Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde ‘sürdürülebilirlik’ ele alındı

Uludağ Ekonomi Zirvesi kapsamında ‘Sürdürülebilirlik’ paneli gerçekleştirildi. ‘Sürdürülebilirlik’ oturumunda çevre, toplum ve ekonomide sürdürülebilirlik konusu Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin üst düzey yöneticileri tarafından ele alındı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Vodafone Business’ın ana sponsorluğunda Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi kapsamında ‘Sürdürülebilirlik’ paneli gerçekleştirildi. Coca-Cola Türkiye’nin sponsorluğunda gerçekleşen ‘Sürdürülebilirlik’ panelinde; çevre, toplum ve ekonomide sürdürülebilirlik konusu Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin üst düzey yöneticileri tarafından ele alındı.

Panelde konuşan Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Başak Karaca, paydaşlarla birlikte hareket etmenin önemine dikkat çekerek yaptıkları işi ne kadar yaygınlaştırabilirlerse projelerinin o kadar sürdürülebilir olduğunu belirtti.

Atıksız bir dünya hedefinde ambalaj atıklarının aslında çok değerli birer hammadde olduğunu söyleyen Karaca, “Çevre ajandası ticaret ajandasıyla bir araya gelirse dönüşüm sağlanacak.” diye konuştu. Bütün ambalajlarının geri dönüştürülebilir olduğunu belirten Karaca, paydaş ekosistemle birlikte tüm ambalajlarının geri dönüşüme kazandırılmasını hedeflediklerini belirtti. “Üretimde kullandığımız sudan daha fazlasını sürdürülebilir tarımla ülkemize kazandırıyoruz” diyen Karaca, Konya ve Harran’daki projelerle su kaybını önlediklerini dile getirdi.

“Kız kardeşim” projesiyle Türkiye’de son bir yılda 250 bin kadına ulaştıklarını belirten Karaca bu proje dahilinde hibe ve eğitim programlarını sürdürdüklerini söyledi. Globalde de Türkiye’de de iş ve sürdürülebilirlik raporlarını birlikte hazırladıklarını belirten Karaca, “Yaptığımız her işin ve attığımız her adımın empati dahilinde ve insan haklarına uygun olmasına dikkat ediyoruz” diye konuştu.

“Doğan Etki Planı ile sürdürülebilirliğe odaklandık”

Doğan Etki Planı çerçevesinde 2030’da Karbon Nötr olmayı hedeflediklerini belirten Doğan Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Begüm Doğan Faralyalı ise, şunları söyledi: “COP26 ‘net sıfır’ hedefini iş dünyasının en temel prensiplerinden biri haline getirdi. Çünkü COP26’ta verilen taahhütler; hükümetlerden, finansal kuruluşlardan, şirketlerden ve çok taraflı organizasyonlar gibi birçok paydaştan geldi. Karşı karşıya olduğumuz problem insanlığın hiç görmediği bir seviyede. Bu dönüşümü kendi başımıza yapmamız çok zor. Türkiye’nin bu dönemden önemli avantajlarla çıkacağına inanıyorum. Güçlü bir liderlik, net hedefler koyma, ölçme ve raporlama, teknoloji ve inovasyon ve iş birliği sürdürülebilir bir dönüşüm için en kritik konular. Şirketlerin sürdürülebilirlikle ilgili dönüşümü sağlayabilmesi için hem birbirleriyle hem de sivil toplum ve hükümetlerle iş birliği içerisinde çalışması gerekiyor. Önümüzdeki kritik süreçte iş dünyası olarak birlikte çalışıp birbirimizden öğreneceğiz ve birlikte başaracağız. Harekete geçmediğimiz her gün, gelecek kuşakların hayallerinden çaldığımız bir gündür. Bunu hiç unutmayalım.”

“İhracat kredileri firmaların yeşil dönüşümünde kullanılmalı”

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da İş Bankası’nın misyonu ve vizyonu doğrultusunda son yedi yılda attığı adımlarla 2015’ten beri BİST’in sürdürülebilirlik endeksinde yer aldığını, kadının güçlenmesi inisiyatifinin katılımcısı olduklarını ve karbon nötr olma hedefi veren kurumların içinde bulunduklarını söyledi.

Karbon nötr olma hedefini genel müdürlük dönemi içinde gerçekleştirmeyi dilediğini belirten Aran, “Portföyümüzün yarıdan fazlası yenilenebilir enerjiden oluşuyor. Müşterilerimize bu bilinci yansıtabilmek için “geleceğe orman” projesini yürütüyoruz. Çevreci işyeri, çevreci taşıt kredisi gibi projeler ile bunların finansmanına yardımcı oluyoruz. 81 ilde 81 orman projesiyle 1500 hektarda 3 milyon ağacı ormana dönüştürmüş durumdayız.” diye konuştu.

Yeşil dönüşümün ve yeşil finansmanın kapsama alanının geniş olduğunu söyleyen Aran, tüm bu alanlarda sağlanacak olan iyileşmenin finansmanında bankaların üzerine düşen birinci rolün, farkındalığı artırmak olduğunu belirterek Türkiye’deki gelir dağılımının bozularak gittiğini, gelir dağılımı adaletsizliğinin azaltılmasında bankalara önemli roller düştüğünü ifade etti.

2030 yılına kadar Türkiye’de elektrik tüketiminin yüzde 10 azaltılması ve yenilenebilir enerjinin yüzde 50’ye çıkarılması için yıllık 8-9 milyar dolar yatırıma ihtiyaç olacağının öngörüldüğünü kaydeden Aran, bankaların sadece finansmanı sağlayarak değil, bu konuda firmaları teşvik edecek fiyatlamalar oluşturarak da bu dönüşüme destek vereceklerini belirtti.

Türkiye’nin tüketime dayalı büyümeden üretime ve ihracata dayalı büyümeye doğru dönüşüm içinde olduğunu belirten Aran, ihracat yapan firmaların da karbon dönüşümü konusunu çok hızlı gerçekleştirmeleri, ihracat kredilerinin de bu dönüşüm için kullanılması gerektiğini vurguladı.