Üretimi artıracak yeni modeller masada

Uluslararası raporlar, Türkiye’nin otomotiv üretiminin 2023’te %7 azalarak 1.269.000 adet olacağını öngörüyor. Ancak tedarikçiler yeni model yatırımlarıyla bu tahminlerin %10 üzerinde üretim adeti bekliyor. TAYSAD Başkanı Albert Saydam, “Uluslararası raporlardan daha sağlıklı bilgilere ulaşabiliyoruz. Eylülden sonra birkaç markadan yeni model yatırımı anonsları bekliyoruz” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Aysel YÜCEL / OTONOMİ

TAYSAD Başkanı Albert Saydam, Türk otomotiv sektöründe yeni model yatırımlarının yolda olduğunun sinyallerini verdi. Saydam, yılın son çeyreğinde açıklanacak yeni platform yatırımlarıyla Türkiye’nin otomotiv üretiminin uluslararası raporlarda yer alan tahminlerin üzerinde olmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’de üretim yapan birkaç markanın yeni platform yatırımları için görüşme halinde olduğunu belirten Saydam, “Bu yatırım görüşmelerinin imzayla sonuçlanacağını umut ediyoruz. Ancak bu noktada iç pazar satışlarının seyrinin de belirleyici olacağını düşünüyoruz” dedi.

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam, geçen hafta online düzenlenen basın toplantısında otomotiv sektörüne yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Saydam, küresel raporlarda, Türkiye’nin 2021’e göre dünyadaki araç üretimi açısından 2022’de bir basamak atlayarak 12. sıraya yükseleceğinin öngörüldüğünü aktardı. Buna göre, 2021 yılında 1.332.000 adet olan Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 2 artışla 1.364.000 adete çıkacağı öngörülüyor. Ancak, aynı raporlarda Türkiye’nin 2023 yılında ise iki basamak gerileyerek 14. sıraya geleceği öngörülüyor. Bu öngörünün mevcutta anons edilen rakamlara göre yapıldığını ifade eden Saydam, “Biz TAYSAD olarak, Türkiye’nin otomotiv üretim rakamlarının bu raporların üzerinde olacağını öngörüyoruz. Uluslararası raporlardan daha sağlıklı bilgilere ulaşabiliyoruz. Önümüzdeki 6 ayda çeşitli platform yatırım anonsları olacağını biliyoruz” dedi. Uluslararası raporlar, 2023’te Türkiye’nin toplam otomotiv üretiminin bir önceki yıla oranla yüzde 7 gerileyerek, 1.269.000 adet olacağı öngörülüyor. Ancak TAYSAD, önümüzdeki altı ay içerisinde açıklanacak yeni model yatırımlarıyla bu sayının 1.400.000 adete revize edileceğini öngörüyor. Bu da uluslararası raporların yüzde 10.3 üzerinde bir üretim adetinde artış anlamına geliyor. Saydam, bu öngörünün iç pazarın hareketlenmesine de bağlı olduğunun özellikle altını çizdi.

Türkiye’ye ilk kez yatırım planlayanlar var

Honda’nın ülkedeki fabrikasını kapatmasının veya WV’nin Manisa’daki yatırımından vazgeçmesinin global üretim stratejisi kapsamında alınan bir karar olduğunu, Türkiye ile ilgili bir bu durum olmadığını vurgulayan Saydam, yeni yatırımlar konusunda umutlu olduklarını belirtti. Doblo üretiminin İspanya’ya transfer edilmesinin de hatırlatılması üzerinde Saydam, “Bir yandan bir model gidiyor ama diğer yandan sonrası için daha büyük yatırım konuşuluyor. Dolayısıyla TAYSAD olarak Türk otomotiv sanayisinin önünün açık olduğunu düşünüyoruz. Bu sadece bir his değil. Karşımızdaki muhataplar, ana sanayiler bunu söylüyor. Türkiye’de yatırımı olmayan ana sanayi ve büyük tedarikçi firmaların CEO’ları, Türkiye’yi yakından takip ediyor. Şu anda belki anons etmek için erken ama Uzakdoğulu firmaların Türk otomotiv sanayisi ile yakından ilgilendiğini şimdiden söylemek isterim. Bu konuda görüşmeler var. Şu anda Türkiye’de anons edilen tüm yatırımlar elektrikli araç üzerine. Şu anda olan batarya yatırımlarının ya da elektrikleşme yatırımlarının yakın gelecekte yapılan anonslarla devam edeceğini görüyoruz” şeklinde konuştu. DÜNYA’nın edindiği bilgiye göre, Çinli bir otomotiv ana sanayi firması Türkiye’ye yatırım yapmak için araştırma yapıyor.

Elektrikleşme konusunda Türkiye’de şu anda başlayan yatırımların yakın zamanda arkasının geleceğini öngördüklerini vurgulayan Saydam, “Gelmek de zorunda. Zaten şu anda yoğun görüşmeler var. Yurt dışındaki elektrikleşme konusunda bir adım önde olan birçok firma Türkiye’de partner arayışında. Bunun da olumlu sonuçlarının önümüzdeki 6 ayda çeşitli yatırım anonsları olarak döneceğini biliyoruz Şu anda olan batarya yatırımlarının ya da elektrikleşme yatırımlarının yakın gelecekte yapılan anonslarla devam edeceğini görüyoruz” dedi.

Sadece Türkiye’de değil bütün dünyada elektrikli araçlara yatırım yapıldığını belirten Saydam, “Yeni yeni markalar duyuyoruz. Sadece Çin’de şu anda hiç araç üretmemiş ve ilk araç üretimini de elektrikli olarak planlayan 500’ün üzerinde start-up olduğu düşünülüyor Elektrikleşme son zamanlarda olduğu gibi ana odak noktası olacak” dedi. Saydam, Kuzey Afrika’nın da öngörülerin aksine otomotiv yatırımlarında rotayı elektrikli araçlara çevirdiğini söyledi.

İç pazar kritik rol oynayacak

Albert Saydam, yeni yatırımlar için iç pazarın seyrinin önemli olduğunu vurguladı. İhracatın iyi gittiğine, ancak iç pazarın potansiyelin altında olduğuna dikkat çeken Saydam, “İç pazar satışlarına baktığımızda Türkiye’nin basamak gerileyerek 19. sıraya geldiğini görüyoruz. Türkiye’de kişi başına düşen araç sayısı çok düşük. Dolayısıyla iç pazar büyük bir potansiyel barındırıyor. Bu potansiyeli görüyoruz, ama ne yazık ki hala gerçeğe dönüştürmüş değiliz. Umuyoruz ki, bu konuda da güzel gelişmeler yaşanır" dedi.

Küresel çapta yaşanan enflasyon ve resesyon beklentisi konusunda da değerlendirme yapan Saydam, “Enflasyonist ortam devam edecek. Ancak en azından şu an stagflasyon gündemden düşmüş durumda. Çünkü biliniyor ki talep var. Bugünkü verilerle buna göre Türkiye’deki, Türk otomotiv sanayisi olarak ihracatımızın olumsuz etkilenmeyeceğini düşünüyorum. Belki kısa vadede bir miktar azalabilir ama yeni nominasyonların devrede olduğunu biliyorum. Bu yeni nominasyonlar tedarik sanayisinin geçen sene aldığı işlerin yeni platformlarının devreye girmesi gündemde son çeyrekte. Bunlar devreye girdiğinde satış, ihracat düşmeyecek, hedefimizi yakalayabiliriz” dedi. Türkiye’nin yaklaşık 30 milyar dolar olan otomotiv ihracatını 40 milyar dolara çıkarabilecek bir potansiyele sahip olduğuna vurgu yapan Saydam, “Onun için bizim farklılığımızı, artı yönlerimizi ortaya koyarak bunu sağlamamız lazım. ‘Dünya küçüldü biz de küçülüyoruz. Dünyada resesyon var o yüzden biz de geriliyoruz’ demek yerine ‘Hayır, madem benim daha gidebileceğim çok yol var, onlar küçülürken ben miktarımı artırmalıyım’ demeliyiz. TAYSAD olarak bütün amacımız bu” diye konuştu.

Rusya’dan yedek parça talebi var Rusya’da otomotiv sanayisinde yani araç üretiminin durma noktasına geldiğine dikkat çeken Albert Saydam, “Çünkü çoğu AB firmalarının yapmış olduğu ortaklıklardı. Bu ortaklıklar şu anda askıya alındı, el değiştiriyor. Türkiye’ye yedek parça konusunda talepler geliyor ” dedi.

Tedarikçileri Amerika Kıtası'na yatırıma çağırıyorlar

TAYSAD Başkanı Albert Saydam, Türk tedarikçilerin pandemi döneminde tüm dünyaya üretim başarısını kanıtladığını ifade ederek, “2016’dan itibaren ‘Türkiye’de hatlar durmaz, Türk tedarikçileri dünyadaki hattı durdurmaz’ sloganını söylüyorduk. Buna 2016’larda veya pandemiye kadar muhattaplarımız biraz şüphe ile bakıyorlardı. İçinin ne kadar dolu olduğunu sorguluyorlardı. Ama şu anda, özellikle pandemiyle birlikte Türk otomotiv tedarik sanayisinin bu konuda rakiplerine göre ne kadar hazır olduğunu ve oluşan sorunlarda, bu değişkenlik ve karışıklık ortamında güvenilebilecek bir partner olduğunu görüyorlar. Bizi takdir ediyorlar, yeni platform çalışmalarında ya Türkiye’deki tedarikçileri tercih ediyorlar, ya da gelin yanı başımıza bu sorunumuzu hemen yanımızda çözün diye açıkça davet ediyorlar” diye konuştu. Diğer yandan uzak coğrafyaların artık daha fazla gündemlerinde olduğuna işaret eden Saydam, “Pandemide Uzakdoğu’daki tedarik zinciri kırılmasından kaynaklı Türkiye’nin özellikle Çin yerine Avrupa’nın ihtiyacını karşıladığı vurgulanıyordu. Ancak madalyonun bir de öbür yüzü var. Bizim Amerika Kıtası'na da sevkiyatlarımız var. Amerika’da da bu tedarik zinciri kısıtları ve navlundaki artışlardan dolayı yanı başına gelmemizi istiyor. Bu bizim gündemimizde olacak” açıklamasını yaptı.

"Yılsonunda 14 milyar dolarlık ihracatı zorluyoruz”

Otomotiv ihracatında 2021 yılında ürün grupları bazında yüzde 40 oranı ile en fazla payı alan tedarikçiler, 2022'de de liderliğini sürdürüyor. Bu yılın ilk yarısında 6.5 milyar dolarlık ihracata imza atan tedarikçiler, toplam otomotiv ihracatından yüzde 42 pay aldı. Albert Saydam, yılsonu ihracat hedeflerini açıklayarak, şunları kaydetti: “Temkinli olarak, basit bir matematiksel hesapla Euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesine rağmen 2022 sonunda 13 milyar dolarlık ihracat öngörebiliyoruz. Ancak asıl hedefimiz 14 milyar dolar ihracat yapılması. 13 milyar dolar kesin, biz 14 milyar doları zorluyoruz. Bu da otomotiv tedarik sanayi olarak, Türkiye ihracatındaki payımızı ciddi anlamda artıracağımızın işareti" dedi. Otomotiv tedarikçileri, 2021 yılında yüzde 26 artışla 11.8 milyar dolarlık ihracata imza atmıştı.

Bu konularda ilginizi çekebilir