21 °C

Ne makine ne de bir başka sektör ‘mücbir sebep’ dışında tutulmamalı!

MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran, COVID-19'un ekonomik etkileriyle mücadeleye ilişkin DÜNYA aracılığıyla bir dizi öneride bulundu.

Ne makine ne de bir başka sektör ‘mücbir sebep’ dışında tutulmamalı!

COVID-19'un ekonomik etkileriyle mücadele ile ilgili DÜNYA aracılığıyla bir dizi öneride bulunan Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran, “Salgınla ülke olarak mücadele ederken sektörlerin mücbir sebep kapsamına alınan ve alınmayan diye ayrılması da, makine sektörünün mücbir sebep dışında bırakılması da doğru değil. Biz makineciler olarak bütün sektörlerin hakkını savunuyoruz. Gün sadece kendi sektörlerimizi kurtarma günü değil. SGK, muhtasar, KDV gibi ötelemelerin tüm şirketlere ayrıcalıksız uygulanması gerekiyor” dedi.

Makine sektöründe satışların ve ihracatın ciddi bir ivme kaybettiğini bildiren Dalgakıran, “Asıl kritik nokta ise Avrupa ile eş zamanlı hareket etmek. En büyük ticaret ortağımız Avrupa'da virüsün etkilerinin hafiflemeye başladığı bir süreçte, biz fabrika kapatma sürecine girersek bu çok kötü olur. Fabrikalar durmaz diye bir şey demiyorum. Sağlık her şeyden önce gelir. Ama bunu da akıllıca yapmak gerekiyor. Fabrikalar durdurulacaksa bu kesinlikle Avrupa ile senkronize şekilde olmalı” diye konuştu. Çin'in yavaş yavaş makine üretimi ve satışına başladığını vurgulayan Dalgakıran, “Bizim üretimi durdurmaya gittiğimiz bir durumda Çin, Avrupa’daki payımızı hemen alır. Bu süreç başladı bile” uyarısında bulundu.

“Eximbank’ın risk alması lazım”

Bugünden salgın sonrasını da düşünerek adım atılması gerektiğini kaydeden Dalgakıran, dünyanın makine sektöründe bir konsolidasyona gideceğini, bu sürecin makine üretimine yeni başlayan ülkelere darbe vuracağını öne sürdü. Bu açıdan Türkiye'nin konumunun 'bıçak sırtında' olduğu tespitini yapan MAKFED Başkanı, "Türkiye'de makine sektörü kolay oluşturulmadı. Güçlü politikalar uygulayarak böyle bir süreçten güçlenerek çıkmak da mümkün, sektör sahiplenilmezse tersi de... Türkiye makine sektörünü stratejik sektör ilan etti. Öyleyse gereğini yapmak gerekir. Gereği yapılırsa biz makine sektörünün de, Türkiye'nin de bu süreçten avantaj sağlayarak çıkacağına inanıyoruz. Makine yatırım malıdır. Yatırımları desteklersek bundan hem makine sektörü hem de ülke büyük yarar görür. İşte Almanya örneği... Almanya yatırıma tam da bugün 40 milyar euro destek sağlıyor. Makine vazgeçilmez önemdedir. Devletin bunu ülkenin bekası olarak görmesi lazım" dedi.

Bu süreçte Eximbank'ın çok daha önemli hale geldiğini kaydeden Dalgakıran, "Makine ihracatı ancak itlahat yapan ülkelere uygun koşullarda kredi verilerek yapılabiliyor. İşin düzeni böyle. Eximbank bu süreçte risk almalı. İki nokta çok önemli. Bir, Eximbank'ın Türk firmalarının ihracat yaptıkları müşterilerine sigorta limitlerini iki katına çıkarması ve hiç limit vermediklerini tekrar gözden geçirerek kısmi de olsa limit oluşturması. İkincisi ise, Eximbank'ın teminat mektubu ile kredilendirme dışında şirket varlıklarını da teminat alarak, doğrudan kredi verebilmesi. Bu çalışmaların hızla yapılması, işin başındayken tedbirlerin alınması son derece hayati" diye konuştu.

“Kamu işin dışında kalamaz”

Dalgakıran, sorumuz üzerine “İçinde bulunduğumuz durum tam bir ölüm kalım mücadelesidir. Merkez Bankası gerektiğinde kesinlikle para basmalıdır. Oluşabilecek yan etkiler ikincil önemdedir" dedi. Kamu desteğinin illa para basmak olmadığını da vurgulayan Dalgakıran, "özel sektörümüzün yüzmilyarlarca dolar dış borcu var. Hazine desteğiyle bankalar aracılığıyla borçlar daha uzun vadeye yayılabilir. Bu süreçte kamu işin dışında kalamaz "dedi. Dalgakıran, üretime yönelik olmayan tüm ithalatın 3 aylığına ertengellenmesi de önerdi.

“Türkiye’de bir IMF alerjisi var”

Türkiye’nin IMF alerjisi olduğunu dile getiren Makine İmalat Sanayi Dernekleri Federasyonu (MAKFED) Başkanı Adnan Dalgakıran, “Bence bu kurum biraz da komplo teorilerinin kurbanı haline gelmiştir. IMF ülkeleri sömüren bir yerse biz neden IMF’ye para veriyoruz?” dedi. Dalgakıran, ülkenin dış kaynak kullanımına engel olan tüm politikalarının da gözden geçirilmesini istedi.

SERMAYE, VARLIĞI KADAR ÇALIŞANLARIN SAĞLIĞINI DA ÖNDE TUTMALI

Sermayenin varlığını sürdürmeyi düşündüğü kadar çalışanların sağlığını ve güvenliğini önde tuttuğuna dair tavsiye kararları almasınının doğru olacağını savunan MAKFED Başkanı Adnan Dalgakıran "Patronlar evlerinde. çalışanlar fabrikalarda' olmaz. Böyle dönemlerde liderlere daha fazla ihtiyaç var" dedi

Dalgakıran'dan satırbaşları

2008 krizinin Türkiye için gerçekten teğet geçtiğini ancak bugünkü durumun farklı olduğunu belirten Adnan Dalgakıran şu önerilerde bulundu:

MAAŞLARIN YARISINI DEVLET ÖDESİN 
- Çalışanların maaşlarının yarısı üç ay devlet tarafından ödenmeli. Bu, cirosu yüzde 50'den fazla düşen firmalar için uygulanabilir. 
- Kısa çalışma ödeneği şu an asgari ücretin 1.5 katı. Bu oran 3 katına çıkarılmalı.

BORÇLARA HAZİNE GARANTİSİ VERİLSİN 
- Şirketlerin borçlarına veya en azından bir kısmına Hazine garantisi getirilmeli. 
- Banka mevduatları Hazine garantisi altına alınmalı.

MEVCUT EKSPERTİZ UYGULAMASI DEĞİŞSİN 
- Bankalara teminat gösterilen gayrimenkuller gerçek değerinin üçte biri değerinde gösteriliyor. Bu çok vahim bir uygulama. Mevcut ekspertiz uygulaması derhal değiştirilmeli.

ÜRETİM DIŞI İTHALAT 3 AY ERTELENSİN 
- Üretime yönelik olmayan tüm ithalat üç aylığına engellenmeli.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap