüzde 20’si otomotivden geliyor gibi yanlış algı oluşturuluyor. Otomotiv sektörü bütün kamu düzenini, teşvik mekanizmalarını ve yatırım ortamını negatif etkiliyor. Halbuki, dünyada ihracatını yüzde 20 otomotivden sağlayan hiçbir ülke yok. Biz sanki dünyanın en büyük otomotiv ülkesiymişiz gibi bir algı yaratılıyor. Makine parçaları ihracatı otomotivden geçerek, bizim ihracatımızı 7 milyar dolar göstererek Türkiye’de bir büyük zaaf yaratılıyor” dedi.

Makine ihracatçılarına da seslenen Kutlu Karavelioğlu, Türkiye makine sektörünün ihracatçı birlikleri içinde ayrıştırıldığını dile getirerek, “Yapabileceklerimizin çok azını yapabiliyoruz. Buradan çağrıda bulunuyorum. İhracatınızı birlikten geçirmeye gayret edin” diye konuştu. Karavelioğlu, Makine Tanıtım Grubu’nun kapatılması ve ihracatçı birliklerinin gelirlerinin düşürülmesi nedeniyle sektörün iki yıldır tanıtım yapamamasını da eleştirdi.

“Kibarlığı artık bırakmamız lazım”

Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanı ve Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran da sektörün kamuya kendini anlatmakta zayıf kaldığını ifade etti. “30 milyar dolar ithalatımız var. Yüzde 70’ini Türkiye’de ürettiğimiz halde ithal ediyoruz” diyen Dalgakıran, Türkiye’nin cari açığının kapatılmasında yatırım malları üretiminin önemine işaret etti. Üretim araçlarını üretmeden zenginleşen hiçbir ülke bulunmadığına dikkat çeken Adnan Dalgakıran, sektörün özellikle elektronik ve yazılım gibi alanlarda büyük gelişme kaydedilmesini sağladığını aktardı.

Sektörün önemini kamuya yıllardır anlatmaya çalıştıklarını hatırlatan Adnan Dalgakıran, kamu ihalelerinde çoğunlukla ithal ürünlere göre şartname hazırlandığını öne sürdü. Dalgakıran, “Bu işin boyutunu değiştirmemiz, kibarlığı artık bırakmamız lazım. Kamunun ithal ürüne göre şartname hazırladığı her ihaleyi dernekler, birlikler olarak duyuralım. Bizi ikna etsinler. Şeffaflaşarak bütün bu mekanizmayı da şeffaflaştıralım” değerlendirmesini yaptı. Makine sektörünün de özeleştiri yapması gerektiğini ifade eden Dalgakıran, Türk makinecilerinin Çin ile işçilik üzerinden rekabet etmediğini, Çin’in 5 yıl içinde kalite konusunda da ilerleme kaydedeceğini belirterek, sektör içinde işbirlikleriyle ölçek ekonomisine geçilmesini önerdi.

Dalgakıran, “Seri üretim alanında rekabetçiliğimizi kaybettik. Öyleyse kendi stratejilerimizi kendimiz hazırlamalı, niş teknolojik alanları geliştirmemiz, kendi aramızdaki iş birliğini güçlendirmemiz lazım. Popülist politikalar yerine realist adımlar atmamız gerek” açıklamasını yaptı.

“Radikal dönüşümü sağlayacak bir yaklaşımla değişiklikler yapılmalı”

Makine İmalatçıları Birliği (MİB) Başkanı Emre Gencer ise üreticilerin dış pazarlarda korumacılıkla mücadele ettikleri bu dönemde iç pazarda da Türk markalı ürünlere pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini vurguladı.

Son dönemde makine imalatının öneminin daha iyi anlaşıldığının ve çeşitli mevzuat ve teşviklerle sektörün desteklendiğinin altını çizen Gencer, şunları söyledi, “Ülkemizin cari açık sorunuyla mücadele ettiği bir dönemde yerli makine ve donanıma en radikal bir şekilde pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır.

Kamu kuruluşları, yerel idareler, bunlara bağlı iktisadi teşebbüsler yaptıkları alımları veya açtıkları ihaleleri, uluslararası ticarette uzman danışmanların da desteğiyle yerli makine alımına göre düzenlenmelidir. Yatırım teşvik sisteminde de yerli tasarım ve ürünlerin kullanımına yönelik radikal dönüşümü sağlayacak bir yaklaşımla değişiklikler yapılmalıdır. Biz, ürettiğimiz yerli ve milli makinelerle, özgün tasarım, teknolojimiz ve kalitemizle iç pazarda ezici üstünlük sağlamak zorundayız ki dış pazarlarda da büyümemizi sürdürebilelim. Bunu da ancak tüm dünyada olduğu gibi düzenleyici kuruluşlarımızın yardım ve desteği ile sağlayabiliriz.”

“Dünyada dördüncü üreticiyim buna rağmen ihaleleri alamıyorum”

Değirmen ve Sektör Makineleri Üreticileri Derneği (DESMÜD) Başkanı Zeki Demirtaşoğlu da çarpıcı açıklamalarda bulundu. Demirtaşoğlu, 350 üyesi bulunan ve geçen yıl yüzde 20 büyümeyle 1.6 milyar dolar ihracat yapan DESMÜD üyelerinin sektör sorunlarını iletmek için bakanlıktan randevu alamadığını söyledi.

Zeki Demirtaşoğlu şöyle konuştu, “7 aydır Sanayi Bakanımızdan randevu bekliyoruz. Sanayi bakan yardımcılarının yanına bile yaklaşamadık. Çok şükür üçüncü sekretere ulaştık. Sayın Bakan değişmezse, önümüzdeki 8 ay içinde bir randevu almayı ümit ediyoruz. DESMÜD olarak endüstri 4.0’ı 15 yıl önce uygulamak zorunda kalan bir sektörüz. Çünkü rakibimiz Almanlar. Ürettiği ürünün de yüzde 95 ila 97’sini ihraç eden bir sektörüz. Benim firmam alanında dünyada dördüncü üretici. Buna rağmen hiçbir ihaleyi alamıyorum. Girmemem için ellerinden geleni yapıyorlar. Bir ihaleyi kazanmıştım. Başkan aradı, nasıl yaparsın, diye sordu. İsviçre’de ne varsa bende fazlası var, dedim. Şaşırdı. Ardından ihale iptal edildi, ikinci ihaleye davet bile edilmedim. Gelinen noktada katma değeri yüksek firmalarımız var. Bu firmaların yükü çok ağır. Bu firmalara özel destekler verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü büyük dağın karı da büyüktür. Yeni girişimciler ve küçük firmalar da desteklensin ama olmayan alanlarda desteklensin.”

‘Girmek istediğimiz ihale, belli yabancı alıcıyı işaret ettiğinden giremedik’

Deniz suyu soğutmalı denizaltı kompresörünün dünyadaki üçüncü üreticisi olan ve 120 ülkeye ihracat gerçekleştiren Alkın Kompresör’ün Satış ve Pazarlama Müdürü İsmail Tetik de ihalelerin yabancı alıcıyı işaret etmesinden şikâyetçi. Devletin son dönemde yerli ve milli üretimin geliştirilmesi konusunda yaptığı çalışmaların takdire değer olduğunu vurgulayan Tetik, “Fakat hala bazı kurumların bu konuda gerekli hassasiyeti göstermediklerine şahit oluyoruz. Yakın zamanda girmek istediğimiz iki ihalede şartnamelerin birebir belli yabancı firmaları işaret eder şekilde hazırlandığına şahit olduk. Bizim gibi başka firmalar da giremediği için ihalede normalin çok çok üstünde fiyatlar ortaya çıktı. İlgili mercilere itirazlarımızı yaptık ama buna gerek kalmamalıydı. Bu konuda herkesin hassas davranması lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap