Sosyal tarafların mutabakatı olmadan adım atılması riskli

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Elemanı Dr.Okan Güray Bülbül, Ak Parti'nin TBMM’ye sunduğu 43 maddelik torba teklifin, çalışma hayatına ilişkin hükümlerinin esnek çalışma modeliyle ilgili kısımlarını değerlendirdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

AK Parti tarafından 16 Ekim Cuma günü TBMM’ye sunulan 43 maddelik torba teklifin, çalışma hayatına ilişkin hükümlerinin esnek çalışma modeliyle ilgili kısımlarına yönelik uyarılar gelmeye başladı. Daha çok vergi ve görüşmeler sırasında eklenecek borç yapılandırılması düzenlemeleriyle gündeme gelen teklif, çalışma hayatında da köklü değişiklikler öngörüyor.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Elemanı Dr. Okan Güray Bülbül, TBMM’ye sunulan 43 maddelik torba yasa teklifinin istihdamla ilgili bölümlerini DÜNYA için analiz etti.

Teklifin gerekçe kısmında, COVID-19’un istihdama etkisinin azaltılması ve ekonomik hareketliliğin istihdamla desteklenmesinin amaçlandığına dikkat çeken Bülbül, düzenlemede çalışma hayatını kalıcı olarak etkileyecek ve esnekleştirecek hükümlerin de yer aldığını bildirdi.

“Teşvikte sadeleştirme fırsatı kullanılamadı”

Teklifle, Cumhurbaşkanı’na halen uygulanan 6111 ve 7103 (ilave istihdam teşviki) kanun kodlu teşviklerin süresinin uzatılması yetkisi verildiğini belirten Bülbül, bu teşviklerin süresinin dolduğunu hatırlattı ve “Bu süre bitimi teşviklerin karmaşık yapısının sadeleştirilerek tek teşvik haline getirilmesi için bir fırsattı. Bu fırsat kullanılamadı” diye konuşu.

2019 yılından başlamak üzere fesih yasağı başlamadan önce işten çıkarılan işçilerin yeniden istihdamının önünü açıldığını kaydeden Okan Güray Bülbül, bunları işe alanların çalıştırmaları halinde prim teşvikinden yararlanacağını, işe alıp ücretsiz izne göndermeleri durumunda ise nakdi destek verileceğini kaydetti. Bu durumdakilerin hiç işe alınmaması halinde ise sosyal destek ödemesi yapılacağı bilgisini veren Bülbül, bunun fesih yasağı öncesi çıkarılanlara yeni haklar sağlaması açısından önemli olduğunu bildirdi.

Bülbül, ücretsiz izin süresinin kıdem tazminatı ve yıllık izin bakımından çalışılmış sayılacağı için işverenin daha önce çıkardığı işçiyi alma ihtimali düşük olduğunu söyledi.

“Kimse sigortasız işçi çalıştırdığını beyan etmez”

Bu teşvikten sigortasız çalıştırdığı işçiyi, bundan sonra beyan eden işverenlerin de yararlanabilmesine imkan sağlandığına dikkat çeken Bülbül, bunlar için idari para cezası uygulanmayacak olmasının bile işverenin sigortasız işçi çalıştırdığını kabul etme ihtimalinin yüksek olmadığını söyledi. Okan Güray Bülbül, işveren kabul etse bile bu işçilerin sigortasız çalıştıkları döneme ilişki ücret dışındaki haklarından feragat etmelerinin ise hukuka aykırı bir düzenleme olacağını belirtti. Bülbül düzenlemenin bu kısmının geniş bilgilendirme ve sosyal tarafların desteğiyle topluma açıklanırsa fayda sağlanabileceğini kaydetti.

“Bir kişinin işini iki kişi yapacak”

Kısmi çalışma sebebiyle oluşan açığın yeni kısmi süreli işçi alınmasıyla kapatılması halinde gelir vergisi istisnası getirildiğini ifade eden Bülbül, “Olumlu bir düzenleme ve bir kişinin işinin, iki kısmi süreli işçi tarafından yapılacak olması iki kişinin istihdam imkanına kavuşacak olması anlamına gelecektir” dedi. Buna karşılık iş paylaşımı şeklinde ifade edilebilecek uygulamayı deneyen ülkelerde olumlu sonuç alınamadığına vurgu yapan Bülbül, kısmi çalışan kişilerin refaha erişimi sağlanmazsa bunun fayda sağlamayacağını bildirdi.

“25 yaş altı 50 yaş üstüne kalıcı istihdam artık zor”
Teklifin, 25 yaş altı ve 50 yaş üstü kişilere 2 yıla kadar belirli süreli iş sözleşmesi imkanı getirilen hükümlerinin, kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldıracağını ifade eden Okan Güray Bülbül, bu yaş grubunun kalıcı istihdam imkanına kavuşması ihtimalinin de azalacağını bildirdi.
Aynı maddede 25 yaş altı gençlerin ay içinde 10 günden az istihdamı halinde kısa vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası primi ödenerek istihdamına imkan sağlandığını belirten Bülbül, bunun gençlerin ilk işlerini kolay bulmalarını sağlayabileceğini söyledi. Bülbül bu konunun da sosyal taraflara iyi anlatılarak istismar edilmesini engelleyecek alt mevzuat ile desteklenmesini önerdi.