İzmir Büyükşehir Belediyesi, 10 milyar lira yatırım ile sosyal konut atağına geçti

İzmir Büyükşehir Belediyesi 5 yıl içinde 25 bin sosyal konut üretiminin ilk etabı olan 3100 konutun yapımına start verdi. İzmir’in Menemen ilçesinde 10 milyar lira yatırım maliyeti ile hayata geçirilecek olan proje 2 yıl içinde tamamlanıp hak sahiplerine teslim edilecek. 1+1, 2+1, 3+1 büyüklüğündeki konutlar 15 bin, 22 bin ve 28 bin liralık taksitlerle satışa sunulacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 10 milyar lira yatırım ile sosyal konut atağına geçti

Özlem Sarsın

Törende konuşma yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, konut hakkının bir insan hakkı olduğunu söyleyerek aylık 15000 TL’den başlayan ödemelerle dar ve orta gelire sahip insanları ev sahibi yapacaklarını duyurdu.

Son zamanlarda belirgin bir şekilde yaşanan konut krizini gidermek için bir adım atmaya karar verdiklerini belirten Tugay, “ Ege Şehir Planlama şirketimizi bu konuda  görevlendirdik. Geçmişten bugüne konut edindirme odaklı yaklaşımlar konut sahibi olmayı zor bir hale getirdi. Konut kredilerinin yüksek olmasına ek olarak inşaat maliyetlerinde yaşanan artışlar, konut satış ücretlerinin yüksekliği, üretilen konutların yalnızca belli bir gelir grubuna sahip kişilere hitap etmesi, konut kira ücretlerindeki artış gibi farklı sebeplerden dolayı konut krizi derinleşti. Günümüz ekonomisinde konut bir birikim aracı olarak ön plana çıkarken barınma ikinci plana atılmış durumda. Gayri menkul sektörünün egemenliği altına giren konut bir finansal araca dönüşmüş durumda. Bu durum yeterli konuta erişimin bir insan hakkından ziyade bir ayrıcalık haline gelmesi ile sonuçlanırken küresel ölçekte de konut krizi yaşanmaya başlandı” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 10 milyar lira yatırım ile sosyal konut atağına geçti - Resim : 1

Ödenen kiranın hane gelirinin yüzde 30’unu geçmemesi gerektiğini ifade eden Tugay, “ Ama bugünkü şartlarda insanların aylık gelirleri ile kirayı ödeyemediğini hepimiz biliyoruz. 2010-2022 yılları arasında yapılan bir değerlendirmede ülkemizde konut fiyatlarının yüzde 91 artış gösterdiği ölçülmüş ve bu oranla Türkiye dünya ülkeleri arasında konut fiyatının en çok yükseldiği beşinci ülke olmuştur. 2022’ den bugüne de bunun daha da arttığını görüyoruz. Konut inşaat ruhsatlarında da özel sektör payının yüzde 92,3,  kamu sektörü payının yüzde 6,3,  kooparatiflerin payının ise yüzde 1,4 olduğu görülmektedir. Bu veriler Türkiye’de konut üretiminin büyük ölçüde özel sektörün arzına bırakıldığını göstermektedir. Konut hakkının en temel insan hakkı olduğunu düşünüyorsak tüm kamunun yerel yönetimler de dahil sorumluluk alması gerekiyor. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kendi arsalarımız ve bütçemizin gücü ile insanlarımıza sosyal konut yapmayı, onların ödeyebilecekleri şartlarda konut edindirmeyi görev bildik. Bu sorumluluğun ilk adımı olarak da Menemen’de 3100 konutu uygun şartlarda sunma kararını verdik” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 10 milyar lira yatırım ile sosyal konut atağına geçti - Resim : 2

Kaynaklarını Türkiye’ye örnek olacak sosyal konut projeleri için kullanacaklarını söyleyen Tugay, 3100 konutu 2 yılda bitirmeyi planladıklarını belirterek, “ Finans modeli asgari ücrete endeksli olacak. Herhangi bir olağan üstü enflasyon dalgasından korunmak amacı ile de taksit artış oranında üst sınır olarak yüzde 30’luk bir seviye belirledik. 10 yıl vadeli bir ödeme içinde insanlar hem otururken hem de kira öder gibi ev sahibi olacak. Konut sahiplerinin 5 yıl boyunca evlerini satamamalarını da planlıyoruz” dedi.

Kamu kaynaklarının sosyal konut üretimi için kullanılması gerektiğini de söyleyen Tugay, “ Türkiye’de güvenli bir çatı altında yaşamak kimsenin lütfuna bağlı olmamalıdır. Devletin sağlaması gereken en temel haklardandır. TOKİ gibi kurumlar devletin ödeme kolaylığını sunan sosyal konutlar üretmek amacı işle kurulmuştur ama maalesef lüks konutlar üretildi. Yoksul ailelere kira desteği sağlanmadı ve sonuçta ev fiyatları ile kiralar kontrolsüz şekilde yükseldi ve milyonlarca insan maaşıyla kirayı dahil ödeyemez hale geldi. Kamunun kaynakları halkın barınma ihtiyacını karşılamak için değil belirli bir azınlığın servetini büyütmek için kullanılır hale geldi. Kur korumalı sistemde ödenen 48 milyar dolar ile 972 bin sosyal konut inşaa edebilir, 3 milyondan fazla vatandaşımızı ev sahibi yapabilirdik. Ama bu tercih edilmedi konuta bir insan hakkı olarak değil bir yatırım ve rant aracı olarak bakıldı” diye konuştu.