“Siyasi ilişkiler ticarete ve turizme engel”

Ankara Sohbeti’ne konuk olan İsrail’in Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Roey Gilad, Türkiye ile ülkesi arasında ikili ticaretin artmasına ilişkin ihtiyaç ve istek bulunduğunu, ancak siyasi ilişkilerde yaşanan olumsuzluğun engel oluşturduğunu söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DÜNYA/ANKARA

İsrail Maslahatgüzarı Roey Gilad, Türkiye ile İsrail arasında ikili ticaretin artması için ihtiyaç ve istek olduğuna, ticaret hacminde 10 milyar dolara ulaşılabileceğine dikkat çekerek, “Ancak olumsuz siyasi ilişkiler ticaretin de, karşılıklı yatırımların da, turizmin de önünde engel” dedi.

İsrail'in Türkiye'deki en yetkili ismi Gilad, “Siyasette bir gelişme bekliyor musunuz?” sorumuzu ise, “Karar Türk Hükümetinin” şeklinde yanıtladı. Gilad, Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak'ın sorularını yanıtladı.

►Ticaret hacmi potansiyeli yansıtıyor mu?

Ticaret hacminde 2019 yılı için Türkiye'deki istatistikler 6 milyar doları gösteriyor. İsrail'deki istatistikler ise 7.2 milyar dolar. Bunun 5.5 milyar doları Türkiye'nin İsrail'e ihracatı, 1.7 milyar doları ise İsrail'in Türkiye'ye ihracatı. Ticaret hacmi, 10 milyar dolar civarına yükselebilir. Bu da siyasi ilişkilerin geliştirilmesi ile mümkün.

►Önceki yıllara bakınca, ticaret hacminin siyasetten etkilenmediğini söyleyebiliriz. Pandeminin etkisi oldu mu?

İsrail, Türkiye'nin ihracat listesinde 9'uncu sırada. Türkiye, İsrail'e bu yılın ilk 6 ayında 2 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştirmiş. COVID-19 nedeniyle dünya ticareti kötü bir dönem geçirirken ve ticaret ciddi oranlarda düşerken, 9 milyon nüfuslu İsrail'in Almanya, ABD, Birleşik Krallık gibi ülkelerin ardından Türkiye'nin ihracat listesinde 9'uncu sırada olması ekonomilerin tamamlayıcılığı açısından önemli bir gösterge. Türkiye'den temel ithalatımız, tarım ürünleri, deniz ürünleri ve inşaat malzemeleri alanında. Bu yıl ekstra olarak kişisel koruma ekipmanları ve maskeler alındı. Bütün bunlar İsrail'in Türkiye için önemli bir pazar olduğunu da gösteriyor.

Bu rakamlar tabii ki önemli ama ikili siyasi ilişkilerin gelişmesi ile bu rakamlar sürdürülebilir ve artabilir. Şu an siyasi ilişkilerin iyi olmaması ticaretin üzerinde bir cam tavan bulunmasına sebebiyet veriyor.

►10 milyar dolar ticarette hangi sektörlere öncelik verirsiniz?

Kısa dönemde gerçekleşecek hacim artışında yeni sektörler değil mevcut sektörler rol oynayabilir. İsrail'e inşaat malzemelerinin geldiği iki ülke var: Çin ve Türkiye. Türkiye'den gelen malzemeler hem kaliteli hem ekonomik. Bu potansiyel büyütülebilir. İsrail'in Türkiye'ye ihraç ettiği ürünlere bakacak olursak; tarım kimyasalları, çeşitli tohumlar, ileri teknoloji ürünleri ve rafine petrolleri yer alıyor. Bunların artırılması ile de sağlayabiliriz.

İNŞAATTA LİSANSLARI ÇİNLİ FİRMALAR ALDI

► İsrail'de ileriki süreçte alt ve üst yapı konusunda planlanmış projeler olacak mı? Yapılacak projelerde Türk müteahhitlerinin şansı yine siyasete mi bağlı?

İsrail'de alt ve üst yapıda yeni projelere yönelik bir açıklık var. Konut başta olmak üzere talep yüksek. Öncelikle Türk müteahhitler, tüm dünyada son derece başarılı kabul ediliyor. 6 ay önce İsrail'den Türkiye'ye, inşaat firmaları ile görüşme yapmak için bir delegasyon geldi. İş yapma arzusu elbette var. Şu an İsrail'de iş yapan Yılmazlar Grup adında Türk bir inşaat firması var. İki ülke arasındaki politik atmosfer daha iyi olsa ticaret gibi inşaat sektöründe de ciddi iş potansiyeli var.

Örneğin 2019 yılında İsrail'de büyük bir ihale açıldı. Uluslararası inşaat firmalarının İsrail'de iş yapabilmelerini sağlayacak lisans için açılan bir ihaleydi. Geçen yıl bu lisansı alan firmaların tamamı Çinli firmalar oldu; Türk firma yoktu.

►Girişimcilerin veya halkların istekleri ekonomik ilişkilerde rol oynayamaz mı?

Ankara Sanayi Odası ve İsrail Ticaret Odaları Federasyonu arasında bir toplantı yaptık. Orada Türkiye ile ticaret yapmak isteyen birçok İsrailli firma vardı. Yani ortada bir istek ve ihtiyaç var. İki ülke arasındaki ortak payda, tamamlayıcılık yoğun bir şekilde ön plana çıkıyor. Ama siyasi bir takım engellerin ortadan kaldırılması gerekiyor.

İş insanları, ikili ilişkilerin öncüsü olarak rol üstlenmiş durumdalar. İkili ilişkiler de halklar tarafından kuruluyor. Bu yüzden İsrailliler Türkiye'de hoş karşılanıp, kendilerini iyi ve güvende hissederlerse, hem İsrailli iş çevrelerinden hem de turistlerden buraya daha büyük bir akımın geldiğini görmek mümkün olacaktır.

►Siyasette bir gelişme bekliyor musunuz?

Bu noktada karar Türk hükümetinin. Türk hükümeti, 2018 yılının Mayıs ayında Ankara'daki Büyükelçiyi İsrail'e göndererek bir krize neden oldu. Bu durumdan bir U dönüşü yapmak da yine Türk hükümetinin elinde. Her zaman tekrar ettiğimiz gibi, top Türkiye'nin sahasında. İsrail, iş ilişkileri dahil olmak üzere her şeye açık. Ama karar Kudüs'te değil, Ankara'da.

İSRAİL GAZININ ÖNEMLİ OLACAĞINA İNANIYORUZ

►Doğalgaz konusunda iki ülkenin kazanabileceği bir formülde anlaşılabilir mi?

İsrail kıyıları açıklarında 900 milyar metreküp bir gaz var. Filistin, Ürdün ve Mısır'a ihracatımız var. Avrupa'ya da ihraç edilmeyi bekliyor. Yakında İsrail'deki kabine Doğu Akdeniz sözleşmesini imzalayacak. Yunanistan ve Kıbrıs zaten onayladı. Dünya piyasasında ise düşük enerji fiyatları gibi temel bir sıkıntı var. Bütün bu sıkıntılara rağmen İsrail gazının önemli olacağına inanıyoruz. Çünkü uzun vadede özellikle Avrupa piyasasında bu gaza ihtiyaç olacağını düşünüyoruz. Bu ihtiyacın giderilmesi Doğu Akdeniz boru hattı ya da sıvılaştırılmış doğalgaz fasiliteleri aracılığı ile olabilir. Öte yandan bunu siyasi bir araç olarak kullanmıyoruz. Geçmişte Leviathan'dan Mersin'e bu gazın transferi çok ciddi bir şekilde görüşülmüştü. Ama şu açık ki, siyasi farklılıklar bu zamana kadar ticareti, inşaat sektörünü, turizmi nasıl etkiliyorsa, enerji konusundaki işbirliğini de etkiliyor.

Eğer Türkiye kendi iç piyasası için gaz satın almak isterse bu ayrı bir konu; elbette alabilir. Çünkü Türkiye'de çok ciddi bir sanayi var. Şu anda alım yaptığı ülkeler, Rusya, Azerbaycan, İran ve LNG olarak da ABD. Bu Türkiye için yetersiz ise, İsrail gazını değerlendirebilir.

İsrailli turist yüzde 100 artar demek mümkün

Turist sayısındaki düşüş gözle görülüyor. Pandemiden önce başlamıştı. O alanda bir şeyler yapılabilir mi?


Siyasi atmosfer için söylediğim şeyler turizm içinde geçerli. Türkiye'deki resmi rakamlara bakacak olursak, 2019 yılında İsrail'den Türkiye'ye 500 bin turist gelmiş. Bu sayıya transit yolcular da dahil. İsrail'den gelenlerin çoğu İsrailli Araplar. 2010 yılı öncesinde Türkiye, İsrailli Yahudi vatandaşların gözde ülkelerinden biriydi. Çünkü çok güzel bir ülke, burada tatil yapmak ekonomik ve eşi benzeri olmayan ev sahipliği ile karşılanıyorlardı. Fakat bir noktadan sonra, temelde burada hükümetin sergilediği bir takım yaklaşımlar sonucu, İsrailli turistler kendini artık burada evinde hissetmiyorlar. Türkiye'deki tatil lokasyonlarına bu nedenle geliş azaldı. Diğer sayılar için hep yüzde 50 artabilir diyorum. Turizmdeki potansiyel için kısa dönemde yüzde 100 artar demek bile mümkün. Sayı ikiye katlanabilir. Birkaç hafta önce Kültür ve Turizm Bakanı misyon şeflerini Antalya'ya davet etti ve ben de katıldım. Antalya'yı ziyaret eden senelik 400 bin İsrailli turistten COVID-19 öncesi dönemde 100 bin turiste bir düşüş olduğunu belirttiler. Bu etkinlikte Türkiye'nin turizm hazırlıklarından, sosyal mesafe ve hijyen kuralı uygulamalarından çok etkilendim. Ancak 2020 yılı herkes açısından zorlayıcı bir yıl olacak. Bu sene tatillerini insanlar kendi ülkelerinde geçirecek gibi duruyor. 2020 yılı turizm açısından çoktan kayıp bir yıl.

Tamamlayıcılık, ihtiyaç ve istek

Siyasi gerginliğe rağmen 2019'da 7 milyar dolara çıkan ticaret hacmi...

Ve...

2020'nin ilk 4 ayında, pandemiye rağmen, 1.7 milyar dolara yükselen Türkiye'nin ihracatı…

★ ★ ★

İnşaat, enerji, gıda alanında sıklaşan heyet ziyaretleri…

Medikal sektöründe yaşanan "ticaret trafiği"…

Altyapı müteahhitlik sektöründe, Çinli firmaların "lisans" üstünlüğüne rağmen, gözlerin Türkiye'ye çevrilmesi…

★ ★ ★

İsrail ve Türkiye'nin tamamlayıcılığını, ticari ihtiyacı ve isteği gösteriyor… (Ferit PARLAK)