11 °C

Müfettiş, uzman, kontrolör ve denetmen gidiyor, yerine 'Maliye denetçisi' geliyor

Müfettiş, uzman, kontrolör ve denetmen gidiyor, yerine 'Maliye denetçisi' geliyor

Müfettiş, uzman, kontrolör ve denetmen gidiyor, yerine 'Maliye denetçisi' geliyor

ANKARA - Türkiye'nin mevcut mal" denetim sistemini kökten değişime uğratacak "Gelir İdaresi Başkanlığı'nın Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun ile Maliye Bakanlığı'nın Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" kanunlaştırılmak üzere TBMM'ye sunuldu. 9 asıl 2 geçici maddeli tasarı, halen Maliye Teftiş Kurulu (MTK), Hesap Uzmanları Kurulu (HUK), Gelirler Kontrolörleri ve Vergi Denetmenleri kesimlerinden oluşan mal" denetim yapısını "tek çatı" altında topluyor. Bu çerçevede 130 yıllık geçmişe sahip MTK, 63 yıldır çalışan HUK ile Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığı kaldırılacak. Bu üç kuruluşun yerine doğrudan Maliye Bakanı'na bağlı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (VDKB) kurulacak. Tasarı aynen kanunlaştırıldığı takdirde şimdiye kadar müfettiş, hesap uzmanı, kontrolör ayırımıyla çalışan denetim elemanları da, görevlerini bundan böyle "Maliye denetçisi" unvanıyla, VDKB'nin çatısı ve yönetimi altında yürütecekler. Bürokrasiden farklı tepkiler Tasarı, Maliye Bakanlığı'nın denetim yapısını oluşturan dört ana birimde farklı tepki ve eleştirilere yol açtı. Maliye müfettişleri ile hesap uzmanları kesimi, kurullarının kaldırılmasına karşılar. Gelirler kontrolörleri "tek çatı" yapılanmasını desteklerken denetim hedefleri, görev, yetki ve özlük haklarının açıkça belirlenmesini istiyorlar. Vergi denetmenleriyse, "tek çatı" dışında bırakılmaktan rahatsızlar. Halen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınmayı bekleyen tasarı yapısal değişikliklerin yanında, devletin ve hükümetlerin mali denetim gücünü zayıflatacağı gerekçesiyle de eleştiriliyor. Müfettişler ve uzmanlar, tasarıyla öngörülen yapılanmanın "gelişmiş ülkelerdeki genel denetim uygulamalarına aykırı olduğu" görüşündeler. Bu kesime göre, gelişmiş ülkelerde denetim yapıları güçlendirilirken, Türkiye'de zayıflatılıyor. Maliye Teftiş Kurulu kapatılmamalı Maliye Müfettişleri Derneği: Merkezi yönetimin bazı yetkilerinin yerel yönetimlere, düzenleyici üst kurullara, sivil toplum örgütlerine ve uluslararası kuruluşlara devredildiği bir süreçte, hükümetlerin mali uygulamaları denetlemede güvenebileceği en önemli denetim organı olan Maliye Teftiş Kurulu'nun uluslararası eğilime ters bir yaklaşımla kapatılması, merkezi idarenin denetleme kabiliyetini ortadan kaldıracak. Maliye Teftiş Kurulu doğrudan bakana bağlı. Siyasi otoriteyi temsil eden bakanın idareyi izleme ve denetlemede yararlanabileceği, idareden bağımsız tek denetim birimi. Maliye Teftiş Kurulu'nun kaldırılarak bazı işlevlerinin bürokratik otoriteye (üst yöneticiye) bağlı iç denetimle ikame edilmeye çalışılması, bakanın bürokrasi üzerindeki gücünü zaafa uğratacak. Uluslararası denetim standartlarına göre, denetim elemanlarınca yazılan raporların güvenilirliğinin birinci ölçütü, denetim biriminin bağımsız çalışmaya elverişli olması. Bağlı olduğu makam bakımından denetimin statüsünün düşürülmesi denetimden beklenen "olayların objektif biçimde ortaya konması" amacına ters düşecek. Yolsuzlukla mücadele zafiyet oluşacak Maliye Teftiş Kurulu'nun kapatılarak, Maliye müfettişlerinin sadece vergi inceleme elemanı haline getirilmesi, kurulca yerine getirilen teftiş ve soruşturma gibi diğer fonksiyonlarda büyük boşluk doğuracak. Bu durum ülkede yolsuzlukla mücadelede ciddi zafiyete neden olacak. Teftiş Kurulu'nun kapatılmasıyla yargı mercileri tamamen teknik bir alan olan mali suçların yargılamasında en yetkin bilirkişilerden yoksun kalacak, bu durum adaletin zamanında ve doğru tecellisindeki zorlukları artıracak. Kurul 129 yıllık marka Teftiş Kurulu'nda 100 yıldır uygulanan kariyer sistemi, ülke coğrafyasının dört bir yanından nitelikli insanların devletin yönetim kadrolarına kazandırılmasını sağladı. Bu haliyle kurul, yönetim kademelerine geniş bakış açısına sahip yöneticiler yetiştiren bir okul. Kurulun kapatılması bu okulun kapatılması demek. Kurul, Osmanlı İmparatorluğu'ndan günümüze gelen 129 yıllık değerli bir marka; ülkeye katkıda bulunan kurumsal bir kültüre sahip. Kurulun kapatılması bu kültürel mirasın yok edilmesine yol açacak. Hesap uzmanları işlevsiz bırakılıyor Maliye Hesap Uzmanları Derneği: Tasarıda, esas sorunlar olan vergi denetiminden beklenen işlevin, buna uygun yapılanma ve görev dağılımının olmaması; denetim elemanlarının bağımsız ve tarafsız çalışabilmelerinin sağlanması; özlük hakları, denetim altyapısı, denetimde kullanılacak verilerin teminindeki yetersizlikler gibi konulara hiçbir çözüm getirilmiyor. Buna karşılık, 63 yıllık tarihinde yaptığı işler ve sağladığı bilgi birikimi, sahip olduğu değer yargıları ve oluşturduğu kurum kültürü ile vergi incelemesinde adeta bir marka haline gelen Hesap Uzmanları Kurulu kapatılıyor; Hesap uzmanları da fonksiyonlarını ifa edemeyecekleri bir yapıya dahil edilerek işlevsiz ve etkisiz hale getirilmek isteniyor. Yapılması gereken, herkesin her işi yaptığı veya hiçbir iş yapmayacağı yeni bir birim oluşturmak değil, dünyadaki uygulamalar da dikkate alınarak ülkemiz koşul ve gerçeklerine uygun bir yapılanma oluşturmaktır. Tek çatı bir aldatmaca Bu yapılanmanın esası; hiçbir amaca hizmet etmeyecek olan "tek çatı" aldatmacası değil, merkezi, bölgesel ve yerel denetim birimlerinden oluşan ve ülkemizde altyapısı da var olan en az üçlü bir örgütlenme biçimi olmalı. Doğrudan bakana bağlı olması gereken merkezi birimin görev ve yetkileri arasında, büyük mükellefler ve özellikli konularda yapılacak vergi incelemeleriyle, yolsuzluk ve diğer nitelikli mali suçlar konusundaki denetimlerin yanı sıra, ülke genelindeki denetimlerin planlanması ve koordinasyonu da bulunmalı. Bu birim, aynı zamanda diğer birimlere yapacakları incelemeler için gerekli teknik ve eğitim desteğini de sağlamalı. Bu yapılanmada, sadece vergi denetimi değil, Maliye Bakanlığı'nın diğer fonksiyonları da dikkate alınmalı; sistemin oluşumu bu fonksiyonların gerektirdiği ihtiyaçlara da cevap verebilmeli. Mevcut sistem tahrip edilecek Merkezi birimin görev alanı dışında kalacak küçük ve orta ölçekli işletmelerle serbest meslek erbabı ve diğer konulardaki incelemeleri yapmak üzere de bölgesel ve yerel bazda görev tanımlamaları da yapılarak iki ayrı denetim birimi daha oluşturulmalı. Bu yapılanmada, birimler arasındaki dikey geçiş imkanı da sağlanmalı. Öngörülen düzenleme, mevcut sistemi daha da kötüleştirecek ve tahrip edecek. Denetim elemanının güvenli çalışma imkanı ortadan kalkıyor Vergi Denetmenleri Derneği: Tasarıyla Maliye'deki 4 denetim biriminden ilk 3'ü 'Maliye denetçisi' unvanıyla 'Vergi Denetim Kurulu' içinde birleştirilirken, vergi incelemelerinin yüzde 90'ını yapan, denetim gücünün yüzde 80'ini oluşturan, diğerlerinden daha az özlük haklarıyla görevlerini yerine getiren vergi denetmenleri yapının dışında bırakılıyor. Bu durumda denetim birimleri tek çatı altında birleştirilmemekte, ikili bir yapı oluşturulmakta. Vergi denetmenliğinden Maliye denetçiliğine geçiş göstermelik. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın vergi inceleme ve denetimle ilgili görev ve yetkileri 'Vergi Denetim Kurulu'na verilmekte; Gelir İdaresi Başkanlığı'nın denetim gücü azaltılmakta. Yer değiştirme suretiyle çalışma (rotasyon) esasının ana ilkeleri, şekli, süresi gibi unsurlar açık değil. Denetim elemanlarının güvenli çalışmasını ortadan kaldırılıyor. Teftiş ve soruşturma konusunda netlik yok Gerekçede, vergi denetmenlerinin orta ve küçük ölçekli mükellef ve işletmelerle serbest meslek erbabı ve diğer mükellefler nezdinde inceleme yaptıkları belirtiliyor. Oysa, denetmenler bugüne kadar, büyük, küçük mükellef ayırımı yapmadan, gerektiğinde bulunduğu il dışındaki illerde de inceleme görevi yaptılar. Vergi incelemesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 135. maddesinde belirtilmiş; incelemenin nasıl yapılacağı düzenlenmemiş, bir mükellef ayrımı yapılmamıştır. Yeni yapıda, teftiş ve soruşturma konularının kimler tarafından ne şekilde yapılacağı konusunda da açıklık bulunmuyor. Taşra örgütlenmesi sağlanmalı Maliye müfettişleri, hesap uzmanları, gelirler kontrolörleri ve vergi denetmenleri birimleri, tasarıdaki adıyla, Maliye denetçisi unvanıyla, aynı birim içinde merkez ve taşrada örgütlenecek şekilde düzenlenmeli. Maliye denetçisi unvanı, Maliye denetçi yardımcısı, Maliye denetçisi, Maliye baş denetçisi ve Maliye uzman denetçisi şeklinde kademelendirilmeli. Maliye denetçi mesleğine yardımcı olarak başlanılmalı, belirli süre çalışma sonunda yükselme sağlanarak, her unvana göre incelemeler de farklılaştırılmalı. Çağdışı kalmış rotasyon esası yasadan çıkartılmalı. Vergi denetiminde çağdaş yapılanma zorunlu Gelirler Kontrolörleri Derneği: Tasarıyla vergi incelemesine yetkili merkez denetim birimleri arasında yaşanan çok başlılık, koordinasyonsuzluk, iletişimsizlik, rekabet, verimsizlik, etkinsizlik gibi nedenlerin ortadan kaldırılması amaçlanarak merkez denetim birimleri gelişmiş ülkelere paralel olarak yeniden yapılandırılıyor. Bu kapsamda, merkez birimlerince ayrı ayrı unvanlar altında yürütülen denetim hizmetleri, Maliye Bakanlığı'nda eşgüdüm ve işbirliği içinde yürütülecek şekilde konsolide ediliyor. Maliye müfettişi, hesap uzmanı ve gelirler kontrolörü unvanları kaldırılarak denetim elemanlarının tümü "Maliye denetçisi" unvanı altında birleştiriliyor. Vergi denetiminin bugünkü kurumsal yapısıyla kayıt dışı ekonomiyle mücadelede etkinlik sağlaması mümkün değil. Özellikle, denetimi konusunda yaşanan kargaşa ve olumsuzlukların uzun vadede devam ettirilmesi mümkün görülmüyor. Kayıtlı ekonomi için yeniden yapılanma şart Bu nedenle denetim birimlerinin çağdaş anlamda yeniden yapılanması bir zorunluluk. Kayıt dışılığın son derece yaygın olduğu ülkemizde kayıtlı ekonomiye geçişte en önemli husus, vergi yönetim ve denetiminde özerk yapıya sahip, işlevlerini tam olarak icra edebilen, güçlü bir Gelir İdaresi ve denetim birimi oluşturulması. Vergi denetim birimlerin yeniden yapılandırılmasının nasıl olması gerektiği konusunda farklı görüşler ve düşünceler var. Yapılandırma sürecinde ülke çıkarlarının her şeyin üzerinde olduğu hususu tartışmasız bir gerçek. Yeni kurulacak vergi denetim sisteminde önemli olan; kurum çıkarlarından ve mesleki taassuplardan ziyade ülke çıkarları ve kamu yararını gözetecek çağdaş, güçlü, bağımsız, etkin, verimli, sağlıklı işleyebilecek bir yapının kurulabilmesi. Yeni denetim biriminin bağımsız, etkin verimli ve sağlıklı yapılandırılmasında esas olan; bu birleşmeye katılacak 3 merkezi denetim birimi arasında yeni tartışmalara, çekişmelere ve huzursuzluklara yol açacak her hangi bir ayrıma gidilmemesidir. Gelirler kontrolörleri, vergi denetim birimlerinin yapılanmasında ülke gerçekleri ve menfaatleri doğrultusunda üzerine düşen fedakârlıktan kaçınmayacaktır. 1 Başbakan 31 bakan çıkaran kurulu kapatmak yanlış DSP İzmir Milletvekili Harun Öztürk: Devlet hayatında 130'uncu yılını kutlamakta olan Maliye Teftiş Kurulu 'vergi incelemesinde çok başlılığın önlenmesi' gerekçe gösterilerek kapatılmakta. Başbakanlık, İçişleri ve diğer bakanlıkların teftiş kurulları muhafaza edilip sadece alanında uzman Maliye Teftiş Kurulu'nun kapatılması, Maliye Bakanlığı'nın teftiş kurulsuz bir bakanlık haline getirilmesi kamu yararının temelden ihlal edildiği, güdülen amaca aykırı, maksatlı, kimi baskı ve hatta çıkar gruplarının beklentisine cevap veren kesinlikle yanlış bir düzenleme. Çünkü, Maliye müfettişleri devletin gelir-gider ve mal varlığına, kara para aklanmasının önlenmesine ilişkin her türlü ve en yüksek mal" denetimi yapar. Vergi inceleme yetkisiyse müfettişlere asl" görevlerinin tabii bir parçası olarak verilmiştir. Müfettişlerin görüşleri tasarıya yansıtılmadı Tasarının hazırlanması sırasında mali denetim alanında devletin en bilgili ve tecrübeli elemanları olan Maliye müfettişlerinin bilgisi ve katkısı alınmamış; yeni yönetim anlayışının temel esasları olan şeffaflık, saydamlık ve katılımcılık ilkeleri de ihmal edilmiştir. Büyük çoğunluğu dar veya orta gelirli ailelerin başarılı gençlerinden olmak üzere bu güne kadar yetişen 586 Maliye müfettişi arasından, 1 Başbakan, 31 bakan, 50 milletvekili, 5 Sayıştay Başkanı, 10 yüksek yargı organı üyesi, 3 büyükelçi, 6 Merkez Bankası Başkanı, 5 Başbakanlık Müsteşarı, 44 müsteşar, 1 Devlet Denetleme Kurulu Başkanı, 4 Devlet Denetleme Kurulu Üyesi; BDDK, SPK, TMSF, Kamu İhale Kurulu gibi 5 üst kurul başkanı, 10 üst kurul üyesi; 1 üniversite kurucu rektörü, 40 müsteşar yardımcısı, 64 banka yönetim kurulu başkan ve üyesi, 134 genel müdür, 1 İMKB Başkanı, 2 Altın Borsası Başkanı, çok sayıda genel müdür yardımcısı ve daire başkanı seçildi veya atandı. Yapılacak düzenleme devletin ve hükümetlerin Maliye Bakanlığı'ndan beklediği mal" murakabeyi zayıflatacak, büyük olumsuzluklara ve yolsuzluklara kapı aralanmasına yol açacak. Hiçbir ülkede böyle bir model yok CHP Trabzon Milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi: Dünyadaki bütün modelleri inceledim, böyle bir modelin uygulandığı ülke görmedim. Hükümet 2 yıl önce OECD üyesi ülkelerdeki yarı özerk modeli uygulamak için bir yasa çıkardı. Bu çerçevede Gelir İdaresi Başkanlığı kuruldu. Gelir İdaresi Başkanlığı modelinde uygulama yarı özerk bir yapı içinde olur. Politik birimler Maliye Bakanlığı bünyesinde kalır; çünkü vergi politikalarını oluşturma siyasi bir iştir ve Maliye Bakanı'nın olurunu gerektirir. İyi ya da kötü, bizde Gelir İdaresi Başkanlığı kurularak bir adım atıldı. Eksikleri giderilebilir. Hükümetin getirdiği tasarıda, Maliye Bakanı'na bağlı çalışan Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Kurulu ile Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesindeki Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığı kaldırılarak bakana bağlı bir yapıda birleştirilmekte. Tasarı vergi denetim politikalarının belirlenmesi ve denetiminin yapılmasını Maliye Bakanı'na bağlı, sayıca kalabalık bir kurula veriyor: Bu yanlış! Kararı vericiler yanlış bilgilendirildi Bakana bağlı Vergi Denetim Kurulu'nun teftiş yetkisi olmayacak. Bunun anlamı, halen bakana bağlı görev yapan ve ana görev alanı teftiş olan Maliye Teftiş Kurulu'nun tasfiyesidir. Bütün bakanlıklarda teftiş kurulu muhafaza edilirken, Maliye Teftiş Kurulu'nun kaldırılmasının, objektif hiçbir gerekçesi yok. Benim bildiğim hiçbir ülkede böyle bir model yoktur. Bütün ülkelerde vergi incelemesi vardır ve iç denetim teftişin alternatifi değildir. Sanıyorum bu tasarıyı hazırlayanlar, karar vericileri yanlış yönde bilgilendirdiler; bu yanlışlar üzerine bir model inşa edilmeye çalışılıyor. Mutlaka düzeltilmesi gerekiyor. Tasarı ne getiriyor? . Maliye müfettişi, hesap uzmanı ve gelirler kontrolörü unvanları kaldırılarak, bu unvanlarla görev yapan denetim elemanlarının tümü "Maliye denetçisi" unvanı altında birleştiriliyor. Vergi denetmenleri ise halen olduğu gibi vergi dairesi başkanlıkları bünyesinde görevlerini sürdürecek. . Mevcut denetim elemanlarının halen görev yaptığı birimler olan Maliye Bakanlığı bünyesindeki Maliye Teftiş Kurulu ve Hesap Uzmanları Kurulu ile Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesindeki Gelirler Kontrolörleri Daire Başkanlığı kaldırılarak, bunların yerine Maliye Bakanlığı teşkilat yapısında doğrudan bakana bağlı "Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı" birimi oluşturulacak. Söz konusu denetim elemanları bu birime bağlanacak. . Mevcut sayısı 743 olan bu merkez denetim elemanları (Maliye denetçileri) ihtisaslarına uygun olarak öncelikle Türkiye genelinde büyük mükellefleri (holdingler, bankalar, sınai şirketler gibi) incelemekle görevli olacaklar. . Sayıları 2 bin 779 olan taşra teşkilatında görevli denetim elemanları (vergi denetmenleri) ise halen olduğu gibi vergi dairesi başkanlıkları bünyesinde orta ve küçük ölçekli mükellefler ve işletmeler ile serbest meslek erbabı ve diğer mükellefler nezdinde inceleme ve denetim görevini sürdürecekler.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.