Uzmanlar büyümeyi değerlendirdi: Beklentilerin üzerinde ama sürpriz değil

Türkiye ekonomisi, yüzde 9,9'luk ikinci çeyrek daralmasının ardından üçüncü çeyrekte beklentilerin üzerinde büyüdü. Uzmanlar, yüzde 6,7'lik büyüme performansını DÜNYA'ya değerlendirdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İkinci çeyrekte salgının etkisiyle yüzde 9,9 daralan Türkiye ekonomisi, atılan normalleşme adımları ve ekonominin yeniden açılmasıyla birlikte üçüncü çeyrekte yüzde 6,7 büyüdü. Ulaşılan büyüme performansını değerlendiren uzmanlar, büyümenin beklentileri aşmasına karşın sürpriz olmadığı görüşünde birleşiyor. 

Dünya Gazetesi Yazarı Erhan Aslanoğlu:
Pandemi süreci ciddi bir talep yarattı

Dünya Gazetesi Yazarı ve Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, açıklanan büyüme rakamının beklentilerin üzerinde olmasına karşın sürpriz olmadığını ile getirdi. Büyüme öncesinde PMI gibi öncü göstergelerin güçlü bir büyümeye işaret ettiğini aktaran Erhan Aslanoğlu, "Sektörel bazda iç talep ve sanayi üretimi ağırlıklı büyüme gerçekleşti. Pandemi süreci evdeki hayata uygun olarak ciddi bir talep yarattı. Elektrik ve elektronik vs. Yatırım harcamalarında yüzde 23 civarı büyüme ise firmaların tedarik zincirindeki sorunu aşmak için makine tachizat yatırımlarında çok daha cesur olmasından kaynaklandı" ifadelerini kullandı.

Son çeyrekte büyümeye 'kredi' freni

Yılın son çeyreğine ilişkin de öngörülerde bulunan Aslanoğlu, dördüncü çeyrekte bu denli güçlü bir büyüme gelmeyebileceğini düşünüyor. Dördüncü çeyrekte faiz artışı ve kredilerdeki yavaşlamanın büyümeyi yavaşlatacağını belirten Aslanoğlu, "Türkiye tasarruf açığı olan bir ülke olduğu için kaynağı taleple yaratan bir ülke. Faiz artışı ve kredilerdeki yavaşlama büyümeyi çok önemli bir ölçüde yavaşlatacaktır. Dördüncü çeyrekte sektörel ayrışma daha net olacak. Üçüncü çeyrekte hizmet sektörlerinde bu oranda bir artış göremeyebiliriz. Sanayi de ise güçlü yapısını görece koruyabilir ancak bir miktar da olsa yavaşlayacaktır. Kısaca K tip tipi bir konujonktür olası görünüyor"

Ekonomist Özlem Derici Şengül:
En büyük katkı stoklardan 

Üçüncü çeyrek büyüme rakamlarını Dünya'ya değerlendiren Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Ekonomist Özlem Derici Şengül, büyüme en yüksek katkının stoklardan geldiğini belirtti. Şengül'ün değerlendirmeleri şöyle: 

"Yılın üçüncü çeyreğinde GSYH büyümesi yüzde 5 civarındaki piyasa beklentisi ve yüzde 4,5 bizim beklentimize karşılık yüzde 6,7 oldu. GSYH'de bir önceki çeyrekte daralma yüzde 9,9 olmuştu. Büyümeye en yüksek katkıyı (içinde hata terimini de barındıran) stoklar yapmış gibi görünüyor. Stoklar, büyümeyi 8.1 puan yukarı taşıdı. İhracattaki yüzde 22,4 düşüşe karşılık ithalatın yüzde 15,8 artması ile dış talebin katkısı beklendiği gibi negatif oldu. Dış talep büyümeyi 10 puanın üzerinde aşağı çekti. Önümüzdeki dönemde ihracatta hafif bir artış beklemekle birlikte salgının ikinci dalgasının uluslararası ticaret hacmini yeniden yavaşlatmasını ve dış talebin büyümeye katkısının önümüzdeki sene de negatif kalmaya devam etmesini bekliyoruz. Gayri safi sabit sermaye oluşumunun detaylarına bakıldığında ikinci çeyrekte yüzde 16.3 daralan inşaat yatırımlarının üçüncü çeyrekte yüzde 14.7 büyüdüğüne şahit oluyoruz. Ancak asıl yatırım ivmesi yazılım geliştirme, veri tabanları, AR-GE harcamaları ve buna benzer yatırım amaçlı aktiflerdeki yüzde 57.6’lık büyüme ile makine ve techizat yatırımlarındaki yüzde 23.5’lik büyümeden kaynaklandı. Yatırımlardaki bu kuvvetli büyümenin inşaat dışı kanallardan gelmesi oldukça olumlu olmakla birlikte kredi faizlerindeki artışın ve salgının ikinci dalgasına yönelik önlemlerin 4. çeyrekte bu ivmeyi önemli ölçüde yavaşlatacağını düşünüyoruz.

Ekonomist Barış Ürkün:
Beklentilerin üzerine çıkması çok önemli

Ahlatcı Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdürü Barış Ürkün, DÜNYA ile paylaştığı bilgi notunda, büyüme performansının beklentileri aşmasının önemine işaret etti. Ürkün'ün büyüme verilerine ilişkin değerlendirmesi şöyle:

"Kredi büyümesinde üçüncü çeyrekte özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında devam eden eğilim ve buna bağlı tüketim artışı, bunun yanında kısıtlamaların çoğunun kaldırılmasıyla oluşan iyimserlikle idari ve destek hizmetleri faaliyetleri hariç diğer bütün faaliyet kollarında üçüncü çeyrekte büyüme gerçekleştiği gözleniyor. Bu faaliyet kolları arasında yüzde 41,1 büyüme artışıyla finans ve sigorta faaliyetleri ön plana çıkıyor. Bunun yanında salgının bu yıl içerisinde en fazla olumlu etkilediği alanlardan olan bilgi ve iletişim yüzde 15 büyüme artışı sağlamış görünüyor. Artan kredi desteği ve tüketim artışına paralel olarak sanayi ve inşaat kesiminde de yüzde 8 ve yüzde 6,4’lük büyüme oranları dikkat çekiyor. Salgın dönemi içerisinde en fazla etkilenen hizmet sektörünün ise üçüncü çeyrekte de yüzde 0,8 ile zayıf bir gelişme kaydettiğini görüyoruz.

Sağlanan destekler ve tüketim eğiliminde öncü göstergelerle desteklenen bu süreçte hane halkının tüketim harcamalarında üçüncü çeyrekte yüzde 9.2, gayrisafi sabit sermaye oluşumunda ise yüzde 22,5 artış meydana geldiği gözleniyor. Yine devam eden desteklerden kaynaklı tüketim eğilimindeki artışın ithalatta yüzde 15.8 artışa neden olduğu, buna karşılık özellikle Avrupa ve diğer bölgelerdeki ülkelerin salgın etkisinden tam olarak kurtulamamasının etkisiyle ihracatta yüzde 22,4’lük azalışın oluştuğu gözleniyor.

Sonuç olarak artan tüketim harcamaları kaynaklı büyüme performansının yüzde 6,7’lük üçüncü çeyrek büyüme sonucunu ortaya çıkarttığını söyleyebiliriz. Yılın dördüncü çeyreğinde ise durum biraz daha farklı olabilir. Bu periyot içerisinde kredi hacminin önemli oranda daralması, kamu bankaları nezdinde artışın sıfıra yaklaşması, faiz artırım hamlelerinin gelmesi, salgın etkisinin tüm Dünya’da yeniden bu dönem içinde etkisini artırmasına bağlı olarak kısıtlamaların yeniden devreye girmesiyle zayıf bir büyümenin gerçekleşebileceğini ve yılın tamamını üçüncü çeyrekten gelen katkıyla yüzde 0,5 civarı bir büyümeyle kapatabileceğimizi düşünüyoruz."