18 °C

Teşvik almak için istihdam sağladılar, yatırım yapmadılar

Teşvik almak için istihdam sağladılar, yatırım yapmadılar

Teşvik almak için istihdam sağladılar, yatırım yapmadılar

ANKARA - Yatırımların teşviki için 2004 yılında çıkarılan ve bu yıl sonu uygulaması sona erecek olan 5084 sayılı yasanın istenilen başarıyı sağlayamadığı tespit edildi. Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından AB fonlarıyla yürütülen ve teşvik uygulanan illerde gerçekleştirilen saha araştırmasında, yasanın yatırımları artırmadığı, istihdam artışı sağlanmasına karşılık, teşvikten yararlanmak için işe alımların yapıldığı ortaya çıktı. İŞKUR, ocak ayında Teşvik Yasası'nın sonuçlarının değerlendirildiği ve ekonomi kurumlarının tamamının katıldığı toplantıda, saha araştırmasının sonuçlarını sundu. Araştırmada, teşvik uygulanan illerdeki sektörlerin profiline uygun 600 firma ve 4 bin işçiyle görüşüldü. DÜNYA'nın elde ettiği araştırma sonuçlarına göre, teşvik uygulanan illerde istihdam arttı ancak ciro, kârlılık ve yeni yatırımlarda herhangi bir değişiklik yaşanmadı. İstihdam artışı yüzde 211'e çıktı Araştırmaya göre, teşvikli bölgelerde istihdam artışı yüzde 211'e ulaştı. Küçük işletmelerde yüzde 50, orta ölçekli firmalardaki işçi sayısı artışı ise yüzde 150'yi buldu. Genel olarak istihdam artışından taraflar memnun olmakla birlikte, araştırmada ilginç bulgulara da ulaşıldı. Buna göre, teşvikten yararlanmak ve böylece toplam işçilik maliyetini azaltmak için istihdam yapıldığı tespit edildi. Araştırmada, gerçekçi istihdam dışında gerçekçi olmayan istihdam artışlarının da mümkün olabileceğine dikkat çekilerek, "İşçi sayısını 8'den 10'a çıkaran işyerlerinde sahte sigortalılık bağlamında inceleme yapılmasında fayda mülahaza edilmektedir" görüşüne yer verildi. Araştırmayı diğer kamu kurum ve kuruluş temsilcilerine sunan uzmanlar, "Kanundaki istihdam teşviki modeliyle, Hazine için 3 yıl içinde 1 işçiden doğan gelir kaybının 10 bin YTL olduğu, KOSGEB üzerinden verilen faizsiz kredinin ise işçi başına Hazine'ye maliyetinin 5 bin YTL olduğu olgusuna da" dikkat çekti. Büyük kentlere göçü önlemedi Araştırma, büyük illere doğru göçü durdurma yönünde Teşvik Yasası'nın bir katkı sağlamadığı sonucuna da ulaştı. Araştırma sonuçlarına göre, teşvik alan illerde yatırımlarda artış gözlenmekle birlikte, bu artışın temel nedeninin teşvik olmadığı sonucu ortaya çıktı. Yatırımlardaki temel motive edici unsurun "o ilde yaşanıyor olması" tespiti öne çıkarken, yeni yatırımlarda teşvik gerekçesini en önde sayanların oranı sadece yüzde 15.6'da kaldı. Araştırma sırasında, işverenlerin de çevre illerden gelmiş olması olgusuna rastlandığı, işçi göçü benzeri bir işveren göçünün de söz konusu olabileceği kaydedildi. Araştırmada, teşvik kapsamı dışında kalan illerden, teşvikli illere ciddi bir yatırım kaymasının söz konusu olmadığı, bu yöndeki endişe ve eleştirilerin gerçekleşmediği savunuldu. İşverenler rehberlik istiyor Yeni yatırımlar konusunda yapılan görüşmelerde, işverenlerin mali teşviklerden önce "iş kurma rehberliği"ni talep etmeleri de araştırmanın dikkat çekici sonuçları arasında yer aldı. Araştırmada, araştırmaya konu dönemde, teşvik kapsamındaki illerde ciro artışının yüzde 85 olduğu ancak kıyas yapıldığında, teşvikten yararlanmayan işletmelerdeki ciro artışının yüzde 80, hiç teşvik uygulanmayan illerdeki ciro artışının ise yüzde 147 olduğu tespit edildi. Teşviğin bu kıyaslama nedeniyle ciroya doğrudan etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşıldı. İŞKUR araştırması, yeni teşvik modelleri geliştirilirken, yatırım ve işletme kredisi-maliyet avantajı sağlanmasından daha fazla oranda iş kurma rehberliğinin katkı vereceği sonucuna ulaştı. Uslu: Yatırım teşvikleri işsizliği azaltmıyor Teşvik Kanunu'na ilişkin sorularımızı yanıtlayan Hak-İş Başkanı Salim Uslu, teşvik modellerinin istihdam ile ilişkilendirilmesinin doğru bir yaklaşım olduğunu söyledi. Yatırım teşviklerinin önemli ve cesur bir politika olduğunu belirten Uslu, "Bu ve benzer politikaların sosyal taraflarla tartışılıp, uzlaşı ile geliştirilmesi, uygulamadaki muhtemel sonuçları bertaraf edecektir. Yatırım teşviki politikasının, istihdam artışına katkısını ne ölçüde, nasıl ve hangi sürelerde sağlayacağı projeksiyon haline getirilmeli, ulaşılması istenilen hedefler önceden belirlenmelidir. Aksi takdirde raporda da görüldüğü üzere teşvikten çok, farklı sosyal sorun ve toplumsal dengesizlikleri beraberinde getirmesi kaçınılmazdır. Türkiye'de toplam işsizliğe bakıldığında yatırım teşviklerinin işsizlik oranının düşmesine bir katkısının olmadığı görülmektedir" görüşünü dile getirdi. Raporda yer alan sonuçların, İl İstihdam Kurulları'nın rolü, yapısı ve etkinliğini yeniden tartışmaya açması gerektiğini savunan Salim Uslu, "İl İstihdam Kurulları, konfederasyonlarımızın katılımını sağlayacak ve bağımsız bir kurum olarak yeniden yapılandırılmalıdır" dedi.