10 °C

KOBİ’ler mecburen ihracatı öğrendi

Yuvarlak Masa’nın konuğu olan Ankara Sanayi Odası (ASO) Demir ve Metal İşleri Sanayi Komitesi üyeleri, finansmana erişimin kolaylaşması halinde 2020 yılından umutlu olduklarını bildirdi...

KOBİ’ler mecburen ihracatı öğrendi

Yeşim ARDIÇ - Hüseyin GÖKÇE

2019 yılını maliyet atışları finansman problemleriyle geçiren demir ve metal işleri sanayi sektörü, finansmana erişimin kolaylaşması halinde tüm olumsuzluklara rağmen 2020 yılından umudu kesmedi. Yıllarca verilen emek ve Ar-Ge sonucu ortaya çıkan ürüne maliyet sebebiyle sadece Türkiye’den patent alabildiklerini belirten sanayiciler, eğer çok özel bir ürünse başka bir ülkede üretip bunun patentini aldıklarını kaydettiler. Metalciler, büyük firmaların alt yüklenicileri finansman kaynağı olarak gördüğünün altını çizerken, iç piyasadaki daralmanın KOBİ’lere ihracatı öğrettiğini söylediler. Yuvarlak Masa’nın konuğu Ankara Sanayi Odası(ASO) Demir ve Metal İşleri Sanayi Komitesi oldu.

E-BERK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖZGÜR SAVAŞ ÖZÜDOĞRU:
Firmalarda karşılıklı güven kalmadı

● E-Berk Makine olarak, metalürji ısıl işlem alanında faaliyet gösteriyoruz ve 2019 yılını büyüyerek tamamladık. Ancak büyümeyi aşınarak, zorlanarak ve sıkıntıya girerek başardık. 2019’da vadelerin uzaması da bizi çok sıkıntıya soktu. Hatta bazı alacaklarımızı tahsil edemedik. Konkordato ve kapanan firmalar, bir çok sektörde sıkıntı yarattı. Kur farkları ve metal piyasasındaki farklılıklar da güveni azalttı. Daha önce 5-6 ay vade ile alabildiğimiz ürünleri artık, ya peşin ya da en çok iki ay vade ile temin edebilir hale geldik.

En önemlisi firmalarda karşılıklı güven kalmadı, güvensizlik ortamı doğdu, finansmana ulaşılamayınca, piyasadaki sıcak para buharlaştı. Büyük firmalar, büyük alıcılar, alt yüklenicileri, sıfır faizli finansman kaynağı olarak gördü.

Kaçak çelik fiyat üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Üretici firma kaçak çeliği bulsa bile, kaçak ürün zaten ucuza satılmıyor. Alıp stoklayanlar, piyasada arz sıkıntısı başlayınca bunu 2-3 katına karaborsadan satıyorlar.

“Yabancı şirketler erken davranıp patentimizin dünya hakkını alıyor”

Türk sanayisinin temelde yaşadığı başka bir sorun da Ar-Ge faaliyetleri ve Ar-Ge sonucu ürettikleri ürüne patent alırken yaşanmaktadır. Ülkemizde firmalar patenti, ekonomik güçlüklerden dolayı sadece Türkiye ile sınırlı almak zorunda kalıyorlar, yani yerel patent alıyorlar. Dünya çapında almak için çok yüksek para ödemek gerekiyor. Böyle olunca, örneğin Fransız firma başka ülkede şirket kuruyor ve sizin patentinizi alıyor. Üstelik ürünü de kendisi üretmiyor, alt yüklenici vs aracılığıyla alıp başkalarına satıyor.Yapılan açıklamalardan, yeniden sanayici ve üretici üzerinden büyüme planına dönüleceğini görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile Ticaret Bakanı’nın tavırlarından, üretim odaklı büyümeye yönelim olduğunu, bu konuda ciddi kararlılık bulunduğunu görüyoruz.

Kamudan birikmiş alacaklarımızın, başka kamu kurumlarına karşı olan yükümlülüklerimize mahsup edilebilmesine imkan sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Örneğin KDV alacaklarımız, SGK primleri ile mahsuplaşılabilir. Alacak sigortası sisteminde risk primi çok yüksek ve var olan limitlerimizi de düşürdüler. Yani alacağımızın yüzde 30-40’ı anca garanti altına alınıyor. Yeni getirilen sistem, bu sorunun çözümüne çok yarımcı olmadı.

EAG DEMİR SANAYİ VE TİCARET A.Ş GENEL MÜDÜRÜ ÖZGÜR BAYRAKTAR:
Krizin sonuna geldiğimizi düşünüyorum

● Sektörün en büyük sorunu olarak, sigorta bedellerinin yüksekliği ve finansmana ulaşımda yaşanmaktadır. Demir çelik hayatın her alanında olduğu için, dünya döndükçe ihtiyaç hasıl olacaktır. Sektör yapısal sorunlar aşıldıktan sonra önü açık ve gelişmeye müsaittir. Türkiye’nin yassı üründe dışa bağımlılığı faza kalmadı. En büyük problemi çelik ürünlerinde yaşıyoruz. Özellikle alacaklarımızı teminatlandırmadaki problemimiz sürüyor. Bu konuda sigorta şirketleriyle çalışıyoruz, uluslararası sigorta şirketleri, Ağustos ayından sonra teminat altına aldıkları tutarı üçte bire düşürdü. Ben sürecin iyi yönetilmesiyle, iç dinamiklerle birlikte 2020 yılından umutluyum. Özellikle yakın çevremizdeki siyasal gelişmelerdeki sıkıntıların aşılmasından sonra, şu anda U şeklinde yaşanan krizin sonuna geldiğimiz düşüncesini taşıyorum.

AŞAN ÇELİK YAPI MAKİNE İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ. GENEL MÜDÜRÜ SAYIM ÖZDEN:
Durup dururken kendi krizimizi yaratıyoruz

● Firmamız çelik konstrüksiyon ve diğer makine imalatında faaliyet gösteriyor. KOBİ’lerimiz ihracat yapmayı bilmiyordu. Yaşanan güçlükler KOBİ’lerimize ihracatı öğretti. Bu süreçte Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın da iki yıldır ciddi hamleleri olmakla birlikte, piyasadaki daralma benzer firmaları çoğaltırken, pazardaki satış fiyatını da düşürdü. İçerde olduğu gibi dışarda da kendi aramızda yarışmaya başladık. Başka bir ifade ile rekabet gücümüz azaldı.

Tüm Avrupa’da 6 bin 200 firma milyarlarca dolarlık satış yaparken, bizim 17 milyar dolarlık ihracatımızı 16 bin firma yapıyor. Bu da verimlilik meselesini ortaya koyuyor.

Yani bu süreçte bırakın verimliliği artırmayı, ayakta kalmayı başarmayı düşünüyoruz. Ben henüz dibi görmediğimizi düşünüyorum.

Aslında genel yapımız gereği ülke olarak krizimizi kendimiz yaratıyoruz, yani sanal kriz yaratıyoruz. Herhangi bir sıkıntı halinde içimize kapanarak yatırımı durduruyoruz. Oysa biz yatırım yapacağız, o yatırım için alışveriş yapacağız ki insanlar ürettiklerini satabilsinler. Yani aslında biz korkularımızı kriz haline dönüştürdük. Sadece bizim sektörümüzde değil, tüm sektörlerde yeni firmaların kurulması bazı şartlara bağlı olmalı. Devlet aynı alanda yeni firmalar kurulurken, optimum ölçeğe dikkat etmeli, bunu aşan firmanın kuruluşuna izin vermemeli.

Ben özellikle bu kredileri kullanan sanayicilerin kontrol edilmesini istiyorum. Örneğin 2 yıl önce cansuyu kredisi verildi ama bu para ihtiyaç sahiplerine gitmedi. Çok küçük finansmana ihtiyacı ola firmalar 100 bin lira bile bulamadığı için batarken, öbür tarafta para sanayiye değil, yatlara, katlara, lüks arabalara gitti.

Tüm olumsuzluklara rağmen ben yine de karamsar değilim, örneğin birinci fabrikamın ruhsatı 15 Temmuz hain darbe girişiminde imzalandı. Yine fabrikamı krizde yaptım ve bugün üretimim sürüyor.

2019 yılını çok ağır geçirmemize rağmen, 25 Aralık 2019’da ikinci fabrikamın temelini attım. Ben ısrarlıyım. Biz üzerimize düşeni yaparken, devletten beklediğimiz bizi cezalandırması değil, mükafatlandırmasıdır.

AKALIN ISIL İŞLEM ÇELİK SANAYİ VE TİCARET LTD.ŞTİ GENEL MÜDÜRÜ ABDULLAH AKALIN:
Kalitesiz ithal ürünler piyasayı sarsıyor

● Akalın Isıl İşlem Çelik San ve Ticaret Ltd.Şti. ve aynı zamanda AKL Çelik Metal San. Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. firmalarının genel müdürüyüm.

Paslanmaz çelik ve nitelikli çelik üretimi anlamında dışa olan bağımlılığımız devam etmektedir. Bu anlamda ihtiyaç olunan ve ülkemizde üretimi bulunmayan paslanmaz çelik ve süper alaşımlı çeliklerin birim fiyatları 2.500$ / ton ile 10.000$ / ton arasında değişiklik göstermektedir. Aynı zamanda ülkemize ithalat yolu ile gelen kalitesiz ve standart dışı, sertifikasız çelikler iç piyasada sarsıcı hareketlerine de devam etmektedir.

Bildiğiniz üzere çelik yarı mamul bir üründür ve mamul haline gelebilmesi için nihai işleme yani ısıl işlem proseslerine tabi tutulmalıdır. Isıl işlem sanayinde kullanılan makine ve ekipmanlar için de aynı paslanmaz ve nitelikli çelikte olduğu gibi, özellikle ileri teknoloji makineler konusunda da maalesef dışa olan bağımlılığımız devam etmektedir. Bu da bizim ihracat kabiliyetimizi zayıflatırken, iş ve işçilik maliyetlerimizi arttırmakta belimizi bükmektedir. Pahalı ve çok emek isteyen ısıl işlem prosesleri çeliğin varlığını sürdürebilmesinin tek yoludur ve bu anlamda her ikisi de birbirini tetikleyen bir mekanizma içinde yer alır. Bir yandan makine ve ekipmanlarda dışa olan bağımlılığımız, diğer yanda devlet teşviklerinden üretici sınıfında yer almadığımız düşünüldüğü için fayda sağlayamamamız, öte yandan her türlü enerji maliyetlerimiz nakit akışı içerisinde yer alırken, bize dayatılan ve henüz değiştiremediğimiz 60-90- 120 gün arası değişen vadeli ödemeler, sonrasında yaşanan tahsilat problemleri ve buna bağlı aksayan resmi kurum ve kuruluşlara yapılması gereken ödemelerde ki gecikmeler var.

BOYRAZ METAL ÇELİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDİ BOYRAZ:
İşi okulda öğrenmeyen gençler bize katkı yapmaz

● Metal işlem merkezi olarak hizmet veriyoruz. Şirketlere, aradığımız nitelikte eleman bulmak çok zor. Ortada fakülte diplomasını her kapıyı açan bir anahtar olarak gören, iş dünyası hakkında en ufak bir fikre sahip olmayan on binlerce genç var. Bu gençler kendilerini yetiştirmek için maalesef fazladan bir çaba göstermemiş. Okurken, stajlara önem vermeyen, kurslar izleyip sertifika almayan bu gençleri sıfır kilometreden alıp yetiştirmek bizim için fazla masraflı oluyor. Gençlerin önemli bir bölümü, fakültede öğrendikleri ile yetiniyor. Onlara öğrenimleri sırasında kendi dallarındaki yeni gelişmeleri takip etmeye yönelik bir merak duygusu aşılanmamış. İşleri ile ilgili bir öğrenme ve uzmanlaşma hedefine sahip olmayan gençler, şirketlerimize beklediğimiz katkıları yapamaz. Biz, isteneni aynen yapacak gençleri değil, eski sorunlara yeni çözümler bulacak, ufku geniş ve yaratıcı gençleri istihdam etmek istiyoruz. Üniversiteler ve iş dünyası, kendi kendini yetiştirmek isteyen gençlere yön ve yol gösterecek çalışmalar yapmalı. İnternetin sunduğu uzaktan eğitim imkanı, bu amaç için sonuna kadar kullanılmalı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap