Süt üreticileri gözünü yeni pazarlara çevirdi
Türkiye süt ve süt ürünleri sektöründe ihracat atağı hız kazanıyor. Sektör temsilcileri, mevcut pazarların yanı sıra yeni ülkelere açılarak ihracat gelirlerini artırmayı hedefliyor. Türkiye’nin Avrupa’da üçüncü, dünyada ise ilk 10 süt üreticisi arasında yer alması, sektörün küresel büyüme potansiyelini güçlendiriyor.
Türkiye, süt üretimindeki güçlü konumunu ihracat gelirlerine daha fazla yansıtmak için yeni pazarlara odaklanıyor. Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Can Sağlık, Orta Doğu ve Asya ülkelerinin en büyük ihracat pazarları olduğunu belirtirken, Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika’da da önemli büyüme fırsatları bulunduğunu söyledi.
Türkiye süt üretiminde Avrupa’nın zirvesine oynuyor
Türkiye’nin süt üretimindeki güçlü performansı dikkat çekiyor. TÜİK verilerine göre geçen yıl ülkede 21,3 milyon tonun üzerinde çiğ süt üretildi. Üretimin büyük bölümünü inek sütü oluştururken, koyun, keçi ve manda sütü de sektöre katkı sağladı.
Fatma Can Sağlık, Türkiye’nin son dokuz yıldır 20 milyon tonun üzerinde süt üretimi gerçekleştirdiğini belirterek, ülkenin Almanya ve Fransa’nın ardından Avrupa’nın üçüncü büyük süt üreticisi konumunda bulunduğunu vurguladı.
Süt ürünlerinde net ihracatçı konumundayız
Türkiye’nin süt ve süt ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı olduğuna dikkat çeken Sağlık, 2025 yılında 213 bin tonun üzerinde ihracat yapıldığını ve yaklaşık 481 milyon dolar gelir elde edildiğini ifade etti.
İthalatın ise 17,4 bin ton seviyesinde kaldığını belirten Sağlık, sektörün dış ticarette güçlü bir dengeye sahip olduğunu söyledi.
Yeni pazarlarda büyüme hedefleniyor
Sektörün mevcut ihracat haritasında Orta Doğu ve Asya ülkeleri öne çıkarken, Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika da stratejik hedef pazarlar arasında yer alıyor.
Sektör temsilcileri, özellikle katma değerli ürünlerin artırılmasıyla ihracat gelirlerinin önemli ölçüde yükseltilebileceğini belirtiyor. İhraç edilen süt ürünlerinde ton başına ortalama gelir yaklaşık 2.500 dolar seviyesinde bulunurken, ithal edilen ürünlerde bu rakamın 5.000 dolara ulaşması dikkat çekiyor.
Coğrafi işaretli ürünler ön plana çıkıyor
Türk süt ürünlerinin uluslararası pazarlarda daha güçlü yer edinmesi için coğrafi işaretli ve markalı ürünlere ağırlık veriliyor. Türkiye’de tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı 1.840’ı aşarken, bunların yaklaşık 80’ini süt ürünleri oluşturuyor.
AB’de tescil alan ürün sayısının artması, Türk süt ürünlerinin küresel pazarlardaki bilinirliğini ve katma değerini yükseltiyor.
Yapay zeka ve dijitalleşme üretimi dönüştürüyor
Süt hayvancılığında dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları da sektörün geleceğini şekillendiriyor. Akıllı sensörler, sürü yönetim sistemleri ve otomatik sağım teknolojileri sayesinde hayvan sağlığı ve süt verimi anlık takip edilebiliyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde robotik sağım sistemleri, otonom yemleme teknolojileri ve tam otomasyonlu çiftlik modelleri daha yaygın hale gelecek. Bu dönüşüm hem verimliliği artıracak hem de sürdürülebilir üretime katkı sağlayacak.
Daha yüksek katma değer, daha güçlü ihracat
Sektör temsilcileri, Türkiye’nin süt ve süt ürünlerinde sahip olduğu üretim gücünü daha yüksek katma değerli ürünlerle destekleyerek küresel pazardaki payını büyütmeyi amaçlıyor. Yeni pazar arayışları, coğrafi işaretli ürünlerin yaygınlaşması ve teknolojik dönüşümün hızlanmasıyla birlikte Türk süt sektörünün önümüzdeki yıllarda ihracatta yeni rekorlara imza atması bekleniyor.