Bu da ‘raw food’ ekolü!

Raw food, (çiğ beslenme) 40-46 derecenin üstünde herhangi bir işlemden geçmeyen, pişirilmeyen, ‘değiştirilmeyen’ besin demek. Çiğ sebze, meyve, kuruyemiş ve yağlı tohumların tüketimine dayanıyor. Yiyeceklerini pişirmeden tüketenler giderek artıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

KEZBAN KARABOĞA

Gıda endüstrisinde işler değişiyor. Sektör, son yıllarda artan ivmeyle yönünü bitkisele doğru çevirmiş durumda. Daha önce vegan yani yüzde 100 bitkisel beslenme işini yazmıştım. Bu hafta veganlıkla aynı kümede değerlendirilen raw food (çiğ beslenme) ekolünden bahsedeceğim. Tabii, ‘ekol’ tanımlamasını ben değil sektörden konuştuğumuz kişiler yapıyor. Aslında veganlık ile raw food iç içe geçen işler. İkisi de bitkisel ağırlıklı beslenme biçimleri. Raw food beslenmeyi tercih eden kişilerin vegan beslenmeye yatkın oldukları söyleniyor. Peki, nedir bu raw food yani çiğ beslenme? Şöyle: Çiğ yemek 40-46 derecenin üstünde herhangi bir işlemden geçmeyen, ısıtılmayan, pişirilmeyen, ‘değiştirilmeyen’ besin demek. Çiğ beslenme de çiğ sebze, meyve, kuruyemiş ve yağlı tohumların tüketimine dayanıyor. Bu, her türlü sebze, meyve, tahıl, ot ve filizleri kapsıyor. Bakın, bu iş gelişiyor. Yiyeceklerini pişirmeden yiyen kişilerin sayısı giderek artıyor. Raw food ilk insanların ateşi bulmadan önce uyguladıkları beslenme biçimine yakın olduğu için ‘öze dönmek’ olarak görülüyor. Hatta ‘vahşi beslenme’ olarak da tanımlanıyor. İnsanın kendini yeniden tanımasının, vücudunu arındırmasının bir aracı, dahası bir yaşam felsefesi olarak görülüyor. Peki, neden gerekli bu beslenme biçimi? Yararları var mı? Neden tercih ediliyor? Şöyle, uzmanlara göre çiğ besinlerdeki vitamin ve mineraller korunuyor, su oranları yüksek olduğundan tok tutuyorlar. Karaciğeri yormuyorlar. Dahası çiğ beslenme ile vücudun kimyasal dengesi alkali oluyor ve kişi kendisini daha zinde hissediyor.

Çimlendirme yapıyorlar

Vegan, raw food, vejetaryen beslenmeyi uygulayan kişiler ilginç bir şey de yapıyorlar. Çimlendirme ile baklagillerin ve tahılların besin değerini arttırıyorlar. Özellikle kış aylarında bu yöntem ile taze gıda üretiyorlar. Peki, nedir bu çimlendirme? Şöyle: Tohumlar suda bekletiliyor, ısı ve oksijen de yeterli miktarda ise tohumun koruyucu kabuğu çatlıyor ve çimlenmeye, minik filizler vermeye başlıyor. İşte bu sürece “çimlendirme” deniyor. Çünkü suda bekletilen baklagillerin, tahılların filizleri çiğ olarak da yenebiliyor.

Ekonomisi oluşuyor

Şimdi tabii, bu hareketin de bir de ‘ekonomisi’ oluşuyor. Nasıl? Tüketim alışkanlıklarının değişmesi yeni bir ‘piyasa’ yaratıyor. Öyle ki sadece bu iş için açılan ‘detoks merkezleri’ var. Restoranların menülerinde ‘detoks’ ürünlerinin sayısı çoğalıyor. Sadece ‘raw food’ satan butik kafeler açılıyor. Bu işin nasıl yapıldığını anlatan, insanların kişisel deneyimleri aktardıkları onlarca internet bloğu var. Tabii, işin ticaretini yapan e-ticaret siteleri, e-dükkânların sayısı da artıyor.

VÜCUDUMUZ DA ELEKTRONLARLA ÇALIŞAN ALKALİ BİR PİL GİBİ…

Raw kelimesi İngilizcede çiğ-ham anlamına geliyor. Raw Food ise çiğ yemek, çiğ beslenme-gıda olarak tanımlanıyor. Raw foodist’ler yani çiğ beslenen kişiler şunu söylüyorlar: Vücudumuz aslında elektronlarla çalışan alkali bir pil gibidir. Bir gıdayı pişirmek ya da işlemden geçirmek onun elektron kaybetmesine neden olur ki bunlar vücudumuzun enerji kaynağıdır.

HAM, PİŞMEMİŞ, YAŞAYAN, CANLI...

Bu konuda yapılan araştırmalara göre "raw food" beslenmenin; ham, pişmemiş, canlı, yaşayan sebze, meyve ve filizlerin faydası azımsanmayacak kadar çok.

FAYDALARI

- Çiğ besinler enzim içeriyorlar.
- Pişirilmedikleri için besin değerlerini yitirmiyorlar.
- Bunlar antioksidan zengini ürünler.
- Karbon ayak izleri düşük.
- Daha da önemlisi şişmanlatmıyorlar.