TL'ye baskı azaldı, 8.30'u görebiliriz

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, Şans Sohbetleri'nde bu hafta Merkez Bankası Başkanı'nın açıkladığı 3. enflasyon raporunu ve bunun kurlara etkisini değerlendirdi. İkili, Merkez'in enflasyonla mücadelede 'yalnız' kaldığını vurgulamasının önemli olduğunu ancak enflasyonla mücadelede vatandaş ve iş dünyasından şikayetçi olmak yerine zor da olsa adım atması gerektiğini ifade etti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Güldağ: Merkez Bankası yılın üçüncü enflasyon raporunu Ankara'da değerlendirdi. Bu basına açık toplantılar iyi oluyor. Bir lisans var, bir de lisan-ı hal var. Vücut dilini görmek, sorulara verilen yanıtları gözlemlemek öğretici oluyor. Ayrıca Merkez enflasyon beklentisinde önemli bir yükseltmeye gitti. TÜFE’de 14.1’e yükseltti. Önceki de 12.2’ydi. Hiç az değil. Üst bandı da 16'ya çektiğini dikkate almak lazım. Gıda enflasyonunda da önceki yüzde 13 civarındaydı, onu da 15’e çıkardı. Ama rakamların ötesinde dikkatimi çeken noktalardan bir tanesi Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadelede 'yalnız' olduğunu vurgulamasıydı. Tabii, kamu hariç dedi Başkan Kavcıoğlu ama enflasyonla mücadelede asıl sorumluluk vatandaşta, şirketler kesiminde, sivil toplum kuruluşlarında değil ki... 'Kamu hariç' diyor Başkan ama makroyu kim yönetiyor sonuçta?

Ağaoğlu: Az buz değil 1.9’luk bir artış söz konusu. Hedefi üst taraftan yakalamak teknik olarak mümkün tabi ama bir başarı olarak görülmüyor. Tabii sayın Kavcıoğlu’na atfetmeyelim bunu. Epeydir başarı sağlayamıyoruz. En son Durmuş Yılmaz’ın başkanlığında ters taraftan hedefi aşmıştık. Yani beklentinin çok altında bir enflasyon gelmişti.

Güldağ: Nasıl olmuştu o?

Ağaoğlu: Aşırı sıkı para politikasındandı. Yoksa hem aşağıda hem yukarıda bu hedefi tutturmak konusunda Merkez Bankası’nın geçmiş performansı pek de iyi değil. Normalde ben bir şirket yönetiyor olsaydım bu kadar tahminlerinden sapan bir yönetim anlayışını çok fazla müsamaha göstermezdim.

Güldağ: Sorular biraz oradan geldi basın toplantısında...

Ağaoğlu: Aklın yolu bir... Merkez Bankası yönlendirilen ve yönetilen fiyatlara atıf düşmüş. enflasyonu etkileyen, yönlendirilen ve yönetilen fiyatlar dediğimiz taraf kamu... Kamunun fiyat artışı yapmayacağı varsayımı var. Çok büyük ihtimalle aralık ayının 20’sinden itibaren 2022 yılı için devlet tarafından gelecek olan zamları yemeye başlarız. Bir de benim bir türlü anlam veremediğim bir konu var: DTH’ların bozulmuyor olması, enflasyonun yüksek olmasının tek sorumlusu olamaz. Kurun yükselmesinin sebepleri başka. Yükselen kurun faizle dengelenememiş olması tasarruf tercihlerde insanları belli bir yöne yönlendiriyorsa , bu tercihi yapan geniş kesimleri suçlamaktansa, bu kararlara yol açan karar vericilerin kendi yapmış oldukları hataları önlerine koymalarında fayda var derim.

Güldağ: Vatandaş dövizlerini satmıyor, o doğru. Özellikle bankalardaki DTH'lar çözülmüyor. Ama tabii vatandaştan şikayet sonuç getirmez.

Ağaoğlu: DTH'lar bozulmuyorsa bunun müsebbibi Merkez Bankası’na yardımcı olmakla yükümlü olmayan DTH sahibi değildir. Onları ikna etmekle yükümlü olan Merkez Bankası ve ekonomi idaresidir. O yüzden merkez bankaları bağımsızdır. Başkalarından yardım beklemezler. Çünkü Merkez Bankası gidilecek yolu belirleyen kurumdur, zaten faizle de bunu söylerler. Bu mesajları doğru veremiyorsa, 'elimden gelen budur, bu faiz oranlarıyla siz de buna biraz el atın' derseniz yapmazlar. Yapmıyorlar, yapmayacaklardır da... Önemli olan doğru mesaj verip tasarruf tercihlerinde döviz veya TL olması yönündeki yönlendirmeyi yapmak. Bugün Fed’in yardım istediğini duydunuz mu? Avrupa Merkez Bankası da "Lütfen kendi üzerinize düşeni yapın" dedi ama uyarı mahiyetinde.

Güldağ: Ünlü ekonomist Friedman'ın sözü vardır. Ege Cansen hocamız sık sık hatırlatır: 'enflasyon her zaman her yerde parasal bir olgudur' diye. Merkez Bankası bu yöne de dikkat çekmeye çalışıyor anlaşılan. Tek politika tercihinde bulunan Merkez Bankası değil tabii... Gıda fiyatları, reel sektör... Tabii onların da hepsinin nedenleri var. Dönüp dolaşıp hangi politikaları izlediğinize dayanıyor konu...

Ağaoğlu: Zaten bağımsız merkez bankası da tam olarak bu işe yarıyor. O yüzden merkez bankasının birinden yardım istemesi bana göre zayıflığını gösterir. Merkez Bankası net bir şekilde mesajını vermeli. Elindeki araçları biliyoruz. Bunların en önemlisi faiz. Onu da gerektiğinde doğru şekilde kullanmalı.

Güldağ: Benim gördüğüm bu aşamada bir faiz artırımının işe yarayacağına, enflasyonu frenleyeceğine inanmıyor Merkez Bankası. Haklı da olabilir doğrusu. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu... O nedenle faizlerde ne indirim bekliyoruz ne de artırım yakın dönemde...

Ağaoğlu: Bundan sonra ne olacak dersek, şu anda kur tarafında önemli bir rahatlama var diyeyim. Yani biraz stres azalmış gibi görünüyor, 8.50’lere kadar gerilemiş görünüyor kur tarafı.

Güldağ: Sence neden azaldı stres?

Ağaoğlu: İki sebep var. Birincisi, Merkez Bankası’nın eylülde bir faiz indirimi yapması ihtimali düşük. Ağustos’ta enflasyon rakamı gelecek. Onun da yüksek gelmesi veya Merkez Bankası’nın şu andaki hedefl erinin üzerine çıkmasını bekliyorum.

Güldağ: 20’ye değer mi?

Ağaoğlu: Bence onu kasımda değip değmeyeceğini göreceğiz. Aralıkta bir parça gevşeyecektir. Ama görünen o ki eylülde bir faiz indirimi yok.

Güldağ: Bence en az ekime kadar...

Ağaoğlu: Belki... Aslında bana göre yeni yıla kaldı. enflasyon tahminindeki 1.9’luk artış az buz bir şey değil...

Güldağ: İndirim zor diyor...

Ağaoğlu: Aslında çok daha önceden yapılması gerekiyordu. Ama sonuçta bir revizyon var ve bu revizyon yüksek. Dördüncü çeyrek enflasyon raporunda belki de daha da yükselecek. Bu çerçevede bakıldığında faizlerin indiriminin yeni yıla kalması gerektiğini düşünüyorum.

Güldağ: Ben de ama asıl ne yapacağı önemli Merkez Bankası'nın...

Ağaoğlu: Faizlerin bu yılın sonuna kadar bu cari seviyelerde kalmasını bekliyorum. Bunu artması gerekmeyeceğini umarak söylüyorum. Kalacağını tahmin ediyor ve söylüyorum. Bu çerçevede piyasa da buna yavaş yavaş ikna olmaya başladı. İkinci faktörde Amerikan 10 yıllık faizlerinin 1.77’lerden 1.17’lere düşmesi, şu anda 1.20’li rakamlarda seyrediyor olması gelişen ülke piyasalarına bir giriş sağladı.

Güldağ: Bize önemli bir giriş yok ama en azından çıkış da kesildi...

Ağaoğlu: Mutlaka bize de 3-5 bir şey gelmiştir ama asıl bizim de içinde bulunduğumuz gelişen ülke piyasalarında baskı azalınca bizde de baskı azaldı. Endişe ve stres azaldığı için 'yeniden alalım, daha da alalım, daha da kötü olacak' de azaldı. Dövize talep talep ertelenmiş gibi görünüyor. Ekstra döviz talep edecek bir talep yok ortada diye düşünerek piyasalar bir parça kurun gevşemesini bekler hale geldi. 8.58 kritikti, o seviyenin altına inilmiş durumda. 8.30’lu seviyeleri göreceğiz gibi geliyor bana.

Güldağ: Haydi bakalım hayırlısı...

Fed 'müziği kısmanın zamanı geldi' diyor

Güldağ: Bu arada Fed de mesajını verdi...

Ağaoğlu: Fed artık ‘müziği kısma’ zamanı geldiğini söylüyor. Ben 2022’de faiz artırımına başlayacaklarını, bu yıl sonu itibariyle en azından parasal genişlemeyi durduracaklarını düşünmeye başladım. İhtimaldir ki Jackson Hole’den sonra açıklayacaklar. Büyük ihtimalle parasal genişlemenin sonlandığı yıl olarak bitireceğiz. 2022’de ise belki bir belki iki faiz artırımı olabilir.

Güldağ: Fed bu enflasyon geçici diyor...

Ağaoğlu: Ama bu enflasyon yüzde 7’lerde. İstediği kadar geçici olsun yüzde 7’lik bir fiyat yükselişi olacak.

Güldağ: Yeni bir enflasyon artışı olmazsa... Ağaoğlu: Tabii o zaman, gelirler o noktaya kadar artmadığı, harcanabilir gelir düşeceği için açıkçası bu parasal genişlemeyi durdursalar bile faiz artışını olabildiğince erteleyeceklerdir. Yine de 2022'de bir faiz artırımı gelir. Ama ikincisi biraz zor gibi...

Güldağ: Bizi nasıl etkiler?

Ağaoğlu: Şimdilik fazla etkileyecek bir ortamı düşünmüyorum ama gelişen ülkelerde, özellikle ABD borsalarında kritik bazı seviyeler var. SP’de. Özellikle 4900’lü seviyeler görülürse bu yıl içinde, beklemiyorum ama burası işin iyice abartıldığı alanlar olacak. O yüzden Fed’den 2022’de bir faiz artırımı bekliyorum.

Güldağ: Tek faiz arıtırımı bile olsa, ister istemez bizim Türk Lirasını baskı altına alır diye düşünüyorum. Bakıyorum da bizde büyük bankalar elinde bulundurdukları dövizleri bozdurma havasında değil. Bazılarının bilançoları yüzde 70-80 döviz. Böyle bakınca hakikaten zor Merkez Bankası'nın işi...

Gümüşte Comex 'hatası' altında ise 1835 önemli

Güldağ: Gümüşte bir hareket oldu. Neye bağlıyoruz?

Ağaoğlu: Gümüşteki hareket Comex hareketle ilgili. Burada işlem görmeye uygun olan gümüş stokları var olanın iki katı olarak açıklandı. Oradaki stoklar artış olarak var olanın iki katı yani 3 katına çıktı bir anda. Orada bir virgül hatası olduğu düşünülüyor, yarınki kapanışa bakacağız. Bu hata dönüp dolaşıp piyasadaki gümüş fiyatlarını 24.50’lere indirdi.

Güldağ: Yani tombul parmak mı?

Ağaoğlu: Bu biraz da verilerde tombul parmak aslında. Açıklayan Comex. Doğruluğunu teyit etmeye çalışıyoruz diyor ama teyit etmeden niye açıklıyorsun, piyasalarda böyle garip bir manipülasyona yol açıyorsun. Borsaları da biraz denetlemek gerekiyor.

Ağaoğlu: Gümüş altının önünde giden mayın eşeği gibi bir şeydir. Genelde gümüş altını yönlendirir. Bugün de gümüşte yaşanan düşüş altını da ister istemez aşağı çekti. Şimdi altın için kritik yerlere geldik aslında, altında 1825-1830 dolar bandı kırılırsa yeniden 1865’lere kadar yükselecek bir hareket başlayabilir, Kripto paralardaki harekette bunlara yansıyor, ufak bir parça etkili olacaktır. Ben önümüzdeki dönemde altın 1835’i aşarsa 1865’lere kadar gidip gümüşü de 25.60-25.90 seviyelerine kadar çeker diye düşünüyorum.

Paritede 1.1740’ın altı, başka bir dünya demek

Güldağ: Parite tarafında 1.1740 demiştik, 1.1750 gördü...

Ağaoğlu: Oradan toparladı. Yavaş yavaş bu parasal genişlemenin daraltılması beklentisiyle yaşanan faiz hareketinin dolara bir kazanım sağladığını ve yavaş yavaş bu kazanımların bir kısmını geri vereceği döneme geldi. 1.1740’ın altına düşerse parite o zaman başka bir dünya konuşmuş oluruz. 1.1525’lere kadar giden bir hareket olur. Ama bunun için Fed’in 2022’de iki faiz artışı yapacağına piyasanın ikna olması gerekir, onun için biraz erken.

Merkez Bankası'nın petrol tahminleri geride kalıyor

Güldağ: Merkez Bankası varil başına petrol fiyatı beklentisini 2021 için 69.6’ya çıkardı. Önceki 64.4'tü. 2022 için de 69.4 diyor.

Ağaoğlu: Merkez Bankası’nın petrol tahminlerinde geride kaldığını düşünüyorum. Mutlaka raporları okuyorlardır ama piyasadaki petrol işiyle uğraşanlarla pek görüşmüyorlar diye düşünmeye başladım. Genelde 5 dolarlık bir sapma gördüm ben, düşerken de yukarı çıkarken de geride kalıyorlar. 3’er aylık dönemlerde revize ediyor olsanız bile bu kadar gecikme bana çok anlamlı gelmiyor. Burada da 5 dolarlık gibi bir hata var. 75 dolar civarında minimum bu üçüncü çeyrekte biz geçiririz bu yolu diye tahmin ediyorum. İkincisi, bu yıl için ortalamayı çok fazla saptı Merkez Bankası, çok gerisinde kaldı, son çeyrekte de biraz kalacak gibi duruyor.

Güldağ: Yeni yıl için?

Ağaoğlu: Yeni yıl için haklı olabilir. OPEC’in üretim artışları geliyor, gelmek zorunda ama buna karşılık da geçtiğimiz iki yılın yenileme yatırımlarında biraz gecikme var. Bu durum petrol fiyatını bir parça yukarıda tutuyor. Ne aşağı düşürebilir derseniz, ben orada İran’ı görüyorum. İran anlaşmasının hangi koşullarda şekilleneceği ve ne zaman imzalanacağı bence önemli. İran anlaşması bu yıl içinde imzalanacak olursa bence Merkez Bankası tahmini bir parça yukarıda bile kalabilir. Çünkü, o zaman tahminleri belki 65 dolarlara revize etmemiz gerekebilir. 80 dolarları gördüğünde orada çok fazla kalmayacak, 65-75 dolar arasında belki olacak. O zaman Merkez Bankası haklı çıkar. Ama İran devreye girerse o zaman petrolün 60-70 dolar bandına gerilemesini yılın ortalamasında da 65 dolar olmasını bekliyorum.

Güldağ: Afganistan’dan bir sürpriz gelebilir mi? Böyle bir beklenti var mı piyasada?

Ağaoğlu: Benim duyduğum veya izlediğim herhangi bir şey yok. Yani Afganistan petrol konusunda zengin bir ülke sayılmaz. Orada yakın zamanda piyasayı etkileyecek bir şey olmaz.