"Sürdürülebilir kalkınma kadınların ekonomiye eşit katılımlarıyla mümkün"

Pandeminin iş gücü piyasasında var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirdiğine dikkat çeken SEDEFED Başkan Yardımcısı ve KAGİDER Başkanı Emine Erdem, “Kadına eşit hak sağlamayan ülkeler kalkınamaz" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Başkan Yardımcısı ve KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, sürdürülebilir kalkınmanın kadınların ekonomiye eşit katılımlarıyla mümkün olacağını söyledi.

SEDEFED tarafından bu yıl 12’ncisi düzenlenen Rekabet Kongresi’nin ikinci ve son gününün moderatörlüğünü Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ yaptı. Kongrenin açılışında konuşan SEDEFED Başkan Yardımcısı Emine Erdem, gelecek kuşaklara nasıl bir dünya bırakılacağına odaklanılması gerektiğine işaret etti. Sürdürülebilirliğin üç temel bileşeninin çevre koruma, ekonomik büyüme ve sosyal gelişim olduğunu söyleyen Erdem, şöyle konuştu: “Dünyada sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yüzde 70’in kadın. Kayıt dışı iş gücünün çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Hareket özgürlüğündeki kısıtlama ve sosyal izolasyon ile kadına karşı şiddettin arttığını hatırlatmak isterim. Bugün Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü; üzülerek şahit oluyoruz ki, kadınlara yönelik şiddet eylemleri ve kadın cinayetleri devam ediyor. Pandemi, iş gücü piyasasındaki eşitsizlikleri daha da derinleştirdi. Kadına eşit hakların sağlanmadığı hiçbir ülke ve hiçbir ekonomi, sürdürülebilir kalkınma potansiyeline erişemez" açıklamalarında bulundu.

PANDEMİ REKABET KOŞULLARINA DAMGA VURDU

AKTAR: MÜŞTEREK ANLAMDA ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ
Açılış konuşmasının ardından düzenlenen panelde konuşan TÜRKONFED İş Dünyasında Kadın Komisyonu Başkanı Reyhan Aktar, pandemiden kadınların yüzde 20 daha çok etkilendiğini söyledi. Aktar, şöyle devam etti: "Yaptığımız araştırmanın sonucuna göre kadınların yüzde 97'si evden çalışmadan yana. Yüzde 95'i ise endişe, stres ve tükenmişlik sorunları yaşıyor. Erkeklerin ise yüzde 69'u bilişim ve teknoloji anlamında geri kaldıklarını ifade etti. Sorunları en aza indirmenin tek yolu müşterek anlamda çözüm üretmekten geçiyor. Şirketler kriz dönemlerinde cinsiyet eşitliğine yönelik çözüm üretmeli."

AKDENİZ: 7 MİLYON KİŞİYE BİREYSEL DESTEK VERİLDİ
Kredi Garanti Fonu (KGF) Genel Müdürü Kasım Akdeniz de "KOBİ'lerin Finansmana Erişimi ve Dijitalleşme Destekleri" konulu konuşmasında pandemide sağlanan desteklerden bahsetti. Salgında özellikle nakit akışında yaşanan kırılganlıkların önüne geçmek, üretim ve istihdamın devamlılığı için destekler verildiğini anlatan Akdeniz, "Marttan itibaren hızlıca destek paketlerini hazırladık. Bu dönemde 7 milyon üzerinde de bireysel finansman desteği sağladık. Bu açıdan baktığımızda bireylere de kefalet desteği vererek bir ilki gerçekleştirdik. Sistemi ayakta tutmak için vardiyalı çalıştık" dedi.

KOÇ: 100'E YAKIN İŞLEM OLDU, YARISI TEKNOLOJİ
EY Türkiye Kurumsal Finansman Bölümü Ortağı İlhami Koç ise COVID-19'un finansman ihtiyacına etkileri konusunda yaptığı konuşmada, "Pandemi ile mücadelede düşük faiz ve para basma uygulandı. Normalde bu enflasyona yol açardı ama harcamalar düştüğü için bu olmadı. İkinci yöntem ise doğrudan para aktarıldı küçük işletmelere" dedi. Koç, şunları söyledi: "Hisse talebinin arzdan yüksek olduğu bir döneme giriyoruz. Bu dönemde finansal ortaklık gündeme geldi. Büyük ortaklıklar zor ama küçük ortaklıklar gerçekleşti. Büyükler sıkıntılar olduğu için gelmedi. Büyük ortaklıklar zor ama KOBİ seviyesi ortaklıklar devam ediyor. Bu yıl irili ufaklı 100'e yakın işlem oldu ve bunun yarısı teknoloji alanında."

ALPATA: TÜRKİYE'DE PAZAR YERLERİ KURALLARI NET DEĞİL
Pandemi ile birlikte katlanarak büyüyen e-ticaret konusunda ise AliExpress Türkiye CEO'su Yaman Alpata, "Pandemi insanlara e-ticareti nasıl yapabileceğini düşündürdü. Şimdi e-ticarette hacim artışı geleneksel pazarlardan daha fazla. Bu da fiyatların düşmesine, tedarikin çeşitlenmesine yol açtı. Lojistik tarafı bundan çok etkilendi. İlk zamanlarda hatlar tıkandı. Normalleşme ile birlikte yeniden gaza basıldı. Bu da lojistiğe daha çok yük binmesine yol açtı. Havayolu şirketlerindense gemi ve trenlere yönelim arttı. Bu navlun fiyatlarını artırdı. Lojistik ciddi bir dönüşüm ve değişimden geçti" dedi.

ŞENER: TÜRKİYE REKABET AVANTAJINI KAPILARDA KAYBEDİYOR
UND Strateji ve İş Geliştirme Başkanı Fatih Şener de "Pandemi Döneminde Güçlenen Lojistik Sektörü" konulu sunumunda bu dönemde kara lojistiğine olan ilginin artması ile lojistiğin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını söyledi. Şener, "Türkiye'nin lojistik altyapısı çok iyi değil. Demir yolu gibi alanlar dengeli dağılmalı. Lojistik genel kalkınma açısından oldukça önemli. Sınırlarda yığılmalar oldu. Türkiye ihracat ile kalkınan bir ülke. Kapılar nedeni ile rekabet avantajını kaybediyor. Bizim yakın olma avantajımız lojistik sorunlar nedeni ile elden kaçıyor. Teslim garantisi sürelerine uyamadığımız için birçok projeyi alamıyoruz" şeklinde konuştu.

YAYAN: ÇELİKTE İVMELENME DEVAM EDİYOR
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan da pandemiye rağmen sektörün üretimine devam ettiğini söyledi. Ancak yine de üretimde yüzde 26'ya yakın kayıp yaşadıklarını aktaran Yayan, "İhracat gerilemedi. Hazirandan itibaren ise üretimimizde artış oldu. Bu artış eğilimi devam ediyor. Artışların ilk ayında pandemi dönemindeki birikmiş talep gündemdeydi. Sonra otomotiv ve inşaata uygulanan düşük faizler etkili oldu. Otomotiv ve beyaz eşyada ivmelenme devam ediyor" dedi.