Sektörün 10 kat daha büyüme potansiyeli var

Çin’de yılda 130-140 bin adet arasında ekskavatör tüketildiğini kaydeden Türkiye İş Makinaları ve Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Başkanı Merih Özgen, “Türkiye’de satılan yaklaşık 4 bin makine dikkate alındığında, sektörün 10 kat daha büyüme potansiyeli bulunuyor” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Filiz COŞKUN

Dünyanın en büyük iş makinesi pazarlarından biri olan Çin’de yılda 130-140 bin adet arasında ekskavatör tüketildiğini belirten İMDER Başkanı Merih Özgen, "Türkiye’de satılan yaklaşık 4 bin makine dikkate alındığında, sektörün 10 kat daha büyüme potansiyeli bulunuyor. En iyi dönemde ise satılan iş makinesi miktarının 14 bine ulaştı” diye konuştu. İş makinesi sektörünün 2019 yılında 1.4 milyar dolarlık ihracat yaptığı bilgisini veren Özgen, bunun içinde önemli miktarda ikinci el makine olduğunu vurguladı. İkinci el makine için ayrı bir Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) talep ettiklerini dile getiren Özgen, bunun yapılması halinde sektörün gerçek satış hacminin ortaya çıkacağını belirtti.

İç pazarda tarihi düşüş

İş makineleri dahil Türkiye’de ihracatın tamamında birim başına düşen gelirin azaldığını dile getiren Özgen, iç pazarda tarihi bir düşüşün olduğu 2019 yılında “her ne pahasına olursa olsun” ihracat yapmaya çalıştıklarını ifade etti. İç pazarın 2019’da önceki yıla göre yüzde 55 daraldığının altını çizen Özgen, “İhracat fiyatımız çok değişmese de iç pazar fiyatımız geriledi, kâr marjımız azaldı” ifadesini kullandı.

Kur ve faizdeki yukarı yönlü değişimin maliyetleri artırdığını söyleyen Özgen, finansmana ulaşımın da zorlaştığını belirterek, “Biz tüketim malı değil, yatırım malı üretiyoruz. Yatırım malı dünyanın her yerinde finanse edilmesi gereken bir ticarettir. Bir taraftan büyük altyapı projelerinde yavaşlama oldu. Ödemelerde gecikmeler yaşandı” açıklamasında bulundu. Özgen, 2019’un son çeyreğinde ise faizdeki düşüşün ardından konut satışındaki artışla birlikte işlerin kısmen düzelmeye başladığını iletti.

Türkiye’de işsizlik oranının yüzde 14 olmasına rağmen genç işsizliğin yüzde 25’lerde olduğuna dikkat çeken Özgen, “Makine sektöründe ise nitelikli eleman bulmakta zorlanıyor. Özellikle iş ve inşaat makinelerinde mavi yaka tarafında ciddi sorunumuz var. İşgücü piyasasında dönüşümün şart” diye konuştu.

“Kıpırdanmanın kalıcılığını 2020’nin ilk çeyreği gösterecek”

Geçtiğimiz yılın son çeyreğinde; sektörde ekimde yüzde 33, aralıkta ise yüzde 50 civarında artış olduğunu aktaran Özgen, bunun kalıcı olup olmayacağını, 2020’nin ilk çeyreğindeki performansın göstereceğini söyledi.

İvme destek paketi ile Türkiye’de üretilen ürünler için yatırım yapana ve bu ürünleri tüketene cazip koşullarda finansman sunulduğunu bildiren Özgen, çarklar dönmeye başlayınca piyasaların da psikolojik olarak olumlu etkilendiğini aktardı. Bu yıl iç piyasaya daha olumlu baktıklarını ileten Özgen, “İhracatta ise Avrupa’nın tamamına, Kuzeyi ağırlıklı olmak üzere Afrika’ya çalışıyoruz. Rusya pazarı tekrar büyümeye başladı.

Türk Cumhuriyetlerinde ise dönem dönem değişen miktarlarda iş yapıyoruz” dedi.

Sektörün yeni pazarlarının başında ise Amerika kıtası geldiğini dile getiren Özgen, “Güney Amerika bizim için güzel bir pazar olmaya ilerliyor” diye konuştu. Üretimlerin önemli bölümünün büyük hacimli olduğu için lojistik maliyetleri yüksek olmasına rağmen rekabetçi olabildiklerini söyleyen Özgen, pazarın genişlediği ülkelerde maliyetin aşağı çekilmesi için montaj ve üretimi düşünenlerin olduğundan bahsetti.

Devlet’ten nakliye konusunda destek beklediklerini dile getiren Özgen, nispeten otomotiv ihracatı yapılan ülkelere daha düşük maliyetle taşıma yapılabildiğini, demiryolu seçeneğinin ise yükseklik sınırından dolayı tam olarak değerlendirilemediğini anlattı.

Ayrıca teknolojideki değişime bağlı olarak mevcut oyunun tamamen bozularak, yeni bir oyun kurulacağını da söyleyen Özgen, “Artık hiç ses çıkarmayan elektrikli makineler kullanılacak ve makinelerin bakım giderleri de oldukça düşük olacak” dedi.

“Çin, kalite aramaya başlayınca şansımız arttı”

Çin pazarının makine sektörü için önemli olduğunu belirten Merih Özgen, son zamanlarda katıldıkları fuarlarda Çinlilerin işlerin daha çabuk bitmesi için kalite ve dayanıklılık unsurlarına dikkat etmeye başladıklarını gözlemlediklerini söyledi. Bunun da Türk ürünlerinin şansını artırdığını ve potansiyel oluşturduğuna vurgu yapan Özgen, benzer şekilde Hindistan’ın da iyi bir pazar olabileceğini ifade etti. Hindistan’da henüz Çin gibi üreticilerin bulunmadığı için daha avantajlı olunacağını aktaran Özgen, büyük tarım makinesi üreticilerinin bulunduğu ülkede bulunduğunusöyledi. Kuzey Amerika pazarına dikkit çeken Özgen, bu pazara da giren Türk üreticilerin olduğunu iletti. Sektördeki STK örgütlerinin son zamanlarda kamu otoriteleri tarafından daha çok dinlenmeye başladığını belirten Özgen, sektöre yönelik düzenlemeleri Resmi Gazete’de görmeden önce sektörle paylaşılmasının daha yararlı olacağını bildirdi.

“Tüketici kesim finanse edilmeli”

İş makinelerinde üretimi yapan firmadan ziyade o malı tüketecek kesimin finanse edilmesinin daha önemli olduğuna dikkat çeken Özgen, Eximbank’ın ihracat sigortası ile bunu yapmaya çalıştığını ancak burada yüksek primlerle birlikte limitlerin çok düşük tutulduğunu kaydetti. Eximbank’ın özellikle satışta zorlanılan ülkelerde vade konusunda destek vermesinin önemli olduğunu vurgulayan Özgen, “Burada vadenin uzun olması ve rekabetçi faiz oranları uygulanması gerekiyor. Eximbank bunu yapabilirse ihracata kayda değer ölçüde destek sağlamış olur” dedi.