Zeybekci: MB'nin eli kolu bağlı değildir

Merkez Bankası'nın piyasaya döviz satarak müdahale etmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu söyleyen Zeybekçi, "Merkez Bankası'nın eli kolu bağlı değil" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AA Editör Masası toplantısında, ekonomi gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kur artışı ve piyasadaki döviz talebinin spekülatif olup olmadığının sorulması üzerine Zeybekci, bakanlık yaptığı ilk dönem olan 2014'ün ocak ayında da dövizde hareketlenme yaşandığını ve o dönemde Merkez Bankasının "yapmaması gereken bir şeyi yaparak" piyasaya döviz satışı yoluyla kura müdahale ettiğini söyledi.

Söz konusu dönemde kura müdahale edilmemesi gerektiğini ve piyasanın kendi dengeleri içinde bir seviye oluşturacağını söylediğini ifade eden Zeybekci, "Tekrar aynı şeyi söylüyorum. Merkez Bankasının elinde çok fazla enstrüman ve yaklaşım vardır. Birilerinin, genel itibarıyla Merkez Bankasından yapmasını istedikleri yaklaşım, piyasaya döviz satarak müdahale etmesidir. Bu, benim görüşüme göre yanlış bir yaklaşım olur. Daha başka enstrümanlar vardır." dedi.

Merkez Bankasının elinde spekülatif hareketlere karşı müdahale edebilecek güç ve enstrümanların bulunduğunu anlatan Zeybekci, "Merkez Bankası çok güçlü bir şekilde bunların gereğini yapabilecek durumdadır. Sayın Mehmet Şimşek'in söylediği gibi Merkez Bankasının bu anlamda eli kolu bağlı değildir." diye konuştu.

'Kur risk oluşturmayacak'

"Biz bu işin (kurun) Türkiye için bir risk oluşturmayacağını düşünüyoruz. Çünkü gerekçesi yok." diyen Zeybekci, Türkiye'nin kısa vadeli borçlarına, kamu borçlarına, bir yıllık vadedeki mükellefiyetlerine bakıldığında kamu ve özel sektör dahil olmak üzere yerine getiremeyeceği hiçbir sorumluluk olmadığının altını çizdi. Zeybekci, "Matematik önümüzde. Bu kadarlık mükellefiyetiniz varsa ve bu kadarlık bir varlığınız varsa kamu, özel sektör, bankalardaki varlıklar, bankalara ve özel sektöre ait yurt dışındaki varlıklar diye baktığınız zaman, Türkiye'nin mükellefiyetlerini yerine getirebileceğinden çok daha fazlası vardır." ifadelerini kullandı.

'Türkiye buna meydan vermeyecek güçte'

Piyasadaki hareketliliğin spekülatif olduğunun altını çizen Zeybekci, son dönemlerde Türkiye'ye karşı harekete geçen bazı gruplar bulunduğunu söyledi. Bu durumu darbe girişiminden bir sonraki gün olan 16 Temmuz'da yaşadıklarını dile getiren Zeybekci, milletin "döviz 5 lira, 10 lira olacak" söylemlerine karşı cevabını verdiğinin altını çizdi.

Döviz, faiz ve enflasyonun yükselmesini isteyenler bulunduğunu belirten Zeybekci, "Asla öyle bir şey olmayacak. Türkiye, ekonomik anlamda, hakikaten çok güçlü bir ülkedir. Sınamalarla ilgili olarak Türkiye asla buna meydan vermeyecektir. Bugüne kadar söylediğimiz sözlerin arkasındayız. Hiç kimse merak etmesin." dedi.

Zeybekci, piyasada her daim spekülatörlerin de bulunduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ellerinde belli bir miktar, 50-60 milyon dolarlık günlük işlem hacmiyle Türkiye'de o dalgalanmalarda, kırılmalarda, dalga boyunun en yüksek olduğu o aralıkta, yukarı doğru giderken de kazanan, aşağı doğru inerken de kazanan bir anlayışla piyasayı speküle edebildikleri kadar, giderek böyle bir hareket içinden de maksimum kar almaya çalışan bir ekip var. Burada maalesef olan küçük tasarruf sahiplerimize olur. Bu işlere girip de son dakikada 3-5 bin avro ya da dolarlık hareketlerle veya 40-50 bin dolarlık hareketlerle bu işe tamah eden vatandaşlarımıza olur."

'Normal seyre dönüldüğü görülecektir'

Zeybekci, 7 Haziran 2015'teki seçimlerden önce, mayıs ortalarına kadar, Türk lirasının dolara karşı bütün dünyada dolar endeksini oluşturan diğer para birimleri gibi hareketlendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"7 Haziran seçimleri ile ilgili anketler görünmeye başladığı andan itibaren bu spekülatif hareket Türk lirasını aldı bu noktalara getirdi. O günden beri bir hareketlilik yaşıyoruz. Yani 'siyasi istikrarsızlık riski' artı 'spekülasyon' böyle bir noktaya getirdi. Bu geldiğimiz nokta dönecektir. Türk lirası yine dolar endeksini oluşturan para birimleriyle uyuma doğru bir hareketlenme gösterecektir. Neden bunu söylüyorum? Halkımızın huzuruna çıkıp da iyi dilek ve temenniler anlamında bunu söylemiyorum. İhracatının yüzde 50'sini AB'ye yapan, ithalatının yüzde 40'ını AB'den yapan, doğrudan yabancı sermaye girişinin yüzde 65'ini AB'den yapan bir ülke olarak Türk ekonomisi avro ile hareket edecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Önümüzdeki dönemde bu dalgalanma, bu spekülatif hareketlerden ümidin kesilmesiyle tekrar Türk lirasının normal seyrine döndüğünü göreceğiz. (Türk lirasının negatif ayrışması) Biter. Çünkü bitmemesi için bir gerekçe yok."

'Büyüme yüzde 3'ler seviyesinde olacak'

Zeybekci, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından büyüme hesaplama yönteminde revizyona gidildiği hatırlatılarak, Orta Vadeli Program hedeflerinin tutturulup tutturulamayacağının sorulması üzerine, ihracat, iç piyasadaki tüketim ve kamu yatırımlarındaki artışın katkısıyla son çeyrek büyümesinin yüzde 3'ler seviyesinde olacağını öngördüklerini söyledi.

Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı sistemi, anayasa değişikliği gibi tarihi bir süreçten geçtiğine işaret eden Zeybekci, artık siyasi riskler tehlikesinden kurtulmuş dinamik bir Türkiye'nin getireceği motivasyonun 2017'ye olumlu yansıyacağını ifade etti.