Merkez Bankası 'indirime devam' dedi

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 5 dakika gecikmeyle açıkladığı faiz kararında 'indirime devam' dedi. Politika faizi 100 baz puan düşürülerek yüzde 15'e çekildi. TCMB, faiz indirimine yılın son ayında devam edeceği sinyalini verdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) kasım ayı toplantısında piyasa beklentilerine paralel faizi 100 baz puan indirdi ve yüzde 15’e çekti. Tarihinde ilk kez PPK kararı saat 14’te değil 5 dakika gecikmeli olarak açıklandı.  Analistler beklenti 100 baz puanlık indirim olsa da metinde yine ucu açık ifadelere yer verildiği, faiz indirimlerinin sonuna gelindiğine yönelik ne sinyal ne de mesaj verilmediği ve net yönlendirme yapılmadığı için TL’de zayıflığın ve güç kaybının süreceği görüşünde.

5 dakika geciken karar

PPK kararı için piyasalar nefesini tutmuş beklerken hiç rastlanmayan bir şey de yaşandı ve saat 14’te açıklanması beklenen karar ancak saat 14.05’te yayımlandı. Analistler bu gecikmenin bile bir iletişim zafiyeti oluşturduğuna dikkat çekerken Merkez Bankası’nın bir süredir iletişim kazaları yaşadığına da işaret etti.

Karar metninde gelişmiş ülkelerin enflasyonda yükselişin ekim ayı PPK metninden farklı olarak beklenenden uzun sürebileceği değerlendirmesine yer verilirken tıpkı ekim metninde olduğu gibi gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam ettiği yer aldı. Ancak Fed varlık alımlarının azaltılmasına ilişkin tapering sürecinin başlayacağına ilişkin mesajları bulunuyordu.

Metinde yine yurtiçinde iktisadi faaliyetin dış talebin etkisiyle güçlü seyrettiği belirtilirken “İhracattaki güçlü artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir” denildi ve yine cari açıktaki düzelmeye ilişkin yönlendirme metinde yer aldı.

Ticari kredilerde olumlu etki görüldü

Enflasyonda artışa ilişkin ithalat fiyatları artışı, arz yönlü unsurlar ve talep gelişmelerinin etkili olduğu kaydedilen metinde para politikası duruşunda yapılan güncellemenin yani faiz indirimlerinin ticari krediler üzerinde olumlu etkileri görülmeye başlandığı dile getirildi. Bireysel kredilerle ilgili gelişmelerin takip edildiği yer alan metinde “Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirerek politika faizinin 100 baz puan indirilerek yüzde 15 olarak belirlenmesine karar vermiştir. Kurul, arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin 2022 yılının ilk yarısı boyunca da etkisini sürdürmesini beklemektedir. Kurul, bu etkilerin ima ettiği sınırlı alanın kullanımını aralık ayında tamamlamayı değerlendirecektir” denildi.

Dolar/TL’de yılsonu 11.30-11.50 seviyeleri

En tartışılan mesaj da ekim metninden farklı olarak kasım metnine eklenen bu son iki cümle oldu. Enflasyondaki artışın geçici etkilerinin 2022 yılı ilk yarısı boyunca sürebileceğini söyleyen Merkez Bankası, ekim metnine eklediği sınırlı alanın ise aralıkta kullanımının tamamlamayı değerlendireceğini söyledi. Bu ifadeler de piyasa tarafından net bir yönlendirme yapılmadığı yorumlarına yol açtı ve çoğu analist aralık ayında da 100 baz puan indirimin geleceği vurgusunu yaptı. 2022’nin ilk aylarında ise faiz indirim sürecinin sona erip ermeyeceğine ilişkin de mesaj verilmediğini kaydeden analistler TL’deki değer kaybının durdurulmasının çok da mümkün görülmediğine dikkat çekti. Politika faizinin yılı yüzde 14 seviyesinde tamamlamasını bekleyen analistler dolar/TL’de yılsonu için de 11.30-11.50 lira seviyelerinin konuşulmaya başladığına da işaret etti.

Günü Asya piyasalarındaki 10.98 liralık rekor ile karşılayan dolar/TL karar öncesinde 10.50 liranın altına kadar gerilemişti. Karar sonrası önce 10.70 lirayı aşan dolar/TL indirimlerin ucunun açık olduğunun piyasa tarafından değerlendirilmesi sonrasında ise yeniden yükseldi. Dolar 11,10 seviyesini aşarken, Euro/TL 12,60'ın üzerine çıktı.

 EKONOMİSTLER KARARI NASIL YORUMLADI? 

Piyasa fiyatlaması oldukça kötüleşti

Dünya Gazetesi Yazarı Tuğrul Belli: Piyasa beklentileri 100 baz puanda şekillenmişti hatta hafta başında şekillenmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki günkü konuşmasıyla beraber 100 baz puanın üzerinde bile beklenti oluşmaya başlamıştı. Her ne kadar 100 baz puan satın alındı gibi gözükse de kurun geldiği seviyeler hala piyasa oyuncularının bir parça daha iyimser kaldığını gösteriyor. Kurdaki artışın diğer nedeni de açıklanan metinde aralık ayına ilişkin hatta ileriye ilişkin bir faiz indirimi olasılığının da devam ettiğini gösteriyor net şekilde. Bu etkilerin ima ettiği sınırlı alanın kullanımın tamamlamayı değerlendirecektir demek en azından aralık ayında da indirim beklenecek. Piyasa fiyatlamasını kötüleştirmiş durumda.

Kaç aydır söylediğimiz gibi esasında enflasyonla savaşı tamamen bir kenara itmiş vaziyette ve olayı büyüme üzerine odaklıyor. Her ay değişik politika ve gerekçeyle faiz indirilmeye çalışıyordu. O gerekçeler ne kadar realistik tartışılırdı ama bu ay o gerekçeleri bile net olarak göremiyoruz. Enflasyonu artırarak cari açık azaltılabilir mi diye düşündüğümüzde gerçekçi değil. Enflasyonun artması iç faaliyetin hızlanması anlamına geliyor ve kurlardaki kayıplar anlamına geliyor. Böyle ortamda cari açığın dengelenmesi ve buradan gelebilecek döviz baskılarının önlenmesi ve daha ileri vadede kur baskılarının azaltılması olgusu çok gerçekçi yaklaşım değil.

Global konjektüre baktığımızda gelişen ülkelerde hem enflasyon var hem de faizleri artırma kararları alıyorlar. Böyle ortamda bizim eksi reel faize gidiyor olmamız TL üzerindeki baskıların devam edeceği anlamına gelebilir. Enflasyon geçişkenliğinden de bahsetmek gerekiyor. 2013’ten beri TL’de zayıflama var ancak artış kurdan çok daha ciddi baskı yiyor ve daha önceki geçişkenlikle ilgili çalışmalar bunu karşılayamıyor. Ben kurdan geçiş baskısının ciddi arttığını ve yüzde 20’lerin çok üzerinde enflasyonla karşı karşıya kalacağımızı düşünüyorum.

TL’de dilediğiniz gibi spekülasyon yapın diyor

TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atılım Murat: Merkez Bankası dünkü kararla açık şekilde piyasalara TL’de dilediğiniz gibi spekülasyon yapabilirsiniz diyor. Çok net bu. Bu karardan önce önce pas geçebileceğini düşünüyordum hem pas geçip hem manevra alanımız kalmadı dese dolar/TL’de 10’a doğru geri çekilme olurdu. Piyasanın beklentisinin gerçekleşmesi kararın doğru olduğunu göstermiyor. TL şu an için spekülasyona açıktır. Aralık toplantısına 1 ay var yapabiliriz de yapmayabiliriz diyor ama bu spekülasyon devam edecek piyasa yapabilir beklentisiyle negatif fiyatlamaya devam edecektir. TL’yi çok net savunmasız bıraktı, kuru önemsemiyorum mesajı verdi. TL konusunda bir endişesinin olmadığını gösteriyor. TL üzerinde baskı devam edecek.

Kararı iktisadi gerekçelerle açıklayamıyoruz

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen: Alınan karar piyasanın ve İş Yatırım'ın 100 baz puan indirileceği beklentisiyle uyumlu. Karar sonrası piyasa tepkisi Türk lirası ve tahvil piyasası için negatif, borsa ve özellikle banka hisseleri için pozitif oldu. Açıklanan metinde iki önemli mesaj veriliyor:

(i) Enflasyon üzerinde geçici olarak tanımlanan faktörlerin 2022 yılının ilk yarısında da etkili olacağı kabul ediliyor.

(ii) Aralık ayında son bir 100 baz puanlık indirim için kapı açık bırakılıyor. Para Politikası Kurulu’nca alınan faiz indirim kararını iktisadi gerekçelerle açıklayamıyoruz.

Enflasyonun yüzde 20'ye ulaştığı ve büyümenin yüzde 9'u geçtiği bir ortamda üç ay içinde 400 baz puan faiz indirilmesi ve ilave 100 baz puan için kapının açık bırakılmasını açıklamak kolay değil. Türk lirasında son üç ayda yaşanan %25'e yakın değer kaybı ve Aralık ayında 100 baz puan ilave faiz indirimi nedeniyle 2021 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 20'den yüzde 21'e çekiyoruz. Eylül ayından bu yana döviz kurundaki artışın gecikmeli etkileri nedeniyle önümüzdeki 12 ayda 6 puan kur geçişkenliği olacağını hesaplıyoruz. Genişleyici parasal ve gelirler politikaları nedeniyle 2022 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 16,5'ten yüzde 20'ye yükseltiyoruz.

Tapering süreci riskleri göz ardı edilmiş

Şekerbank Baş Ekonomisti Dr. Gülay Elif Yıldırım: İlk gözüme çarpan nokta olarak belirtmek isterim ki; ekim ayı karar metninde PPK gelişmiş ülkelerin enflasyonu geçici olarak değerlendirdiğine yer vermiş ve varlık alım programlarının devam ettiğini belirtmişti. Kasım karar metninde ise gelişmiş ülkelerin enflasyonun beklenenden daha uzun süreceğini değerlendirdiğine yer verilirken yine varlık alım programlarının süreceği kaydedildi. Kasım ayı ile birlikte, ABD Merkez Bankası Fed’in tapering süreci için harekete geçtiğini biliyoruz, küçük bir adım ile başlamış olsa da küresel taraf artık enflasyonu daha fazla ciddiye almaya başlamışlardır. PPK’nun bu önemli değişikliğe karar fonksiyonunda pek de fazla yer vermediği ve hatta her şekilde gevşek ve destekleyici ortamın devamına inandığına açıkça görülmektedir. Bu çerçevede, bu sürecin gelişmekte olan ülkelere olabilecek etkisi de gözardı edilmiş gibi duruyor.

Bu olası riskler PPK metninde görülmüyor. Öte yandan ben PPK’da üç ayda yapılan 400 baz puanlık indirim tercihinin daha detaylı açıklanmasını beklerdim. Bir süredir finansal istikrar önceliği fiyat istikrarının önüne koyulmuş durumda ve bu sürecin büyük bir üretim politikası değişikliği olduğu da aşikar. PPK’nın bunun etkilerine ilişkin daha net ve açık mesajlar vermesini ve finansal istikrar tercihinin enflasyon üzerinde kur ile gelen baskının geçiciliği konusunda yönlendirme yapmasını isterdim çünkü bu durum önümüzdeki döneme ilişkin önemli bir belirsizlik kaynağıdır.

 

Etiketler