20 °C

Yabancı yatırımlar 'ilaç' olacak!

Dev ilaç firmaları Türkiye’yi üretim üssü yapıyor. Özellikle pahalı olan ilaçların üretimiyle hem 6 milyar liralık döviz çıkışı azalacak hem de fiyatlar düşecek. Aysel Yücel'in haberi..

Yabancı yatırımlar 'ilaç' olacak!

AYSEL YÜCEL

Sağlık Bakanlığı’nın ‘yerli üretim’ teşviği sonuç verdi, yabancı ilaç firmaları Türkiye’de yatırım yarışına girdi. Bazı firmalar direkt kendi tesisini kurarken, bazıları ise ilaçlarını üretmek için yerli firmalarla anlaşma yapmayı tercih ediyor. Dünyanın en büyük ilaç şirketlerinden biri olan Novartis, Kurtköy tesislerinde üreteceği  iki yeni ilacı ağustos ayında piyasaya sunmaya hazırlanıyor.  ABD’li Gilead Sciences mayıs ayında Pharmactive İlaç ile yerli üretim anlaşması imzalayarak hepatit ve HIV alanlarındaki hayat kurtaran stratejik ilaçları Türkiye’de üretme kararı aldı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın (MENA) en büyük biyoteknolojik ilaç firmalarından CinnaGen İlaç da haziran ayında biyoteknoloji alanında 100 milyon dolarlık bir fabrika yatırımı yaptı, Türk ortaklı bir ‘Greenfield Yatırım’ için de hazırlık yapıyor.  Fransız ilaç şirketi Sanofi ise  Türk şirketi Birgi Mefar ile antibiyotik üretmek için bugün imzaları atıyor. 

Yabancı firmaların Türkiye’deki yatırımlarını artırmasının bir diğer önemli nedeni de Türkiye’de ilaçların fiyatlandırılmasının kaynak fiyat sistemiyle yapılması. Kurdaki hızlı yükselişe rağmen hükümet 2019 yılı için ilaç euro kurunu 3.4037 TL olarak belirlendi. Bu da yabancı firmaların karlılıklarını büyük oranda düşürken, maliyetlerini de artırdı. Firmalar bu sorunları aşmak için üretimi Türkiye’ye kaydırdı.

 “Bakanlığın hamlesi yatırımları hızlandırdı”

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Genel Sekreteri Turgut Tokgöz, ilaç firmalarının yurt içinde üretim için yatırımlarına hız vermelerinin önemli nedenlerinden birinin de Sağlık Bakanlığı’nın önderliğinde 2016 yılında hayata geçirilen ‘İlaç Sektöründe İthalden İmale Geçiş Uygulaması’ olduğunu vurguladı. Tokgöz,  “Uygulamanın temel amacı ilaç pazarında yurtiçi üretimin payını değer olarak yüzde 40’lardan yüzde 60’a çıkararak; Türkiye ilaç endüstrisinin rekabet gücünü artırmak, ülkemizi küresel bir üretim merkezi haline getirmek ve hastaların sıkıntısız şekilde ilaca erişimini güvence altına almak. Her aşaması büyük bir hassasiyetle yürütülen yerelleşme uygulamasını tüm gücümüzle destekliyoruz” dedi. 

 Milyarlarca dolarlık ithalat önlenecek

Sağlık Bakanlığı 2017 yılında kamu alımlarıyla ilaç ve tıbbi cihaz alanında uluslararası yatırımların artırılacağını, bu alanlarda 5 milyar liralık yatırımı da Türkiye’ye çekmenin hedeflendiğini duyurmuştu. Sağlık Bakanlığı, ‘yerlileştirme projesi’ kapsamında yılda 6.1 milyar liralık ilacın Türkiye’de üretilmesini planlıyor. Öte yandan hükümet yabancı patentli ilaçların Türkiye’de üretiminin yanı sıra, yerli patentli ilaçlara ilişkin de adım atmayı hedefliyor.

DHL: Müşterilerimiz Türkiye’de yatırıma yöneldi

DHL Supply Chain Türkiye, 10 yılı aşkın süredir ilaç ve medikal ürün üreticilerine sağlık lojistiği hizmeti sunuyor. Şirket, Sağlık Bakanlığı’ndan onaylı ve GDP, GMP standartlarına uygun 50 bin metrekarelik alanda ilaç-sağlık sektöründe yaklaşık 38 müşterisi için lojistik operasyonları yürütüyor. DHL  Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Orkun Saruhanoğlu, özellikle kur artışından sonra yabancı ilaç şirketlerinin Türkiye’de yatırıma yöneldiğini açıklayarak şunları söyledi: “Türkiye’de ilaçların fiyatlandırılmasının kaynak fiyat sistemiyle yapılıyor. Kurdaki hızlı yükselişe rağmen hükümet 2019 yılı için ilaç euro kurunu 3.4037 TL olarak belirledi. Dolayısıyla ilaç firmalarının karlılıkları büyük oranda düşerken, maliyetleri de arttı. Bu durum firmaları Türkiye’de yatırıma yöneltti. Bazıları kendi tesislerini açarken, bazıları ise Türkiye'de üretmek için yerli ilaç firmaları ile ortak üretim yapmaya başladı. özellikle büyük firmaların çoğu artık Türkiye’de üretimi tercih ediyor. Buradan da ihracat yapmayı hedefliyor. Çünkü Türkiye’de üretim şu anda çok karlı. Hükümet de bu alanda önemli yatırım teşvikleri veriyor” diye konuştu.

Novartis iki ilacı daha Türkiye’de imal edecek

Dünyanın en büyük ilaç şirketlerinden biri olan Novartis, Türkiye'nin yerel üretim stratejisi doğrultusunda yeni yatırım açıklayan ilk şirketlerden biri dünyanın en büyük ilaç şirketlerinden Novartis olmuştu. 2015 yılı itibarıyla sıtma ilacını Kurtköy fabrikasında üreterek dünyaya ihraç eden şirket, yaklaşık 8 ay önce yaptığı açıklamada Türkiye`nin yerel üretim stratejisi doğrultusunda 2019 Ağustos ayında iki ilacın daha üretimini bu ülkede yapmayı planladığını duyurdu.  Novartis Onkoloji Türkiye Genel Müdürü Pınar Üstündağ, "Ülkemizin yerel üretim konusundaki hedeflerine ve politikalarına sürdürülebilir katkı sağlamak amacıyla yerel üretim konusundaki planlamalarımızı 2014 yılından bu yana sürdürüyoruz... Kurtköy üretim tesislerinde ilk yerli üretilen ilacımız dışında 2 yeni yerli üretilecek ilacımızı daha 2019 yılının Ağustos ayında hastalarla buluşturmayı planlıyoruz" dedi. Novartis, son 10 yılda  1.5 milyar dolardan fazla ihracat yaptı.

Gilead Sciences, Hepatit ve HIV ilaçlarını üretecek

İlaç sektörü 2019 İnovasyon Endeksi’nde dünyada ilk sırada yer alan ABD merkezli Gilead Sciences, devletin stratejik yerli üretim öncelikleri doğrultusunda en yenilikçi ve hayat kurtaran ilaçlarını Türkiye’de üretmek üzere Pharmactive İlaç ile üretim iş birliğine gitti. Proje kapsamında, Dünya Sağlık Örgütü'nce (DSÖ) ilaca erişimin en kritik olduğu hastalıklar olarak tanımlanan Hepatit ve HIV alanlarındaki hayat kurtaran stratejik ilaçlar, bundan böyle Türkiye’de Pharmactive İlaç iş birliğiyle üretilecek. İlk olarak dünyada yıllık satışının 1 milyar dolara ulaşması beklenen Hepatit B ilacı ile başlayacak olan projenin, dünyada yıllık satışının 8-10 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi beklenen, en son keşfedilen, yenilikçi HIV ilacının üretilmesi ile devam etmesi öngörülüyor.

Gilead Sciences Türkiye Genel Müdürü Şebnem Girgin, Pharmactive İlaç ile üretim ve yatırım alanında yapılan iş birliği  ile Gilead’ın halen geliştirmekte olduğu diğer yenilikçi ilaçlarının da Türkiye’de üretilmesinin önünün açılacağını belirtti. Girgin, “Bu proje ile Türkiye, söz konusu patentli ve yenilikçi Gilead ilaçları için halihazırda üretim yapmakta olan Kanada ve İrlanda’dan sonra dünyadaki üçüncü ülke olacak ve Gilead Sciences Türkiye toplam cirosunun yüzde 70'inden fazlasını yerel olarak üretir duruma gelecek. Yine proje kapsamında önümüzdeki 5 yılda toplam 250 milyon dolarlık ithalatın önünün kesilmesi mümkün görünüyor. Türkiye’de üretim projemizin hayata geçmesinin bir diğer açıdan değeri de, patentli ve dünyada yüksek satış beklentisi olan bu ilaçların gelecek dönemlerde sahip olduğu ihracat potansiyelidir" diye konuştu.

CinnaGen fabrika açtı, Türk ortaklı yeni yatırım yolda

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'nın (MENA) en büyük biyoteknolojik ilaç firmalarından CinnaGen İlaç, 2016 yılında girdiği Türkiye'deki biyoteknoloji alanında 100 milyon dolarlık bir fabrika yatırımı yaptı. 2 yıllık hazırlığın ardından geçtiğimiz haziran ayında Çerkezköy’de faaliyete geçen CinnaGen İlaç, kurduğu biyoteknoloji fabrikası ile Türkiye’de nadir bulunan ilaçların üretimini yapacak. Şirket, Tekirdağ Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde biyoteknoloji alanında AR-GE merkezi ve üretim tesisini haziran ayında hayata geçirdi. Bu yatırım ile CinnaGen İlaç, küresel bir oyuncu ve devamında dünyanın ilk 10 biyoteknolojik ilaç üreticisinden biri olmayı hedefliyor. Fabrikanın faaliyete geçmesiyle ilk etapta 150 milyon dolarlık biyoteknolojik ilaç ithalatının duracağını söyleyen CinnaGen İlaç CEO'su Ferhat Farşi, "Türkiye şuan katma değeri yüksek olan ilaçları ithal ediyor. 1 milyar dolarlık bir biyoteknolojik ilaç ithalatı söz konusu. Şirket olarak fabrikamızın açıldığı bugün bu ithalatın büyük kısmını ülkede üretebiliriz. Bu ilaçların tamamını Türkiye'de üreterek net ihracatçı konumuna gelmek için planlarımızı başlattık. Bunun için anlaşmalarımızı imzaladık. Örneğin, Cezayir ile yaptığımız bir anlaşmanın tutarı 3 yıllık 45 milyon dolar değerinde. Kimyasal ilaçların ortalama kutu fiyatı 8 lira civarında ama bizim ilaçların minimum değeri 500 dolardan başlıyor" şeklinde konuştu.

Kimyasal ilacın kg’ı 17 $, biyoteknoloji ilacının 1 milyon $

Türkiye'de en önemli konunun ihracat olduğunu düşünen Ferhat Farşi, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye'de katma değerli ihracatı artırmak gerekiyor. Biyoteknolojik ilacın ihracat değeri, 1 kg için 1 milyon dolar civarındayken, kimyasal ilacın kg başına 17 dolar civarında. Arada çok ciddi fark var. Çünkü know-how oldukça yüksek. Dünyada biyoteknolojiye geçiş olduğu için Türkiye'de bunun için ciddi adımların atılması gerekiyor. Biz kendi adımıza bu adımları hızlı şekilde atıyoruz. Eğer istediğimiz ivmeyi burada yakalayabilirsek Türkiye'de yakında 3-4 fabrika daha kurmayı hedefliyoruz. Burada hem AR-GE hem de üretim üssü olarak Türkiye'yi Güney Kore gibi biyoteknolojide çok iddialı bir yere getirebiliriz".

İhracata hızlı başlayan firma Sri Lanka, Ürdün, Bosna, Senegal, Ekvator, Fas, Katar, Cezayir, Vietnam, Moldova ve Sırbistan’ın yanı sıra 10’dan fazla ülkeyle daha anlaşma imzaladı. Farşi, “Türkiye'nin jeopolitik konumundan dolayı Avrupa ülkelerine ihraç yapmak hedeflerimiz arasında yer alıyor. Totalde 20 ülkeye ihracat yapacağız. 2023 yılında 100 milyon dolarlık ihracat hedefliyoruz” dedi. 

Fransız Sanofi, Birgi Mefar ile antibiyotik üretecek

Türkiye’de 65 yıldır faaliyet gösteren Fransız ilaç şirketi Sanofi, yarım asrı aşkın süredir sağlık endüstrisinde hizmet sunan Türk şirketi Birgi Mefar ortaklığında özel bir teknoloji transferi projesini başlatıyor. Proje kapsamında Sanofi’nin şimdiye dek sadece İtalya’da üretilen antibiyotik ürünü Türkiye’de Birgi Mefar iş birliğiyle üretilecek. Şirket, bu işbirliği anlaşmasının ve yerel üretim projelerinin detaylarını Sanofi Türkiye Ülke Başkanı Cem Öztürk ve Birgi Mefar Şirketler Grubu CEO’su Faik Somer’in katılımıyla yarın İstanbul’da düzenleyeceği basın toplantısı ile duyuracak. Sanofi Türkiye Ülke Başkanı Cem Öztürk, “Güçlü bir adanmışlıkla ülkemize kazandıracağımız bu teknoloji transferi yatırımı, yerel üretime sunacağı katma değer kadar yaratacağı ihracat olanakları ile de önem taşıyor” dedi.

İlaçta euro kuru 2019’da 3.4037 TL’ye sabitlendi

Türkiye’de ilaçların fiyatlandırılması 2004 yılından beri kaynak fiyat sistemiyle yapılıyor. Buna göre Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan olmak üzere 5 Avrupa Birliği  ülkesinden alınan ilaç fiyatlarının en düşüğü kaynak fiyat olarak kullanılıyor. Euro cinsinden olan bu fiyat, her yıl için yeniden belirlenen sabit bir kur üzerinden TL’ye dönüştürülüyor. Söz konusu sabit kur, bu yıla kadar, bir önceki yılın euro satış kuru ortalamasının yüzde 70’i üzerinden hesaplanıyordu. 2019 yılında bu oran yüzde 60’a indirildi ve 2019 yılı için ilaç euro kuru 3.4037 TL olarak belirlendi. İthal ve imal ayrımı yapılmaksızın tüm ilaçların fiyatları söz konusu kur üzerinden belirleniyor.

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap