8 °C

“İnsanlar iyi hissetsinler diye çaba gösteriyoruz”

Türk Henkel Güzellik ve Kişisel Bakım Pazarlama Direktörü Pınar Akıskalıoğlu, temel motivasyonunu “üretmek ve ileri gitmek” olarak özetliyor.

“İnsanlar iyi hissetsinler diye çaba gösteriyoruz”

EMRE ALKİN

Bu hafta konuğumuz Pınar Ahıskalıoğlu. Ekonometri gibi çok zor bir bölümden mezun olan Pınar Hanım, Harvard Business School’da Liderlik Gelişimi eğitimi de almış. Henkel’de daha önce Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Grup Marka Müdürü, Dijital Medya Yöneticisi, Marka Müdürü ve Ürün Müdür Yardımcısı olarak görev yapmış. Bugün ise kariyerinde önemli bir noktaya gelmiş. Çalıştığı kurumun “olmazsa olmaz” markalarından birçoğunu yönetiyor. Doğrudan sonuca odaklı bir yönetici. Söyleşi esnasında cevapları da bu şekilde sonuç odaklı ve net oldu. Paylaşmasak olmazdı...

- Okuyucuların anlaması için tam olarak ne yaptığınızı kısaca anlatır mısınız?

Türk Henkel Güzellik ve Kişisel Bakım Pazarlama Direktörü’yüm. Çok yetenekli genç bir ekiple birlikte markalarımızı daha fazla tüketici ile buluşturabilmek için çalışıyorum. Rakiplerimizle birlikte Türkiye’de insanlar daha da güzelleşsin, kendilerini daha güvenli ve iyi hissetsinler diye çaba gösteriyoruz...

- Yaptığınız işi seçmenizde yaşadıklarınız mı etkili oldu, yoksa çocukluktan gelen bir motivasyon mu?

Çocukluktan gelen temel motivasyonum üretmek ve ileri gitmeye dair. Şu anki işime farklı sektörleri tanıdıktan sonra en hızlı kendimi geliştirebileceğime inandığım rekabetçi ve üretken çalışma ortamını bana sağlayacağına inandıktan sonra karar verdim.

- Anne ve babanızın, ailenizin hayattaki seçimlerinize etkisi oldu mu? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Özgürlükçü bir ortamda büyüdüm ama, ailemin kişisel seçimlerimde direkt olmasa da dolaylı olarak etkisi olmuştur eminim. Başarıdan beslenen, başarıyı da klişelere düşmeden özüne sadık tanımlayan bir ailem var.

"SOSYAL MEDYA İLE İŞİMİZİ DAHA DOĞRU TANIMLIYORUZ”

- Bu işi yapmaya ne zaman karar verdiniz ?

Üniversite eğitimi dönemimde uluslararası gençlik organizasyonu AIESEC’de çalıştım. Sivil toplumda çalışarak geçen 7 senenin ardından kapitali üreten tarafı da tecrübe etmek istediğime kadar verdim. Hızlı tüketim ürünlerinin dinamik yapısının hızlı gelişim hedefime en iyi hizmet edecek sektör olduğunu düşündüm.

- Sosyal medya yaptığınız işte ne kadar etkili?

Belki de en fazla etkili olduğu sektörlerden birindeyim. Sosyal medya aracılığıyla kendimizi zengin içeriklerle, detaylı bir şekilde tüketicimize anlatabiliyoruz. Daha da önemlisi tüketicimizi dinliyor, sosyal medya aracığıyla işimizi daha doğru tanımlıyoruz.

- Yaptığınız iş dünden bugüne ne kadar değişti?

İşimizin özü aynı: Kozmetik ürünleri üretip satıyoruz. Ancak tüketici ile iletişime geçme yollarımız, yenilikleri pazara sunma süreçlerimizde önemli değişiklikler oldu. Bugün tüketicilerimizle daha şeff af bir iletişimimiz var. Bu şeff aflığın kalite ürün dengesi yerinde ürünler lehine olduğunu söyleyebiliriz.

- Başka hangi mesleği tercih ederdiniz ya da ne yapmak istediniz?

Mesleğimi seviyorum, yaşadığımız topluma pozitif katkısı olduğuna da inanıyorum. En çok da gençlerle çalışabilmeyi; onlardan öğrenebilmeyi, ilham almayı seviyorum. En sevdiğim yönüyle mesleğimi öğretmenliğe benzetiyorum. Siz tecrübe ortaya koyuyorsunuz, gençler de doğru soruyu ve vizyonu.

- Bu işte eğitimin, ilişkilerin ve tecrübenin payı size göre yüzde kaçtır?

Özellikle sizin mesleğinizde... En yüksek payı ilişkilere vermek isterim. Sağlıklı ilişkinin temeli farklı paydaşlarda ortaktır, diye düşünüyorum. Biz de tüketicilerimizden iş ortaklarımıza, birlikte çalıştığımız ajanslardan saha ekiplerimize kadar geniş bir yelpazede paydaşlarımızla ilişki halindeyiz. İletişimin dinamiklerini doğru algılayabilmiş olmak önemli. En geniş tanımıyla eğitim de ikinci büyük payı alabilir. Sürekli kendini yenilemek, geliştirebilmek her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de önemli. Sektör kendini sürekli yenilese de tecrübenin doğru kullanıldığında fark yaratan bir unsur olduğunu da söyleyebiliriz.

- Yaptığınız işte küresel olarak öne çıkmış isimler veya kurumlar var mı?

Henkel de içinde olmak üzere piyasamızın global oyuncuları tüm dünyada endüstrimize liderlik ediyorlar.

- İleride çocuklarınız bu işi yapsın ister misiniz?

Çocuklarım sürekli yoğun bir tempoda erken inisiyatif veren ve öğreten bir rekabet ortamı içinde kendilerini geliştirmekten keyif alacak profilde olurlarsa, isterim.

KOZMETİK PAZARININ GİDECEĞİ UZUN BİR YOL VAR

- Bu işte ekmek var mı? Varsa gençler ve girişimciler nereden başlamalı?

Gelişmiş pazarlarla kıyaslandığında Türkiye’de kozmetik pazarının gideceği uzun bir yol var. Bu pazar Türkiye’de büyüyor, büyümeye de devam edecek. Gençler için de, girişimciler için de fırsatlar bol. Çalışma arkadaşımız, rakibimiz, iş ortağımız olarak bu büyüyen pazarda daha sunulacak çok fırsat var.

- Hiç unutamadığınız bir anı var mı?

Sizi çok güldüren ya da şaşırtan, belki de kızdıran? Blendax Şampuan benim kendi başıma satın aldığım ilk kozmetik ürünü. Mavi tırtıklı şişesini, o güzel kokusunu unutmam mümkün değil. Blendax’ın satın alınması kesinleştiğinde ilk aklıma gelen mavi tırtıklı şişeleri yeniden üretebilme imkânı olmuştu. Bugün her gittiğimiz yeni müşteride, her yeni Blendax sohbetinde mutlaka mavi tırtıklı şişenin konusu geçiyor. 90’lı yıllarda doğan genç çalışma arkadaşlarımızın bu heyecanımıza veremedikleri anlam ve şaşıran ifadeleri bizi güldürüyor.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.