13 °C

Üzüm üreticileri devlet desteği ve entegre tesis istiyor

Nevşehir Ziraat Odası Başkanı Çalışkaner, “Üretici kazanamadığı için üretimden vazgeçiyor. Devletin tedbir alması ve üreticiyi koruması gerekiyor” dedi. Nevşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Salaş ise bölgenin üzümü işleyebileceği entegre bir tesise ihtiyacı olduğunu söyledi.

Üzüm üreticileri devlet desteği ve entegre tesis istiyor

HİLAL SÖNMEZ / NEVŞEHİR

Türkiye, Dünya'da toplam bağ alanı bakımından dördüncü sırada, üzüm üretimi bakımından ise beşinci sırada yer alıyor. Dünya'da 15 bin civarında, Türkiye'de ise bin 200 civarında üzüm çeşidi bulunuyor ve üretilen üzümlerin yüzde 54'ü sofralık, yüzde 31'i kurutmalık, yüzde 15'i de şıralık olarak değerlendiriliyor. Kapadokya Bölgesi'nde yer alan Nevşehir ise Türkiye'deki üzüm üretiminde önemli bir paya sahip. Bölge tüflü toprak yapısı ile üzüm yetiştiriciliği için uygun koşulları taşıyor. Tür sayısı az olmasına rağmen tüm çeşitler bölgede yetiştirilebiliyor. Nevşehir Türkiye genelinde yaş üzüm üretiminde dördüncü sırada, şaraplık üzüm üretiminde ise Tekirdağ'dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Bölge halkının en önemli geçim kaynaklarından olan bağcılıkta yaşanan sorunlar, üreticilerin bağ alanlarını farklı amaçlara yönlendirmelerine sebep oluyor. Bağcılık yapanların yaş ortalaması 40 ve üzerinde seyrediyor. Gençler üretimden uzaklaşıyor, farklı sektörlerde iş arayışı ile şehir merkezine ve çevre illere göç artıyor. Üzümü ve yaprağını; üzüm suyu, üzüm turşusu, pekmez, sirke, köfter, salamuralık yaprak ve benzeri şekillerde işleyerek satan kadınların ev ekonomisine katkı sağladığı da düşünüldüğünde, bağcılığın yöre halkı için önemi ortaya çıkıyor.

“Verim durumlarına göre bir fiyat politikası esas alınmalı”

Nevşehir Ziraat Odası Başkanı Mahmut Çalışkaner, “Bu yıl verim ve rekolte geçtiğimiz yıla göre daha iyi durumda. Geçen yıl iklim faktörleri nedeni ile verimsiz geçmişti. Ancak üreticinin kazandığını söyleyemeyiz. Çiftçiler ürünleri zarar etmediği ve giderlerini karşıladıkları için şükrediyorlar. Ancak bir yandan da kar edemedikleri için bağ sahalarını terk ediyorlar. Özellikle gençler tüm tarımsal faaliyetlerden kaçıyor. Dolayısıyla bölge için önemli geçim kaynağı olan bağcılık gün geçtikçe azalıyor. Bazı bağ alanlarının süratle başka amaçlara yöneliyor. Öncelikle üretici desteklemeli ve verim durumlarına göre bir fiyat politikası esas alınmalı. Ayrıca bağ bölgelerinde verim artışına etki yapacak kültürel tedbirler alınmalı. Üzümden elde edilen geleneksel ürünlerin üretimine yönelik yeni faaliyetlerin geliştirilmesi de bağcılık kültürü açısından çok önemli. Devletin tedbir alması ve üreticiyi koruması gerekiyor. Üretici kazanmazsa bu sektör ölür” dedi.

“Bölgede entegre tesise ihtiyacımız var”

Nevşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Salaş ise bölge arazisinin engebeli olduğunu ve farklı bir ürünün ekimine izin vermediğini, dolayısıyla bölge arazisini erozyondan korumanın en iyi yolunun bağcılık olduğunu söyledi. Salaş, “Bölgemizde bu sektör can çekişiyor. Bölgede ürününü alıp işleyecek üzüm suyu, sirke, pekmez, şarap, daha ileri düzeyde gıda alkolü üretebilecek entegre tesise ihtiyacımız var. Bağcılık istihdam için çok iyi bir sektör. Maalesef şehrimizde fazla iş alanı bulunmuyor, bu yüzden bağcılığa verilecek canlılık muhakkak istihdamı artıracaktır” diye konuştu.

Her yıl düzenlenen üzüm festivali ile bölgenin hem reklamını yapan hem de önemli üretim merkezi olan Göynük Köyü'nde üzüm üreticileri yaklaşık 10 sene önce kooperatif çatısı altında birleşti.

Yaklaşık 500 hanenin bulunduğu köyde tüm halk büyük veya küçük ölçekli olarak bağcılık yapıyor. Bağ bozumlarının başladığını ve ekim ayının sonuna kadar devam edeceğini söyleyen Göynük Yaş Meyve Sebze Pazarlama Kooperatifi Başkanı Adnan Özgün, bölge ile ilgili şunları paylaştı: “Üyelerimizin elindeki üzümü değerlendirmesini sağlıyoruz. Bölgemizde dört yıldır organize ettiğimiz üzüm festivali tanıtım ve reklam çalışmalarımıza büyük katkı sağlıyor. Nevşehir bölgesinin tamamında çıkan üzümün üçte birini Göynük üretiyor. Üzümlerimizi kalite sırası ile sirke, şarap ve sofralık olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca kadınlarımız başta olmak üzere bölgedeki üreticilerimiz üzüm ile elde ettikleri yöresel ürünleri satarak da ekonomiye katkıda bulunuyorlar. Bu yılı hem rekolte hem de verim açısından iyi geçiriyoruz. En ucuz üzüm sirke olarak değerlendiriliyor kilosu üreticiden 140 kuruşa çıkıyor. Daha kaliteli olanları şaraphanelere kilosu 150 kuruştan veriyoruz. En kaliteli olan üzümleri ise sofralık olarak pazarlıyoruz. Sofralık üzümleri ise ortalama 2 lira 10 kuruştan satıyoruz.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap