18 °C

"Savaştan kaçan girişimciler Türkiye'de iş kuruyor"

Türkiye’ye giren yabancı sermayeli şirketlerde ilk 5 ülkenin 4’ü, iç savaş yaşayan ülkeler. Sayısal olarak en çok artış Suriye’de, oransal olarak en yüksek artış Yemen’de. Bu ülkeden gelen şirket sayısı 600’e dayanmış durumda.

Savaştan kaçan girişimciler Türkiye'de iş kuruyor

İbrahim EKİNCİ

Yatırımların bir tarafı da yabancı şirketlerin gelişidir. Şirket kurarak veya şirketlere ortak olarak… 30.06.2011 tarihi itibariyle Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı sermayeli firma sayısı 27 bin 436’ydı. 2019 sonu itibariyle sayı 74 bin 227’ye ulaştı. Böylece son 8,5 yıldaki artış oranı yüzde 170.5 oldu. Fakat bu genel ortalamadır. 24 ülkeden girişler bu ortalamanın üzerinde, 38 ülkenin ise altındadır. Gelen firma sayısını 37 kat, 30 kat, 10 kat artıran ülkeler vardır. İç savaş ve yıkım sonrası Suriye’den gelişler olağanüstü arttı. Bu konu birçok kez haberlere de konu oldu. Aslında sayısal olarak Suriye’nin çok çok altında olsa da firma girişlerinin katlanarak arttığı bir ülke daha var, Yemen! 2011’de Türkiye’de sadece 16 Yemenli şirketin faaliyeti vardı. 2019 sonu itibariyle bu rakam 597’dir. 37 katlık artış vardır. Bu yüksek artışla Yemen, Türkiye’deki firma sayısını en yüksek oranda artıran ülkedir. Bilindiği gibi Yemen de iç savaş yaşayan, ağır yıkıma uğramış bir ülkedir. Savaş halen de devam etmektedir. İran destekli Hutsiler ile Suudi Arabistan’ın önderlik ettiği Sünni koalisyonun desteklediği Cumhurbaşkanı Mansur Hadi’ye bağlı güçler arısındaki tahrip edici bir savaş devam etmektedir. Türkiye’ye gelen yabancı şirketler yönünden Haziran 2011 – Aralık 2019 arası tabloda dikkat çeken diğer önemli unsurlar şöyle oluştu:

● Suriyeli şirket sayısı 12 bin 737 ile toplamın yüzde 17’sini aşmış durumdadır. 2011 yılında Türkiye’de 408 Suriyeli şirketin faaliyeti vardı.

● Dış politikadaki gerginlik, Mısırlı şirketlerin Türkiye’ye ilgisini azaltmamış görünüyor. Üçüncü en büyük artış bu ülke şirketlerinden geliyor. 2011’de Türkiye’de 113 Mısırlı şirketin faaliyeti varken, bu sayı 2019 sonu itibariyle bin 382’dir.

● Girişlerde en yüksek artış olan ülkeler sıralamasında dördüncü sırada Filistin, beşinci sırada Libya var. Mısır hariç bu ülkelerin tamamında iç savaş veya dış savaş (Filistin) var. İlk 5’in durumu böyle. Afganistan ve Irak’tan girişler de sırasıyla 6 kat ve 2.5 kat artmıştır. Bu durum dikkate alındığında iç karışıklık, savaş yaşayan ülkelerden Türkiye’ye ciddi bir yönelim olduğu, bu ülkeler şirketleri için Türkiye’nin önemli bir iş alanı seçeneği olduğu görülüyor.

● En çok firma girişi olan 6’ncı ülke Katardır. Yine Arap coğrafyasından Suudi Arabistan, Cezayir, Ürdün, Fas, Kuveyt, Tunus ve BAE’den giriş yapan firma sayısı ortalamanın bir hayli üzerindedir.

● ABD ile dünyanın en büyük ekonomik gücü, hatta patronu olma rekabetine soyunmuş görünen Çin’den Türkiye’ye firma akışı da dikkat çekicidir. Haziran 2011 itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli firma sayısı 415’ti. 2019 sonu itibariyle bu sayı 1138’dir. Artış, ortalamanın üzerindedir.

BATI AVRUPA ORTALAMANIN ALTINDA KALIYOR

● Batılı ekonomilerden, en yüksek oranda giriş gerçekleşen ülkeler şöyledir: Kanada, Lüksemburg, Avustralya ve İsveç!

● En önemli ayrım noktalarından biri de Türkiye’nin Batı Avrupa ekonomileri için hala büyük bir çekim alanı olmasına karşın, son yıllarda asıl ilginin Doğulu şirketlerden gelmesidir. 2011 – 2019 arasındaki toplam artışı ortalama aldığımızda, bunun üstünde firma girişi olan ülkeler içinde tek bir Batılı ülke yoktur. Batılı ülkelerden girişler sermaye yönünden hala kuvvetlidir. Almanya, Hollanda, İngiltere, Fransa, İtalya, Türkiye’deki firma sayıları bakımından hala en ön sıralardadır. Ancak trend tersine dönmüş görünüyor. Son yıllarda Doğu yönlü girişler hızlanırken Batı yönlü girişler ivme kaybetmektedir. Doğu yönünden gelenler büyük firma girişlerinden çok esnaf ve küçük ölçekli girişimlerdir. Türkiye’de iş hayatının canlanması ve sermaye girişi bakımından önemlidirler ancak Batılı şirketler, bu iki katkının yanı sıra teknoloji girişi de sağladığından, ekonomi yönetiminin Batı yönlü girişlerin azalmasını reform boyutunda ele alması gerektiği anlaşılıyor. Batılı şirketlerden, özellikle finans kesiminden çıkış eğilimleri çok dikkat çekici ve alarm vericidir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap