25 °C

MB, enflasyon tahminini yüzde 13,9'a çekti

TCMB Başkanı Murat Uysal, yılın üçüncü enflasyon raporunu açıklıyor... Merkez Bankası, yıl sonu enflasyon tahminini 0,7 puan düşüşle yüzde 13,9'a çekti.

MB, enflasyon tahminini yüzde 13,9'a çekti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, Üçüncü Enflasyon raporunu açıkladı.  Merkez Bankası Başkanı Uysal, 2019 enflasyon tahminini yüzde 14,6'dan yüzde 13,9'a çektiklerini açıkladı. TCMB Başkanı Uysal  "Enflasyonun 2020 yıl sonunda % 8.2'ye, 2021 yıl sonunda ise % 5.4'e geriledikten sonra orta vadede % 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz" açıklamasını yaptı.

TCMB 2019 YILI ENFLASYON RAPORU - Tahminler
 Ocak Raporu  Nisan Raporu  Temmuz Raporu
TÜFE 2019 14,6 14,6 13,9
TÜFE 2020 8,2 8,2 8,2
Gıda enflasyonu - 2019 13 16 15
Gıda enflasyonu - 2020 10 11 11
2019 ortalama petrol fiyatı  63 $ 67,2$ 65 $

Enflasyonu düşürmeye odaklı sıkı bir para politikası duruşu ve güçlü politika koordinasyonu altında, enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağını öngördüklerini belirten Uysal, şöyle devam etti:

"Bu çerçevede, enflasyonun 2019 yıl sonunda yüzde 13,9 olarak gerçekleşeceğini, 2020 yıl sonunda yüzde 8,2’ye, 2021 yıl sonunda ise yüzde 5,4’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz. Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2019 yılı sonunda yüzde 11,5 ile yüzde 16,3 aralığında (orta noktası yüzde 13,9), 2020 yılı sonunda yüzde 5,2 ile yüzde 11,2 aralığında (orta noktası yüzde 8,2) gerçekleşeceğini öngörmekteyiz.

Nisan Enflasyon Raporu’nu takip eden dönemde enflasyon belirgin bir düşüş göstererek tahmin aralığının altında gerçekleşti. Enflasyondaki düşüşün yanı sıra parasal sıkılaştırmanın da etkisiyle enflasyon beklentilerinde öngördüğümüz iyileşme ve ithalat fiyatları ile gıda fiyatlarındaki aşağı yönlü güncellemeler yıl sonu enflasyon tahminimizi bir önceki rapor dönemine kıyasla olumlu etkiledi. Diğer taraftan, çıktı açığındaki yukarı yönlü sınırlı revizyon ile alkollü içecekler ve tütün grubundaki vergi ayarlamaları bir önceki rapor dönemine göre yıl sonu enflasyon tahminlerimize yükseltici etkide bulundu. Bu doğrultuda, nisan ayında yüzde 14,6 olarak açıkladığımız 2019 yıl sonu tüketici enflasyon tahminini yüzde 13,9’a indirdik. Diğer taraftan, aşağı ve yukarı yönlü katkıların birbirini dengelemesiyle 2020 yılına ilişkin enflasyon tahminlerimizde herhangi bir değişikliğe gitmedik. 2019 yıl sonuna dair enflasyon tahminimizi, 0,7 puan aşağı yönlü güncelledik."

"Piyasa faizleri tüm vadelerde düştü"

Geçen haftaki Para Politikası Kurulu Toplantısı'nda enflasyonun ana eğilimine dair göstergelerin, arz yönlü faktörlerin ve ithalat fiyatlarının enflasyon görünümünü olumlu etkilediğini değerlendirerek parasal duruşlarının sıkılığını azalttıklarını ve bir hafta vadeli repo faiz oranını yüzde 19,75’e indirdiklerini anımsatan Uysal, şunları kaydetti:

"Piyasa faizleri bu rapor döneminde tüm vadelerde düşüş kaydetti. Bu gelişmede sıkı parasal duruşa bağlı olarak gerileyen enflasyon beklentileri, ülke risk primindeki düşüş ve olumlu makroekonomik gelişmeler etkili oldu. Döviz kuru gelişmelerine paralel olarak Türk lirasının ima edilen kur oynaklığı da mevcut rapor döneminde azaldı. 2. çeyrekte kredi faiz oranlarındaki artışa ilaveten genel ekonomik görünümün de etkisiyle kredi büyüme hızları tüketici kredilerinde daha belirgin olmak üzere geriledi. Tüketici enflasyonu 2. çeyrekte yüzde 15,7'ye gerileyerek Nisan Enflasyon Raporu'nda verilen tahminlerin altında kaldı. Çekirdek göstergelerden B endeksinin yıllık enflasyonu da öngörülerimize kıyasla daha düşük gerçekleşti Bu dönemde özellikle işlenmemiş gıda enflasyonu beklenenden olumlu bir seyir izledi. İkinci çeyrekte, Türk lirasındaki değer kaybına karşın, geçen yıldan gelen yüksek baz etkisi, iç talep koşullarındaki zayıf seyir ve emtia fiyatlarındaki gerileme sayesinde hem tüketici enflasyonu hem de çekirdek göstergelerin yıllık enflasyonunda yavaşlama görüldü."

Uysal, enflasyondaki düşüşü bu dönemde işlenmemiş gıda, temel mal ve enerji gruplarının sürüklediğine dikkati çekerek, temel mal grubu yıllık enflasyonu iç talepteki zayıf seyrin yanında enflasyon üzerindeki birikimli döviz kuru etkisinin azalmasıyla birlikte düşüş eğilimini bu çeyrekte de sürdürdüğünü söyledi.

Enerji fiyatları yıllık enflasyonunun, döviz kurundaki yükselişe karşın, petrol fiyatlarındaki gerileme ve şebeke suyu gibi kalemlerdeki fiyat düşüşlerine bağlı olarak gerilediğini anlatan Uysal, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hizmet enflasyonu ise bu dönemde sınırlı bir düşüş kaydetmekle birlikte yüksek seviyesini korudu. Bu gerçekleşmede, iç talepteki zayıf seyre karşın, geçmiş enflasyona endeksleme, canlı turizm talebi ile döviz kuru ve reel birim iş gücü maliyetlerinin seyri belirleyici oldu. Türk lirasındaki değer kaybı, başta işlenmiş gıda kalemleri olmak üzere belirli ürünlerdeki ertelenmiş fiyat ayarlamaları ve hizmet grubundaki görünüme bağlı olarak fiyatlama davranışına dair göstergeler ikinci çeyrekte bir miktar yukarı yönlü seyir izledi. Ancak arz yönlü faktörler ve ithalat fiyatları yıl sonu enflasyon görünümünü bir önceki rapor dönemine kıyasla olumlu etkiledi. Enflasyon beklentilerinin bulunduğu seviyeler enflasyon görünümü üzerindeki başlıca yukarı yönlü risk unsuru olarak öne çıkarken, iktisadi faaliyetin seyrine bağlı olarak enflasyon üzerinde talep koşulları kaynaklı aşağı yönlü riskler de mevcut."

"İktisadi faaliyetteki toparlanma ılımlı bir şekilde sürüyor"

Uysal, ülke risk primindeki iyileşmenin, kredi-mevduat faiz farkının daralmasının, güçlü kredi ivmesinin ve kamunun destekleyici duruşunun yurt içi talebi desteklediğinin altını çizerek, "İktisadi faaliyet görünümünü Nisan Enflasyon Raporu dönemine göre bir miktar daha olumlu görüyoruz. Nisan-Mayıs döneminde sanayi üretimi, ikinci çeyrek genelinde ise imalat sanayi kapasite kullanım oranı ve PMI-üretim gibi anket göstergeleri bir önceki döneme göre artış sergiledi. Hizmetler sektörü faaliyetinde de benzer bir eğilim gözleniyor." diye konuştu.

İnşaat sektörünün zayıf seyrini sürdürdüğüne işaret eden Uysal, ikinci çeyrekte iktisadi faaliyetteki toparlanmanın ılımlı bir şekilde sürdüğünü, iş gücü piyasasındaki zayıf görünümün devam ettiğini söyledi.

Uysal, ikinci çeyrekte küresel büyüme görünümündeki yavaşlamaya rağmen rekabet gücündeki gelişmelerin etkisiyle mal ve hizmet ihracatında artış eğiliminin sürdüğünü belirterek, "Buna ek olarak turizmdeki güçlü seyir, doğrudan etkilerinin yanında bağlantılı sektörler kanalıyla da iktisadi faaliyeti destekledi. Bu doğrultuda net mal ve hizmet ihracatının dönemlik büyümeye katkısının arttığını tahmin ediyoruz." dedi.

"Büyüme kompozisyonu dış dengeyi olumlu etkiledi"

Yüksek seviyelerini koruyan hizmet gelirleriyle dış dengedeki iyileşmenin hızlı bir şekilde devam ettiğini vurgulayan Uysal, büyüme kompozisyonunun dış dengeyi olumlu etkilediğini dile getirdi.

Uysal, bu yılın kalan döneminde, enflasyon görünümünde iyileşme ve ülke risk primindeki gerilemeyle beraber finansal koşulların iç talepte ılımlı bir toparlanmaya destek vereceğine dikkati çekerek, "Net ihracattaki olumlu seyrin ise süreceğini öngörüyoruz. Toplam talep koşullarının enflasyonu düşürücü etkisinin önceki çeyreğe kıyasla hafifçe azalarak da olsa süreceğini tahmin ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Petrol fiyatlarını aşağı yönlü güncelledik"

Enflasyon tahminlerinde küresel büyüme ve gelişmiş ülke para politikaları görünümünün yanı sıra enerji, ithalat ve gıda fiyatlarının da önemli rol oynadığının altını çizen Uysal, şöyle konuştu:

"Uluslararası ham petrol fiyatları ve ithalat fiyatlarının yıllık ortalama artış oranlarına ilişkin gerçekleşmeler Nisan Enflasyon Raporu varsayımlarımızın altında kaldı. Arz yönlü olumsuz gelişmelerin devam etmesine karşın küresel ticaret ve ekonomik aktivitedeki yavaşlama nedeniyle ham petrol fiyat varsayımlarımızı aşağı yönlü güncelledik. 2019'a ilişkin ithalat fiyatları yıllık ortalama artış oranı varsayımını da petrol fiyatları varsayımıyla uyumlu olarak aşağı çektik."

Uysal, işlenmemiş gıda fiyatları enflasyonunda ikinci çeyrekte hızlı bir düzelme gözlemlediklerini anlatarak, işlenmiş gıda grubu enflasyonunun, döviz kuru etkileriyle et ve süt gibi girdi niteliği taşıyan ürünlerdeki fiyat artışlarına bağlı olarak daha yüksek bir seyir izlediğini bildirdi.

"Gıda enflasyonu tahminini yüzde 15'e çektik"

"İşlenmiş ve işlenmemiş gıda fiyatlarında birbirini dengeleyen gelişmeler ışığında, Nisan Enflasyon Raporu'nda 2019 sonunda yüzde 16 olacağını varsaydığımız gıda enflasyonu tahminini bu rapor döneminde yüzde 15'e çektik, 2020 ve 2021 için gıda enflasyon tahminlerimizi ise koruduk." diyen Uysal, maliye politikasının, Nisan Enflasyon Raporu dönemi öngörüleriyle uyumlu olarak 2019'un ilk yarısında mali teşvik ve tedbirlerin yanı sıra artan kamu harcamaları kanalıyla iktisadi faaliyeti desteklediğini söyledi.

Uysal, yılın geri kalanında, kamunun iktisadi faaliyete yılın ilk yarısına kıyasla daha ılımlı bir destek verdiği bir çerçeve varsaydıklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Orta vadeli tahminleri üretirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle enflasyonu düşürmeye odaklı olarak koordineli bir şekilde belirlendiği bir görünümü esas alıyoruz. Bu çerçevede, 2019'un geri kalanında maliye politikasının ekonomideki dengelenme sürecine katkı verecek şekilde oluşturulmaya devam edeceğini ve 2020'de yönetilen fiyat ve vergi ayarlamalarının büyük ölçüde enflasyondaki düşüş sürecini destekleyecek şekilde belirleneceğini varsaydık. Enflasyonu düşürmeye ve makroekonomik dengelenme sağlamaya yönelik güçlü politika koordinasyonunun risk primi ve belirsizlik algılamalarındaki iyileşmeyi destekleyeceğini öngörüyoruz. "

"İktisadi faaliyetteki ılımlı seyir enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edecek"

Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarına ilişkin öngörülerindeki aşağı yönlü güncellemenin, enflasyon tahminine düşüş yönünde 0,3 puan katkı vermesini beklediklerini aktaran Uysal, "Bunun yanı sıra, 2019 yıl sonu gıda enflasyonu varsayımındaki düşüş enflasyon tahminini 0,2 puan aşağı çekti. Öte yandan, alkol ve tütün ürünlerine uygulanan ÖTV artışı 2019 yılı enflasyon tahminimize 0,2 puan yukarı yönlü katkıda bulunuyor. Ayrıca, bir önceki rapor öngörülerimizden bir miktar daha yukarıda seyretmesini beklediğimiz çıktı açığı tüketici enflasyonu tahminimizi 0,2 puan yükseltici yönde etkiliyor." diye konuştu.

Uysal, paylaştıkları tahminlerin, küresel finansal koşulların ılımlı seyredeceği ve son dönemde ülke risk priminde görülen kademeli iyileşmenin önümüzdeki dönemde devam edeceği bir çerçeve dahilinde elde ettiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Parasal sıkılık düzeyini enflasyondaki düşüşün sürekliliğini ve hedeflediğimiz patika ile uyumunu sağlayacak şekilde oluşturacağımız bir görünümü esas aldık. Buna ilave olarak, yılın geri kalanında maliye politikasının para politikasıyla eş güdüm halinde fiyat istikrarı ve makroekonomik dengelenmeye odaklı olarak belirleneceğini varsaydık. 2019 yılında enflasyondaki düşüşe en belirgin katkının, Türk lirasındaki görece ılımlı seyirle döviz kuru kaynaklı birikimli etkilerin azalmasından gelmesini bekliyoruz. İktisadi faaliyetteki ılımlı seyir enflasyondaki düşüşü desteklemeye devam edecek. Azalan kur etkileri ve olumlu seyreden arz koşullarına bağlı olarak gıda enflasyonunu enflasyondaki düşüş sürecini destekleyecek bir diğer unsur olarak değerlendiriyoruz. Küresel büyüme görünümündeki zayıflamaya bağlı olarak ithalat fiyatlarının da enflasyona bu dönemde düşüş yönlü katkı yapmasını bekliyoruz."

Denge reel faiz oranı

Türkiye'de parasal duruşun makul olup olmadığı konusunda referans alınan temel değişkenlerden bir tanesinin emsal ülkelerdeki reel faiz oranları olduğuna dikkati çeken Uysal, "Tabii buna bakarken göreli risk göstergelerini dikkate almak gerekiyor." diye konuştu.

Uysal, merkez bankacılığında ve iktisadi yazında denge reel faiz oranını etkileyen temel değişkenler olarak genelde potansiyel büyüme, risk primleri ve küresel faizlerdeki gelişmelerin ön plana çıktığını dile getirdi.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde küresel finansal koşullara duyarlılık ve risk primi şoklarının kalıcığına dair belirsizlikler nedeniyle denge faizin zaman içinde ciddi oynaklıklar gösterebildiğine işaret eden Uysal, bundan dolayı birçok gelişmekte olan ülke merkez bankasının bu konuda kesin bir seviye belirtmekten ziyade daha çok niteliksel göstergeler üzerinden iletişim politikası izlediğini söyledi.

"Kararlarımız büyük ölçüde açıklanacak verilere bağlı olacak"

Gelecek dönemde para politikası kararlarını şekillendirirken sözünü ettiği bütün unsurların bir arada değerlendirileceğini anlatan Uysal, şunları kaydetti:

"Güncel analiz ve projeksiyonlarımız, para politikasında kayda değer bir hareket alanı oluşabileceğine işaret etmekle birlikte temkinli bir duruş benimsediğimizi de belirtmek isterim. Kararlarımız büyük ölçüde açıklanacak verilere bağlı olacak. Enflasyon görünümünü etkileyen bütün faktörleri yakından izleyerek ana eğilimleri dikkate alan bir çerçeveyi esas alacağız. Nihai parasal duruş, enflasyondaki düşüşün kalıcılığına odaklanacak."

Uysal, bir yandan enflasyondaki düşüşü sürekli kılacak bir parasal duruşu benimserken diğer yandan finansal istikrara katkı sağlamak amacıyla Bankanın elindeki araçları gerektiğinde etkin bir şekilde kullanmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap