Tahsilat sorunu riskin ötesine geçti

Dış fazla veren niş üreticiler, fabrikasyon metal ve sanatsal ürün sanayicileri DÜNYA’ya konuştu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yeşim ARDINÇ - Mehmet KAYA

DÜNYA Gazetesi ve Ankara Sanayi Odası (ASO) işbirliği ile gerçekleştirilen toplantıya katılan ASO “Fabrikasyon Metal Ürünleri” ve “Sanatsal İmalat” sanayicileri, sektörün küresel rekabet gücünü koruyabilmesi ve yaşanan sıkıntıları daha hafif atlatabilmesi için selektif olarak destek talebinde bulundular. Sektör temsilcileri zayıf finansman yapısı nedeniyle yaşanan tahsilat sorunlarından ciddi şekilde etkilendiklerini dile getirdiler.

Toplantıya Nano Kesici Takımlar Makine Tezgah Bilişim Teknolojileri YK Başkanı Ersin Ertan Er, MUTAŞ Mutfak Isıtma Sistemleri Genel Müdürü Murat Kuzucu, Ergilsan Kesici Takım ve Kalıp İmalat Firma Ortağı Alper Ersin Ergil, ŞÜ-HA Kuyumculuk Firma Ortağı Hasan Kılıç, PERRE Grup Eğitim ve Hobi Ürünleri Genel Müdürü Mehmet Hakan Karlar, AG İmalat Pazarlama Sanayi YK Başkanı Zeki Gönenç Gürsoy, Gülistan Hediyelik Eşya Sanayi YK Başkanı Okay Akartepe katıldı.

Ucuz kredi alıp arbitraj yapanlar var

1997 yılından bu yana ahşap işleme, PVC, alüminyum, demir içermeyen metalleri işleyebilen kesici takımlar üreten aile şirketinin sektörde faaliyet gösterdiğini vurgulayan Alper Ersin Ergil, Almanya’dan yapılan ithalat devam ederken firmalarını kurduklarını ve bu alanda ihracat yapan bir seviyeye geldiklerini belirtti. Ergil, sektör içinde özellikle rekabet öncesi işbirliği modellerinin işlememesi, şirketlerin yıkıcı rekabet etme yoluna gittiklerini belirterek, özellikle standart dışı üretimlerin herkesi olumsuz etkilediğini vurguladı. “Yurt dışında iyi rekabet edebiliyoruz ama yurt içinde standart zorunluluklar olmadığı için 30 kişilik daha düzenli fabrikada üretim yapanla 3 kişilik merdiven altı denilen yerde üretim yapanın maliyetleri bir olmuyor” diyen Ergil, üretimde kullandıkları “elmas” tabir edilen sert madenlerin Türkiye’de bulunduğunu ancak çıkarılmadığını vurgulayarak, bu alana yatırım yapılabileceğine işaret etti. Ergil, sıklıkla elektronik ticaret kullanarak kargoyla ürün satışı yaptıklarını belirterek, “Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı. Bunu çok kullanıyorduk. Müşavir olmayınca ihracat taahhüdünü kapatmakta kabul edilmiyor. Bu bir an önce çözülmeli” dedi.

Sanayicilerin sanata sponsorluğu desteklenmeli

Tespih ve diğer el sanatlarına dayalı ürünler üreten ve ihraç eden AG İmalat Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Gönenç Gürsoy, yaptıkları işin devlet tarafından “kaybolmaya yüz tutmuş el sanatları” sayıldığını hatırlatarak, bu alana özel önem verilmesi gerektiğini kaydetti. “Bana göre en önemli sorunlardan biri sanayi ile sanatın diyalog eksikliği” diyen Gürsoy, ASO başta olmak üzere, iş örgütlerinin sanatla ilgilenmesinin memnuniyet verici olduğunu, bunun firma bazında da yaygınlaşması gerektiğini vurguladı. Gürsoy, “Bizim sanayiciler ile sanat bağını kuvvetlendirmemiz gerekir diye düşünüyorum. Sanayi kuruluşlarının sanat sponsorluklarının desteklenmesi için sanat sponsorluğu teşvik programları vb. yöntemler geliştirilebilir'' diye konuştu.

24 MİLYAR TL İHRACAT

Türkiye’nin yüzde 70’den fazlasını el sanatlarının oluşturduğu kültürel mal ihracatının 5 senede yüzde 120 büyüyerek 24.6 milyar liraya yükseldiğini belirten Gürsoy, 17 milyar TL ithalat yapıldığını ve sektörün dış ticaret fazlası verdiğini bildirdi. Gürsoy, 2012-2017 arasında yüzde 120 büyüyen bir sektörle karşı karşıya olunduğunu, büyük bir potansiyeli barındırdığını kaydetti.

SERGİLEME VE SATIŞ ALANLARI

Gürsoy, bazıları çok pahalıya satılan bir üretim yaptıklarını vurgularken, bu nedenle insanların görerek alışveriş yapma eğiliminde olduklarının altını çizerek, başta Akyurt Fuar alanı olmak üzere, doğrudan satış ve gösterim noktalarına ihtiyaç duyduklarını kaydetti. AVM’lerde geleneksel el sanatları için alanlar ayrılması zorunluluğunun gündeme geldiğini ancak hayata geçmediğini belirten Gürsoy, bu girişimin kendi sektörleri açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini anlattı.

Üretime sıkı denetim

Vital markası altında, endüstriyel mutfak, çamaşırhane, soğutucu ekipmanlar üretimi yapan Murat Kuzucu da 40 ayrı ülkeye ihracat yapan bir hacme ulaştıklarını ancak standart dışı üretimlerin her geçen gün sektör için daha fazla sorun olmaya başladığını vurguladı. Türkiye’de bu alanda 1000 dolayında irili ufaklı firmanın 4.5 milyar dolar ihracat yaptığını, yıllık ithalatın 800 milyon dolar olduğunu bildiren Kuzucu, sektörün dış ticaret fazlası veren az sayıdaki sektörlerden biri olduğunun altını çiziyor. 90’lı yıllarda neredeyse tamamı ithal ürünlerden oluşan sektörün, Türkiye’de güçlenerek önce ithalatı önlediğini, şimdi de İtalya, İspanya gibi güçlü ülkeler ile rekabete girdiğini belirten Kuzucu buna karşılık son dönemde çeşitli sorunların baş gösterdiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Dünya pazarlarında ülkemizi temsil etmeye çalışıyoruz. Fiyatlarımız Avrupa’ya nazaran uygun olup, (kalite olarak) Uzakdoğu civarında benzer imalatlardan bir miktar yukarılarda. Rekabet avantajımız var. İleride İtalya, İspanya ve birçok ülkede yapılan üretimin Türkiye’ye kayacağını düşünüyoruz. Çünkü Türk markaları ciddi boyutta gelişme sağladı.

ÜRETİCİ İÇİN HER TÜRLÜ EKONOMİK KOLAYLIKLAR SAĞLANMALI

Kendi sektörlerinde finansmana erişim ve makine alımlarının teşviki gibi araçlara daha fazla yer verilmesini isteyen Murat Kuzucu, özellikle yerli makine alımında sadece proje bazlı olarak KDV teşvikli alımların söz konusu olabildiğini belirterek, yerli makine tercihinde daha kolay vergi avantajı sağlanmasını önerdi. Murat Kuzucu, “Üretimi artırmanın, istihdamı artırmanın yolu üreticiye kolaylık sağlamak. Ekonominin belkemiği üreticiler olduğu için, o kesime finansman, vergi avantajı, istihdam destekleri, makine ekipman alım kolaylığı türünde her türlü kolaylık sağlanması iyi olur” dedi.

Türkiye Çin malı nedeniyle metal çöplüğüne döndü

Bakır ve pirinç ağırlıklı metal hediyelik eşya sektöründe çalıştıklarını ve hammaddeden ürüne entegre bir üretim yaptıklarını kaydeden Gülistan Hediyelik Yönetim Kurulu Başkanı Okay Akartepe, hurda girdi kullanarak geri kazanıma da destek verdiklerini kaydetti. Türkiye’nin bir dönem Çin kaynaklı ithalat nedeniyle kendi sektörlerinde ağır sonuçlar yaşandığını belirten Akartepe, bu sürecin koruyucu vergilerle aşıldığını ancak çeşitli firmaların stoklarında çok büyük miktarda Çin menşeli ürün bulunduğunu kaydetti. Akartepe şunları kaydetti: “Geçmişte, ithalatçılar Türkiye’yi (bizim sektör anlamında) zücaciye ve hediyelik eşyada ithal ürün çöplüğüne çevirdikleri için, bunun temizlenmesi tahminimce 4-5 yılı bulacak. Ucuza gelmiş, stoklanmış çok fazla mal var. İthalatçılar ellerinde mal olduğu için ve döviz girdisi de eski kurlardan olduğu için piyasada bir durgunluk olduğu zaman vadeleri açıyorlar. Bizim gibi üretim yapanlar o kadar vadeyi açamıyoruz. Satışlarımızı etkiliyor.”

Tahsilat sorunu riskin ötesine geçti

Anatolian Puzzle markası adı altında puzzle ve eğitici mukavva çocuk oyunları üreten ve 5 kııtada 30 aşan ülkeye ihracat yapan Perre Grup Genel Müdürü Hakan Karlar, dünyada 50 dolayında şirketin bu alanda çalıştığına işaret etti. Türkiye’nin sağladığı rekabet avantajıyla küresel ölçekte yer edindiğinin altını çizdi. “Tahsilat sorunu riskin ötesinde bir şey. Psikolojimizi bozmaya başladı” diyen Hakan Karlar, kendi sektörlerinde perakende, toptancı vb. zincirin halkasındaki bütün bileşenler içinde bütün riski üreticinin üstlenmek zorunda kaldığını belirterek, “Üretici de hammadde riskini mi, perakendecinin riskini mi alsın, son kullanıcıya mal mı beğendirsin.. Kendi üretim işimize odaklanmakta zorlanıyoruz” dedi. ABD’de pazara girebilmek için depo açma yoluna gittiklerini kaydeden Hakan Karlar, yurt dışına açılmada desteğe ihtiyaç duyduklarının altını çizdi. Karlar, “Teşviklerle ilgili sorun yok, teşvik çok ama yeni bir sistem tasarlanmalı. Devletin öncelikle endüstri gruplarıyla, sektörlerle ilgili bir teşvik oluşturması, sonra da firma bazında bir teşvik vermesi gerekli. Benim firmam gibi bir firmanın ihracatı geliştirme yaklaşımı ve ihtiyaçlarım ile bir başka firmanın ihtiyaçları aynı olamaz. Teşvikler için doktorun reçete çıkarması gibi reçete çıkarmalı ve sonrasında denetlenmeli. Teşvik veriliyor sonra unutuluyor. Tek kontrol ihracat yaptın mı.. Başka kriterler de konulmalı ve denetlenmeli” diye konuştu.

Bankalar kuyumculara rakip oldu

Kuyumculuk sektöründe imalatçı olarak faaliyet gösteren Hasan Kılıç da sektörün Ankara’da gelişme potansiyeli olduğunu ancak sektörün ortak bir vizyon içinde hareket edemediğini vurguladı. Kılıç, en önemli sorunlarının tasarruf amacıyla insanların kuyumcular yerine bankalardan altın almaya başlaması olduğunu belirterek, bu amaçla yapılan alımların yarı yarıya azaldığını kaydetti. Ankara’da 100’den fazla imalatçı olduğunu belirten Hasan Kılıç ortak hareket etmenin önemine işaret etti. Sektörün bir diğer sorununun güvene dayalı bir iş olması nedeniyle eleman sıkıntısı olduğunu kaydeden Kılıç, yetenekli olması yanında güvenilir insan aranmasının da ikinci bir kısıt oluşturduğunu kaydetti. Kılıç, hırsızlıklara yönelik cezaların da artırılmasını isteyerek, görsel amaçlı takı alımından ve kullanımından insanların çekinebildiğini kaydetti.

ORTAK İŞ YAPMAYI SAĞLAYACAK ÖNERİ

Hasan Kılıç, tasarrufa yönelik bankalara yatırılan altınların, kuyumculuk sektöründe alışverişe imkan sağlaması için bir model önerdiklerini belirterek, bu modeli şöyle açıkladı: “Banka Kuyumcu Entegrasyonu projesi geliştirdik. Önerimiz şu: Vatandaş bankaya altın mevduatı açtığında, kredi kartları üzerinden kuyumculardan alışveriş yapabilmeli. Has altın limitine entegre edilmiş bir sistem. Bankada altın mevduatı bulunan vatandaşlara bankalar bu kartı verecek ve uygun pos cihazı ile kuyumcudan alışveriş yapabilecek. Bu önerimizi gündeme taşımaya çalışıyoruz. Kayıtdışılığı önlemede pos cihazı kullanarak bir miktar önlenecektir. Banka aracılığıyla olacağı için bir miktar çözülebilir.”

Eleman ihtiyacı yatırım erteletiyor…

Ersin Ertan Er, sektörde ödeme vadelerinin uzamasının da ciddi sorun olduğunu, tahsilat sorunlarının da sıklıkla yaşandığının altını çizdi. Sektörün sorunlarının diğer şirketlerden farklı olmadığının altını çizen Ertan Er “Ara elemanlar hepimizin ortak sıkıntısı. Finansa erişim, vadeler hepimizin ortak sıkıntısı. En büyük sıkıntımız fuar alanı.

Yıllardır çözemediğimiz bir sorun. Fuarın bir an önce açılması lazım ki, Ankara sanayisinin, ticaretinin gelişmesi hızlansın. Fuar büyük önem taşıyor” dedi. Er, özellikle makine ve ekipman kullandırabileceği kalifiye eleman bulamayan birçok sanayici, yapacağı yatırımları ve kapasite artırımlarını ertelemek zorunda kaldığını ifade ederek şunları söyledi:

“Türkiye'de sanayinin bütün branşları için ihtiyacı olan ara elemanlar maalesef yeterli sayıda yetişmemektedir. Bunun en büyük sebebi eğitimdeki çarpıklıktır. Liselerden ve meslek liselerinde mezun olan öğrencilerin hepsi üniversiteye gitmek istiyor. Hâlbuki üniversitelerin kapasitesi bu müracaatların bir kısmını karşılayabiliyor. Bu da üniversite kapısında bir yığılma meydana getiriyor. Dolayısıyla, her sene bir işsizler ordusu meydana geliyor. İşte böylece bir tarafta genel kültür almış işsizler ordusu, diğer tarafta yetişmiş ara eleman ihtiyacı doğmuş oluyor. Diplomalı işsizler ordusuyla ara eleman açığı birbirini tamamen zıttı olan iki olgudur. Bu iki olgu birbirinin çözümü olacağı yerde, toplumumuz için iki ayrı probleme dönüşmektedir. Üniversite Sanayi iş birliği istenen seviyeye çıkarılmalıdır. Meslek yüksekokulu ve sürekli mesleki eğitim merkezinin sayısı sanayicinin ihtiyaçları doğrultusunda artırılmalıdır. “

Etiketler