‘Zorunlu depozito’ ile yeni yatırımlar gelecek

Zorunlu depozito en çok gıda-içecek ve perakende satış alanlarını etkileyecek. Geri dönüşüm sektöründe ise yeni yatırım fırsatları doğuracak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Zehra ORUÇ

BURSA - Çevre Kanunu değişikliği kapsamında, Ocak 2021 itibari ile ‘Zorunlu Depozito’ uygulamasına geçilecek olması geri kazanım sektörünün mevcut yapısını kökten değiştirecek uygulamaları da beraberinde getirecek. Depozito uygulaması kapsamında satış noktalarının uygulamaya katılması da yasal zorunluluk haline getirildi. Zorunlu depozito uygulamasının yürütülmesi için ‘Sıfır Atık Vakfı’nın kurulması öngörülüyor. Bu hususta ‘Sıfır Atık Vakfı Kanun Teklifi’ hazırlandı ve sisteme ilişkin tüm kurallar ve uygulamalar bu kanun ile belirlenecek. Değerlendirilebilir Atık Malzemeler Sanayicileri Derneği (TÜDAM) Başkanı Vedat Kılıç, bir yıldan az bir zaman kalan zorunlu depozito uygulamasının, geri dönüşüm sektöründe yeni yatırımların önünü açacağını ve bu yatırımlara zemin hazırlayacağını söyledi.

Yıllık ortalama 279 adet içecek ambalajı tüketiliyor

Bugün evlerde oluşan ambalaj atıklarının yüzde 10 ila 13’ü kaynağında ayrı toplanabildiğini belirten Kılıç, “İçecek ambalajları (PET şişe, cam şişe, metal kutu) için getirilecek depozito sistemi ile toplanan atık miktarı artacak. Türkiye’de kişi başına yıllık ortalama 279 adet içecek ambalajı tüketiliyor. Yıllık toplam tüketim miktarı 24 milyar adet. Uygulamanın hayata geçmesiyle içecek ambalajlar organik atıklarla karışmadan toplanarak geri dönüşüm endüstrisine kazandırılabilecek. Böylece mevcut durumdaki yüksek atık ithalatları da düşüş kaydedecek” dedi. Depozito sisteminin ana amacının atığı temiz bir şekilde kaynağında toplamak olduğuna dikkati çeken Kılıç, “Zorunlu depozito ile temiz bir şekilde toplanmış PET şişeden yeniden PET şişe üretmek mümkün olacak. Uygulama ile atıkların toplama oranları artacağı için bugün yüksek oranda yapılan atık ithalatında da ciddi bir düşüş olacaktır” şeklinde konuştu.

Depozito sistemi ile geri dönüşüm ve toplama ayırma tesisleri için önemli yatırım fırsatları doğacağından bahseden Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zorunlu depozito uygulamasıyla muhtemelen iki toplama yöntemi oluşacaktır. İlk yöntem zincir marketlerde kullanılacak atık toplama otomatları (reverse vending machine) ile toplama sitemi olacaktır. Bu yöntemde tüketiciler içecek ambalajı atıklarını bu otomatlara atıp, karşılığında ürünü satın alırken ödedikleri depozito bedeli iade alacaklar. İkinci yöntemde ise küçük market, bakkal, benzin istasyonu gibi noktalarda oluşturulacak manuel toplama sistemi olacak. Tüketiciler yine aynı şekilde içecek ambalajı atıklarını bu noktalara götürebilecek ve depozito bedellerini alabilecekler. Otomatlarla toplanacak içecek ambalajları otomatik olarak sayılabilecekken, manuel yöntemde ise toplanacak atıkların sayılabilmesi için ise sayma merkezlerinin inşa edilmesi gerekecek. Yapılan araştırmalara göre depozito sistemi ile toplanacak atıkların yüzde 50’sinin otomatlarla, diğer yüzde 50’sinin ise manuel olarak toplanması öngörülmektedir.” Depozito sistemine geçen Almanya, Norveç, Litvanya, Finlandiya ve Danimarka gibi ülkelerin atık toplama oranlarını yüzde 95’in üzerine çıkardığını kaydeden Kılıç, bu ülkelerin örnek alınabileceğini sözlerine ekledi.

“GEKAP’lar atık toplama için değerlendirilsin”

TÜDAM Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Kılıç, piyasaya sürdükleri ambalajlı ürünler için bu yıldan itibaren Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) ödemeye başlayan işletmelerin, 1 Ocak 2021 itibari ile zorunlu depozito uygulamasına tabi olacak ürünleri için GEKAP ödemeyeceklerine dikkat çekti.

Evlerde depozito sistemiyle toplanamayacak atıkların da oluştuğuna dikkati çeken Kılıç, GEKAP’ın bu noktada devreye girmesi gerektiğini belirtti. Kılıç, “GEKAP’ın temel amacı atıkların kaynağında ayrı toplanıp geri dönüştürülmesi için sürdürülebilir bir sistem dizayn edilmesi. Bu doğrultuda depozito yöntemi dışında kalan ambalaj atıklarının toplanabilmesi için GEKAP bedellerini kaynakta ayrı toplama sistemlerine aktaracak yeni bir mekanizma oluşturulması gerekli. Bu konu özelinde TÜDAM olarak üniversiteler, kalkınma ajansları ve bazı belediyelerle proje geliştiriyoruz. Amacımız evlerde oluşan ambalaj atıklarının sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde toplanabilmesi için finansal destekleme mekanizması oluşturulması. Atıkların kaynağında ayrı toplanabilmesi için geri dönüşüm sektörünün yatırım yapabileceği bir sistem ve piyasa oluşturulmasını hedefl iyoruz. Bu kapsamda GEKAP bedellerinin toplanacağı Sıfır Atık Vakfı’nın, atıkların kaynağında ayrı toplanması için 10-15 yıl süreli atık toplama hizmeti ihaleleri açacağı, geri dönüşüm sektörünün de piyasa koşulları ve fiyatlarındaki değişikliklerden etkilenmeden yüksek montanlı yatırımlar gerçekleştirebileceği bir kamu-özel iştiraki fikri üzerine çalışıyoruz. Bu yöntem kapsamında sektör temsilcileri doğru yatırımları çekinmeden gerçekleştirebilir, Sıfır Atık Vakfı da bağlayıcı şartnamelerle rekabetçi ihaleler gerçekleştirilebilir” dedi.