Karoseri sektörü, büyümek için pozitif ayrımcılık istiyor

Bursa’da otomotiv endüstrisinin temellerinin atılmasında önemli rol oynayan karoseri sektörü, yüksek ölçekli üretim alanı ve nitelikli çalışan gibi konularda yaşadığı sorunların çözümü için destek bekliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esra ÖZARFAT

BURSA - Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Ur-Ge projesi kapsamında faaliyet gösteren karoseri ve araç üst yapı sektörü temsilcileri, DÜNYA gazetesi ile bir araya gelerek sektörün sorunlarını masaya yatırdı. DÜNYA Gazetesi Bursa Bölge Temsilcisi Ömer Faruk Çiftçi’nin moderatörlüğünde buluşan Ur-Ge Projesi üyesi firmaların temsilcileri, devletten beklentileri ve sektörün geleceği ile ilgili paylaşımlarda bulundu. Otomotiv sanayinin alt sektörlerinden olan karoseri sektörünün Bursa’da güçlü bir yapıya sahip olduğuna işaret eden BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, “BTSO olarak Ticaret Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırlanan Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge) projelerine 2018 yılında Bursa Ticari Araç Karoseri, Üst Yapı ve Tedarikçileri Sektörü Ur-Ge Projesi’ni de ekledik. Projemizde 30 firma yer alıyor. Uluslararası arenada çok büyük rakiplerimiz var. Hedefimiz sektörümüzün ihracat potansiyelini güçlendirmek. Sektörümüz, üretimdeki potansiyelini ihracata yansıtmak istiyor” dedi. Sektörün Bursa’da bin 600 kişiyi doğrudan istihdam ettiğini belirten Koçaslan, Ur-Ge kapsamında faaliyet gösteren 30 üyenin ihracatının 60 milyon doları aştığını kaydetti

BTSO YÖNETİM KURULU ÜYESİ MUHSİN KOÇASLAN: Sektör, mekânsal planlama yapılmadan büyüdü

● Geçmişte Bursa’ya otomotiv ana sanayi yatırımlarının gelmesinde köklü karoseri sektörünün varlığının önemli bir faktör olduğuna vurgu yapan Muhsin Koçaslan, “Zaman zaman zor dönemler yaşansa da gelinen noktada cari açığın azaltılmasına etki eden, katma değeri yüksek bir sektör haline geldik. Verilen hizmetlerin ve yapılan üretimlerin yüzde 70 ila 90’ı yerli üretim. Sektörün ithalat payı yaklaşık yüzde 20” dedi. Sektörün geniş üretim alanı, kalifiye çalışan gibi belli başlı sorunları bulunduğuna işaret eden Koçaslan, BTSO tarafından sürdürülen TEKNOSAB ve KOBİ OSB projelerini yakından takip ettiklerine, Bursa’da doğal bir kümelenmeye sahip sektöre yer temin edilmesi durumunda sektörün çok daha hızlı büyüyeceğine dikkat çekti. Koçaslan, “Mekânsal planlama yapılmadan büyüyen ve geniş üretim alanlarına ihtiyaç duyan sektör yüksek arsa fiyatları nedeniyle yatırım yapamadığı için kümelenme sorunu yaşıyor” diye konuştu. Son olarak mart ayında ABD’de düzenlenen LCT Show International Fuarı’na katıldıklarını hatırlatan Koçaslan, uluslararası firmaların üretim tesislerinde incelemelerde bulunarak yeni iş bağlantılarıyla döndüklerini aktardı.

MŞR OTOMOTİV SAHİBİ ALİ ACAR: Üreticileri ihtisas OSB çatısı altında birleştirmeliyiz

● Bursa’nın karoseri sektörü 1 milyar liraya yakın bir ciroya sahip. Firma olarak biz 22 kişilik istihdamla 45 ülkede 100’e yakın müşteriye hizmet veriyoruz. Ülkemize yılda yaklaşık 4 milyon euro döviz kazandırıyoruz. Üretimimizin yüzde 80’i ihracat. Katma değeri Bursa’da yaratmaya çalışıyoruz. Karoseri sektörü devlete borcu olmayan, devletten alacağı olan bir sektördür. En büyük sıkıntımız yer. Bir ihtisas sanayi bölgesi oluşturarak üreticileri OSB çatısı altında birleştirmemiz gerek. Diğer önemli bir sorun da kalifiye çalışan bulunamaması. Çalışanları yetiştirmek kolay değil. Buna rağmen kalifiye çalışanları elimizde tutmakta zorlanıyoruz.

ERENER KAROSER DIŞ TİCARET MÜDÜRÜ RENGİN ERENER: Fiziki şartlar düzelince kadın istihdamı da artar

● Yerel yönetimlere daha fazla kendimizi anlatmamız gerekiyor. Yer ve istihdam sorunlarını oda ve yerel yönetimler aracılığıyla çözebiliriz. Zaman zaman devlet teşviklerinden yararlanamadığımız durumlar oluyor. Bunların da belirlenip çözüme kavuşturulması gerekiyor. Hacim olarak orta ölçekli KOBİ’leriz. Pek çok destek kapsamında kriterlerin altında kalıyoruz. Örneğin Ar-Ge merkezi olabilmek için 10 Ar-Ge mühendisi çalıştırmamız gerekiyor. Ancak bizim ölçeğimizde 10 mühendis çalıştırmak mümkün değil. Bu nedenle bizi zorlasa da teşvik almadan kendi imkanlarımızla bu ihtiyacımızı çözmeye çalışıyoruz. 2017- 2018 döneminde yüzde 1 KDV ile teminat veriyorken şimdi yüzde 18 KDV ile teminat veriyoruz. Bu da daha fazla teminat mektubu vermemiz anlamına geliyor. Öte yandan kendi içimizde tedarikçilerin fiyat artışından şikayet ederken devlet de ardiye ücretlerindeki artış gibi giderlerimizi artırıcı sabit maliyetler ekliyor. Birbirimize rakip değil, iş ortağı olarak bakmalıyız. Benim rakibim Türk firması değil, İspanya, Romanya, Polonya firmaları. Olabilecek işler içinde pastanın büyüklüğü ortada. Sektörü kalkındıracak projelerle bir araya gelmeli ve yerel yönetimlerle devletin desteğini de arkamıza almalıyız. Ayrıca kendi aramızda bir fiyat politikamız olması gerekiyor. Fiyat kırmadan, kalite fiyat dengesini kurarak rekabetçiliğimizi sürdürebiliriz. Zaman zaman kendi ayağımıza sıkıyoruz. Sektörümüzde kadınlar daha çok idari alanda istihdam ediliyor. Üretimde ise yeni yeni yer almaya başlıyorlar. Firmalarımızın fiziki şartları düzeldiğinde kadınların istihdama katılımı da artacaktır.

GRL OTOMOTİV FİRMASI SAHİBİ MURAT ARSLAN: Sektörümüzde hiçbir mezun dışarıda kalmaz

● Kurulduğumuz 1970 yılından bu yana otobüs, minibüs, tren, gemi ve tramvay koltuğu gibi özel ve katma değerli üretime imza atıyoruz. Bugün sektörümüzün ürettiği araçlar Avrupa, İsrail, Amerika gibi pek çok ülkede hizmet veriyor. Firma olarak otobüs ve minibüsler için koltuk üretiyoruz. Araçların yüzde 100’ü ihraç ediliyor. Sektör olarak emek yoğun bir sektör olduğumuz için kalifiye çalışan bulmada sorun yaşıyoruz. Yetiştirmek kolay değil. Ancak özellikle yeni nesil karoseri sektörü yerine hizmet sektöründe yer almayı tercih ediyor. Sektör olarak kalifiye olmayan kişileri sisteme adapte ederek çalışamıyoruz. Bize bu işi sürdürebilir kılacak kalifiye çalışanlar gerekiyor. Ben sektörde 5 bin kişiye iş bulurum. Meslek yüksekokulunda karoseri sektörüne yönelik bir ya da birkaç bölüm açılırsa buradan mezun olanları istihdam edebiliriz. Bizim sektörümüzde hiçbir mezun dışarıda kalmaz.

SEGE TAŞIT KOLTUKLARI OTOMOTİV FİRMA SAHİBİ GEZER KESKİN: İleri teknoloji yatırımlarını konuşmalıyız

● Şu anda mevcut firmaların global ve kalıcı hale gelmesi mümkün değil. Çünkü KOBİ ölçeğindeki firmalar olarak herkes kendi ölçeğinde yol izliyor. Yeni yatırım yapma imkanları sınırlı. Karoseri ve ona üretim yapan sanayiyi Bursa’da kalıcı ve daimi kılmak için yer, eğitim, teşvikler gibi pek çok desteğe ihtiyacımız var. Biz geçmişte unutulmuş, kaybolmaya yüz tutmuş bir sektördük. Ur-Ge çatısı altında bir araya gelerek, güçlerimizi birleştirerek yeniden diriliş sağladık. Ancak dünya markası olmak, markalar içinde söz sahibi olmak firmaların ömrüyle alakalı. Bu sektör, nesilden nesile aktarılması için planlı ve programlı bir şekilde devlet tarafından desteklenmeli. 2000-2003 yıllarına baktığımızda hem Türkiye’deki hem de dünyadaki araç üreticilerine ticari koltuk üreten firma yoktu. Daha çok yabancı firmalar Türkiye’de üretim yapıyor ve tedarik sağlıyordu. Biz bugün bu pazara hakim olduk. Önce Türkiye’deki ana sanayilere ardından da dünyadaki ana sanayilere üretim yapmaya başladık. Güney Kore, Şili veya Finlandiya’daki karoseri firmaları bizi tanır hale geldi. Bursa’da karoseri sektörünü kalıcı hale getirmek için ileri teknolojiye yatırım, ortak prototip üretimlere yönelmemiz gerekiyor ancak bu konular şu anda önceliğimiz değil. Daha acil sorunların çözülmesi gerekiyor.

TEKAYDINLAR OTOMOTİV GENEL MÜDÜRÜ BAYRAM TAŞOCAK: Liderliği İspanya’dan alıp Bursa’yı merkez yaptık

● Avrupa bizden araç almayı tercih ediyor. Yerlilik oranımızın yüksek olması nedeniyle cari açığın kapanmasına ciddi bir katkımız var. Ülkeye ciddi bir döviz katkısı sağlıyoruz. Bugün 60 milyon doların üzerinde ihracat yapıyor Bursa’daki 30 firma. Pek çok firma da yüzde 100 büyüme imkanına sahip. İstihdam başı vergi oranımız çok yüksek. Çalıştırdığımız kişi sayısına göre ödediğimiz vergi çok yüksek. Bu noktada devletin bize destek olması gerekiyor. Bursa’da bizim sektörümüz için fuar alanı eksikliği var. Biz 2021 yılında dünyadaki Busworld konseptindeki bir fuarı Bursa’da düzenleyerek karoseri sektörünü bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Bu noktada ticari araç üreticisi ana sanayicilerinin de desteğini almamız gerekiyor. Sektör eskiden İspanya merkezliydi. Bugün Bursa’yı merkez haline getirdik.

ERDUMAN OTOMOTİV FİRMA SAHİBİ ADEM ERDUMAN: Terzi usulü kişiye özel araç üretiyoruz

● 2003 yılından bu yana sektördeyiz. Dünyada çalışmadığımız ülke sayısı azdır. Şaseleri aldıktan sonra üzerine talebe göre araçlar üretiyoruz. Bir anlamda terzi usulü, üst düzeyde, katma değerli üretim yapıyoruz. Bugün Bursa’nın en büyük 250 firması içinde ilk 100’de yer alan sektör temsilcilerimiz var. Bursa’nın bu sektördeki gücü, otomotiv endüstrisinin de gelişmesine ön ayak oldu.

HASBAY OTOMOTİV SAN. TİC. LTD. ŞTİ. GENEL MÜDÜRÜ SERKAN ŞENOL: Pazar ve iş yapmakla ilgili sorunumuz yok

● Sektör olarak Avrupa’nın pek çok yerine, Ortadoğu’ya, Arap ülkelerine, Rusya’ya, İsrail’e özel üretimler yapıyoruz. Buradaki pek çok arkadaşımız başta Arap Şeyhleri ve devlet başkanları gibi kişilere çok özel üretimler yapıyor. Bizim pazar ve iş yapmakla ilgili sorunumuz yok. Her şeyden önce bizim eğitimli personele ihtiyacımız var. Kendi bünyemizde eğitimler veriyoruz. Yetiştiriyoruz. Ancak talep giderek azalıyor. Otomotiv ana sanayilerin kalifiye çalışan potansiyelini çekmesi nedeniyle biz çalışan bulmakta zorluk çekiyoruz. Beklentimiz ihracat rakamlarımızı yukarıya taşıyabilmek. Burada da önümüze çıkan engellerin başında eğitimli iş gücü geliyor. Buna çözüm bulunması halinde hepimiz hızlı büyümeye yatkın firmalarız. Yüzde 70 oranında yerli üretim yapıyoruz. Bu bazı firmalarda yüzde 90’lara çıkıyor. İşin güzeli tüm ihtiyaçlarımızı da Bursa’daki üreticilerden karşılıyoruz. Yıllarca yaptığımız araçlar Alman veya Polonya araçları olarak satıldı. Ancak uluslararası fuarlarda boy göstermeye başlayınca farkındalığı artırdık ve sektördeki yerimizi sağlamlaştırdık.