"Tedarikte yeni trend Türk ve Alman şirketlerinin işbirliği olacak”

“Türkiye-Almanya Dış Ticaretinin Gelişiminde Dış Yatırımların Önemi” konulu panelde Almanya’nın eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın bir yatırım ve ticaret merkezi olarak sunduğu fırsatlar ele alındı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Pandemi sonrası dünya çapında iş yapan firmaların ana gündem maddesi güvenli tedarik zinciri kurmak oldu. Kapanan coğrafyalar, üretimin de tehlikeye girmesine sebep oldu. DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Steven Young, ticaret savaşlarının yaşandığı ve salgın gibi pek çok tehdidi aşmak için tedarikte yeni trendin Türk ve Alman şirketlerinin işbirliği olacağını söyledi.

Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Dış Ticaret ve Yatırım Destek Ajansı (NRW. Global Business Turkey), Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve DÜNYA işbirliğinde düzenlenen 20. DÜNYA Gazetesi Türk Dış Yatırımlar Paneli “Türkiye-Almanya Dış Ticaretinin Gelişiminde Dış Yatırımların Önemi” başlığında İstanbul’da gerçekleştirildi. Panelde Almanya’nın eyaleti Kuzey Ren-Vestfalya’nın (NRW) bir yatırım ve ticaret merkezi olarak sunduğu fırsatlar ele alındı. Toplantının moderatörlüğünü Yönetim Kurulu Başkanımız Hakan Güldağ gerçekleştirdi.

Toplantıda konuşan DEİK Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Steven Young, güçlü tedarik zinciri, bölge ülkeleriyle yaptığı serbest ticaret anlaşmaları ve Gümrük Birliği’nin üyesi olmasının Türkiye’yi kendileri gibi yabancı yatırımcılar için cazip kıldığını kaydetti. Karşılıklı olarak piyasalardaki bilgi know-how’un da çok önemli olduğunu ifade eden Young, şirketleri Bosch Türkiye olarak yaptıkları ihracatın aslan payının AB ülkeleri ve Almanya’ya olduğunu da kaydetti. Ar-Ge, üretim ve satış anlamında da Almanya ile iş birliği yaptıklarını kaydeden Young, geleneksel olarak hep Almanların Türkiye’de yatırımlarını konuştuklarını şimdi ise Türk şirketleri için Almanya’da yatırım yapma imkânı çıktığını kaydetti. COVID-19 nedeniyle yeni dönemde Almanya gibi sanayileşmiş ülkelerin global tedarik zincirlerinde değişikliğe giderek sadece bir kıtada üretip o kıtaya bağımlı üretim modellerinin revize edeceklerini aktaran Young, daha çok bölgeselleşme ve yerelleşme üzerine bir trendin oluşacağını söyledi. Bu açıdan dünyada Avrupa ve Ortadoğu, Amerika; Kuzey Amerika, Güney Amerika, Hindistan, Afrika ve Çin gibi 5 bölge oluşacağını ifade eden Young, bu bölgelerin ihtiyaçlarını daha çok kendi içinden karşılamaya gideceğini kaydetti. Gümrük Birliği’nden de dolayı bu durumun Türkiye’nin daha çok Avrupa’ya hitap edeceğini gösterdiğini belirterek, “Bu anlamda bu makro trend Türk ve Alman şirketlerinin birlikte yatırım yapmasını sağlayacak. Almanya’nın avantajları ileri teknoloji gelişmiş bir sanayi ve Alman şirketlerinin çok seçkin bir müşteri grubuna sahip olmaları ver sermaye yapısı açısından güçlü alt yapıları olmalarından kaynaklanıyor. Türkiye’nin avantajları güçlü bir tedarik altyapısına sahip olmasından kaynaklanıyor. Örneğin otomotivde ürün birçok ürün Türkiye’de yarı mamul olarak üretilip Almanya’ya gönderiliyor. Orda birmiş bir ürün haline geliyor. Dolayısıyla her iki tarafta ortak katkı sağlayacak bir zemine sahip. Dolayısıyla iki ülkenin KOBİ ve aile şirketleri teknoloji ve üretim şirketleri birlikte iş birliği yapabilir” dedi.

Gümrah: Eczacıbaşı’nın Almanya cirosu 350 milyon Euro

Eczacıbaşı Topluluğu CEO'su Atalay Muharrem Gümrah, 1980’lerden beri Almanya’da yer alan Eczacıbaşı topluluğunun ülkede 3 tane satın alma yaptığını söyledi. Almanya’da yaptıkları yatırımın tutarının 250 milyon euro olduğunu aktaran Gümrah, bunun karşılığında Almanya'da yıllık cirolarının 350 milyon euroya ulaştığını söyledi. Gümrah, bir ülkeye girerken stratejilerinin ise öncelikle ülkeye yerleşip pazarı tanımak, sonrasında ise o ülkede satın alma yoluna gitmek şeklinde gerçekleştiğini kaydetti.

Erdemoğlu: Tarihsel bağlarımızla ilişkimizi daha da ileri götürebiliriz

Merinos Halı, Sasa gibi ünlü markaları bünyesinde barındıran Erdemoğlu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu toplantıda yaptığı konuşmada kısa vadede yakın coğrafyanın önemli olacağını ancak uzun vadeli olarak tüm ürünleri satacak geniş coğrafyalar için plan yapmak gerektiğini söyledi. Erdemoğlu, Almanların ve Türklerin tarihsel yakınlıkları nedeniyle saygı ve diyalog çerçevesinde ilişkilerini daha da ileriye götürebileceğini kaydetti.

Er: Almanya’da son 4 yıldır yüzde 20 büyüyoruz

Tadım GMBH Genel Müdürü Mehmet Er ise, 13 yıl önce depo ve lojistik üssü açarak girdikleri Almanya pazarında daha sonra 5 bin metrekarelik alan alarak üretime başladıklarını, şu anda ise iki katına çıkarak 12 bin metrekare alanda üretime devam ettiklerini aktardı. Daha öne yaptıkları 5 milyon euroluk yatırımlarına, 2018’de 15 milyon euroluk yeni bir yatırım eklediklerini aktaran Er, “Almanya’da son 4 yıldır kümülatif olarak yüzde 20 oranında büyüyoruz ve 7 bin satış noktamız var. Almanya’nın yerel marketlerine hizmet vermek için gittik. Şimdi Almanya’da ürettiğimiz ürünleri Amerika’ya gönderiyoruz. Almanya için yaptığınız stratejiyi şimdi Amerika için uyguluyoruz” diye konuştu.

Pelister: Almanya’da ortaklık kurarak işbirliği yapmalıyız

Beta Kimya AŞ Beta Kimya AŞ ve İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Adil Pelister, hammaddesinin yüzde 70’ini yurtdışında getiren kimya sektörünün 2019’da Almanya’dan 3.5 milyar dolarlık ithalat yaptığını buna karşın 850 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini söyledi. Türk firmalarının Almanya’da küçük ve orta ölçekli şirket satın alarak işbirliği yapmasını öneren Pelister, firma olarak kendilerinin de Almanya’da bir kimya şirketi satın almaya çalıştıklarını açıkladı.

Yıldırım: Türk insanıyla işbirliği ülkelere katkı sağlar

Türk insanının dürüst ve çalışkan şekilde çalıştığını aynı zamanda başarıya aç olduğunu aktaran Orjin Grup Yönetim Kurulu Eş Başkanı Zafer Yıldırım, dolayısıyla Türk insanı ile iş birliğiyapacak ülkelere katkı sağlayacağını söyledi. Yıldırım, öte taraftan ise son dönemde devletler arasında soğuyan ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Şahin: Ticarette yeni trend yakın coğrafya oluyor

Pandemi sonrası artık ticarette trendin uzak coğrafyadan ürün getirmeden ziyade yakın coğrafyaya kaydığını belirten Sahinler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Şahin, bu anlamda Türkiye’nin önemli bir tedarik merkezi haline geldiğini kaydetti. Şahin kendi şirketlerinin Almanya ya olan ihracatlarının bu yılın ikinci yarısında yüzde 20’nin üzerinde büyüdüğünü kaydederek, “Çin ve Vietnam’dan siparişler kaymaya başladı. Almanya’da ki büyük alım noktaları Mısır, Türkiye ve Bulgaristan fabrikalarımıza geldi. İlişkiler de düzelirse bu potansiyel daha da artabilir” açıklamasında bulundu.

Tecdelioğlu: Avrupa'da mutlaka depo ya da ofis kurulmalı

Hırdavat Sanayici ve İş Adamları Derneği (HISİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Tecdelioğlu, Türk firmalarının Avrupa'da mutlaka depo ya da ofis kurması gerektiğini söyledi. Çetin Cıvata olarak Almanya'ya tesis kurunca dünyaca ünlü otomotiv ve beyaz eşya markalara artık kendi ürünlerini satar hale geldiklerini aktaran Tecdelioğlu, “Sadece oturduğunuz yerde üretim yaparak Avrupa pazarında derinleşmek mümkün değil. Bu nedenle öncelikle bir ofis sonrasında lojistik merkezi ve üretim tesisi açmak gerekiyor” diye konuştu. Hırdavat sektörünün ihracatının yüzde 11'ini yani 830 milyon dolarlık bölümünü Almanya’ya ihraç ettiğini kaydeden Tecdelioğlu, “Avrupa’da en katma değerli ihracatı yaptığımız ülkelerin başında gelen Almanya’nın ihracatımız içindeki payı yüzde 26” dedi.

Karşılıklı iş hayatının gelişmesi için çalışıyoruz

Bu yılın eylül ayının sonunda görevime başladım. Türkiye GSYH’sinin yaklaşık yüzde 50’sini, ihracatının yüzde 57’sini ve ithalatın yüzde 60’ını tek başına gerçekleştiren İstanbul gibi bir metropolde, iş hayatı konsolosluğumuzun önemli bir çalışma odağını oluşturuyor. Almanya, Türkiye'nin dünyadaki en önemli ticaret ortaklarından biri. Türkiye’nin ticaret hacminin yüzde 9.1’i 35.5 milyar Euro’luk bir hacme işaret ediyor. Elbette korona salgını ve buna bağlı kısıtlamalar nedeniyle 2020 yılının özellikle ikinci yarısında ticaret hacmimizde bir düşüş yaşayacağız. Bu durum önümüzde engel değil. İstanbul bir ticaret metropolü olarak yüzyıllardır, bu unvanıyla bilinen bir şehir. Bu nedenle Başkonsolosluğumuz, ekonomik ilişkilere önem veriyor. Almanya-Türkiye ekonomik ilişkileri ile ilgili sorularınız için önemli bir başvuru noktasıyız. Ekonomi birimimiz ile Alman-Türk Ticaret Odası (AHK) ilk temasların kurulmasında ve Türkiye pazarına ‘yeni gelenler’e destek vermek için çalışıyor. Bir başka önemli başlıkta turizm. Türkiye için önemli bir gelir kaynağı. Ülke 2019’da 52 milyon yabancı turistle rekor kurdu. Almanlar 5 milyon turistle Rusya'dan sonra (7 milyon) ülkeye gelen ikinci büyük grup oldu. Korona nedeniyle elbette bunda da bir düşüş bekleniyor. En önemli başlık ise doğrudan yatırım. Karşılıklı doğrudan yatırımda ise aksine hacim azalmıyor artıyor. Önemli firmalarımız var.

SAP: Avrupa'nın en değerli markasıdır ve Türkiye'deki yazılım şirketleri için tek uluslararası yazılım geliştirme merkezine sahip. İstanbul'da büyük veri yazılımı geliştiren merkez, dünya çapındaki 20 SAP merkezinden biri.

BASF: Teknopark İstanbul bünyesinde bulunuyor. Türkiye pazarının kendine has özellikleri dikkate alınarak yerel müşteriler için özel çözümler geliştiriyor.

Siemens: Ar-Ge'ye yatırım yapıyor. Bu alanda personel sayısında önemli bir artış var.

Bosch: Bursa'daki mevcut fabrikasına 1,24 milyar lira yatırım yapacak. İstihdamı arıtacak.

Pek çok Alman firma Türkiye’de önemli işler yapıyor, yüksek teknoloji kullanıyor.

Almanya’nın 50 küresel şirketinden 18’i NRW’de

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin ticaret ve yatırım ajansı NRW Global Business olarak DÜNYA ve DEİK ile bu buluşmayı gerçekleştirmiş olmaktan dolayı mutluluk duyduk. Ajansımız sadece birkaç ay önce yapılandırıldı. Bir taraftan şirketlerimizin büyümekte olan küresel piyasalara ulaşması için aracılık ediyorken diğer yandan yabancı şirketlerin eyaletimize gelmeleri ve yerleşmeleri için çalışıyoruz. Kuzey Ren-Vestfalya, Almanya’nın pek çok alanda lider olan bir iş bölgesi. Eyaletimizin toplam yurtiçi hasılası 700 milyar Euro ile Almanya’nın en büyüğü. Almanya’nın sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 20’si Kuzey Ren-Vestfalya’da. IT ve yazılım alanında da eyaletimiz çok güçlü. Eyaletimizde neredeyse

25 bin IT şirketi bulunuyor ve toplamda yaklaşık 230 bin kişi bu şirketlerde istihdam ediliyor. Almanya’daki şirketlerin lojistik merkezlerinin yaklaşık yüzde 25’i Kuzey Ren-Vestfalya’da bulunuyor. Eyaletimizde oldukça büyük bir Ar-Ge topluluğu var. Eyaletimizde 60 teknoloji merkezi ve 50 üniversite dışı araştırma tesisi bulunuyor. Almanya’nın en büyük 50 küresel firmasının 18’i eyaletimizde bulunmaktadır. Bunlar arasında Bayer, Deutsche Post DHL, E.ON, Henkel, RWE gibi devler var. Bu şirketlerin iş etkinliklerinin önemli bir kısmı da Türkiye’dedir. Türkiye, Kuzey Ren-Vestfalya’nın en önemli iş ortaklarından biri ve eyaletimizle ortak iş hacmi geçen yıl 8,2 milyar Euro’yu buldu. Ayrıca Türkiye eyaletimize en çok yatırım yapan ülkelerden biri. Şimdiden 700 Türk şirketi eyaletimize yerleşti. Bunlar Norm Cıvata, Tadım, Tırsan gibi büyük oyuncular. Almanya’da yatırım yapan Türk şirketlerinin yüzde 40’ı eyaletimizde. Sadece geçen yıl 73 yeni şirket eyaletimizdeki iş yerleşimlerinin çekimiyle buraya geldi. Bu dünyadaki bütün diğer ülkelerden daha fazla. Biz, İstanbul’da kendi ofisi bulunan tek Alman federal devleti ajansıyız. Operasyonlar, vergiler, endüstri sektörleri, iş sınıfları hakkında bilgi ve spesifik yerleşme projelerinde yardım gibi önemli hizmetler sunuyor. Dolayısıyla eyaletimize yerleşmek gibi bir niyetiniz varsa, lütfen hiç tereddüt etmeyin ve bizimle irtibata geçin. Bizimle birlikte çalışmak isteyen şirketler aynı zamanda kurduğumuz iş ağından da yararlanabilir.

Çerekçi: Yeni bir hikaye yazmak gerekiyor

DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Dr. Abdullah Çerekçi 1990’lardan başlayan dış yatırım miktarının 2000’li yıllarda hızla arttığını kaydederek, 2012’den sonra ise stabil seviyede devam ettiğini kaydetti. Son 5 yıl da gelişmekte olan diğer ülkeler olan Hindistan, Brezilya ve Meksika gibi ülkelerin öne geçtiğini aktaran Çerekçi, Türkiye’nin artık yeni bir hikâye yazması gerektiğini belirtti. DEİK olarak son 4 yıldan bu yana hedef ülkeleri yüksek orta ve düşük gelirli olarak belirleyip radara alınacak ülkeleri belirlemeye çalıştıklarını dile getiren Çerekçi, “2019 verilerine göre üst gelirde İngiltere ve Almanya başı çekiyor. Bu ülkelerin yanı sıra Asya Pasifik ülkelerine de ilginin arttığı görülüyor” açıklamasını yaptı. Çerekci, “Elektrikli araçlara da ciddi şekilde yatırım yapılan Almanya’da Türk otomotiv firmaları açısından önemli. Teknik tekstilde orta ölçekli firmalar birlikte çalışabilir” diye konuştu.