7 °C

‘Sanayici rant şehvetinden uzak tutulsun!’

“Kapitalizm lehine ölçüsüz bir değişim yaşandığını” savunan İSO Başkanı Bahçıvan, “Planlama yeniden ele alınmalı” dedi.

‘Sanayici rant şehvetinden uzak tutulsun!’

TALİP AKTAŞ

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, sanayiden çıkışın, bugün yaşandığı kadar kolay olmayacak bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Sanayi alanlarının kamu mülkiyetinde bulunması ve doğru planlamayla belirlenen bölgelerde yatırımcıya sadece kullanım amaçlı uzun vadeli kiralamanın bir yöntem olabileceğini savunan Bahçıvan, böylelikle sanayicinin “inşaat rantının ve AVM’nin şehvetine kapılmasının önlenebileceği” görüşünü dile getirdi. Bahçıvan, hedeflerle bağdaşmayan teşvik sisteminin yerine “tüccar bakışı ile yönetilen teşvik aklı”nın konulması ve unutulan planlama konusunun da yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti. Erdal Bahçıvan, kısa vadeli sorunların, sanayide uzun vadeli teknolojik dönüşüme fırsat tanımadığını da vurguladı.

Bir grup gazeteci ile gündemi değerlendiren İSO Başkanı, hesapsız yapılan işlerin, kaynak açığı bulunan Türkiye’de kaynak israfına neden olduğunu, günlük sorunların yoğunluğunun da sanayide dayatan dönüşümün tartışılmasına fırsat tanımadığını vurguladı.

Erdal Bahçıvan, Endüstri 4.0 olarak tanımlanan yeni üretim ilişkilerine uyumda geç kalmanın Türkiye’ye ciddi maliyeti olacağını, konunun taşıdığı önem ölçeğinde ülke gündeminde tartışılmadığını söyledi. Bahçıvan, “Günlük koşuşturmadan sanayinin dönüşümü konusuna zaman bulamıyoruz. ‘Endüstri 4.0 ve bu eksendeki gelişmelerin neresindeyiz, ne yapmamız gerekiyor’ konusunu sadece sanayicinin değil, tüm sektörlerin sorgulaması lazım. Ne yazık ki, bu tür gereklilikleri zamanında yapamadığımızda, süreç zorluyor ve yasa zoruyla değişim gündeme geliyor. Bu arzu ettiğimiz bir durum değil” değerlendirmesini yaptı.

“Tapu sanayicinin olmamalı”

Sanayinin ve sanayiciliğin birçok yönüyle diğer sektörlerden farklı ele alınması gerektiğini de anlatan Bahçıvan, sanayiye girmek kadar çıkmanın da zor olması gerektiğini söyledi. Sanayicinin rant ile ilişkisini sınırlandıracak bir yapının oluşturulmasına inandığını anlatan Erdal Bahçıvan, “Sanayicilerin sanayicilikten kolay vazgeçememeleri lazım. Örneğin sanayi arsalarının sanayicinin öz malı olmaması gerekir. Sanayi arsasının tapusu sanayicinin olmayacak” dedi. 

“Rant şehvetine kapılmak”

Sanayi arsalarının devletin mülkiyetinde bulunması ve yatırımcıya 100 yıla kadar süreyle aynı amaçla kullanma koşuluyla kiralanmasının doğru bir yöntem olabileceğini savunan Erdal Bahçıvan, “Arsa devletin olmalı ki, buradaki sanayici belirli bir süre sonra AVM, rezidans, ofis gibi rant şehvetine kapılmasın. Değerlenen arsanın rant potansiyeli belediyeyi de yoldan çıkarmasın” yorumunu yaptı.

Bahçıvan, organize sanayi bölgelerinde “arsamın değeri ne kadar arttı, ne kadar artacak” hesabını yapanların bulunduğunu, bu durumun avantajlı bölgelerdeki sanayi faaliyetlerinin gerektiği gibi yürütülmesine orta ve uzun vadede zarar verdiğini kaydetti. Plansız ve yoğun kentleşmeyle fabrikaların ve sanayi tesislerinin sıklıkla yer değiştirdiğine de dikkat çeken Bahçıvan, “Bir fabrikanın kuruluşundan itibaren 3-4 kez taşındığını görüyoruz. Arsa değeri bir kazanç gibi görünse de aslında, her taşınmada sıfırdan yeni arsa ve bina yatırımı gerektiği için, gerçekte önemli bir kaynak israfı yaşanıyor” tespitinde bulundu.

“Kapitalizm lehine ölçüsüz değişim artık fazla”

İSO Başkanı Bahçıvan, Türkiye’nin son yıllarda “planlama” konusunu da ihmal ettiğine dikkat çekti. “İsteyen istediği yerde istediği işi hesapsız kitapsızca yapabiliyor” diyen Bahçıvan, konuya ilişkin yorumunu şu sözlerle ifade etti: “Ölçü ve alternatif maliyeti sorgulamıyoruz. Liberalizmin sınırlarını zorlayan noktalara geldik. Kapitalizm lehine ölçüsüz bir değişim, artık bize fazla geliyor. Plansızlık ve ölçüsüzlüğü gözden geçirme meselesi, Türkiye’nin bir an önce çözmesi gereken önemli bir sorun haline geldi.”

Tüccar aklıyla teşvik

Bahçıvan, teşvikler konusuna ilişkin yorumunu ise “Teşvik mekanizmalarının seçiminde isabetli olunduğu kanaatinde değilim. Türkiye’de teşvik aklının da çok fazla değiştiğini düşünmüyorum” sözleriyle ortaya koydu. “Teşvik aklının tüccarca yönetilmesi lazım” diyen Bahçıvan, konuya yönelik şu değerlendirmeyi yaptı: “Her alana teşvik kaynak israfıdır. Kaldı ki, iyi sanatçı, iyi futbolcu olduğu gibi işini iyi yapabilen, işini iyi bilen ve iyi bilemeyenler de var. Teşvik vererek iyi ressam bulabilir misiniz? Türkiye’nin gerçekten ihtiyacı olan mallar tespit edilecek, bunları kimlerin üretebileceği belli; teşvik bunlara verilecek. Tabii takibi, denetimi yapılacak ve başarısızlık halinde de hesabı sorulacak.”

Kalkınma bankacılığının da teşvik konusunun önemli bir unsuru olduğunu belirten Bahçıvan, dünya örneklerinin güçlü kalkınma bankacılığı ile ekonomik gelişmişlik arasında önemli bir korelasyona işaret ettiğini vurguladı. Bahçıvan, amaca uygun tasarlanmış bir kalkınma bankasının, belirlenen öncelikli alanlara finansman desteği sağlamasının, bu işin olmazsa olmaz gereklerinden biri olduğunu sözlerin ekledi. 

Zaman tünelinde İstanbul'un sanayi tarihi

İstanbul Sanayi Odası (İSO), “İstanbul Sanayi Tarihi” adlı araştırma çalışması yayınladı. İki ciltten oluşan belgesel nitelikli çalışmanın “Üretenlerin Öyküsü” adlı birinci kitabında, dünden bugüne Türkiye’nin sanayi tarihine damgasını vurmuş ve iz bırakmış duayenlerle söyleşiler yer alıyor. Aralarında merhum İbrahim Bodur, Asım Kibar, Jak Kamhi, Rahmi Koç ile halen şirketlerinin başında bulunan Ahmet Nazif Zorlu, Bülent Eczacıbaşı ve Tuncay Özilhan’ın yer aldığı 28 duayen isim aktardıkları deneyimleriyle sanayinin geçmişine ve geleceğine ışık tutuyor.

“Sanayinin Sonsuz Işığında” adlı ikinci kitap ise, gelişmeleri ve süreçleriyle Tanzimat’tan günümüze Türkiye ve İstanbul’un sanayi tarihine ışık tutuyor. İstanbul’un sanayi tarihinin ve yapısının 11 farklı bölümde ele alındığı kitap, Osmanlı’nın İstanbul’u fethinden hemen sonra Cumhuriyetin kuruluş dönemine ve ardından günümüze kadar sanayinin yaşadığı tarihsel süreci, ekonomi ve siyasi gelişmelere paralel bir anlatım içeriği ile sunuyor. Çalışma, ayrıca konuya ilişkin bir de belgesel film içeriyor. Sanayinin Sonsuz Işığında adlı kitap ile aynı ismi taşıyan belgesel film, İstanbul sanayi tarihini İSO’nun arşivinde yer alan görüntüler eşliğinde dünden bugüne taşıyor.

Duayen sanayicilerin röportaj çekimlerinin de yer aldığı belgeselin seslendirmelerini sanatçılar Cihan Ünal, Demet Akbağ ve Yetkin Dikinciler gerçekleştirdi. Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO’nun 65 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin ve İstanbul’un sanayi tarihinin en yakın tanıklarından biri olduğuna işaret ederek, hazine değeri taşıyan bu tarihi birikimin, gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçladıklarını söyledi. Sanayicilerin deneyim ve birikimini, kalplerindeki üretim aşkını genç kuşaklara aktarmak konusunda İSO’ya önemli bir sorumluluk düştüğünü söyleyen ve projenin bu amaca yönelik hayata geçirildiğini belirten Bahçıvan, zorluklar, mücadeleler, başarı ve başarısızlıklardan çıkarılacak derslerin, olası yeni sanayi kazalarının önlenmesine de katkı sağlamasını umduklarını ifade etti.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.