“Türkiye, AB’nin tedarik zincirinde önemli bir halka”

Denizli Ticaret Odası’nın düzenlediği webinara katılan Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Dr. Christian Berger, Türkiye’nin AB’nin tedarik zincirinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Birbirimizle olan bağlantının ne kadar önemli olduğunu anladık” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

OSMAN NURİ BOYACI-DENİZLİ

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Dr. Christian Berger, Denizli Ticaret Odası’nın düzenlediği webinara katılarak COVID-19 pandemisinin etkilerini ve Türkiye -AB ilişkilerini değerlendirdi. , ihracatçıların yaşadıkları sorunları dile getirdi ve bir an önce çare bulunmasını istediklerini kaydetti. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, pandemi dolayısıyla getirilen kısıtlamaların oluşturduğu sıkıntıları dile getirirken, Büyükelçi Berger, Türkiye’nin AB’nin tedarik zincirinin önemli bir parçası olduğunu belirterek, “Birbirimizle olan bağlantının ne kadar önemli olduğunu anladık” dedi.

DTO üyelerinin yoğun ilgi gösterdiği webinar buluşmasında AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, COVİD-19 sürecinde AB ülkelerindeki çalışmaları, Türkiye ile ilişkileri değerlendirdi, üyelerin sorularını yanıtladı. AB-Türkiye ilişkilerinin çok önemli olduğunu belirten Berger, “Çünkü Türkiye, Avrupa Birliği’nin tedarik zincirinin bir parçası. Bölgenizde önemli olan sektörlerden tekstille ilgili bağlantılarımız, Covid-19 pandemisinin başından bu yana kesintiye uğradı ya da bir yavaşlama oldu. İstihdamla ilgili sanayi çıktısı, sermaye akışı, emtia fiyatları ve diğer başka birçok açıdan ticaret ve ticari ilişkiler etkilendi. Büyük zorluklarla karşı karşıya kalındı. Buradan alacağımız ders şu olabilir; birbirimizle olan bağlantının ne kadar önemli olduğunu anladık”  dedi.

Bu durumun aynı zamanda fırsat olduğunu ifade eden Berger, “ Çünkü ortaklığımızı, ilişkilerimizi, birlikte çalışma şeklimizi ve krizlere beraber müdahale etme şeklimizi güçlendirmek açısından bir fırsat oluştu. Türkiye’deki girişimciler çok sağlam kaynakları olan, yaratıcı, eğitimli, kalifiye ve genç bir iş gücü. Dolayısıyla, Türkiye kendini gelecekte çok güçlü bir şekilde konumlandırabilecek diye düşünüyorum. Dünyanın farklı yerlerinden mal tedarik eden şirketler için Türkiye şu anda oldukça cazip” şeklinde konuştu.

“Krizden öncesine dönmeliyiz”

Küresel ticarette yüzde 10-16 azalma beklendiğini, AB’de işsizliğin yüzde 9’a çıktığını, AB ve Türkiye’de gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 7,4 azalmasının beklendiğini söyleyen Berger, “Bence krizden öncesine dönmeliyiz. Yani ticaret hacmi açısından baktığımızda sorun olmadığını görüyoruz. Daha da fazla fırsat var çünkü bazı sektörlerdeki üretim Türkiye'ye taşınacak, muhtemelen Gümrük Birliği içerisinde olacak. Dolayısıyla Türkiye'de bunun parçası olarak tedarik merkezlerinden biri olabilecek. Dolayısıyla benim tahminim AB ile Türkiye arasında  ticaret hacminin orta vadede artacağı yönünde” diye konuştu.

Sağlık siteminin korunması

Salgın döneminde sağlık siteminin korunması açısından önemli başarı elde edildiğini vurgulayan Berger, “Çünkü özellikle mart ayında sağlık sisteminizin çökmesinden korkuyorduk. Hem yoğun bakım, hem hastanelerde çok fazla sayıda hastadan  korkuyorduk. Gerçekten çok iyi başa çıktık bu krizde.  Avrupa Birliği’nde  Türkiye’de özellikle  hasta ve vaka sayısı açısından sağlık sisteminin korunması konusunda büyük başarılar elde edildi. Bu da gelecekte benzeri krizlere hazırlıklı olmamız gerektiği dersini öğretti bize” dedi. Berger, pandemi sürecinde e-ticaretin arttığını vurgulayarak, ülkeler arası e-ticarette hukuki boyutta düzenleme gerektiğini söyledi.

“43 üründe Avrupa’ya ihracat gerçekleştiremiyoruz”

DTO Başkanı Uğur Erdoğan ise, salgın sürecinde  Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve kapsamının genişletilmesinin öneminin daha da arttığını kaydetti. Türkiye’nin Avrupa Birliği pazarında yeteri kadar pay alamadığını belirten  Erdoğan, “43 üründe Avrupa Birliği’ne ihracat gerçekleştiremiyoruz. 304 üründe ise, ülkemizin Avrupa Birliği pazarındaki payı yüzde 1'in altında kalıyor. Zaman zaman yaşanan gelgitlere rağmen ülkemiz, Avrupa Birliği için halen en güvenli limandır. Avrupa Birliği, Türkiye ile coğrafi yakınlığını, ticaret ve ikili ilişkilerde, çok daha sağlam bir iş birliği haline getirmelidir. Bu salgın ve sonrasında yaşananlar, bir kez daha gösterdi ki, hepimiz aynı gemideyiz; karşımıza çıkan engelleri ancak dayanışmayla ve birlikte çalışarak daha çabuk ve daha az zararla atlatabiliriz” dedi.