17 °C

Suriye’de çözüm yakın ancak ‘misafirler’ kalıcı gibi

Türkiye’nin gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekatı'nın haklılığına işaret eden Hatay iş dünyası Türkiye'deki Suriyelilerin oluşturulması planlanan ‘güvenli bölge’ye gönderilmesinin ise kolay olmadığını düşünüyor.

Suriye’de çözüm yakın ancak ‘misafirler’ kalıcı gibi

Eray ŞEN / HATAY

Hatay’ın yaklaşık 1 milyon 600 bin olan nüfusunun yüzde 29’unu Suriyeliler oluşturuyor. 450 ile 500 bin arasında oldukları tahmin edilen Suriyelilerin Hatay’ın ilçelerine dağılımı ise homojen değil. Erzin ve Dörtyol’da hemen hemen hiç Suriyeli yok iken, İskenderun ve Arsuz’da ise az sayıdalar. Hataylıların ‘dağın güneyi’ dedikleri Antakya, Reyhanlı gibi ilçelerde ise yoğun bir Suriyeli nüfus barınıyor. Buralarda Suriyelilerin Türk vatandaşlarına oranı yüzde 50’ye yaklaşmış durumda.

DÜNYA Gazetesi, Hatay’da kent yöneticileri ve iş dünyası temsilcilerine Barış Pınarı harekatı sonrası Suriye krizindeki son durum ve Suriyelilerin ülkelerine dönmesi hakkında ne düşündüklerini sordu. Türkiye’nin gerçekleştirdiği operasyonu son derece haklı bulan Hataylılar, oluşturulması planlanan ‘güvenli bölge’ye Suriyelilerin gönderilmesinin ise kolay olmadığını düşünüyor. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Hikmet Çinçin, Hatay Sanayici ve İş Adamları Derneği (HASİAD) Başkanı Gökhan Alkan ile Hatay Genç İş Adamları Derneği (HAGİAD) Başkanı Yusuf Kavak; Barış Pınarı ve önce ABD, sonra Rusya ile yapılan anlaşmalar sonrası gelinen noktayı değerlendirdi.

Savaş: Gelinen nokta kötünün iyisi

Suriye’de sekiz yıllık savaşın bütün aşamalarına baktığında ‘egemen güçler’ ve bazı ülkelerin kazandığını, bazılarının ise kaybettiğini söyleyen Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş “Kazananlar arasında; elini suya sabuna dokundurmadan kazanan İsrail var, Amerika, Rusya, İran, Avrupa Birliği var. Kaybeden iki ana ülkeden bir tanesi Suriye, ikinci Türkiye, üçüncü planda ise Suriye’nin etrafında göç dalgası komplikasyonu ile karşı karşıya kalan diğer ülkeler” dedi. Gelinen noktaya ‘kötünün iyisi’ gözüyle baktığını belirten Savaş, şöyle devam etti: “Barışa adımların rahatlıkla atıldığı bir dönem olduğunu düşünmüyorum. En fazla sınırımız olan Suriye’nin bütünlüğü olmadığı zaman, Türkiye’yi de rahatsız edecek tehlikeler ile karşı karşıya kalıyoruz. Biz bu tehlikelerle her gün yaşamak istemiyoruz.” Savaş, Suriye’den gelenlerin yüzde 35’inin sağlıklı bir eğitim alamadığını bildirdi.

Çinçin: Gitmelerine sebep oluşturmamız lazım

Dünyanın en büyük insanı krizinin yaşandığını, göçmen nüfusun Türkiye açısından da sınır illeri açısından da sürdürülebilir olmadığını dile getiren Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, Suriyelilerin ülkelerine dönmesi konusunda şu görüşleri dile getirdi:

“Bu Türkiye’nin olduğu kadar dünyanın da özellikle AB’nin öncelikli görevidir. Türkiye üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır ve bu boyuttaki bir insani kriz ile Türkiye’nin tek başına baş etmesi mümkün değildir. Bunun daha kapsamlı plana ihtiyacı var. Sadece konut yaparsak bu insanlar oraya niye gitsin? Zaten barınma ihtiyaçlarını Türkiye’de karşılıyorlar. Oraya gitmelerine sebep oluşturmamız lazım. Orada bir yaşam ortamının kurulması, ticaretin, tarımın canlanması insanların geçim kaygılarının giderilmesi lazım.”

Kavak: Bu işin çözümü yakın

Türkiye’nin güvenliğinin her şeyden önemli olduğunu, yapılan askeri operasyonların da bu anlamda haklı nedenlere dayandığını ifade eden Hatay Genç İş Adamları Derneği Başkanı Yusuf Kavak, “Bu işin çözümü aslında çok yakın. Artık masaya oturup bazı şeylerin çözülmesi lazım. Eğer rejim ile oturulup o meseleler çözülürse bölge ekonomik olarak da rahatlayacak” dedi. Suriyelilerin bir çoğunun Türkiye’de ‘düzen kurduğunu’ söyleyen Kavak, Hatay’daki büyük müteahhitlerin artık Suriyeli olduğunu ve bunların tamamının geri dönmesinin imkansız göründüğünü söyledi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap