Merkez Bankası önceliğini değiştirdi, cari açığı önlemek ana hedef

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, Enflasyon Raporu toplantısında; ihracat potansiyeli olan, ithal ikamesi nitelikli yatırımların artırılmasına yönelik reeskont kredisi aracılığıyla uygulayacağı politikayı duyurdu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Maruf BUZCUGİL- Mehmet KAYA

Merkez Bankası, yılın son enflasyon raporu toplantısında, enflasyonla mücadelede yapısal bir tartışma çağrısı yaptı. Banka, ihracat potansiyeli olan, ithal ikamesi nitelikli yatırımların artırılmasına yönelik reeskont kredisi aracılığıyla uygulayacağı politikayı duyurdu.

Başkan Kavcıoğlu, bu yaklaşımın bir fırsat penceresine dayandığını, girişimcilerin yatırım iştahı yanında, salgın sonrası etkiler nedeniyle Türkiye’nin üretim merkezi olma şansı yakaladığını, siparişlerin de hızla arttığını belirtti.

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, her ne kadar enflasyonu önlemenin temel öncelik olduğu ve para politikasında değişikliğin sözkonusu olmadığını söylemese de cari açığı önleme yönünde güçlü bir hedef vurgulaması, Bankanın politikasında köklü bir değişiklik anlamına geliyor. Merkez Bankası, Durmuş Yılmaz’ın guvernörlüğü döneminde “finansal istikrar” yaklaşımı çerçevesinde daha önce de cari açığı kontrol altına alma yönünde tartışma açmıştı.

Başkan Kavcıoğlu ise temel olarak daha önce Türkiye’nin uzun vadeli gelişmelerine bakılarak oluşturulan, uygulamaya girmeyen Mali Kural çerçevesinde yapılan hesaplamaya dayalı yüzde 5 potansiyel büyüme, sürdürülebilir kabul edilen GSYH’nin yüzde 5’i cari işlemler açığı ve yüzde 5 enflasyon hesaplamasının da değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

30 milyar dolar reeskont kredi penceresi: Parasal genişleme değil, destek

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, enflasyon raporu tanıtım toplantısında enflasyonla mücadele için yapısal bir yaklaşım değişikliği önerildi. Türkiye’nin yüzde 5 büyüme, yüzde 5 enflasyon ve GSYH’nin yüzde 5’i cari işlemler açığı şeklinde bir hesaplamayla ekonomi yönetimi tasarladığını ancak bunun kalıcı şekilde fiyat istikrarı ve finansal istikrar sağlamadığını savundu. Şahap Kavcıoğlu, bunun asla bir kredi yoluyla parasal genişleme olmayacağını kaydetti.

Bu arada, Merkez Bankası’nın reeskont krediler için 30 milyar dolarlık bir kaynak ayırdığı belirtildi. Reeskont kredileri, ihracat taahhütlü, karşılığının Türkiye’ye getirilmesi ve TL’ye dönüş şartıyla uzun vadeli olarak kullandırılıyor.

“Türkiye, ana akım iktisatçılarımız bu unsuru tartışmalı. Kalıcı olarak fiyat istikrarı sağlamak istiyorsak cari açık ve buna bağlı finansman ihtiyacını ortadan kaldırmalıyız” diyen Kavcıoğlu, bu yaklaşımı desteklemek için Merkez Bankası’nın da rol üstleneceğini belirtti.

Reeskont kredileri ile ihracatçı ve ithal ikame yatırımları destekleyeceklerini kaydeden Kavcıoğlu, bu uygulamanın ekonomik altyapısına ilişkin olarak, salgın sonrası Türkiye’nin başta Avrupa olmak üzere dış talebinin artması ve Türkiye içindeki yatırım iştahını gösterdi. Kavcıoğlu şu yorumu yaptı:

“Türkiye'nin bugün bulunduğu konuma bakınca, pandemi sonrası aşılamayla birlikte çok büyük ivme yakaladı. İhracatta üretim üssü haline gelmek üzere çok büyük talep var. Özellikle tedarik zincirlerinde yaşanan uluslararası sıkıntılarda Türkiye önemli şekilde ayrışıyor ve öne çıkıyor. Sahada firmalarla yapılan çalışmalara göre çok büyük bir yatırım iştahı var. Bu yatırım iştahını yerine getirmede en önemli şey finansmana erişim. Bu noktada Türkiye'nin bu fırsatı kaçırmaması gerekiyor. Diğer ülkelerde hala kapanmalar yaşanırken ve ölüm sayıları artarken Türkiye pandemi sürecini büyük başarıyla yönetti ve yönetmeye devam ediyor."

Kavcıoğlu, bir soruyu yanıtlarken de destek verilecek yatırımlar ile ihracatçı desteklerinin “selektif” olacağını belirtti. Bankanın ana rolü olan enflasyonla mücadeleden vazgeçmediğini, enflasyonla kalıcı mücadele için bir fırsat gördüklerini ve bu alanı desteklemek istediklerini vurguladı.

Şahap Kavcıoğlu, cari açığın düşürülerek fiyat ve finansal istikrarın sağlanabileceği yaklaşımına yönelik olarak ise, "Cari açığın kapanması noktasında önemli bir fırsat Türkiye'nin önüne gelmiştir. Cari açığın kapanmasının temeli de kur artışını sağlayarak değil, böyle bir hedefimiz yok. Cari açık, Türkiye'de uzun yıllardır yüzde 5 hedeflenerek büyüme ve büyümenin finansmanı sağlanmaya çalışılmıştır. Bu nedenle büyümenin sürdürülebilir finansmanı için yurt dışı kaynak ihtiyacı sorun olmuştur. Bu da Türkiye'de finansal istikrarla çelişkili bir durum olmuştur.” değerlendirmesini yaptı.

Para politikası: Enflasyon indirim işareti

Başkan Kavcıoğlu, gelecek dönemde de sınırlı bir alan kaldığını belirterek, faiz indiriminin olabileceği ancak olması halinde göreli olarak düşük baz puanlarla gerçekleşeceği işaretini verdi. Enflasyon görünümüne ilişkin olarak ise, Başkan Şahap Kavcı, Türkiye ve Dünyada arızi nedenlere dayalı geçici bir enflasyon yükselişi yaşandığı görüşünü vurguladı. Başkan Kavcıoğlu, buna bağlı olarak, 2021 yıl sonu enflasyon tahmininin önceki rapor tahminine göre 4,3 puan artırılarak yüzde 18,4, 2022 yılı tahmininin 4 puan artırılarak yüzde 11,8, 2023 tahmininin ise 2 puan artırılarak yüzde 7’ye revize edildiğini açıkladı.

Faiz indirimleri olabilir, ancak sınırlı alan var

Şahap Kavcıoğlu, faiz indirimlerine yönelik sınırlı bir alan kaldığı şeklinde yorumlanan sözlerine soru-cevap bölümünde açıklık getirirken, enflasyonu etkileyen unsurları incelediklerini, bu incelemenin halen devam ettiğini vurguladı. “Arızi” ve “geçici” olduğunu belirttiği bu unsurlara yönelik olarak analizin, enflasyon görünümüne yönelik tahminlerini ve dolayısıyla faiz kararlarını da etkileyeceğini anlatan Kavcıoğlu, bu veriler ışığında bir kararın ortaya çıkacağını kaydetti. Kavcıoğlu, konuşmasında sınırlı bir faiz indirimi ihtimaline yönelik olarak “Para politikasının etkileyebildiği talep unsurlarını, çekirdek enflasyon gelişmelerini ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirerek para politikası duruşumuzda bir güncelleme yaptık. Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yaptığımız aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığını değerlendiriyoruz.” ifadesini kullandı.

Enflasyonda görünüm: Türkiye ve dünyadaki yükseliş geçici 

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Dünyada petrol fiyatları, lojistik sorunlar, salgının etkilerinin sürmesi nedeniyle genel bir enflasyon artışı görüldüğünü ancak bunun bütün merkez bankalarınca arızi nitelikli, geçici bir etki olduğu görüşünün paylaşıldığını, gelişmekte olan ülkelerde enflasyonun tahminlerin üzerinde kaldığını; buna karşılık ne zaman düşeceği konusunda belirsizliğin devam etmekle birlikte 2022’de gerçekleşmesini beklediklerini vurguladı.

Türkiye’de ise üçüncü çeyrekte gıda ve enerji ile yönetilen-yönlendirilen ürün fiyatları kaynaklı bir yükseliş olduğuna işaret eden Kavcıoğlu gelecek döneme yönelik beklentilere ilişkin şu yorumu yaptı:

"Sıkı para politikamızı devam ettiriyoruz. Dolayısıyla enflasyondaki artışı, arz şoklarından arındırarak, bugün geldiğimiz noktada indirime gitme nedenimiz bu arızi sıkıntıları arındırarak kendimize bir alan orda gördük. Bu arz şoklarının geçici olduğunu diğer Merkez Bankaları gibi biz de düşünüyoruz. Dolayısıyla gelişmelere göre yıl sonuna kadar buralardaki değişimleri arkadaşlarımız çalışıyor, onların yapacağı çalışmalar sonunda geçici olan bu durumun bize ne kadar imkan sağlayacağını, ne yönde gelişim göstereceğini hep beraber göreceğiz. Arkadaşlarımızın yapacakları çalışmalar ve bize sunacakları bilgiler ışığında kararımızı vereceğiz. Bütün kararları ekiplerimizin çalışması sonucu veri odaklı ve analizlere dayalı alıyoruz. Merkez bankalarının geçici olarak düşündüğü bu arz sıkıntılarını aynı şekilde değerlendiriyoruz. Bu minvalde de gelişmeleri takip edip kararlarımızı veri odaklı ve analize dayalı olarak vereceğiz."

2 puanlık faiz indirimi sadece enflasyona bağlı değil, ticari kredi daralması beklentinin üzerinde

Merkez Bankası’nın yaptığı 2 puanlık faiz indirimine yönelik değerlendirmelerinde ise Şahap Kavcıoğlu, Türkiye’nin indirim öncesi dönemde 11 puanlık faiz artışları yaptığını, para politikasını ilave sıkılaştırdığını, aynı dönemde  başka merkez bankalarının ise tersi yönde hareket ettiğini kaydetti. Türkiye’nin sıkılaştırılmış para politikasının ticari kredilerin artış hızında beklenin üzerinde yavaşlama yaptığını belirten Kavcıoğlu, faiz indirimini “Ticari kredi faiz oranlarındaki düşüşün de etkisiyle önümüzdeki dönemde krediler sabit sermaye yatırımlarını daha da fazla destekleyecektir. İstihdama ilişkin yüksek frekanslı veriler, açılmanın etkisiyle iş gücü piyasasında da toparlanmaya işaret ediyor. Ayrıca güçlü giden ihracatın da katkısıyla sanayi sektörü istihdamının diğer alt kalemlere göre daha da olumlu seyrettiği dikkat çekiyor. ..Hizmet sektöründeki açılma ve turizmin katkısıyla beraber iş gücü piyasasının salgın dönemi etkilerini büyük ölçüde atlattığını söyleyebiliriz.” Sözleriyle savundu.

Çekirdek mi, manşet enflasyon mu izlenecek?

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu, hedef enflasyonun seçiminde çekirdek göstergelerin mi yoksa manşet TÜFE’nin mi izleneceği yönünde sorulara da yanıt verdi. Kavcıoğlu, “Nerelere bakabileceğimizi, para politikasıyla nerelerde tepki verebileceğini, Merkez Bankasının etki alanı dışında nereler var oraya bakmaya çalıştık. Onun iletişimini yaptık. Dolayısıyla bir noktaya takılıp kalmak doğru değil. Ona baktı, buna baktı.. Dünyadaki bütün Merkez Bankalarına baktığınızda aynı iletişimi yaptığını görürsünüz. Hatta çekirdek enflasyonu kullanan merkez bankaları da var. TCMB’de ürkiye de geçmişte kullandı çekirdek enflasyonu. Dolayısıyla dönemlere göre, böyle bir gelişme varsa, müdahale edemediği noktada ayrıştırma yaparak iletişim kuruyor.” dedi. Kavcıoğlu, en fazla tartışılan Merkez Bankası’nın da kendileri olduğunu belirtti.

Merkez Bankası Başkanından satır başları: Ters dolarizasyon başladı

Kur yükselişi: Kur sadece faiz indirimi nedeniyle gerçekleşmedi. Biz kur hedefi belirlemiyoruz. Cari denge sağlandığında kur üzerinde de denge sağlanacaktır. Bir kur hedefi ya da kura müdahale şeklinde bir şeyimiz yok, serbest piyasa koşulları içinde kur kendi dengesini bulacaktır.

Tersine dolarizasyon: Ters dolarizasyon gerçekleşiyor, şu ana kadar 40 milyar dolara yakın döviz tevdiat hesaplarından çözülme var. Bunu TL mevduat artışından da görüyoruz. Hızla olacak bir süreç değil ancak devam edecektir.

Rezervler: Bu dönemde özellikle reeskont kredi geri dönüşleri, zorunlu karşılık adımları ve cevherden altın alımları TCMB rezervlerini yukarı yönlü etkileyen faktörler olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca diğer merkez bankalarıyla yapılan swap işlemleri ve SDR tahsisatı gibi gelişmeler de rezervleri yukarı yönlü etkileyen diğer faktörler oldu. 15 Ekim 2021 tarihi itibarıyla rezerv rakamı yaklaşık 126 milyar ABD doları seviyesine yükseldi. Önümüzdeki dönemde de TCMB olarak para politikasının aktarım mekanizmasını kuvvetlendirmek amacıyla rezerv birikiminin devam etmesini amaçlıyoruz. Bu doğrultuda reeskont kredileri temel rezerv biriktirme aracı olarak ön plana çıkıyor. Ayrıca, son dönemde reeskont kredi mekanizmasının etkinliğini artırmaya yönelik çeşitli adımlar da attık. Yeni swap anlaşmalarına yönelik görüşmelerimiz sürüyor”

Erken uyarı sistemi : “Tarım ve Orman Bakanlığı, Rekabet Kurulu, Hazine ve Maliye Bakanlığı gibi ve diğer ilgili kuruluşlarla, Gıda Ortak Platformu gibi bundan sonraki fiyat gelişmeleri ve ürün rekoltelerinde, diğer paydaşların da katılımıyla, bu yöndeki çalışmalarımız daha sağlıklı şekilde sürecek. Fiyatlar noktasında önemli katkı yapacağını düşünüyorum."

Bu konularda ilginizi çekebilir