13 °C

Temassız ticaret'in gözdesi demiryolu taşımacılığı oldu

Karayolunda yaşanan sıkıntılar koronavirüsle tavan yaptı, yük taşımacılığında talep TIR’lardan vagonlara kaydı. Salgının yayılmasına karşı ‘temassız ticaret’ olarak önerilen demiryoluyla ihracat taşımaları, mart ayında yüzde 100’e yakın arttı. Bazı hatlarda vagonlar yetersiz kaldı.

Temassız ticaret'in gözdesi demiryolu taşımacılığı oldu

Aysel YÜCEL

Koronavirüs salgını (COVID-19) demiryolu taşımacılığına olan talebi rekor düzeyde artırdı. Karayolunda bazı kapıların tamamen kapanması, bazılarında ise kilometrelerce kuyruk oluşması, ihracatta sanayiciyi demiryoluna yöneltti. Son bir ayda ihracat taşımalarında demiryolunun payı yüzde 100'e yakın arttı. Deniz, kara ve hava yolunun yanında taşıma miktarı çok az olan demiryollarındaki artış oranı bazı hatlarda üç katı buldu.

Ticaret Bakanlığı’nın ihracatın aksamaması için gündeme taşıdığı ‘temassız ticaret’e en uygun taşıma modunun demiryolu olduğu vurgulanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da kapanan karayolu geçişleri nedeniyle Türkiye- Azerbaycan-Gürcistan arasında yük taşımacılığı için kullanılan demiryolu taşımacılığını Orta Asya'ya uzatabileceklerinin sinyallerini verdi. Erdoğan daha önce yaptığı açıklamada “Bakü-Tiflis- Kars hattı üzerinden mevcut yüke ek günlük 3 bin 500 ton yükün taşınması için çalışmalar yapıyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Olmazsa olmaz bir seçenek

Konuya ilişkin görüşlerini aldığımız sektör yetkilileri ve ihracatçılar, yaşanan gelişmeleri DÜNYA’ya değerlendirdiler. Demiryolu Taşımacılığı Derneği (DTD) Başkanı Ercan Güleç, koronavirüs salgınının ihracat taşımalarında demiryoluna talebi artırdığına dikkat çekerken bunun özellikle Ortadoğu ve BTK (Bakü-Tiflis-Kars) ülkelerine yönelik taşımalarda gerçekleştiğini açıkladı. Güleç, bu süreçte demiryolunun öneminin ön plana çıktığına vurgu yaparak, “Lojistiğin olmazsa olmazlarından birinin demiryolu olduğu görüldü. Ayrıca limanlarımızın üretim ve tüketim merkezlerine bağlı olmasının gerekliliği bir kez daha anlaşıldı” dedi.

Yıllardır geri kalmıştı

DEİK Lojistik İş Konseyi Yürütme Kurulu Başkanı Turgut Erkeskin de tüm dünyayı etkisi altına alan salgının alternatif taşıma modeli arayışlarını hızlandırdığını vurguladı. Erkeskin, şunları söyledi: “Bu bize bir kere daha gösterdi ki, tüm taşıma modlarına ihtiyacımız var ve sistem içinde hepsinin dengeli, ihtiyaç oranında pay sahibi olması lazım. Ülkemizde taşımacılıkta en geri kalmış hatta tek geri kalmış taşıma modu demiryolu taşımacılığı. Ancak bugün en çok da ihtiyacımız olan taşıma tipi. Özellikle Orta Doğu ve Kafkaslar’a, ancak beraberinde Güney Doğu Avrupa ve Orta Avrupa’ya ihracatımızı devam ettirebilmenin belki de en önemli unsurlarından biri demiryolu olabilirdi. Hiçbir zaman geç kalınmaz. Bu alana çok daha fazla eğilmemiz, gerek kamu, gerekse de özel sektör marifetiyle, yatırım yapmamız lazım. Beraberinde temel ve en önemli aktörlerden birisi olan TCDD’nin sektör paydaşları, iş ortakları olan taşıma işleri organizatörleri ile tanımlı, şeffaf, objektif kriterler üzerine oturtulmuş bir iş birliği modeli kurması büyük öneme haiz.”

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği'nin (UTİKAD) de koronavirüs salgınının taşımacılık sektörüne etkilerine yönelik hazırladığı kapsamlı raporda Türkiye’de demiryoluna yönelik talebin arttığına dikkat çekildi, bunun başlıca sebebinin karayolu sınır geçişlerinde yaşanan gecikmeler veya kısıtlamalar olduğu aktarıldı.

İran’a 5 kat artış var

Gaziport Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Öz, ihracat taşımalarında demiryoluna özellikle İran ve Bakü, Tiflis-Kars (BTK) hatlarında yoğun bir talep olduğunu belirterek, çok sayıda sanayicinin yükünü raylara kaydırdığını söyledi. Öz, “İran’a yapılan taşımalar neredeyse beş katına çıktı. Yine BTK hattında taşımalar üçe katlandı” dedi. Avrupa’dan İran’a yardım malzemesi taşımak isteyen çok sayıda firma olduğunu aktaran Öz, “Bu yükler de Türk firmaları için bir fırsat. Bu yükü neden Gürcistan gibi ülkelere kaptıralım” dedi. Bilindiği gibi İran’a karayolu sınırı tamamen kapatıldığı için taşımalar sadece demiryolu ile yapılıyor.

40 TIR tek seferde!

Türkiye’de demiryolu taşımacılığı hizmeti sunan firmalardan Arkas Lojistik’in CEO’su Onur Göçmez de sanayicinin demiryoluna ilgisinin arttığını ve bu ilginin salgından sonra da devam etmesini beklediklerini vurgulayarak, ‘temassız operasyon’ mottosunun demiryolu için çok uygun olduğunun altını çizdi. Göçmez, “Demiryolu taşımacılığında fiziki temas daha az. Dolayısıyla riskin de çok daha az olduğunu söyleyebiliriz. Demiryolu ile 40 TIR’lık bir taşımayı tek seferde sadece iki makinist ile gerçekleştirebiliyorsunuz” dedi.

Arkas Lojistik, sefer sayılarını artırıyor

Türkiye’nin önde gelen lojistik gruplarından Arkas’ın demiryolunda 700 vagonu bulunuyor. Arkas Lojistik CEO’su Onur Göçmez, BTK hattında sefer sayılarını ikiye çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, “BTK hattında halihazırda Türkiye’den Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT-CIS) ülkelerine taşıdığımız yük 65 bin tonu geçti; hatta taşınan toplam yükün neredeyse yarısını yükleniyoruz. Bu hatta da 15-20 özvarlık vagonumuzu hizmete sokmayı planlıyoruz. Kütahya Alayunt istasyonundan Derince Körfezi’nde bulunan Evyapport ve DP World Yarımca limanlarına Kütahya’daki sanayicinin yüklerini taşımaya başladık. Burada daha önce TCDD’nin vagonlarını kullanırken bu haftadan itibaren 10 özvarlık vagonumuzla burada hizmet veriyoruz. Yine uzun zamandır devam eden Konya Organize Sanayi Bölgesi’nden Mersin Limanı’na ihracat ve ithalat taşımalarımız var. Bu taşımaları yine TCDD’ye ait vagonlarla gerçekleştiriyorduk. Bu hafta oraya da 10 adet özvarlık vagon ekledik. Halihazırda Mersin-Yenice ve İzmit-Kartepe’de iki kara terminal planımız devam ediyor” diye konuştu.

Demiryoluyla ihracatın payı 0.4 puan artışla %0.9’a çıktı

Ticaret Bakanlığı’nın dış ticaret verilerine göre; COVID-19 etkilerinin görülmeye başlandığı mart ayında ihracat 2019'un aynı ayına göre yüzde 17,81 azalışla 13,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatın taşıma şekillerine göre dağılımı incelendiğinde, mart ayında deniz yoluyla gerçekleştirilen ihracat 8 milyar 620 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. Bu taşıma şeklini 3 milyar 702 milyon dolarla kara yolu ve 929 milyon dolarla hava yoluyla yapılan ihracat izledi. İhracattaki düşüşe rağmen Mart 2020'de, deniz yoluyla yapılan ihracatın payının geçen yılın aynı ayına göre 2.7 puan artarak yüzde 64.2'ye yükselmesi dikkati çekti. Mart 2020’de demiryoluyla gerçekleştirilen ihracatın payı da bu dönemde 0.4 puan artışla yüzde 0.9'a çıktı. Aynı dönemde, karayoluyla gerçekleştirilen ihracatın payı ise 1.7 puan azalarak yüzde 27.6'ya, havayoluyla yapılan ihracatın payı 0.5 puan düşüşle yüzde 6.9'a geriledi.

Bakan Karaismailoğlu: Yolcu hatları, yük için seferber edildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadele kapsamında demir yollarında tüm ana hat ve bölgesel yolcu seferlerinin 28 Mart’ta durdurulduğunu hatırlatarak, yolcu taşıması kısıtlanınca tüm imkanları yük taşımacılığı için seferber ettiklerini açıkladı. Karaismailoğlu, “Mümkün hatlardaki demir yollarımızı insan teması olmadan yük taşıması için kullanıyoruz. Kamyon ve tırlarla yapılan taşımaların kısıtlanması nedeniyle özellikle İran ve Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demiryolu güzergahlarında taşımalara yoğun talep bulunuyor” dedi. İran’la taşımalarda lokomotif ve personelinin sınırı geçmiyor. İran'dan Türkiye'ye gelen vagonların dezenfekte edilip sevk için gara getiriliyor.

BTK hattında 46 bin ton yük taşındı

Karaismailoğlu, TCDD Taşımacılık AŞ’nin sınırlı şekilde geçişe açılan İran demiryolu sınır kapısında, 8 Nisan itibarıyla İran yönüne bin 130 dolu vagonla 42 bin 645 ton yükü, insan teması olmaksızın teslim ettiğini açıkladı. İran'dan da Türkiye’ye 529 vagon ile 20 bin 924 ton insan teması olmaksızın yük geldi. İran yönü taşımalar için yaklaşık 329 bin ton yük taşıma talebi bulunuyor. BTK demiryolu hattında ise 23 Şubat itibarıyla sınır kapılarının kara ve demiryollarına kapatıldığını, 5 Mart’tan itibaren ise sınırlı olarak demiryolu hattı üzerinden yük taşımasının başlatıldığını hatırlatan Karaismailoğlu, "Bu süreçte 566 vagonla 23 bin 500 ton yük geldi. Aynı hattan 579 vagonla 23 bin ton yük de ihraç edildi. Toplamda BTK demiryolu hattında, 5 Mart sonrasında 46 bin 500 ton yük taşındı" dedi. İhraç eşyaların ağırlıklı olarak muhtelif inşaat malzemelerinden oluştuğunu ifade eden Karaismailoğlu, Kapıkule üzerinden Avrupa yönüne de günlük ortalama 7 bin 500 ton yük taşındığını bildirdi.

TCDD’de 16 bin, özel sektörde 4 bin vagon var

Demiryolu ihracat taşımalarının büyük kısmı TCDD’nin vagonları ile yapılıyor. Talep artışı vagon ihtiyacını da artırıyor. Ercan Güleç, şu anda TCDD’nin elinde yaklaşık 16 bin, özel sektörde ise 4 bin vagon olduğunu aktararak, TCDD’nin artan bu talep karşısında vagon sıkıntısı yaşamaya başladığını ve bunun üzerine vagon ihtiyacını karşılayabilmek için özel sektörle iş birliği yaptığını söyledi. Güleç, “Özel sektör, iç pazardaki daralma nedeniyle boşta kalan vagonlarının ihracatta kullanılması için talepte bulundu” dedi. İbrahim Öz de TCDD’nin yüzlerce arızalı vagonun onarılması için ihale açtığını aktardı. Öz ayrıca, artan vagon ihtiyacının karşılanması için yurt dışından ikinci el vagon getirilmesinin önünün açılmasını talep ettiklerini açıkladı. Arkas Lojistik de vagon taleplerindeki artışla birlikte TCDD’nin tedarik sıkıntısına destek olmak için BTK hattında kendi vagonlarını kullanıma sokma konusunda TCDD ile iş birliği yaptığını açıkladı.

Askıya alınan yatırımlar yeniden gündemde

Raylardaki hareketlilik askıya alınan özel sektör yatırımlarını da tekrar gündeme getiriyor. Hatırlanacağı gibi, ilk kez 2012 yılında demiryolunda serbestleşme gündeme gelmiş, yerli ve yabancı şirketler yatırım için harekete geçmişti. Dünya devi firmalar Türkiye’de vagon üretimi planlarını açıklamıştı. Yasa 2013 yılında çıktı, TCDD özel şirket oldu ancak eksik mevzuatlar nedeniyle süreç tam olarak başlayamadı. Sektör temsilcileri, demiryoluna talebin artması ile bu yatırımların da yeniden gündeme gelebileceğini belirtiyor, ancak bunun için eksik mevzuatarın bazı koşulların sağlanması gerektiğini söylüyor.

Altyapı sorunları çözülürse demiryolu sektörü hızla gelişecek

Demiryolunda özellikle altyapı ve ekipman konusunda eksiklikler olduğunu ve bunların ivedilikle giderilmesi gerektiğini dile getiren DTD Başkanı Ercan Güleç, Türkiye’nin demiryolunda verimliliği artırması gerektiğine işaret etti. Altyapı sorunları nedeniyle maliyetlerin de yüksek olduğuna dikkat çeken Güleç, “Türkiye’de demiryolu alt yapısının yeterli olmadığını ve bu sebeple ekipmanlarının tam verimlilikle kullanılamadığını söyledi. Güleç, “Altyapıdan dolayı kullanılan ekipmanlar çabuk yıpranıyor. Bizde operasyonel maliyetler Avrupa standartlarının çok üzerinde. Bu altyapı sorunları çözülürse demiryolu sektörü hızla gelişecektir” diye konuştu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap