Sürpriz faiz kararı sonrası ilk buluşma

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, sürpriz faiz kararı sonrası ekonomistler ve basın mensuplarıyla ilk kez bir araya gelecek. Kavcıoğlu’nun yapacağı konuşmada; faiz indiriminin hangi saiklerle alındığına ve bankanın enflasyonla nasıl mücadele etmeyi planladığına yönelik cevaplar aranacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DUNYA.COM

Piyasalarda gözler bugün açıklanacak yılın son enflasyon raporuna ve Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu'nun açıklamalarına çevrildi.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, IV. Enflasyon Raporu sunumu çerçevesinde saat 10:30'da bilgilendirme toplantısı düzenleyecek. 

Sunumda; enflasyon ve çıktı açığı tahmin patikalarının ne yönde oluşacağı takip edilecek. Mevcut durumda TCMB’nin yılsonu enflasyon tahmini yüzde 14,1 düzeyinde. Ancak daha sonra eylül ayında yayınlanan OVP’ye göre 2021 yılsonu TÜFE tahmini yüzde 16,2 olarak şekillendi.

Diğer taraftan enflasyon dinamiklerindeki bozulma çerçevesinde enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revizyonların devamı dikkat çekiyor. TCMB’nin en son yayınladığı ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anket sonuçlarına göre katılımcılar TÜFE’nin yılı yüzde 17,63 seviyesinde kapamasını bekliyor. 

Son faiz indirimi ve güncel enflasyon dinamikleri bazı piyasa oyuncularının yüzde 18-20 aralığına doğru yılsonu tahminlerini revize etmelerine zemin oluşturdu.

Eylüle kadar sıkı para politikası vurgusu yapmasına rağmen, faizlerde eylülde 1, ekimde ise 2 puan indirim yapan TCMB’nin politika faizi artık çekirdek enflasyonun da altında. 

  

Kavcıoğlu'na 'sınırlı alan' sorulacak

Toplantının soru-cevap bölümü de enflasyon sunumu kadar önem arz ediyor. TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun yapacağı konuşmada; faiz indiriminin hangi saiklerle alındığına ve bankanın enflasyonla nasıl mücadele etmeyi planladığına yönelik cevaplar aranacak. Özellikle de para politikasında gevşeme konusundaki “sınırlı alan” değerlendirmesinin ayrıntıları öğrenilmeye çalışılacak. Merkez Bankası, politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için “yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığını” açıklamıştı.

DÜNYA Gazetesi yazarı Servet Yıldırım, yüksek enflasyona rağmen Merkez Bankası'nın para politikasını gevşetmeye yönelten iki temel neden olabileceği görüşünde:  

1) Merkez Bankası enflasyondaki artışın geçici olduğunu düşünüyordur.

2) Para Politikası Kurulu üyeleri, yüksek faizin yüksek enflasyonun nedeni olduğuna inanıyor olabilirler. Dolayısıyla faizin düşürülmesinin enflasyonu da aşağı çekeceğini öngörüyorlar.

PPK metnindeki “Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yılsonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı Kurul tarafından değerlendirilmiştir” ifadesinin dikkat çekici olduğunu söyleyen Yıldırım, “Eğer yüksek faiz yüksek enflasyona neden oluyorsa ve faizin düşürülmesi enflasyonu da düşürecekse aşağıda neden sınırlı bir alan kalsın ki?” yorumunu yaptı.

"Faize dair göstergelerde ele alacağı esaslar önemli"

Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan ise yılsonu enflasyon beklentilerinde yukarı yönlü revizyon beklediklerini söyledi. Erkan, şu değerlendirmede bulundu: "Enflasyon üzerinde faiz” konseptinden sonra “çekirdek enflasyon perspektifinin” pratikte uygulanmıyor oluşu çerçevesinde, en ana odak noktamız Merkez Bankası’nın faize dair göstergelerde ele alacağı esaslar olacak.

Bu nedenle; manşet enflasyon, alt enflasyon göstergeleri veya ticari krediler nezdinde büyüme dinamikleri gibi olguların hangisinin ana odak olacağı konusunda son para politikası aksiyonlarının varış noktası anlaşılmaya çalışılacak.

Liranın mevcut getiri pozisyonunun, enflasyondan arındırılmış şekilde -3,5% altında olması itibariyle kıyas noktasında diğer gelişmekte olan ülkelerin gerisinde kalması ilerleyen dönemde para akımları, carry trade yaklaşımı, yurtiçi mevduat dolarizasyonu gibi faktörler açısından zorlayıcı olacak.

Bu da, Merkez Bankası patikasının “parasal gevşeme” doğrultusunda olduğu düşünülecek olursa enflasyonun düşüşü gerekliliğini ortaya koyuyor. Geçen yılın eşlenik dönemindeki dönemsel yüksek artışların yaratacağı baz etkisi, yıllık enflasyona düşüş etkisi yaratması beklense de fiyat artış momentumunu artırması muhtemel güncel fiyat olgularının, baz etkisini avantaja çevirmek konusunda zorlayıcı etkilerini öngörürüz".

Bahçıvan: TCMB, fiyat istikrarından uzaklaşıyor

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Merkez Bankası'nın temel amacı olan fiyat istikrarından uzaklaşıldığına dikkat çekerek, bu durumun finansal istikrarı da risk altına aldığını söyledi. Bugün yapılan ekim ayı olağan toplantısında konuşan Bahçıvan, enflasyon-kur-faiz göstergelerindeki değişimler nedeniyle geleceğe yönelik öngörü yapmakta zorlandıklarını belirterek, büyüme pahasına enflasyonun Türkiye’nin yararına olmadığına dikkat çekti. Bahçıvan, sürekli değer kaybeden TL karşılığında oluşan ihracat artışının da uzun vadeli başarı getirmeyeceğini aktardı.

Dolar/TL 9,5 seviyelerinde denge buldu

TCMB'nin para politikası uygulamalarına ilişkin kaygılar ve dolardaki küresel güçlü seyir, TL'de değer kaybı yönünde etkileyen ana etken olmaya devam ediyor. Piyasada ayrıca kamu bankalarının faiz indirimlerinin özel sektör tarafından takip edilip edilmeyeceği ve bunların TL'ye olası etkisi de izlenmeye başlandı. Dolar/TL, Osman Kavala ile ilgili diplomatik gerilimin azalmasıyla 9,85 tarihi zirvesinden dönerek 9,5'li seviyelerde denge buldu.