Kıdem tazminatına 2 öneri

Kıdem tazminatı düzenlemesine yönelik 2 öneri belli oldu: zorunlu tasarruf ya da tamamlayıcı sigorta.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA (DÜNYA)-Kıdem tazminatının fona dönüştürülmesine yönelik çalışmalar kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Aile Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı tarafından hazırlanan çalışma hayatına yönelik düzenlemeler kapsamında, kıdem tazminatı düzenlemesine yönelik iki öneri belli oldu. Bunlardan ilki, geçmişte uygulanan tasarrufu teşvik hesabı (zorunlu tasarruf) benzeri olarak, çalışanlar adına işverenin yüzde 3 prim yatırması, diğeri ise mesleki sigorta statüsündeki Tamamlayıcı Emeklilik Sigortası oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan uygulamanın 2022'de başlayacağını açıklamıştı. Yapılan toplantıda, sosyal tarafların düzenlemenin salgın ortamında gündeme gelmesinden rahatsızlık duyduklarını ifade ettiği belirtilmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce yaptığı açıklamalarda, kıdem tazminatı düzenlemesine yönelik sosyal uzlaşma arayacağını açıklamıştı.

Zorunlu tasarruf benzeri prim kesintili sistem

Üzerinde çalışılan öneriler sosyal taraflarla görüşmelerde sunuldu. Buna göre iki düzenleme önerisi gündeme getirildi. Bunlardan ilkinde bir yıllık çalışmaya bir aylık kıdem hakkı kazanmak şeklindeki mevcut düzenlemedeki tutarın korunması için paylaşımlı bir model geliştirildi. Bir yıllık çalışmaya bir aylık tutarda kıdem hakkı kazanmak için gerekli tutar yüzde 8,33.
Buna göre işveren her çalışanın ücretinin yüzde 3'ünü prim olarak kurulacak fona yatıracak. Bunun karşılığında da işveren tarafından karşılanacak yükümlülük yüzde 5,33'e gerileyecek. Bir başka ifadeyle 30 günlük çalışmanın 11 günü ya da kıdem hakkının yüzde yaklaşık 35'i kamuya geçmiş olacak. Bu modelde kamuda biriken kısım nemalarıyla birlikte belirlenecek süre sonunda toplu olarak alınabilecek ya da maaş olarak bağlanması talep edilebilecek.

İkinci öneri kıdem yerine fon kurulması

Önerilen ikinci model ise mesleki sigorta niteliğinde Tamamlayıcı Emeklilik Sigortası olarak adlandırılan zorunlu sigorta niteliğini taşıyor. Buna göre, bu model benimsenirse yasa yürürlüğe girdikten sonra yeni işe giren bütün çalışanlar sisteme dahil olacak ve işçi, işveren ve devlet katkısından oluşan primler şahsi emeklilik hesabına yatırılacak. Prim oranı yüzde 6 olacak. 1 puan devlet katkısı verilecek. İşçinin ücretine bağlı olarak kademeli yüzde oran artışı getirilecek. Asgari ücretlide primin yüzde 4,5'i işveren, yüzde 0,5'i işçi tarafından ödenecek. Asgari ücretin her bir katı fazla ücret için işçi prim oranı 0,5 puan artacak. Asgari ücretin iki katı ücret alan bir işçi yüzde 1, işvereni 4, dört katı ücret alan bir işçinin prim oranı yüzde 2,5 işveren katkısı 2,5 seviyesinde olacak. Bu noktadan sonra ücret daha yüksek olsa da prim oranı aynı kalacak.

Fonda emeklilik yaşı olarak 60 yaş belirlendi. Daha önceki taslaklarda 10 yılda kısmi çekiş hakkı tanınıyordu. Bu modelde ise süreye bağlı çekiş hakkına yönelik herhangi bir bilgi verilmedi. Ancak evlilik, konut, hastalık, ölüm gibi hallerde kısmi çekiş hakkı tanınacağı taraflara vurgulandı.

En önemli sorun mevcut çalışanların geçişi

Mevcut çalışanlar için geçiş düzenlemesinin nasıl olacağına yönelik taraflara detaylı bilgi verilmedi. Sadece tamamlayıcı emeklilik sigortası sisteminde, halen çalışanlardan isteyenlerin fona geçiş yapabilme hakkının tanınacağı kaydedildi. Emeklilik yaşı için kalan süresi yakın olanların sisteme dahil olup olamayacağı, buna bir sınırlama getirilip-getirilmeyeceği ya da sisteme girmek isteyenlerin önceki çalışmalarının bir destek modeliyle fona taşınıp taşınamayacağına yönelik bilgi verilmedi.