Koçer: Yeni bir yatırım süreci geliyor”

Ankara Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu AK Parti TBMM Plan Bütçe Komisyonu Sözcüsü Nejat Koçer, “Ekonomide yeni bir hikaye yazılabilecek faiz seviyesine gelindi. Önümüzdeki 3-4 yıl yeni bir büyüme, toparlanma dönemi olacak. Yeni bir yatırım süreci de geliyor” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

AK Parti TBMM Plan Bütçe Komisyonu Sözcüsü Nejat Koçer, uzun zamandan sonra faizde yaşanan düşüşün ekonomide yeni bir büyüme hikayesi yazılabilecek ortamı sağladığını belirtti. 2020’den genel olarak piyasaların daha umutlu olduğunu kaydeden Koçer, alınan tedbirlerin piyasalarda etkisini göstermeye başladığını, yeni bir yatırım sürecine girildiğini söyledi. Koçer, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak’ın sorularını yanıtladı.

● Faiz indirimleriyle birlikte ekonomide bir toparlamanın başladığı konuşuluyor. Sizce bu sürdürülebilir mi?

Gelişmekte olan ülkelerin büyüme rakamları, ekonomide yaşadıkları, bu ülkelerin merkez bankalarının faiz politikaları, milli gelirlerindeki ve tüketim endekslerindeki durumlarını göz önüne almadan Türkiye’ye ilişkin bir değerlendirme yaparsak yanlış olur. Dünyada büyüme çok hızlı düştü, artık yüzde 1’lerle 2’lerle 0’larla tarif edilen büyüme rakamları var. Dolayısıyla dünyada bir büyüme sorunu yaşanıyor. Bununla birlikte gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının ciddi bir faiz politikası sorunu var, eksi faiz olmasına rağmen ABD başta olmak üzere birçok ülkede ekonominin yav aşladığını görüyoruz. Türkiye ise, gerçekten stratejik bir konumda. 2 saatlik mesafede dünyanın birçok ekonomi merkezine ulaşabilecek, ekonomik aktivite yapabilecek bir konumu var. Dinamik bir nüfusa sahip, kendi dinamikleriyle ekonomisini döndürebiliyor. Her ne kadar geçtiğimiz yıl büyüme rakamlarımızda bir sorun yaşanmış olsa da hep AB ortalamasının üzerinde büyüyen bir ülkeyiz.

● Yatırım iklimi düşünüldüğünde 2020 yılı için öngörünüz nedir?

Son 5 yıldan bu yana ilk defa yenidentek haneli faiz rakamına geldiğimizi ve ekonomide yeni bir büyüme hikayesi yazabilecek ortamın sağlandığını görebiliyoruz.
İyi haberler var; ekonomi güven endeksi yükseldi son 20 ayın en iyi noktasına geldi. İnşaat ve perakende sektöründe son 2 yılın en iyi rakamları oluşmaya başladı. Yeterli mi değil ama daha iyisinin geldiğini de görüyorum.

● Büyüme var ama hissedilmediğiifade ediliyor. Ne dersiniz?

Doğru, bir büyüme rakamı çıktığında “biz bunu hissetmiyoruz” diyenlerin sayısı çok fazla. Bunu söyleyenlerin hangi sektörlerde oldukları, sektörlerinin ne durumda olduğu ve sektör içinde kendilerinin ne durumda olduğu da önemli. 2020 yılının başında iyi bir sürece girdiğimizi görüyorum, bu süreç en az 3-4 yıl devam edecek yeni bir büyüme, bir toparlanma ve dengelenme dönemi olacak. Bununla birlikte yeni bir yatırım süreci de geliyor. Temmuzdan bu yana yüzde 24 olanfaizlerin yüzde 11.25’e gerilediği görüyoruz, özellikle tüketici kredilerinde, konut ve taşıt kredilerinde son 10 yılın en iyi rakamlarına geldik. Daha da iyileşme olacak, özel bankaların konut kredilerin de çok yeni rakamlar oluşmaya başladı.

● Faizlerin düşmesi, yatırımlar için tek başına yeterli mi?

Faizler düştü, banka ilişkileri rahatladı, finansmana erişim daha da iyileşecek ama yönetmemiz gereken başka bir şey daha var. Nedir? Bu dünyada bir değişim ve dönüşüm süreci yaşanıyor. Bir çok sektörde çok hızlı bir dijitalleşme var. Sanayide, sanayi 4.0’ın getirdiği çok ciddi bir değişim süreci var. Bunlara hazırlıklı olmazsak, bu yeni sürecin pozitif değil negatif akımına kapılırız. Bu yeni süreç daha az işçi çalıştıran, belki dijital makinaların, dijital zekanın öne çıkacağı bir süreç ve çok uzak değil.

● Sanayide nasıl bir dönüşüm gerekiyor?

Artık düşük katma değerli ürünlerden yüksek ve orta katma değerli ürünlere çıkma dönemi. Sanayi Bakanlığı’nın bununla ilgili çalışmaları var. Son 8-10 yıl içerisinde savunma sanayinin gelmiş olduğu nokta, sanayinin bu teknolojik değişim ve dönüşümünü de sağlayacak önemli bir altyapı oluşturmuştur.

Bu altyapının, bu mühendisliğin ve milli duruşun Türkiye’nin yeni sanayi üretim modellerine de yansıyacağını düşünüyorum. Çünkü burada ciddi bir alt yapı ve mühendislik gelişimi var ve her şeyden önce Türkiye’nin kendine güveni artıyor. Başta savunma sanayisinde. Türkiye de artık kendi tekstil makinalarımızı, kendi beyaz eşyamızı üretiyoruz ve Avrupa’nın birçok ülkesinde bir numarayız. Türkiye’nin ürettiği sanayi ürünleri alıcı buluyor. Mesela Teknofest Türkiye’de yeni bir uyanıştır, yani gençlerin vizyonunu o yöne doğru çevirdiği, “ben ne yapabilirim” diye baktığı çok önemli bir projedir.

● Güven endeksinin hizmet, perakende ve inşaat sektörlerinde yükselişine dikkat çektiniz. Büyüme bunlarla sürdürülebilir mi?

Büyümenin dengeli olabilmesi açısından sektörel paylaşımların ve sektörel dinamiklerin çok daha iyi ayarlanması lazım. Büyümenin sürdürülebilir olması tabii ki önemli ama yarın sabah tüm büyüme dinamiklerini en iyi noktaya getirdiğinizde bile dünyadan gelen herhangi bir değişim, ekonomik bir sıkıntı, stratejik ve siyasi bazı gelişmeler sizin projelerinizi etkileyebilir. Bu sürecin sürdürülebilir olması için yegane önemli konu Türkiye’deki siyasi istikrardır. Siyasi istikrar olduğu sürece ekonomik istikrar daha hızlı olur, eğer siyasi istikrar olmazsa ekonomik istikrarı koruyamazsınız.

Anadolu’nun sanayileşmesinde DÜNYA’nın önemli bir yeri var

Yeni dönemde DÜNYA gazetesine başarılar diliyorum. Ekonomi gazeteciliğinde Türkiye’de önemli bir yere sahip. Anadolu’da sanayileşme sürecinin hızlanmasında, girişimciliğin artmasında DÜNYA’nın önemli bir yeri var. Yaptığı toplantılar ve habercilikle sürece çok önemli katlılarda bulundu. Gaziantep Sanayi Odası Başkanı olduğum dönemde birlikte çalışmaktan memnun olduğum toplantılar yaptık. Her bir proje bizim girişimciliğimize değer kattı, ‘Marka Şehir Gaziantep’ projesi ile yola çıkarken ilk toplantımızda yanımızda DÜNYA vardı.