10 °C

“Sorunu, net ihracatın büyümeye katkısını pozitife çevirmek çözer”

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından organize edilen, ‘2020’ye Bakış-Nasıl Bir Dünya, Nasıl Bir Ekonomi’ konulu toplantıda 2020 yılının beklentileri paylaşıldı, İzmir iş dünyasının talepleri mercek altına alındı.

“Sorunu, net ihracatın büyümeye katkısını pozitife çevirmek çözer”

Ahmet USMAN - Nihat DELİBAŞI

Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen ‘2020’ye Bakış-Nasıl Bir Dünya, Nasıl Bir Ekonomi’ konulu toplantıda ekonomide yaşanan sorunlar ele alındı, çözüm önerileri sunuldu. DÜNYA Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın moderatörlüğünü yaptığı toplantıda konuşan DÜNYA Araştırma Müdürü Bader Arslan, Türkiye’nin son 20 yılda 4 kez resesyona girdiğini vurguladı, "Ekonomi ne zaman iyi bir performans gösterse, net ihracat büyümeye negatif katkı veriyor. Net ihracatın büyümeye katkısını sıfırın üstüne çıkarabilirsek pek çok sorunu çözeriz" dedi. Moderatörlüğünü DÜNYA Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın yaptığı ‘2020’ye Bakış-Nasıl Bir Dünya, Nasıl Bir Ekonomi’ adlı toplantıya, DÜNYA Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz ve Araştırma Müdürü Bader Arslan konuşmacı olarak katıldı. Ege İhracatçı Birlikleri tarafından organize edilen toplantıda konuşan Arslan, Türkiye’nin büyüme dönemlerinde net ihracatın buna negatif katkı yaptığını, bu durumun değişmesiyle ekonomideki pek çok parametrenin düzelebileceğini ifade etti.

Türkiye’nin 1999, 2001, 2008-2009 ve 2018 olmak üzere son 20 yılda 4 kez resesyona girdiğini söyleyen Arslan, “Türkiye’nin ekonomide en önemli sorunu net ihracatın büyümeye olan katkısı. Türkiye’de ekonomi ne zaman iyi bir performans gösterse, net ihracat büyümeye negatif katkı veriyor. Net ihracatın büyümeye katkısını sıfırın üstüne çıkarabilirsek pek çok sorunu çözmüş oluruz. Son krizde net ihracatın büyümeye pozitif katkı vermesi sevindirici ama bu ihracatın büyümesinden değil, ithalatın daralmasından kaynaklandı. Şu anda ithalatta canlanma tekrar başladığı için bunun da önümüzdeki çeyreklerde tamamen eksiye düştüğünü göreceğiz” dedi.

Son resesyonda yatırım ve tüketim tarafında da öncekilerden farklı bir durum yaşandığını söyleyen Arslan, “Normalde gördüğümüz ilk tepki tüketimin hızla daralmasıdır. Ama bu kez yatırımlardaki daralma tüketimden daha önce başladı. Özel tüketimin son çeyrekte pozitife geçtiğini görüyoruz ama yatırımlardaki daralma devam ediyor. Bu Türkiye için ciddi bir sorun. Potansiyel büyüme hızının düşük olması işsizliğin yüksek kalmasına neden oluyor. Türkiye’nin eksikliği yatırımlarının zayıf olması. Çünkü toplam yatırımların hala yüzde 65’i inşaat yatırımlarından oluşuyor. Makine-techizatın aldığı pay yüzde 35. Bu durum ekonomide sanayini payının azalmasına sebep oluyor” diye konuştu.

2020’de dünyada büyümenin yüzde 3’ten yüzde 3.4’e çıkmasının beklendiğini vurgulayan Arslan, “Dünya ticareti bu yılı 19 trilyon dolarla kapatacak, gelecek yıl ise 19.3 trilyon dolara çıkması bekleniyor. AB pazarına ihracatta muhtemelen mart ve nisandan sonra canlanma göreceğiz. Türkiye’nin 2020’de ihracatını yukarı çekecek faktör AB, aşağı çekecek faktör ise ABD pazarı olacak. Özellikle demir çelik ve otomotiv yan sanayi anlamında ABD pazarı zorlaşacak” görüşünü savundu.

“Hükümet cari açık konusuna odaklanacak”

2020 için hükümetin fokusunda bütçe açığının olmadığını belirten Hakan Güldağ, geçen yıl 89 milyar dolar öngörülen bütçe açığının, 125 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. 2020 için öngörülen 139 milyar doların da muhtemelen aşılacağına dikkat çeken Güldağ, “Kamu maliyesi gözlüğü ile bakıldığında cari fazla verildiğinde mutlaka vatandaşın üzerindeki vergi yükü artıyor. Ben hükümetin cari açık konusuna odaklanacağını düşünüyorum. Ticari krediler ve konut kredileri uzun vadeli olduğunda cari açık yaratmıyor. Hızlı bir döviz girişi yok, ciddi talep de yok. Faizlerin daha da aşağı inme olasılığı görünmüyor. Yukarı doğru gitmeyecekse de yabancı yatırımcının Türkiye piyasasına girip de kazanç elde etmesi zorlaşıyor. O açıdan cari açığı kontrol ederlerse bir kriz yaşamayacağımız yönünde bir algı var. Enflasyonun önümüzdeki 7 ay boyunca çift hanenin altına gelmesi pek mümkün görünmüyor. Dolayısıyla faizlerin tek haneye düşürülmesi de kolay değil” diye konuştu.

“Dünyanın marabalığını bırakmamız lazım”

Türkiye’nin ihracatta rekabetçi bir yapıya ulaşması için dünyanın marabalığını bırakması gerektiğine dikkat çeken Şeref Oğuz ise, “Umut her şeydir ama yöntem değildir. Umudun arkasına yöntem eklemeniz lazım. 2020’nin nasıl olacağı biraz bizim tutumumuza bağlı” dedi. ABD’deki başkanlık seçiminin bizi de ilgilendirdiğini ifade eden Oğuz, “Onların iç politikasında Türkiye’yi dövmek işe yarıyor. Dışarıdaki gelişmeler kadar bizim takınacağımız tutumlar da önemli. Bir yandan enflasyonu indirme gayretimiz var, diğer taraftan yüzde 5 büyüme. Gaz ve frene basar gibi bir durumumuz var. Burada hangisine öncelik verilecek konusu önem kazanıyor” ifadelerini kullandı.

“2020'nin en önemli sorunu 8.5 milyona ulaşan işsizlik"

2020’nin önemli konusunun 8.5 milyona ulaşan işsiz sayısı olduğunu düşünen Oğuz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Büyüme yukarı doğru gidiyor. Bastırılmış, ertelenmiş taleplerle işler biraz açıldı. Perakendede ve otomotivde bir hareketlilik sözkonusu. AB’de Brexit konusunda Türkiye’nin atması gereken adımlar netleşmek zorunda. İhracatı nasıl artıracağız. Nicel olarak yatay bir seyir izliyor ama nitelik olarak da sıkıntılı bir durum. Aynı şey turizmde de yaşanıyor. Turist sayısında patlama var ama turist başına gelir aşağı gidiyor. AB, iyi alıcı ama diplomatik olarak dikkat edilmesi gereken unsurlar var. Herkesle kavga ederek ihracatı nasıl artıracağız? Bir diğer konu ise hukuk reformu. Bu konuda güven tesisi çok önemli. Türkiye’de kaynak sorunu olduğunu düşünmüyorum, piyasaya güven aşılandığı müddetçe iyi gidecek” görüşünü savundu.

“Hukuk ve dış politikada da değişim lazım”

Toplantıyı izleyen işadamlarından Elektral Yönetim Kurulu Başkanı Sayıl Dinçsoy, Türkiye’nin son dönemde izlediği dış politika nedeniyle pazarların daraldığına dikkat çekerek, komşu ülkelere, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ya mal satamadıklarını söyledi. Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı Başkanı Mehmet Ali Susam ise Türkiye’nin şu anki sıkıntısının hukuktan kaynaklandığını ve hukuk reformu gerektiğini belirtirken, ESBAŞ CEO’su Faruk Güler, DÜNYA gazetesine yeni yapılanmasında başarılar diledi.

Ekonomi muhabirlerinden DÜNYA’ya büyük ilgi

DÜNYA gazetesi yöneticileri İzmir’de meslektaşları ile de bir araya geldi. Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) İzmir Şubesi tarafından İzmir Hilton Oteli’nde düzenlenen yemeğe 50’nin üzerinde ekonomi muhabiri ve kurumsal iletişimci katıldı. Toplantıda Hakan Güldağ, Vahap Munyar, Şeref Oğuz ve Bader Arslan, yeni dönemde DÜNYA gazetesinin vizyonu ve ekonomi gazeteciliği hakkında meslektaşlarına bilgi verdi, soruları yanıtladı. DÜNYA gazetesinin Anadolu iş dünyasının sesini Türkiye’ye duyurma konusunda elini güçlendirdiğini dile getiren Ekonomi Muhabirleri Derneği İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demircan, “Gazetecilik mesleği zor bir dönemden geçiyor. EMD İzmir Şubesi olarak 152 üyeye sahibiz. Bunların sadece 48’i aktif gazetecilik yapıyor. 39 tane de kurumsal iletişim alanında çalışan arkadaşımız var. Kalanlar emekli ya da işsiz. Umarız daha fazla arkadaşımız aktif çalışma hayatına katılır. Son 2 yıl mesleğimiz açısından oldukça kötü geçti. Şimdi iyi geçecek bir yıla ihtiyacımız var. DÜNYA gazetesinin çalışanların ortaklığında başlattığı yeni oluşum hepimiz için yeni bir umut oldu” diye konuştu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap