“Türkiye’yi, Çinliler tanıtacak"

Türkiye’nin Çin Büyükelçisi Emin Önen, Türkiye'yi Çin'de milyonlarca takipçisi olan ünlü Çinli yazar, sanatçı ve gazetecileri Türkiye'de ağırladıklarını belirterek, Türkiye'yi sosyal medya ünlülerinin tanıtacağını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

FERİT PARLAK

ANKARA - Çin Büyükelçisi Emin Önen, 2018 yılında yüzde 60’lık artışla 400 bine çıkan Çinli turist sayısında 2020 hedefini 1 milyon olarak belirlediklerini söyledi.

2019 yılında 500 bin sınırının aşılacağına dikkat çeken Önen, “Tanıtım için geleneksel yöntemlerin dışında farklı bir yol denedik. Takipçi sayısı toplamda 800 milyonu bulan Çinli sanatçılar, gazeteciler, müzeciler ve sosyal medya ünlülerini Türkiye’de ağırladık. Bu uygulamaya devam edeceğiz. Türkiye’yi Çinlilerin anlatması, ilgiyi artırdı ve daha da artıracak. Ortalama harcaması 3 bin doları aşan 130 milyon Çinli turistten, 1 milyonunu kış ve kültür turizmi için çekebilmek kısa vadeli hedefimiz” dedi.

Önen, Çin’e ihracat yapmak isteyen Türk iş dünyasına yönelik sektörel bir araştırmanın da tamamlanmak üzere olduğunu vurgulayarak Ankara Temsilcimiz Ferit Parlak’ın ekonomik ilişkilere ilişkin sorularını yanıtladı.

- 2018’de Çinli turist sayısında ciddi bir artış oldu. Ancak hedefin çok daha fazla olduğunu biliyoruz. Neler yaptınız, yapacaksınız?

2018’de 130 milyonun üzerinde Çinli yurtdışına seyahat gerçekleştirmiş ve Çinli turistler bu seyahatler için yaklaşık 258 milyar dolar harcamış. Çinli turistler 2018’de kişi başına 3 bin 49 dolar ile dünyanın en çok para harcayan turistleri olmuş. Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçiler ise ortalama 678 dolar harcamış. Bu nedenle Çinli turist çok önemli.

2018 yılını Çin’de Türkiye Turizm Yılı olarak kutladık ve yıl boyunca 60’ın üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmalarla Çinli turist sayısında yüzde 60 oranında artış sağladık. 2019 yılında 500 bin Çinli turiste ulaşmayı, 3 yılda da 1 milyonu aşmayı hedefliyoruz.

Ayrıca, Çinli turistler kültür, tarih ve gastronomi turizmini tercih ettikleri için nispeten daha az turist gelen kış ve ilkbahar aylarında otellerimizin doluluk oranlarının artmasına katkıda bulunacaktır.

- Çok okunan ve takip edilen Çinli yazarlarla da bağlantı kurdunuz galiba?

Tanıtım noktasında geleneksel yöntemlerin yanı sıra "Türkiye’yi Çinlilerin gözünden tanıtma" anlayışını benimseyerek Çin’deki “influencer” olarak tabir edilen internet ünlüleri, gazeteciler ve sanatçılardan oluşan ve takipçi sayıları 800 milyonu bulan 8 ayrı grubu ülkemizin farklı güzelliklerini keşfedebilmeleri için Ege, İç Anadolu, Akdeniz ve Güneydoğu illerimizi kapsayan ziyaret programlarıyla ülkemizde ağırladık. Sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar da özellikle Çin kamuoyu nezdinde de ülkemizin tanıtıma somut katkı sağladı.

Ayrıca Çinli müzeci ve sanat tarihçilerinden oluşan bir grup 7 şehrimizde bulunan 32 müzemizi ziyaret etti. Söz konusu grubun ülkemizden birinci elden edindiği bilgiler vasıtasıyla müzelerimizin sesli anlatımlarının yapıldığı bir mobil uygulama oluşturup bunu Çinli turistlerin kullanımına sunduk.

-Çin halkının kullandığı ödeme araçlarına uyum sağlayabilmenin, Çinli turistin harcama miktarını artıracağı yönünde tespitler var. Katılıyor musunuz bu tespitlere. Buna yönelik bir çalışmamız var mı?

Çok önemli bir konu bu. Üzerinde çalışmamız ve adım atmamız gereken bir konu. Yoğun bir şekilde, Türk bankalarına anlatmaya çalışıyorum. Çin’de son yıllarda online ödeme sistemleri konusunda büyük bir devrim yaşandı. Nakit ya da banka kartı taşıma ihtiyacını ortadan kaldıran ‘karekodlu’ ödeme sistemlerini hayatın her alanında kullanabilen Çinliler, yurtdışında da hayatlarını kolaylaştıran bu ödeme sistemine erişmek istiyor. Bu bağlamda ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren Çinli Alipay şirketinin ülkemizde faaliyete başlayacak olması memnuniyet verici bir gelişme. Karekodlu ödeme sistemleri konusunda çalışmalarına devam eden Türk bankalarının da bu alana katılmalarıyla birlikte Çin ve Türkiye arasında online ödemeler alanında büyük bir koordinasyon ve işbirliği sağlanacaktır. Bu araçların geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması hem ülkemizin popülaritesinin artmasına katkı sağlayacak hem de Çinli turistin seyahat tercihlerinde Türkiye’yi ön plana çıkaracaktır.

-Türk iş dünyası Çin’e nasıl bakmalı. “Çok uzak” ve “çok ucuz” algısı, adım atmayı engelliyor galiba?

Siyaset ve ticaretin odak noktası Batı'dan Asya Pasifik'e doğru kaymakta. Çin, artık sadece üreten değil, aynı zamanda tüketen bir toplum. O nedenle biz, “Ne alırım?” değil, “Ne satarım?” diye düşünmeli ve adım atmalıyız. Çin uzak bir yer değil. ABD ile Çin, Türkiye ile aynı uzaklıkta ama Uzakdoğu kavramı var ama Uzakbatı diye bir kavram yok. Çin uzak değil, yakın pazar. Burada hala masada olabileceğimiz, karar alma mekanizmalarında yer alabileceğimiz birçok fırsat var.

Çin’in ithalatında, Türkiye’nin avantajlı olacağı sektörleri araştırıyoruz. Bunu bir rapor halinde tüm ihracatçılarımıza ulaştıracağız. İşadamlarımız Çin pazarını iyi incelemeli ve yıllık 2.2 trilyon ithalat yapacak bir ülkede etkin olmalı.

-Çin, Kuşak ve Yol Projesi’ne çok önem veriyor. Projenin Türkiye’ye sağlayacağı avantaj nedir?

Çin’deki bir yük, deniz yoluyla Avrupa’ya 45 günde varıyor. Proje ile 14 günün altına inecek. Ek olarak bu güzergahın Kuzey güzergahına göre de iklim avantajı var ve yılın 12 ayında Çin’le Avrupa bağlanmış olacak.

Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından 2013’te başlatılan 'Kuşak ve Yol Projesi' bugün ekonomik büyüklükleri 21 trilyon dolar olan 100’ü aşkın ülke ve uluslararası örgütü kapsayan bir projeye dönüştü.

Bu kapsamda Türkiye’nin öncülük ettiği Orta Koridor girişimi de Kuşak ve Yol girişiminin kalbi durumunda. Türkiye’den başlayarak demiryolu ile Gürcistan’dan Azerbaycan’a, buradan da Hazar Denizi’ni aşarak Türkmenistan ve Kazakistan’ı takiben diğer Orta Asya Cumhuriyetleri, Afganistan, Pakistan ve Çin’e ulaşan Orta Koridor, Kuşak ve Yol  projesinin en önemli bileşenlerinden birini oluşturmakta.

Başlangıçta 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınması öngörülen BTK Demiryolları’nın Çin ile Avrupa arasındaki kesintisiz ticaretin tesisinde yeni bir perspektif sunacak. 2034 yılında ise 3 milyon yolcu, 17 milyon ton yük taşıma kapasitesine ulaşacağı tahmin ediliyor.

Orta Koridor rotası aktif kullanıldığı takdirde, yıllık 600 milyar dolar olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden Orta Asya ülkeleri ekonomik fırsatlar elde edebilecek. Özellikle Türkmenistan, Kazakistan ve Azerbaycan limanlarında lojistik merkezler ve serbest ticaret sahaları kurulması, Trans-Hazar işbirliğinin gelişmesine katkı sağlayarak ülkelerimiz arasında kazan kazan esasına dayalı işbirliğini derinleştirecektir.

Yine bu çerçevede Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayacak olan Edirne-Kars Hızlı Tren ve Bağlantıları Demiryolu Projesi’ni hayata geçirmek için de Türkiye ile ÇHC arasında müzakereler oldukça ileri bir aşamaya gelmiştir.

2 Temmuz’da Sayın Cumhurbaşkanımızın Çin’e gerçekleştireceği ziyaret ile ilişkiler yeni bir ivme kazanacaktır. Yeni anlaşmalar imzalanacak, farklı anlaşmalara da zemin hazırlanacaktır. 2019 yılı yeni rekorların kırıldığı bir yıl olacaktır.

Problem algıda; Uzak da değil, ucuz da…
Ferit PARLAK  ferit.parlak@dunya.com

2.2 trilyon dolarlık ithalattan 3 milyar dolar pay alabilmek…
Ortalama harcaması 3 bin 49 dolar olan 130 milyon Çinli turistten, 400 binini çekebilmek…Bilimsel verilere göre, ortalama bir çabayla, 10 milyar dolarlık ihracata, 1 milyon turiste çıkabilecekken!
Uzun uzun anlatmaya gerek yok; 800 milyon dolarlık kiraz ithalatında dahi payımız yoksa; zeytin, tavuk ayağında dahi ismimiz telaffuz edilmiyorsa; mermer, krom, bakır hammadde olarak gönderiliyorsa; tarihi ve kültürel bağlara rağmen, tarih ve kültür aşığı 130 milyon Çinli turistin, 1 milyonu dahi çekilemiyorsa, sorun ya bizde, ya da bizde!
Ya da bilinçaltımıza kazınan ‘uzaklık’ kodlamasında…
Büyükelçimiz Emin Önen’in anlattıkları ise diğer ülkelerde yapmamız gerekenlere de ‘model’ niteliğinde…